İçeriğe geç

Ders EN3.28 · B1 · Modül 3.5

Phrasal verb nedir, neden bu kadar önemli?

1.251 kelime · yaklaşık 6 dakika okuma · seslendirme 8 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Phrasal verb = fiil + küçük sözcük: take out, pick up, come back, put off.
  2. Anlam bazen sözcüklerden çıkar, sit down; bazen renk katar, clean up; bazen hiç tahmin edilemez, put off.
  3. Ayrılabilenlerde isim iki yerde durabilir: pick up Sophie / pick Sophie up.
  4. Zamir her zaman ortada: pick me up, take it out; "pick up me" denmez.
  5. Ayrılamayanlarda nesne sona gelir: look after the cat, look after her.
  6. Günlük konuşmada phrasal verb, resmî yazıda tek sözcük: put off / postpone, find out / discover.

Merak sorusu

Pazartesi sabahı buzdolabının kapağında Sophie'nin el yazısıyla bir not var: "Ryan — please hang out the washing, take out the rubbish, and pick me up from the station at 7. Thanks!" Ryan notu okuyup başını sallıyor, her şey açık. Zeynep ise notu ikinci kez okuyor. "Hang" asmak, "take" almak, "pick" seçmek demek; ama "pick me up" Sophie'yi seçmek anlamına gelmiyor. Zeynep bu küçük sözcüklerin fiile ne kattığını bir kez daha düşünüyor.

Sophie'nin notundaki üç ifadenin her biri bir fiil ile küçük bir sözcükten oluşuyor: "hang out", "take out", "pick up". İngilizcede bu tür ikililere phrasal verb denir. Bazen anlamları sözcüklerden kolayca çıkarılır, bazen hiç çıkarılamaz. İngilizce konuşanlar günlük hayatta bu yapıları çok sık kullanır; bu yüzden onları tanımadan bir sohbeti, bir mesajı ya da bir buzdolabı notunu tam anlamak zordur. Şimdi phrasal verb'lerin nasıl çalıştığına bakalım.

Anlatım

Fiil + küçük sözcük

Bir phrasal verb, bir fiil ile "up", "out", "on", "off", "in", "down", "back", "away" gibi küçük bir sözcüğün birleşmesidir. Bu küçük sözcüklere İngilizcede "particle" denir. Birlikte tek bir fiil gibi davranırlar ve çoğu zaman tek bir Türkçe fiille karşılanırlar: "come back" dönmek, "sit down" oturmak, "find out" öğrenmek, "put on" giymek.

"Particle" sözcüğü bir edat gibi görünse de burada fiilin bir parçasıdır. "She came back" cümlesinde "back" bir yeri göstermiyor; fiille birlikte dönme anlamını kuruyor.

Üç anlam derecesi

Bazı phrasal verb'lerin anlamı sözcüklerden doğrudan çıkar. "Take out the rubbish" çöpü dışarı çıkarmaktır; "take" almak, "out" dışarı demektir. "Sit down", "come in", "go out" gibi yapılar da böyledir.

Bazılarında küçük sözcük fiile bir renk katar. "Up" çoğu zaman bir işin tamamlandığını gösterir: "eat up" yiyip bitirmek, "clean up" iyice temizlemek. "On" bir işin sürdüğünü anlatır: "go on" devam etmek, "carry on" sürdürmek.

Bir kısmının anlamı ise sözcüklerden hiç tahmin edilemez. "Put off" ertelemek, "turn up" beklenmedik bir anda ortaya çıkmak, "give in" pes edip boyun eğmek demektir. Bu tür phrasal verb'ler tek bir sözcük gibi, anlamıyla birlikte öğrenilir.

