İçeriğe geç

Ders EN3.31 · B1 · Modül 3.5

Might, may, could: olasılık

1.155 kelime · yaklaşık 5 dakika okuma · seslendirme 8 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Might / may / could + yalın fiil: It might rain; "-s" ve "to" gelmez.
  2. May biraz resmî, might en yaygın, could bir seçenek ya da öneri.
  3. Olumsuz olasılık: might not, may not; couldn't imkânsızlığı anlatır.
  4. Ölçek: will > will probably > might / may / could > probably won't > won't.
  5. Genel gerçek için can: It can be cold in January; belirli olasılık için might: It might rain tomorrow.
  6. Türkçedeki "-ebilir" = yetenek için can, olasılık için might / may / could; "belki" = maybe, tek sözcük.

Merak sorusu

Pazartesi sabahı Sophie kahvesini içerken telefonuna bakıyor ve yüzünü buruşturuyor. Müşteriden gelen e-posta kısa ama belirsiz. Zeynep ile Ryan'a okuyor: "We may need to move the presentation. It could be on Thursday, or it might be next week." Hemen ardından Maya'dan bir mesaj geliyor: "Be ready for anything. They might change the whole design!" Sophie telefonu masaya bırakıyor: "Great. Nothing is certain."

Müşterinin e-postasında da Maya'nın mesajında da kesin bir bilgi yoktu. Sunum perşembe olabilir, gelecek hafta olabilir; müşteri tasarımı değiştirebilir de değiştirmeyebilir de. İngilizce bu belirsizliği üç yardımcı fiille anlatır: "might", "may" ve "could". Türkçede aynı iş için "-ebilir" eki ve "belki" sözcüğü kullanılır: "Perşembe olabilir", "Belki gelecek hafta." Şimdi bu üç fiilin olasılığı nasıl taşıdığına bakalım.

Anlatım

Yapı: might / may / could + yalın fiil

Üç fiil de arkasından fiilin yalın hâlini alır, tıpkı "can" ve "must" gibi: "It might rain", "She may be late", "It could be Thursday." Üçüncü tekil şahısta "-s" eklenmez ve arkadan "to" gelmez: "He might come", "He mights come" ya da "He might to come" değil.

Bu fiiller hem şimdiyi hem geleceği anlatabilir. "She may be at home now" şu anki bir olasılıktır; "She may come tomorrow" gelecekteki bir olasılıktır. Zamanı cümledeki diğer sözcükler belirler.

Üç fiil arasındaki küçük farklar

Günlük konuşmada üç fiil çoğu zaman birbirinin yerine kullanılır ve anlam hemen hemen aynıdır. "May" biraz daha resmî duyulur; iş e-postalarında, duyurularda sık görülür: "We may need to move the presentation." "Might" günlük konuşmada en yaygın olanıdır ve olasılığı biraz daha zayıf gösterebilir: "I might go out tonight, I'm not sure."

"Could" ise bir seçeneği, bir ihtimali öne sürmeye yakındır: "It could be Thursday", yani bu seçeneklerden biri. Bir öneri yaparken de "could" kullanılır: "We could meet on Friday instead." Bu anlamda "could", olasılıktan çok bir teklif taşır.

Olumsuz: might not, may not

Olumsuz bir olasılık için "might not" ve "may not" kullanılır: "The client might not like the colours", "She may not come to the meeting." Bu cümleler, bir şeyin olmama ihtimalini anlatır.

Burada "could not" dikkat ister. "It couldn't be Thursday" bir olasılığı değil, bir imkânsızlığı anlatır: perşembe olması mümkün değil. Olmama ihtimalini söylemek için "might not" ya da "may not" seçilir.

Kesinlik ölçeği

Bir olayın gerçekleşme ihtimalini bir ölçek üzerinde düşünebilirsin. En üstte "will" vardır: "It will rain." Ardından "will probably": "It will probably rain." Ortada "might", "may" ve "could": "It might rain." Aşağıda "probably won't", en altta "won't". Bu ölçek, hava durumundan iş planlarına kadar her yerde işine yarar.

Türkçe köprüsü

Türkçedeki "-ebilir" eki iki anlam taşır: yetenek ve olasılık. "Yüzebilir" bir yeteneği, "Yarın yağmur yağabilir" bir olasılığı anlatır. İngilizcede bu iki anlam iki ayrı yola ayrılır: yetenek için "can", belirli bir olayın olasılığı için "might", "may" ya da "could". Bu yüzden "Yarın yağmur yağabilir" cümlesi "It can rain tomorrow" değil, "It might rain tomorrow" olur.

"Can" olasılık için yalnızca genel bir gerçeği anlatırken kullanılır: "It can be very cold in York in January", yani York'ta ocak ayında çok soğuk olabiliyor, bu bilinen bir durum. Yarın, bu akşam ya da bu hafta gibi belirli bir zaman söz konusuysa "might", "may" ya da "could" seçilir.

Türkçenin "belki" sözcüğünün İngilizcedeki karşılığı "maybe" ya da "perhaps" olur: "Belki perşembe" → "Maybe Thursday." Burada bir yazım tuzağı var. "Maybe" tek sözcüktür ve bir zarftır: "Maybe she's late." "May be" ise iki sözcüktür, bir fiil ve "be": "She may be late." İkisi de aynı anlama gelir, ama cümlede farklı yerlerde durur.

