İçeriğe geç

Ders EN3.24 · B1 · Modül 3.5

Who, which, that: sıfat cümleleri

1.321 kelime · yaklaşık 6 dakika okuma · seslendirme 9 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Who insanlar için: the man who fixed bicycles.
  2. Which nesneler ve hayvanlar için: the bus which took us to the seaside.
  3. That ikisinin yerine de geçer, özellikle günlük konuşmada: the photo that Frank brought.
  4. Bağlaç nesneyse düşebilir: the cake I ate; özneyse kalır: the woman who runs the shop.
  5. Virgüllü sıfat cümlesi bilinen bir isme ek bilgi verir ve "that" almaz: Mrs Patel, who runs the tea shop, …
  6. Türkçedeki "-an" ortacı = özne bağlaç; "-dığı" ortacı = nesne bağlaç; İngilizcede bilgi ismin arkasına gelir ve ikinci bir zamir eklenmez.

Merak sorusu

Bülten çıktıktan bir hafta sonra toplum merkezinin masası eski fotoğraflarla dolu. Okurlar Mrs Patel'in çağrısına uymuş: siyah beyaz kareler, sararmış kartpostallar, bir de yırtık bir dükkân tabelası. Zeynep fotoğrafları sergi için sıralıyor, Edith de yanında oturmuş, her kareyi tanıyor. Bir fotoğrafı kaldırıp gülümsüyor: "Oh, that's the man who fixed everyone's bicycles. And this is the bus which took us to the seaside every August."

Edith'in cümleleri tek bir fotoğraf karesi kadar yoğun. "The man" dediği anda hangi adamdan söz ettiğini hemen arkasından açıklıyor: "who fixed everyone's bicycles". "The bus" için de aynısını yapıyor: "which took us to the seaside". İngilizcede bir isme bilgi eklemenin en yaygın yolu budur ve bu yapılara sıfat cümlesi, İngilizce adıyla "relative clause" denir. Türkçe aynı bilgiyi ismin önüne koyar: "herkesin bisikletini tamir eden adam", "bizi denize götüren otobüs". Şimdi İngilizcenin bu bilgiyi nasıl arkaya taşıdığını görelim.

Anlatım

Who: insanlar için

Bir insanı tanımlarken ismin hemen arkasından "who" gelir ve arkasından bir fiil devam eder: "the man who fixed bicycles", "the woman who runs the tea shop", "people who live near the park". "Who" burada hem bir bağlaçtır hem de cümlenin öznesidir; fiili yapan kişiyi gösterir.

Fiil, tanımlanan isme göre çekimlenir: "the woman who runs", "the people who run". Tekil bir kişi için "-s" eki gelir, çoğul için gelmez; tıpkı sıradan bir cümlede olduğu gibi.

Which: nesneler ve hayvanlar için

Bir eşyayı, bir yeri ya da bir hayvanı tanımlarken "which" kullanılır: "the bus which took us to the seaside", "the photo which Frank brought", "a cat which sleeps all day". Anlam aynıdır: isimden sonra gelen bilgi, hangi otobüsün ya da hangi fotoğrafın kastedildiğini belirler.

Bu bilgi olmadan cümle eksik kalır. "This is the bus" dersen hangi otobüs olduğu anlaşılmaz; "the bus which took us to the seaside every August" ise o otobüsü bütün diğerlerinden ayırır.

That: ikisinin yerine

Günlük konuşmada "who" ve "which" yerine çoğu zaman "that" kullanılır: "the man that fixed bicycles", "the bus that took us to the seaside". Bu kullanım özellikle konuşmada ve gündelik yazıda çok yaygındır. Kişiler için "who" biraz daha doğal duyulur, nesneler için ise "that" ve "which" neredeyse eşit sıklıktadır.

