İçeriğe geç

Ders EN3.33 · B1 · Modül 3.6

Fikir bildirmek, katılmak ve katılmamak

1.140 kelime · yaklaşık 5 dakika okuma · seslendirme 8 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Fikir: I think…, In my opinion…, Personally…; olumsuz: I don't think…
  2. Katılmak: I agree (with you), Exactly, That's true, I couldn't agree more.
  3. Olumsuz fikre katılmak: Me neither, I don't think so either.
  4. Kısmen: You have a point, but…; I see what you mean, but…
  5. Kibar itiraz: I'm not sure about that, I'm afraid I disagree.
  6. Türkçedeki "katılıyorum" = I agree, "I am agree" değil; "bence" = I think ya da In my opinion, ikisi birlikte değil.

Merak sorusu

Cuma öğleden sonra toplum merkezinin küçük toplantı odasında altı kişi oturuyor. Merkezin müdürü Helen konuyu açıyor: "The exhibition was a big success. So, what do you think? Should we keep it as a permanent display, or start a new one every year?" Mrs Patel hemen söz alıyor: "In my opinion, we should keep it. People loved it." Maya nazikçe itiraz ediyor: "I see your point, but I'm not sure that's the best idea. A new theme every year might bring new visitors." Edith gülümsüyor: "You both have a point."

Toplantıda kimse "You're wrong" demedi, kimse masaya vurmadı; ama herkes kendi fikrini açıkça söyledi. İngilizcede fikir bildirmek, bir fikre katılmak ve katılmamak için hazır kalıplar vardır. Bu kalıplar hem ne düşündüğünü anlatır hem de karşındakine saygı gösterir. Türkçede bu işi "bence", "katılıyorum", "ben pek emin değilim" gibi ifadeler görür. Şimdi bu kalıpları, en yumuşağından en doğrudanına kadar sıralayalım.

Anlatım

Fikir bildirmek

En sık kullanılan kalıp "I think" ile başlar: "I think we should keep it." Biraz daha resmî bir toplantıda "In my opinion" ya da "Personally" kullanılır: "In my opinion, a new theme is better." Bir izlenimi anlatırken "It seems to me that…" de sık duyulur.

Olumsuz bir fikir söylerken İngilizce olumsuzluğu "think" fiiline taşır: "I don't think it's a good idea." "I think it isn't a good idea" yanlış değildir, ama çok daha az doğal duyulur. Kısa bir cevap olarak da "I don't think so" kullanılır.

Katılmak

Bir fikre katılırken "I agree" ya da "I agree with you" denir: "I agree with Mrs Patel." Güçlü bir onay için "Exactly!", "That's true" ya da "I couldn't agree more" kullanılır. Son kalıp, "daha fazla katılamazdım" anlamına gelir ve tam bir onayı anlatır.

Birinin olumsuz bir fikrine katılırken de dikkat gerekir. "I don't think it's too expensive" diyen birine "Me neither" ya da "I don't think so either" denir; "Me too" olumlu cümleler içindir.

Kısmen katılmak

Toplantıların çoğunda fikirler tamamen örtüşmez. Kısmen katıldığını söylemek için "You have a point, but…", "That's partly true, but…" ya da "I see what you mean, but…" kalıpları kullanılır. Bu kalıplarda önce karşı tarafın haklı olduğu yan kabul edilir, sonra kendi fikrin eklenir.

Katılmamak

İngilizcede, özellikle İngiliz İngilizcesinde, doğrudan bir itiraz çoğu zaman yumuşatılır. "You're wrong" ya da "No, that's not true" sert duyulur. Bunun yerine "I'm not sure about that", "I'm afraid I disagree" ya da "I'm not sure that's the best idea" denir. "I'm afraid" burada korkuyu değil, kibarca bir üzüntüyü anlatır: "maalesef katılmıyorum".

Fikir sormak için de kalıplar vardır: "What do you think?", "How do you feel about…?", "Do you agree?" Bir toplantıyı yöneten kişi bu sorularla herkesi konuşmaya davet eder.

Türkçe köprüsü

Türkçedeki "katılıyorum" bir fiildir ve İngilizcede de karşılığı bir fiildir: "I agree." Türkçe konuşanların en sık yaptığı hata, bu fiili bir sıfat gibi kullanıp önüne "am" koymaktır: "I am agree." "Agree" kendisi fiildir; "am" gerekmez. Olumsuzu da "I don't agree" olur, "I'm not agree" değil.

Türkçedeki "bence" sözcüğü tek başına bir fikir açar: "Bence harika." İngilizcede bunun karşılığı "I think" ya da "In my opinion" olur. İkisini birleştirip "In my opinion, I think…" demek, Türkçedeki "bence bana göre" gibi fazladan bir tekrardır; birini seçmek yeterlidir.

Konuşma üslubunda da bir fark var. Türkçede yakın arkadaşlar arasında "Yok canım, olmaz öyle şey" gibi doğrudan bir itiraz samimi duyulabilir. İngilizcede aynı doğrudanlık, özellikle iş yerinde ya da tanımadığın biriyle, kaba bulunabilir. "I'm not sure about that" gibi yumuşak bir başlangıç, aynı itirazı daha kolay kabul edilir hâle getirir.