Gerçek hayattan örnekler

Salı sabahı Edith, pencereden gökyüzüne bakıp Zeynep'e sesleniyor. Perşembe günkü dans saatine gitmek istiyor.

Edith'in cümlelerinde "might rain" ve "may be late" iki olasılığı, "could leave" ise bir öneriyi anlattı. Aynı küçük yardımcı fiil, cümleye göre bir ihtimal ya da bir teklif oldu.

Akşam Ryan, yazın katılacağı yardım yarışından söz ediyor. Jess'in yeni planını anlatıyor.

Sık yapılan hata

Yaygın yanlış✗ "It can rain tomorrow, take an umbrella." ✓ "It might rain tomorrow, take an umbrella." Yarın gibi belirli bir zamandaki bir olasılık için "can" kullanılmaz.
Doğrusu

Hata, Türkçedeki "-ebilir" ekinin hem yetenek hem olasılık anlamını taşımasından ve bu iki anlamın İngilizcede tek bir "can" ile karşılanacağı sanılmasından doğar.

"Might" sonrasına "to" eklemek de sık görülür: "She might to come." Bu fiiller "can" gibi davranır ve arkasından yalın fiil gelir: "She might come." Olasılığı soru olarak sorarken de "May it rain?" gibi bir yapı kurulmaz; bunun yerine "Do you think it will rain?" ya da "Is it going to rain?" denir.

Mini alıştırma

  1. "Bu akşam dışarı çıkabilirim, emin değilim" cümlesini "might" ile çevir.
  2. "It can snow tomorrow" cümlesini düzelt.
  3. "She may be late" ile "Maybe she's late" arasındaki fark nedir?
  4. "Müşteri tasarımı beğenmeyebilir" cümlesini "may not" ile kur.
  5. "We could meet on Friday" cümlesi bir olasılık mı, bir öneri mi?

Cevaplar

  1. I might go out tonight, I'm not sure.
  2. It might snow tomorrow. ya da It may snow tomorrow.
  3. Anlam aynıdır. İlkinde "may be" iki sözcük ve fiildir; ikincisinde "maybe" tek sözcük ve zarftır.
  4. The client may not like the design.
  5. Bir öneridir: cuma günü buluşmayı teklif ediyor.

Sesli tekrar görevi

Ardından kesinlik ölçeğini kullanarak aynı olayı beş farklı biçimde söyle: "I will go", "I'll probably go", "I might go", "I probably won't go", "I won't go." Son olarak bir arkadaşına "could" ile bir öneride bulun. Kaydını dinlerken belirli bir zamandaki olasılıklar için "can" kullanmadığından emin ol.

Özet kartı

  1. Might / may / could + yalın fiil: It might rain; "-s" ve "to" gelmez.
  2. May biraz resmî, might en yaygın, could bir seçenek ya da öneri.
  3. Olumsuz olasılık: might not, may not; couldn't imkânsızlığı anlatır.
  4. Ölçek: will > will probably > might / may / could > probably won't > won't.
  5. Genel gerçek için can: It can be cold in January; belirli olasılık için might: It might rain tomorrow.
  6. Türkçedeki "-ebilir" = yetenek için can, olasılık için might / may / could; "belki" = maybe, tek sözcük.

Sonraki derse köprü

Perşembe akşamı toplum merkezinde küçük bir veda partisi var: bir süredir sergiyi düzenleyen gönüllüler dağılıyor. Zeynep partide eski fotoğrafları tanıyan kişileri, dans eden Edith'i, yeni fikirler bulan Maya'yı ve yüzmeyi bırakmayan Ryan'ı dinliyor. Bu modülde öğrendiğin sıfat cümleleri, "-ing" ve "to" kalıpları, phrasal verb'ler ve olasılık fiilleri tek bir akşamın konuşmalarında bir araya gelecek. Sıradaki tekrar dersinde hepsini bir arada kullanacaksın.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

  • Açılış: dairenin mutfağı, pazartesi sabahı. Sophie'nin telefonunda belirsiz bir e-posta; ekranda "Thursday?" ve "next week?" yazan iki takvim sayfası titreşerek yer değiştirir.
  • Kesinlik ölçeği: dikey bir termometre; en üstte "will", ortada "might / may / could", en altta "won't". Sophie'nin sunum ihtimali termometrenin ortasında sallanan bir ok.
  • -ebilir ayrışması: Türkçe "-ebilir" kartı ikiye bölünür; bir yarısı yüzen bir figürle "can", öbür yarısı bir yağmur bulutuyla "might" olur.
  • Maybe ve may be: tek parça "maybe" kartı cümlenin başına, iki parça "may be" kartı öznenin arkasına yerleşir.
  • Türkçe metinleri Matilda seslendirir. Sophie gergin, Ryan iyimser, Edith düşünceli ve pratik, Zeynep sakin.
  • Karakterler ve müşteri firması uydurmadır; otobüs ve şemsiye markasızdır.

Modül 3.5 — Cümleleri Zenginleştirmek

Hedef: Daha uzun ve bağlantılı cümleler kurar.