Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Emir: tell + kişi + to + fiil: She told us to water her plants.
- Olumsuz emir: tell + kişi + not to + fiil: She told me not to eat her yoghurt.
- Rica: ask + kişi + to + fiil: She asked me to feed the cat.
- Remind, advise, warn, invite da aynı kalıpla: He warned us not to touch it.
- Kalıpta zaman kayması yok; zamirler ve zaman sözcükleri yine değişir.
- Türkçedeki "-mamı söyledi", "-mamamı söyledi", "-memi rica etti" = told me to, told me not to, asked me to.
Merak sorusu
Perşembe sabahı Sophie, yeni projesi için üç günlüğüne Manchester'a gidiyor. Kapıda valiziyle dururken ev arkadaşlarına bir liste sayıyor: "Water my plants every morning. Don't eat my yoghurt! And Zeynep, could you feed Mrs Green's cat on Saturday?" Kapı kapanır kapanmaz Ryan gülerek Zeynep'e dönüyor: "So, she told us to water her plants, she told me not to eat her yoghurt, and she asked you to feed the cat. Did I get everything?"
Sophie'nin sözleri ne bir bilgi ne de bir soruydu; bir dizi talimat ve bir ricaydı. Ryan onları aktarırken yeni bir kalıp kullandı: "told us to water", "told me not to eat", "asked you to feed". Bu kalıpta zaman kaydırmaya gerek kalmadı; fiil, "to" ile başlayan yalın bir biçime dönüştü. Türkçede aynı işi "-mamı söyledi", "-mamamı söyledi", "-memi rica etti" gibi kalıplar görür: "Bitkilerini sulamamızı söyledi." Bu ders emirleri ve ricaları aktarmayı anlatıyor.
Anlatım
Emirler: tell + kişi + to + fiil
Bir emri ya da talimatı aktarmak için "tell" fiili, bir kişi ve "to" ile başlayan fiil kullanılır: "Water my plants." → She told us to water her plants. "Call me tonight." → He told me to call him that night.
"Tell" fiilinin arkasından mutlaka bir kişi gelir: "told me", "told us", "told Ryan". Sahiplik sözcükleri ve zaman ifadeleri de aktaranın konumuna uyar: "my plants" "her plants" oldu, "tonight" "that night" oldu.
Olumsuz emirler: not to
Olumsuz bir emir aktarılırken "to" sözcüğünün önüne "not" gelir: "Don't eat my yoghurt!" → She told me not to eat her yoghurt. "Don't be late." → He told us not to be late.
Burada "don't" sözcüğü tamamen kaybolur. Aktarılan cümlede "She told me don't eat" gibi bir yapı kurulmaz; doğru sıra her zaman "not to" ile başlar.
Ricalar: ask + kişi + to + fiil
Kibar bir rica aktarılırken "tell" yerine "ask" kullanılır: "Could you feed the cat?" → She asked me to feed the cat. "Please close the window." → He asked me to close the window. Olumsuz rica için de "not to" gelir: "Please don't tell anyone." → He asked us not to tell anyone.
"Tell" ile "ask" arasındaki fark tondadır: "tell" bir talimatı, "ask" bir ricayı anlatır. Aynı söz, konuşanın tonuna göre iki biçimde de aktarılabilir.
Başka aktarma fiilleri
Aynı kalıp başka fiillerle de çalışır ve sözün niyetini daha açık gösterir. "Remind": "Don't forget your keys." → She reminded me to take my keys. "Advise": "You should rest." → The doctor advised me to rest. "Warn": "Don't touch it, it's hot!" → He warned us not to touch it. "Invite": "Come to dinner!" → They invited us to come to dinner.
Türkçe köprüsü
Türkçe emirleri ve ricaları aktarırken fiili isimleştirir ve iyelik ekiyle kişiye bağlar: "Kapıyı kapatmamı söyledi", "Geç kalmamamızı söyledi", "Kediyi beslememi rica etti". İngilizce aynı anlamı "to" ile başlayan bir fiille kurar: "She told me to close the door", "She told us not to be late", "She asked me to feed the cat". İki dilde de emrin zamanı ortadan kalkar; kalıp zaman taşımaz.
