İçeriğe geç

Ders EN3.17 · B1 · Modül 3.3

Have something done: bir şeyi yaptırmak

1.072 kelime · yaklaşık 5 dakika okuma · seslendirme 7 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Have + nesne + üçüncü hâl: I'm having my laptop repaired; I had my hair cut.
  2. Zaman "have" üzerinde: had, am having, will have, have had; üçüncü hâl değişmez.
  3. Kendin yaptın: I repaired it; başkasına yaptırdın: I had it repaired.
  4. Get something done aynı anlamda, daha gündelik: I got my phone fixed.
  5. Kötü sürprizler için de: She had her bag stolen.
  6. Türkçedeki ettirgen ek "-tır, -dır" = have something done; "I had cut my hair" past perfect'tir, sıra önemlidir.

Merak sorusu

Çarşamba akşamı Zeynep eve üzgün bir yüzle dönüyor. Dizüstü bilgisayarı sabah masadan düşmüş, ekranı çatlamış. Ryan hemen bir çözüm öneriyor: "Why don't you fix it yourself? There are videos online." Zeynep hemen itiraz ediyor: "No way! I'm having it repaired at the shop near the station. I'll have it back on Friday." Sophie de ekliyor: "Good idea. I had my phone screen replaced there last year, and it was perfect."

Zeynep ekranı kendisi tamir etmeyecek; bu işi dükkândaki bir teknisyene yaptıracak. Sophie de telefonunun ekranını kendisi değiştirmemişti. İngilizcede bir işi kendin yapmak ile başkasına yaptırmak arasındaki fark, özel bir kalıpla gösterilir: "have something done". Türkçe bu farkı çok zarif bir yolla, ettirgen ekiyle yapar: "tamir ettiriyorum", "değiştirttim". Bu ders, başkasına yaptırılan işleri anlatmayı öğretiyor.

Anlatım

Yapı: have + nesne + üçüncü hâl

Kalıp üç parçadan oluşur: "have" fiili, işin yapıldığı nesne ve fiilin üçüncü hâli. "I'm having my laptop repaired" bilgisayarımı tamir ettiriyorum, "I had my phone screen replaced" telefonumun ekranını değiştirttim, "We need to have the boiler checked" kombiyi kontrol ettirmemiz gerekiyor.

Sıra çok önemlidir: önce nesne, sonra üçüncü hâl. Bu sıra, kalıbı başka yapılardan ayırır ve anlamı taşır.

Zaman "have" üzerinde

Kalıbın zamanı "have" fiiliyle gösterilir; üçüncü hâl hiç değişmez. Geçmiş: "I had my hair cut yesterday." Şimdiki zaman: "I'm having the carpets cleaned." Gelecek: "I'll have the sofa delivered on Monday." Present perfect: "I've just had my car washed."

Soru ve olumsuz da "have" fiiline göre kurulur: "Where do you have your hair cut?", "Did you have your bike serviced?", "I didn't have it repaired; I fixed it myself."

Kendin mi yaptın, yaptırdın mı?

İki cümleyi karşılaştır. "I repaired my laptop" bilgisayarımı tamir ettim: işi kendin yaptın. "I had my laptop repaired" bilgisayarımı tamir ettirdim: işi başkası yaptı. Anlam farkı büyüktür ve İngilizce konuşanlar bu farka dikkat eder.

Saç kesimi en bilinen örnektir. "I cut my hair" çoğu zaman saçını kendin kestiğini söyler. Kuaförde kestirdiysen "I had my hair cut" ya da günlük dilde "I got my hair cut" demek daha açıktır.

Get something done ve kötü sürprizler

Günlük konuşmada "have" yerine "get" de kullanılır ve anlam aynıdır: "I got my phone fixed", "You should get your eyes tested." "Get" biraz daha gündelik bir tondur.

Aynı kalıp, istemeden başına gelen kötü olayları da anlatır: "She had her bag stolen on the bus" otobüste çantası çalındı. Burada kimse bir şey yaptırmadı; ama kalıp, olayın o kişinin başına geldiğini vurgular.