Nesne olan sıfat cümlesi: bağlaç düşebilir

"The photo that Frank brought" cümlesinde fotoğrafı getiren Frank'tir; yani "that" burada özne değil, nesnedir. Böyle bir bağlaç konuşurken rahatça atlanır: "the photo Frank brought", "the cake I ate", "the teacher we liked". Özne olan bir bağlaç ise düşmez. "The man fixed bicycles" başka bir cümle olur; tanımlama için "who" şarttır.

Bir ayırma yolu şu: bağlaçtan sonra hemen bir fiil geliyorsa bağlaç öznedir ve kalır. Bağlaçtan sonra "Frank", "I", "we" gibi yeni bir özne geliyorsa bağlaç nesnedir ve düşebilir.

Virgüllü sıfat cümlesi

Bazen ek bilgi, ismin hangisi olduğunu belirlemez; zaten bilinen bir kişi ya da şey hakkında yalnızca bir şey ekler: "Mrs Patel, who runs the tea shop, organised the exhibition." Mrs Patel'in kim olduğu zaten bellidir; "who runs the tea shop" yalnızca bir ekleme yapar. Böyle cümlelerde bilgi virgüller arasına alınır ve "that" kullanılamaz.

Türkçe köprüsü

Türkçede tanımlayıcı bilgi ismin önüne gelir ve fiil bir ortaç ekiyle sıfata dönüşür: "çay dükkânını işleten kadın", "Frank'in getirdiği fotoğraf". İngilizce sırayı tersine çevirir: önce isim, sonra bağlaç, sonra bilgi. "The woman who runs the tea shop", "the photo that Frank brought". Türkçe konuşan biri için ilk alışma zorluğu bu sıradır: İngilizcede isim hemen söylenir, açıklama beklemeden arkadan gelir.

Türkçenin iki ortaç ekinin İngilizcede de bir karşılığı var. "-an / -en" eki, ismin işi yapan olduğunu gösterir: "bisiklet tamir eden adam" → "the man who fixed bicycles". Burada bağlaç öznedir ve düşmez. "-dığı / -diği" eki ise ismin işten etkilenen olduğunu gösterir: "Frank'in getirdiği fotoğraf" → "the photo Frank brought". Burada bağlaç nesnedir ve düşebilir. Türkçedeki ek, İngilizcedeki bağlacın kalıp kalamayacağını neredeyse her zaman söyler.

Bir de Türkçenin iyelik eki tuzağı var. "Yediğim kek" derken Türkçe "-im" ekiyle kimin yediğini sözcüğün içine yerleştirir. İngilizcede bu bilgi ayrı bir özneyle verilir: "the cake I ate". Özneyi atlayıp "the cake that ate" demek, anlamı tamamen değiştirir: kek bir şeyi yemiş olur.

Gerçek hayattan örnekler

Serginin açılışında Ryan, fotoğrafları gezen ziyaretçilere küçük bir tur yaptırıyor. Zeynep'in hazırladığı notlardan okuyor.

Ryan'ın küçük turunda dört sıfat cümlesi geçti. "Which opened" ve "who is standing" özneydi, bu yüzden bağlaç kaldı. "The sign you can see" ve "the one Edith found" ise nesneydi; bağlaç konuşmanın doğal akışında düştü.

Akşam Sophie, Zeynep'e bir iş ilanını gösteriyor. Kendi ekibi için birini arıyorlar.

Sık yapılan hata

Yaygın yanlış✗ "This is the photo which I love it." ✓ "This is the photo which I love." Sıfat cümlesinde bağlaç zaten nesnenin yerini tutar; "it" gibi ikinci bir zamir eklenmez.
Doğrusu

Hata, Türkçede cümleyi iki parça hâlinde düşünmekten gelir: "Bu fotoğraf. Onu seviyorum."

İkinci yaygın kayma, insanlardan söz ederken "which" seçmektir: "the man which fixed bicycles". İnsanlar için "who" ya da "that" seçilir. Fiilin yanlış çekimlenmesi de bir tuzaktır: "the people who lives here" değil, "the people who live here". Fiil tanımlanan isme uyar ve çoğul bir isim "-s" almaz.

