İçeriğe geç

Ders EN3.27 · B1 · Modül 3.5

Remember doing ile remember to do: anlam neden değişiyor?

1.192 kelime · yaklaşık 5 dakika okuma · seslendirme 8 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Remember + -ing: geçmişteki bir anı; I remember putting them in my bag.
  2. Remember + to: yapılacak bir görev; Did you remember to buy milk?
  3. Forget + to: görev yapılmadı; I forgot to call. Never forget + -ing: unutulmaz anı.
  4. Stop + -ing: bırakmak; stop + to: bir iş için durmak.
  5. Try + to: çabalamak; try + -ing: çözüm olarak denemek.
  6. Türkçe ipucu: "-dığımı hatırlıyorum" = -ing, "-mayı unutma" = to; "bırakmak" / "durmak" ve "denemek" / "çalışmak" ayrımı İngilizcedeki biçimi gösterir.

Merak sorusu

Pazar sabahı saat dokuz. Ryan'ın havuz dersi onda başlıyor ve yüzücü gözlüğü ortada yok. Çantayı yere boşaltıyor, ceplerini karıştırıyor. "I definitely remember putting them in my bag last night," diyor. Sophie mutfaktan sesleniyor: "Did you remember to take them out after Saturday's lesson? Try looking in the bathroom." Ryan yirmi dakika boyunca her yere bakıyor. Sonunda Zeynep kapıda durup gülmeye başlıyor. Gözlük Ryan'ın başının üstünde.

Bu küçük telaşta aynı fiil iki farklı biçimde, iki farklı anlamla kullanıldı. "Remember putting" Ryan'ın geçmişte yaptığı bir işi hatırlamasıydı: gözlüğü çantaya koyduğunu hatırlıyor. "Remember to take them out" ise yapılması gereken bir işi unutmamaktı: gözlüğü çıkarmayı unuttun mu? Bir önceki konuda bazı fiillerin "-ing" ya da "to" biçiminden birini istediğini, bazılarının ikisini de anlam değişmeden aldığını gördün. Bu kez seçimin anlamı değiştirdiği dört fiile bakacağız: hatırlamak, unutmak, durmak ve denemek.

Anlatım

Remember: anı mı, görev mi?

"Remember + -ing" geçmişte olmuş bir şeyin anısını anlatır. İş önce yapıldı, hatırlamak sonra geliyor: "I remember putting them in my bag", "I remember meeting you at the party." Türkçedeki "-dığımı hatırlıyorum" kalıbıdır.

"Remember + to" ise henüz yapılmamış bir görevi anlatır. Önce hatırlamak gelir, iş sonra yapılır: "Remember to lock the door", "Did you remember to buy milk?" Türkçede çoğu zaman "-mayı unutma" ya da "-mayı hatırladın mı" diye söylenir.

Forget: aynı mantık, ters yönden

"Forget" fiilinde de iki biçim iki ayrı anlam taşır. "Forget + to" bir görevin yapılmadığını söyler: "I forgot to call my mum", "Don't forget to bring a towel." Bu kullanım çok sık görülür.

"Forget + -ing" ise bir anıdan söz eder ve çoğu zaman "never" ile gelir: "I'll never forget seeing the sea for the first time." Anlam, o anı hiçbir zaman unutmayacak olmaktır.

Stop: bırakmak mı, durmak mı?

"Stop + -ing" bir işi bırakmayı anlatır: "Sophie stopped eating sugar last month", "Stop talking, please!" Bırakılan şey, "-ing" ile gelen iştir. "Stop + to" ise başka bir iş yapmak için durmayı anlatır: "On the way home, Zeynep stopped to buy some bread." Zeynep yürümeyi bıraktı, çünkü ekmek almak istedi; buradaki "to", bir önceki konudaki amaç anlamını taşır.

Try: denemek mi, çabalamak mı?

"Try + to" zor bir şeyi yapmak için çabalamayı anlatır: "Ryan tried to swim without stopping, but he couldn't." Başarılı olup olmadığı belli değildir; önemli olan çabadır. "Try + -ing" ise bir sorunu çözmek için bir yöntemi denemeyi anlatır: "Try looking in the bathroom", "If you can't sleep, try drinking warm milk." İş yapılabilir; soru, sonucun işe yarayıp yaramayacağıdır.

Türkçe köprüsü

Bu konuda Türkçe büyük bir yardımcıdır, çünkü Türkçe de bu anlamları farklı biçimlerle ayırır. "Kapıyı kilitlediğimi hatırlıyorum" cümlesinde "-dığımı" eki geçmiş bir anıyı gösterir ve İngilizcede "remember locking" olur. "Kapıyı kilitlemeyi unutma" cümlesinde "-meyi" eki yapılacak bir işi gösterir ve İngilizcede "don't forget to lock" olur. Türkçede aklına "-dığımı" geliyorsa "-ing", "-mayı unutma" geliyorsa "to" seç.

"Stop" ve "try" için Türkçe iki ayrı fiil kullanır. "Şeker yemeyi bıraktı" → "stopped eating"; "ekmek almak için durdu" → "stopped to buy". "Yüzmeye çalıştı" → "tried to swim"; "banyoya bakmayı dene" → "try looking". Türkçede "bırakmak" ile "durmak", "çalışmak" ile "denemek" zaten ayrı sözcükler olduğu için, doğru Türkçe fiili bulmak İngilizcedeki biçimi de gösterir.