Ayrılabilen ve ayrılamayan

Bir nesne alan phrasal verb'lerin bir kısmı ayrılabilir: nesne, fiil ile küçük sözcüğün arasına girebilir. "Pick up Sophie" ve "pick Sophie up" ikisi de doğrudur. Nesne bir zamirse, yani "me", "her", "it", "them" gibi bir sözcükse, araya girmek zorundadır: "pick me up", "take it out". "Pick up me" ya da "take out it" denmez.

Bazı phrasal verb'ler ise hiç ayrılmaz: nesne her zaman en sona gelir. "Look after the cat", "look after her"; "get on the bus", "get on it". Hangi phrasal verb'lerin ayrılabildiği sözlüklerde gösterilir; zamanla kulak da alışır.

Neden bu kadar önemli?

İngilizcede birçok phrasal verb'ün daha resmî, tek sözcüklük bir karşılığı vardır: "put off" ile "postpone", "find out" ile "discover", "go on" ile "continue". Resmî yazılarda tek sözcüklük fiiller sık kullanılır; günlük konuşmada ise phrasal verb'ler çok daha doğal duyulur. "We've postponed the meeting" doğrudur, ama bir arkadaşa "We've put off the meeting" demek çok daha rahattır.

Türkçe köprüsü

Türkçede bu yapının tam bir karşılığı yok, ama benzer bir mantığı olan birleşik fiiller var: "ortaya çıkmak", "vazgeçmek", "geri dönmek", "yola çıkmak". Bu ifadelerde de iki sözcük birleşip yeni bir anlam kurar; "vazgeçmek" içindeki "geçmek" fiili tek başına bu anlamı taşımaz. Phrasal verb'leri bu tür ifadeler gibi düşünmek, onları tek bir anlam birimi olarak görmeyi kolaylaştırır.

Türkçe konuşanlar için asıl zorluk, küçük sözcüğü yer bildiren bir edat gibi okumaktır. "Pick up" sözcüklerine bakınca "yukarı kaldırmak" anlamı akla gelir; bu bazen doğrudur, bir kalemi yerden almak gibi. Ama "pick me up from the station" cümlesinde kimse kimseyi yukarı kaldırmıyor; anlam, "gelip beni karşılamak ve birlikte götürmek"tir. Bu yüzden anlamı sözcük sözcük kurmak yerine, bütün ifadeyi bir cümle içinde görmek gerekir.

Bir de sıra meselesi var. Türkçede nesne fiilin önüne gelir: "onu al". İngilizcede ayrılabilen phrasal verb'lerde nesne, bir zamirse, fiil ile küçük sözcüğün arasına girer: "pick it up". Türkçe konuşanlar bu sırayı ilk başta garip bulur ve "pick up it" der; oysa zamir her zaman ortadadır.

Gerçek hayattan örnekler

Akşam Ryan istasyonun önünde Sophie'yi bekliyor. Eve birlikte yürürken Sophie gününü anlatıyor.

Sophie'nin iki cümlesinde üç phrasal verb vardı: "went on" sürdü, "found out" öğrendi, "put off" erteledik. Üçünün de daha resmî karşılıkları var, "continued", "discovered", "postponed", ama yorgun bir akşam, eve dönüş yolunda, Sophie'nin ağzından doğal olarak phrasal verb'ler çıktı.

Aynı akşam merdivenlerde Zeynep'i Mrs Green durduruyor. Yaşlı komşunun kedisi bir haftadır kayıptı.

Mrs Green'in "turned up" ifadesi, kedinin beklenmedik bir anda ortaya çıkışını anlattı. "Cleaned him up" ise hem ayrılabilen bir yapıydı hem de "up" sözcüğüyle işin iyice tamamlandığını gösterdi.

Sık yapılan hata

Yaygın yanlış✗ "Can you pick up me at seven?" ✓ "Can you pick me up at seven?" Ayrılabilen bir phrasal verb'ün nesnesi bir zamirse, zamir fiil ile küçük sözcüğün arasına girer.
Doğrusu

İsimle iki sıra da doğrudur: "pick up Sophie" ya da "pick Sophie up"; zamirle tek bir sıra vardır.