Mini alıştırma

  1. Boşluğu "who" ya da "which" ile doldur: "Jess is the teacher ___ helps Ryan in the pool."
  2. İki cümleyi birleştir: "I bought a lamp. It was very cheap."
  3. "The book that I read last week" cümlesinde "that" düşebilir mi? Neden?
  4. "The woman which lives next door is kind" cümlesini düzelt.
  5. "Annemin yaptığı kek" ifadesini İngilizceye çevir.

Cevaplar

  1. Jess is the teacher who helps Ryan in the pool.
  2. The lamp which I bought was very cheap. ya da I bought a lamp that was very cheap.
  3. Evet, düşebilir: "The book I read last week". "That" burada nesnedir; arkasından "I" diye yeni bir özne geliyor.
  4. The woman who lives next door is kind.
  5. The cake my mother made. ya da The cake that my mother made.

Sesli tekrar görevi

Ardından bağlacı düşürdüğün iki cümle kur: "the house we lived in", "the dress my sister wore". Son olarak virgüllü bir cümleyle bildiğin bir kişiye bilgi ekle: "My grandmother, who is eighty now, still cooks every day." Kaydını dinlerken bağlaçtan sonra fazladan bir "it" ya da "him" eklemediğinden ve insanlar için "which" kullanmadığından emin ol.

Özet kartı

  1. Who insanlar için: the man who fixed bicycles.
  2. Which nesneler ve hayvanlar için: the bus which took us to the seaside.
  3. That ikisinin yerine de geçer, özellikle günlük konuşmada: the photo that Frank brought.
  4. Bağlaç nesneyse düşebilir: the cake I ate; özneyse kalır: the woman who runs the shop.
  5. Virgüllü sıfat cümlesi bilinen bir isme ek bilgi verir ve "that" almaz: Mrs Patel, who runs the tea shop, …
  6. Türkçedeki "-an" ortacı = özne bağlaç; "-dığı" ortacı = nesne bağlaç; İngilizcede bilgi ismin arkasına gelir ve ikinci bir zamir eklenmez.

Sonraki derse köprü

Sergide Edith bir fotoğrafın önünde uzun süre duruyor. Fotoğrafta köşede küçük bir dükkân, önünde bisikletli bir çocuk var. Edith bir yer ile bir sahiplik anlatmak istiyor: dükkânın durduğu köşe ve bisikleti hep patlak olan çocuk. "Who" ve "which" bu iki bilgiyi taşımakta zorlanıyor; İngilizcenin bir yeri tanımlamak ve bir şeyin kime ait olduğunu söylemek için iki ayrı bağlacı var. Sıradaki derste bu iki bağlacı, "where" ve "whose" sözcüklerini öğreneceksin.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

  • Açılış: toplum merkezinin masası; siyah beyaz fotoğraflar, sararmış kartpostallar, yırtık bir dükkân tabelası. Edith bir fotoğrafı ışığa tutuyor.
  • Etiketler: Edith konuştukça fotoğraftaki adamın üstüne "who fixed everyone's bicycles", otobüsün üstüne "which took us to the seaside" etiketi yapışır.
  • Sıra değişimi: Türkçe "bisiklet tamir eden adam" ifadesi ekranda soldan sağa kayar ve "the man who fixed bicycles" olarak yeniden dizilir; isim öne geçer.
  • Düşen bağlaç: "the photo that Frank brought" cümlesinde "that" kartı hafifçe solar ve düşer; "the man who fixed" cümlesinde ise "who" kartı sabit kalır.
  • Anlatıcı sesi Matilda. Edith hatıralarla dolu ve neşeli, Zeynep düzenli, Ryan rehber edasıyla keyifli, Sophie işine odaklı.
  • Kişiler, fotoğraflar ve sergi kurgu; otobüs ve dükkânlar markasızdır.

Modül 3.5 — Cümleleri Zenginleştirmek

Hedef: Daha uzun ve bağlantılı cümleler kurar.