İçeriğe geç

Ders EN3.29 · B1 · Modül 3.5

Günlük hayatın phrasal verb'leri (get up, look for, turn off)

1.148 kelime · yaklaşık 5 dakika okuma · seslendirme 8 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Wake up uyanmak, get up kalkmak; iki ayrı an.
  2. Put on giymek, take off çıkarmak; üzerindeki için wear.
  3. Turn on / off: elektrikli şeyleri açıp kapatmak; turn up / down: sesi ya da ısıyı açıp kısmak.
  4. Look for aramak, find bulmak; look for ayrılmaz: looking for them.
  5. Go out, throw away, fill in, lie down: dışarı çıkmak, çöpe atmak, form doldurmak, uzanmak.
  6. Türkçedeki "kapatmak" = close ya da turn off; "aramak" = look for ya da call; "giymek" = put on ya da wear.

Merak sorusu

Zeynep bir süredir her gece yatmadan önce İngilizce kısa bir günlük tutuyor. Salı gecesi defterine şunları yazıyor: "I woke up at seven, but I didn't get up until half past. I turned off my alarm three times! Then I looked for my keys for ten minutes. They were in my coat pocket." Yazdıklarını okuyunca gülümsüyor: tek bir sabahı anlatmak için dört phrasal verb kullanmış.

"Get up" ile başlayan bu yapıları yıllar önce, günlük rutinini anlatmayı öğrenirken ezberlemişti. Şimdi onların aslında aynı ailenin üyeleri olduğunu biliyor: bir fiil ve anlamı değiştiren küçük bir sözcük. Sabahtan akşama bir evde dönen işlerin çoğu, aşağı yukarı on iki tanesiyle anlatılabiliyor. Bunları bir günün akışı içinde öğrenmek, her birini ayrı ayrı ezberlemekten çok daha kolay.

Anlatım

Sabah: wake up, get up, put on

"Wake up" uyanmaktır, gözlerini açtığın an: "I woke up at seven." "Get up" ise yataktan kalkmaktır: "I got up at half past seven." İkisi arasında bazen yarım saat vardır, Zeynep'in salı sabahı gibi. Türkçede de "uyanmak" ile "kalkmak" farklıdır; İngilizcede bu fark iki ayrı phrasal verb ile kurulur.

Giyinirken "put on" kullanılır: "She put on her coat." Çıkarırken "take off": "He took off his shoes at the door." "Put on" giyme hareketini anlatır; üzerinde bir şeyin olduğunu anlatmak için ise "wear" kullanılır: "She's wearing a red coat today."

Evde: turn on, turn off, turn up, turn down

Elektrikle çalışan her şey için "turn on" açmak, "turn off" kapatmak demektir: "Turn on the light", "Can you turn off the TV?" Aynı anlamda "switch on" ve "switch off" da kullanılır. Sesi ya da ısıyı ayarlarken "turn up" yükseltmek, "turn down" kısmak anlamına gelir: "Please turn down the music", "It's cold, turn up the heating."

Bu fiillerin hepsi ayrılabilir. Zamirle kullanıldığında zamir ortaya girer: "turn it off", "turn it down".

Arama ve bulma: look for, find

"Look for" bir şeyi aramaktır; henüz bulunmamıştır: "I'm looking for my keys." "Find" ise bulmaktır, aramanın sonucudur: "I found them in my coat pocket." "Look for" ayrılmaz: nesne her zaman sona gelir, "I'm looking for them."

Dışarıda ve akşam: go out, throw away, fill in, lie down

"Go out" eğlenmek ya da bir işe gitmek için dışarı çıkmaktır: "We're going out tonight." "Throw away" bir şeyi çöpe atmaktır: "Don't throw away that box!" "Fill in" bir formu doldurmaktır: "Please fill in this form." Günün sonunda "lie down" uzanmayı anlatır: "I'm tired, I'm going to lie down for ten minutes."

Türkçe köprüsü

Türkçedeki "açmak" ve "kapatmak" fiilleri İngilizcede iki ayrı yola ayrılır. Kapı, pencere, kitap, dolap için "open" ve "close" kullanılır. Işık, televizyon, radyo, bilgisayar gibi elektrikli şeyler için ise "turn on" ve "turn off". Türkçede "ışığı kapat" dendiği için Türkçe konuşanlar sık sık "close the light" der; bir İngiliz bu cümleyi anlar, ama tuhaf bulur.

"Aramak" fiili de ikiye bölünür. Kaybolan bir şeyi aramak "look for" olur: "Anahtarlarımı arıyorum" → "I'm looking for my keys." Birini telefonla aramak ise "call" olur: "Annemi aradım" → "I called my mum." Türkçede tek bir fiil iki işi gördüğü için, İngilizcede hangisinin kastedildiğine bakmak gerekir.

"Giymek" de iki anlam taşır. "Montunu giy" bir hareketi anlatır ve "put on your coat" olur. "Bugün kırmızı bir mont giyiyor" bir durumu anlatır ve "She's wearing a red coat" olur. Türkçede aynı fiil kullanıldığı için bu iki İngilizce fiil kolayca karışır.

Gerçek hayattan örnekler

Çarşamba akşamı Ryan, Sophie'ye evdeki küçük bir karışıklığı anlatıyor. Zeynep'in bir tasarım taslağı kaybolmuş.