Küçük sözcüğü tamamen atlamak da sık görülür: "Please take the rubbish" cümlesi çöpü almak gibi belirsiz bir anlam taşır. Çöpü dışarı çıkarmak için "take out" gerekir. Phrasal verb'lerde küçük sözcük süs değildir; anlamın yarısını taşır.

Mini alıştırma

  1. "Sophie put off the presentation" cümlesindeki phrasal verb'ün tek sözcüklük karşılığı nedir?
  2. "Pick up it, please" cümlesini düzelt.
  3. "Kalk ve montunu giy" cümlesini "stand up" ve "put on" ile kur.
  4. "Look after" ayrılabilir mi? "Look after my plants" cümlesini "them" ile yeniden yaz.
  5. "The meeting went on for two hours" cümlesini Türkçeye çevir.

Cevaplar

  1. Postponed.
  2. Pick it up, please.
  3. Stand up and put on your coat. ya da Stand up and put your coat on.
  4. Hayır, ayrılamaz: "Look after them."
  5. Toplantı iki saat sürdü.

Sesli tekrar görevi

Ardından günün bir olayını anlatırken iki phrasal verb'ün resmî karşılığını da söyle: "We put off the meeting, I mean, we postponed it." Kaydını dinlerken zamirleri her zaman fiil ile küçük sözcüğün arasına koyduğundan ve küçük sözcükleri atlamadığından emin ol.

Özet kartı

  1. Phrasal verb = fiil + küçük sözcük: take out, pick up, come back, put off.
  2. Anlam bazen sözcüklerden çıkar, sit down; bazen renk katar, clean up; bazen hiç tahmin edilemez, put off.
  3. Ayrılabilenlerde isim iki yerde durabilir: pick up Sophie / pick Sophie up.
  4. Zamir her zaman ortada: pick me up, take it out; "pick up me" denmez.
  5. Ayrılamayanlarda nesne sona gelir: look after the cat, look after her.
  6. Günlük konuşmada phrasal verb, resmî yazıda tek sözcük: put off / postpone, find out / discover.

Sonraki derse köprü

Ertesi sabah Zeynep, kendi günlük rutinini phrasal verb'lerle anlatmayı deniyor. Sabah kalkmak, ışığı kapatmak, anahtarını aramak, kapıyı çekip çıkmak: İngilizcede hepsinin bir fiil ve küçük bir sözcükle kurulan en sık kullanılan biçimleri var. Bu yapılar bir günün her saatinde karşına çıkar ve birkaç düzinesi günlük konuşmanın büyük bir kısmını taşır. Sıradaki derste evin ve günlük rutinin en sık kullanılan phrasal verb'lerini öğreneceksin.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

  • Açılış: buzdolabının kapağında Sophie'nin el yazısıyla bir not. Zeynep notu okurken "hang", "take", "pick" sözcükleri önce tek başına, sonra küçük sözcükleriyle birleşerek parlar.
  • Birleşme: "pick" ve "up" kartları birbirine yaklaşır, tek bir kart olur ve üstünde istasyonun önünde bekleyen Ryan belirir.
  • Zamir kapısı: "me", "it", "them" kartları fiil ile küçük sözcüğün arasındaki boşluğa kayar; "pick up me" kartı kırmızı yanıp çözülür.
  • Resmî ve günlük: iki sütun; solda "postpone, discover, continue", sağda "put off, find out, go on". Sağ sütun bir kahve fincanının yanında, sol sütun bir toplantı masasında.
  • Matilda'nın sesiyle Türkçe anlatım. Sophie yorgun ama esprili, Ryan rahat, Zeynep meraklı, Mrs Green mutlu.
  • Kişiler, kedi ve istasyon kurgu; yazıcı markasızdır.

Modül 3.5 — Cümleleri Zenginleştirmek

Hedef: Daha uzun ve bağlantılı cümleler kurar.