Tuzak, "hatırlamak" fiilinin Türkçede her iki anlamda da kullanılabilmesidir. "Süt almayı hatırladın mı?" sorusu yapılacak bir işi sorar ve "Did you remember to buy milk?" olur. Türkçede aynı fiil iki anlamı da taşıdığı için, sorunun geçmiş bir anıyı mı yoksa bir görevi mi anlattığına bakmak gerekir.

Gerçek hayattan örnekler

Perşembe öğleden sonra Zeynep, Edith'le birlikte toplum merkezindeki dans saatine gidiyor. Kapıda Edith ona bir şey hatırlatıyor ve içeride eski günleri anlatıyor.

Edith'in üç cümlesinde "remember to bring" bir görevi, "remember dancing" ise yıllar önceki bir anıyı anlattı. "Tried to lead" Walter'ın çabasını gösterdi; sonuç, Edith'in ayakları için pek iyi değildi.

Akşam Ryan, Jess'in ona verdiği tavsiyeleri Sophie'ye anlatıyor. İki tavsiyede de fiilin arkasında "-ing" var, ama anlamlar farklı.

Sık yapılan hata

Yaygın yanlış✗ "I remember to lock the door yesterday." ✓ "I remember locking the door yesterday." Dün olan bir iş hatırlanıyorsa bu bir anıdır ve "-ing" gerekir.
Doğrusu

"Remember to lock" dendiğinde kilitleme işi henüz yapılmamıştır; bu yüzden "yesterday" ile birlikte anlamsız olur.

Öbür yönde yapılan kayma şu: "Don't forget locking the door." Yapılacak bir görev için "to" gelir: "Don't forget to lock the door." "Stop" fiilinde ise anlam tamamen değişebilir. "I stopped to smoke" sigara içmek için durduğunu söyler; sigarayı bıraktığını anlatmak isteyen biri "I stopped smoking" demelidir.

Mini alıştırma

  1. Boşluğu doldur: "Don't forget ___ your passport!" (take)
  2. Boşluğu doldur: "I'll never forget ___ the mountains for the first time." (see)
  3. "Sigarayı bıraktım" cümlesini İngilizceye çevir.
  4. "Yolda bir kahve almak için durdum" cümlesini İngilizceye çevir.
  5. "I tried to open the window" ile "Try opening the window" arasındaki fark nedir?

Cevaplar

  1. Don't forget to take your passport!
  2. I'll never forget seeing the mountains for the first time.
  3. I stopped smoking.
  4. I stopped to buy a coffee on the way.
  5. İlkinde pencereyi açmak için çabaladın, belki başaramadın. İkincisinde oda sıcaksa bir çözüm olarak pencereyi açmayı öneriyorsun.

Sesli tekrar görevi

Ardından bıraktığın bir alışkanlığı "stopped + -ing" ile, yolda bir şey yapmak için durduğun bir anı "stopped + to" ile anlat. Son olarak bir sorun ve çözüm önerisi kur: "I couldn't sleep, so I tried reading a book", ve zor bir çabayı anlat: "I tried to run five kilometres, but I stopped after three." Kaydını dinlerken her cümlede işin önce mi yapıldığını, sonra mı yapılacağını kendine sor.

Özet kartı

  1. Remember + -ing: geçmişteki bir anı; I remember putting them in my bag.
  2. Remember + to: yapılacak bir görev; Did you remember to buy milk?
  3. Forget + to: görev yapılmadı; I forgot to call. Never forget + -ing: unutulmaz anı.
  4. Stop + -ing: bırakmak; stop + to: bir iş için durmak.
  5. Try + to: çabalamak; try + -ing: çözüm olarak denemek.
  6. Türkçe ipucu: "-dığımı hatırlıyorum" = -ing, "-mayı unutma" = to; "bırakmak" / "durmak" ve "denemek" / "çalışmak" ayrımı İngilizcedeki biçimi gösterir.

Sonraki derse köprü

Pazartesi sabahı Sophie, Ryan'a bir liste bırakıyor: çamaşırları asması, çöpü çıkarması, akşam da onu istasyondan alması gerekiyor. Listedeki fiillerin hepsi küçük bir sözcükle birlikte geliyor ve o küçük sözcük fiilin anlamını değiştiriyor. Ryan için bunlar doğal, ama Zeynep her birinin anlamını ayrı ayrı öğrenmek zorunda kaldığını hatırlıyor. Sıradaki derste bu fiil ve küçük sözcük ikililerinin ne olduğunu ve İngilizcede neden bu kadar önemli olduklarını öğreneceksin.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

  • Açılış: salonun zemininde boşaltılmış bir yüzme çantası; Ryan telaşla ceplerini karıştırıyor. Son karede kamera Ryan'ın başına kayar ve gözlük orada görünür.
  • Zaman oku: "remember putting" için ok geriye, geçmişteki bir kareye döner; "remember to take" için ok ileriye, yapılacak bir işe uzanır.
  • Stop sahnesi: Sophie bir şeker kavanozunu kapatıp kenara koyar, "stopped eating"; Zeynep yolda bir fırının önünde durur, "stopped to buy".
  • Try sahnesi: Ryan havuzda zorlanarak yüzmeye çalışır, "tried to swim"; Sophie bir ampul yanmayınca farklı bir priz dener, "try plugging it in there".
  • Matilda Türkçe anlatımı okur. Ryan telaşlı sonra mahcup, Sophie pratik, Zeynep kahkahalı, Edith hülyalı.
  • Kişiler kurgu; gözlük ve ayakkabılar markasızdır.

Modül 3.5 — Cümleleri Zenginleştirmek

Hedef: Daha uzun ve bağlantılı cümleler kurar.