Türkçedeki "-mamamı" gibi olumsuz biçimler İngilizcede "not to" olur. Bu, Türkçe konuşanlar için genellikle kolaydır; zorluk, "not" sözcüğünün yerindedir. "Not" her zaman "to" sözcüğünün önüne gelir: "told me not to eat", "told me to not eat" değil.
Bir de fiil seçimi var. Türkçede "söyledi" fiili hem bilgi hem emir aktarabilir: "Yorgun olduğunu söyledi", "Kapıyı kapatmamı söyledi". İngilizcede ise bilgi için "said" ya da "told me that…", emir için "told me to…" kullanılır. "She said me to close the door" ya da "She said to close the door me" biçimleri yanlıştır.
Gerçek hayattan örnekler
Cumartesi günü Zeynep, Mrs Green'in kapısını çalıyor. Yaşlı komşu ona birkaç şey söylüyor ve Zeynep akşam Ryan'a bunları aktarıyor.
Zeynep'in aktarmasında üç farklı fiil kullanıldı: "asked" bir rica, "told … not to" bir yasak, "reminded" ise unutulmaması gereken bir şeyi anlattı. Üçünde de kalıp aynıydı: fiil, kişi, "to".
Pazar akşamı Sophie telefon ediyor. Ryan telefonu Zeynep'e uzatmadan önce kısa bir mesajı aktarıyor.
Sık yapılan hata
Yaygın yanlış✗ "She told me don't eat her yoghurt." ✓ "She told me not to eat her yoghurt." Olumsuz bir emir aktarılırken "don't" kaybolur ve yerine "not to" gelir.
Hata, doğrudan emir cümlesini aktarılan cümlenin içine olduğu gibi taşımaktan gelir.
Bir başka kayma "to" sözcüğünün düşmesidir: "She asked me feed the cat." Rica ya da emir aktarılırken fiilden önce her zaman "to" gelir: "She asked me to feed the cat." Kişiyi unutmak da olur: "She told to water the plants." Bu fiil, arkasında kimin talimat aldığını görmek ister: "She told us to water the plants."
Mini alıştırma
- "Sit down," the teacher said to us. Bu emri aktar.
- "Please help me," Edith said to Zeynep. Bu ricayı aktar.
- "Don't open the window," he said to me. Bu emri aktar.
- "She told me don't worry" cümlesini düzelt.
- "Doktor bana dinlenmemi tavsiye etti" cümlesini "advise" ile İngilizceye çevir.
Cevaplar
- The teacher told us to sit down.
- Edith asked Zeynep to help her.
- He told me not to open the window.
- She told me not to worry.
- The doctor advised me to rest.
Sesli tekrar görevi
Olumsuz talimatları "not to" ile, ricayı "asked me to" ile, hatırlatmayı "reminded me to" ile aktar. Son olarak bir doktorun ya da öğretmenin sana verdiği bir tavsiyeyi "advised me to" ile söyle. Kaydını dinlerken her aktarmada kişiyi söylediğinden, "to" sözcüğünü atlamadığından ve olumsuzlarda "don't" yerine "not to" kullandığından emin ol.
Özet kartı
- Emir: tell + kişi + to + fiil: She told us to water her plants.
- Olumsuz emir: tell + kişi + not to + fiil: She told me not to eat her yoghurt.
- Rica: ask + kişi + to + fiil: She asked me to feed the cat.
- Remind, advise, warn, invite da aynı kalıpla: He warned us not to touch it.
- Kalıpta zaman kayması yok; zamirler ve zaman sözcükleri yine değişir.
- Türkçedeki "-mamı söyledi", "-mamamı söyledi", "-memi rica etti" = told me to, told me not to, asked me to.
Sonraki derse köprü
Sophie döndüğünde Zeynep ona hafta sonunu anlatıyor ve bir anda takılıyor: "Mrs Green said me… no, told me… Mrs Green said that the cat… Oh, which one is it?" Sophie gülüyor. "Say", "tell" ve "ask" üç sık aktarma fiili, ama cümleye farklı biçimlerde bağlanıyorlar: biri bir kişiyi doğrudan alıyor, biri almıyor, biri bir soru ya da rica taşıyor. Sıradaki derste bu üç fiilden hangisinin ne zaman seçildiğini öğreneceksin.