Gerçek hayattan örnekler

Toplantının sonunda Helen fikirleri topluyor ve bir uzlaşma öneriyor. Sophie de Maya'ya destek veriyor.

Sophie'nin cümlelerinde üç adım vardı: bir katılma, "I agree with Maya"; bir kabul, "Mrs Patel is right too"; bir öneri, "why don't we…". Böylece iki farklı fikri birleştiren bir orta yol ortaya çıktı.

Akşam evde Ryan, bir futbol maçı hakkında Zeynep'le tartışıyor. Zeynep kibarca itiraz ediyor.

Sık yapılan hata

Yaygın yanlış✗ "I am agree with you." ✓ "I agree with you." "Agree" bir fiildir, önüne "am" gelmez.
Doğrusu

Olumsuzu da "I don't agree" olur. Hata, Türkçedeki "katılıyorum" fiilinin bazen "aynı fikirdeyim" gibi bir sıfat yapısıyla düşünülmesinden ve bunun İngilizceye "be" ile taşınmasından gelir.

Olumsuz bir fikri "I think … not" diye kurmak da doğal duyulmaz: "I think it's not a good idea." İngilizce konuşanlar olumsuzluğu başa alır: "I don't think it's a good idea." Bir de "Me too" kaymasına dikkat: olumsuz bir cümleye katılırken "Me neither" denir.

Mini alıştırma

  1. "I am agree with Sophie" cümlesini düzelt.
  2. "Bunun iyi bir fikir olduğunu düşünmüyorum" cümlesini doğal İngilizceyle kur.
  3. "I don't like mornings." Bu cümleye katılırken ne dersin: "Me too" mu, "Me neither" mı?
  4. "You're wrong" yerine daha kibar bir itiraz cümlesi yaz.
  5. "Kısmen haklısın, ama…" anlamında bir kalıp söyle.

Cevaplar

  1. I agree with Sophie.
  2. I don't think it's a good idea.
  3. Me neither.
  4. I'm not sure about that. ya da I'm afraid I disagree.
  5. You have a point, but… ya da That's partly true, but…

Sesli tekrar görevi

Ardından hayali bir arkadaşın üç cümlesine cevap ver. Birine tamamen katıl: "I couldn't agree more." Birine kısmen katıl: "You have a point, but…". Birine kibarca itiraz et: "I'm afraid I disagree." Son olarak karşındakine fikrini soran bir soru sor: "What do you think?" Kaydını dinlerken "agree" sözcüğünün önüne "am" koymadığından emin ol.

Özet kartı

  1. Fikir: I think…, In my opinion…, Personally…; olumsuz: I don't think…
  2. Katılmak: I agree (with you), Exactly, That's true, I couldn't agree more.
  3. Olumsuz fikre katılmak: Me neither, I don't think so either.
  4. Kısmen: You have a point, but…; I see what you mean, but…
  5. Kibar itiraz: I'm not sure about that, I'm afraid I disagree.
  6. Türkçedeki "katılıyorum" = I agree, "I am agree" değil; "bence" = I think ya da In my opinion, ikisi birlikte değil.

Sonraki derse köprü

Toplantıdan sonra Helen, herkesten küçük bir iyilik istiyor: biri köşe için fotoğrafları seçmeli, biri afişi hazırlamalı, biri de açılışta çay servisini üstlenmeli. Ama Helen bunları emir gibi değil, çok kibar sorularla istiyor. İngilizcede bir ricayı yumuşatmanın, karşındakine "hayır" deme alanı bırakmanın birkaç yolu var. Sıradaki derste "Could you…?", "Would you mind…?" gibi kibar rica kalıplarını öğreneceksin.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

  • Açılış: toplum merkezinin küçük toplantı odası; masada bir sürahi su, kâğıtlar ve bir tabak bisküvi. Helen bir tahtaya "Permanent? New every year?" yazıyor.
  • Termometre: fikirler dikey bir ölçekte sıralanır; en üstte "I couldn't agree more", ortada "You have a point, but…", en altta "I'm afraid I disagree". Her kişinin cümlesi ölçekte bir yere yerleşir.
  • Yumuşatma filtresi: "You're wrong!" yazan kırmızı bir kart bir süzgeçten geçer ve "I'm not sure about that" yazan yumuşak mavi bir karta dönüşür.
  • Hata kartı: "I am agree" kartından "am" sözcüğü düşer ve kart "I agree" olarak yeşil yanar.
  • Türkçe anlatımı Matilda'nın sesi taşır. Helen düzenli ve sakin, Mrs Patel kararlı, Maya nazik ama kendinden emin, Edith uzlaştırıcı, Sophie destekleyici, Zeynep ve Ryan şakacı.
  • Kişiler ve toplum merkezi kurgu; futbol takımları adsızdır.

Modül 3.6 — İletişim Becerileri

Hedef: Fikrini bildirir, kibarca rica eder, bir paragraf yazar.