Ryan'ın anlatısında "looked for" arayışı, "found" sonucu, "thrown away" da Zeynep'in korktuğu şeyi gösterdi. Bu üç fiil bir arada, çok sık yaşanan bir ev hikâyesini anlattı.

Cuma sabahı Edith, sağlık merkezinde Zeynep'le birlikte randevu bekliyor. Görevli onlara talimat veriyor.

Görevlinin iki cümlesinde dört phrasal verb vardı: "fill in", "turn off", "take off" ve "lie down". Her biri bir hareketi anlattı ve Edith hepsini hemen anladı. Bunlar, her gün kulağa çalınan sözcükler.

Sık yapılan hata

Yaygın yanlış✗ "Can you close the light, please?" ✓ "Can you turn off the light, please?" Elektrikli şeyler için "turn off" ya da "switch off" kullanılır.
Doğrusu

"Close" kapı, pencere ya da kitap gibi fiziksel olarak kapanan şeyler içindir. Hata, Türkçedeki "kapatmak" fiilinin iki anlamı birden taşımasından doğar.

"Look for" sözcüğündeki "for" da sık düşer: "I'm looking my keys." Bu cümle anlaşılır, ama yanlıştır; "look" tek başına "bakmak" demektir. Aramak için "for" şarttır: "I'm looking for my keys." Bir de "wake up" ile "get up" karışır: "I woke up and got up" iki ayrı anı anlatır; biri gözü açmak, öbürü yataktan çıkmaktır.

Mini alıştırma

  1. "Işığı aç, lütfen" cümlesini İngilizceye çevir.
  2. Boşluğu doldur: "I'm looking ___ my glasses. Have you seen them?"
  3. "Close the TV" cümlesini düzelt.
  4. "She put on a dress" ile "She's wearing a dress" arasındaki fark nedir?
  5. "Müziği kısabilir misin?" cümlesini zamirle kur: "Can you turn ___ ___?"

Cevaplar

  1. Turn on the light, please.
  2. I'm looking for my glasses. Have you seen them?
  3. Turn off the TV.
  4. İlki giyme hareketini anlatır, ikincisi şu anda üzerinde bir elbise olduğunu.
  5. Can you turn it down?

Sesli tekrar görevi

Ardından evde bir şeyi açtığın ya da kapattığın iki anı anlat: "I turned on the radio", "I turned off the heating." Akşam için "go out", "take off", "lie down" fiillerinden en az ikisini kullan. Son olarak "throw away" ve "fill in" ile birer cümle kur. Kaydını dinlerken ışık ve cihazlar için "close" demediğinden ve "look" sözcüğünden sonra "for" eklediğinden emin ol.

Özet kartı

  1. Wake up uyanmak, get up kalkmak; iki ayrı an.
  2. Put on giymek, take off çıkarmak; üzerindeki için wear.
  3. Turn on / off: elektrikli şeyleri açıp kapatmak; turn up / down: sesi ya da ısıyı açıp kısmak.
  4. Look for aramak, find bulmak; look for ayrılmaz: looking for them.
  5. Go out, throw away, fill in, lie down: dışarı çıkmak, çöpe atmak, form doldurmak, uzanmak.
  6. Türkçedeki "kapatmak" = close ya da turn off; "aramak" = look for ya da call; "giymek" = put on ya da wear.

Sonraki derse köprü

Cumartesi günü Sophie, yeni ekip arkadaşından söz ediyor: iyi anlaşıyorlar, ama ikisi de her gün bir şeylerin eksik kaldığından yakınıyor. Ryan ise yüzmeyi bırakmayı hiç düşünmediğini söylüyor, zorlandığı günlerde bile. Bu konuşmada geçen phrasal verb'ler artık evin değil, insan ilişkilerinin ve işin dünyasından geliyor. Sıradaki derste arkadaşlıkta, ailede ve iş yerinde en sık duyulan phrasal verb'leri öğreneceksin.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

  • Açılış: Zeynep'in yatak odası; gece lambasının altında açık bir defter. Zeynep yazdıkça sayfada bir çalar saat, bir yatak ve bir mont küçük çizimler olarak belirir.
  • Sabah şeridi: "wake up" kartında göz açılır, "get up" kartında ayaklar yere basar, "turn off" kartında çalar saat susar; kartlar arasındaki süre bir saat ibresiyle gösterilir.
  • Açmak / kapatmak: ekranın ikiye bölündüğü bir sahne; solda bir kapı "open" ve "close" ile açılıp kapanır, sağda bir lamba "turn on" ve "turn off" ile yanıp söner.
  • Arama sahnesi: Zeynep bir büyüteçle "look for" yazan bir kartı taşıyor; kanepenin altından çizim çıkınca kart "found" olur.
  • Matilda Türkçe bölümleri okur. Zeynep uykulu ama neşeli, Ryan savunmacı ve komik, Edith sakin, sağlık merkezi görevlisi nazik.
  • Kişiler kurgu; cihazlar ve giysiler markasızdır.

Modül 3.5 — Cümleleri Zenginleştirmek

Hedef: Daha uzun ve bağlantılı cümleler kurar.