Türkçe köprüsü

Türkçenin bu kalıp için çok iyi bir aracı var: ettirgen eki "-tır, -dır, -t". "Kestirdim", "tamir ettirdim", "değiştirttim", "yıkattım" gibi sözcükler, işi başkasına yaptırdığını tek bir sözcükte anlatır. İngilizce aynı anlamı üç parçayla kurar: "I had my hair cut", "I had it repaired", "I had it replaced".

Tuzak, Türkçenin günlük kullanımında. Türkçede kuaförden dönen biri çoğu zaman "Saçımı kestim" der, "kestirdim" demez; herkes kuaförün kestiğini anlar. İngilizceye kelime kelime aktarılınca "I cut my hair" çıkar ve bu cümle, saçını kendin kestiğini düşündürebilir. Başkasına yaptırılan işler için İngilizcede kalıbı açıkça kullanmak daha güvenlidir.

İkinci tuzak sözcük sırasında. Türkçe konuşanlar bazen "I had cut my hair" der. Ama bu sıra past perfect'tir ve "saçımı kesmiştim" anlamına gelir. Yaptırma anlamı için nesne ortaya girer: "I had my hair cut." Tek bir sözcüğün yeri, iki ayrı yapı arasındaki farkı belirler.

Gerçek hayattan örnekler

Cuma günü Zeynep bilgisayarını dükkândan alıyor. Teknisyenle kısa bir konuşma yapıyor.

Teknisyenin cümlesinde de kalıp çalıştı. Dükkân ekranı başka bir atölyeye değiştirtmiş, klavyeyi de temizletmişti. İşi yapan yine kalıbın içinde görünmüyordu.

Akşam Zeynep, Edith'e uğruyor. Edith'in de bu hafta yaptırdığı işler var.

Sık yapılan hata

Yaygın yanlış✗ "I had cut my hair yesterday." ✓ "I had my hair cut yesterday." Yaptırma anlamında nesne, "have" ile üçüncü hâlin arasına girer.
Doğrusu

"I had cut my hair" past perfect'tir ve saçını kendin, daha önceki bir zamanda kestiğini söyler. Hata, Türkçedeki "kestirdim" sözcüğünü İngilizcede sözcük sırasına dikkat etmeden kurmaktan gelir.

Kalıbı yalın fiille bitirmek de yaygın bir kaymadır: "I'm having my car wash." Son sözcük her durumda üçüncü hâldir: "I'm having my car washed."

Mini alıştırma

  1. "Dün saçımı kestirdim" cümlesini İngilizceye çevir.
  2. "Arabamı yarın yıkatacağım" nasıl söylenir?
  3. "I repaired my bike" ile "I had my bike repaired" arasındaki fark nedir?
  4. "She had painted her house" cümlesini "evini boyattı" anlamında düzelt.
  5. "Gözlerini kontrol ettirmelisin" cümlesini "get" ile kur.

Cevaplar

  1. "I had my hair cut yesterday." ya da "I got my hair cut yesterday."
  2. "I'll have my car washed tomorrow."
  3. İlkinde bisikleti kendin tamir ettin; ikincisinde başkasına tamir ettirdin.
  4. "She had her house painted."
  5. "You should get your eyes tested."

Sesli tekrar görevi

Ardından kendin yaptığın bir işi ve yaptırdığın bir işi yan yana söyle: "I painted my bedroom myself, but I had the kitchen painted." Son olarak "get" ile bir cümle kur: "I need to get my phone fixed." Kaydını dinlerken nesneyi "have" ile üçüncü hâlin arasına koyduğundan emin ol. Bu sıra, kalıbın bütün anlamını taşır.

Özet kartı

  1. Have + nesne + üçüncü hâl: I'm having my laptop repaired; I had my hair cut.
  2. Zaman "have" üzerinde: had, am having, will have, have had; üçüncü hâl değişmez.
  3. Kendin yaptın: I repaired it; başkasına yaptırdın: I had it repaired.
  4. Get something done aynı anlamda, daha gündelik: I got my phone fixed.
  5. Kötü sürprizler için de: She had her bag stolen.
  6. Türkçedeki ettirgen ek "-tır, -dır" = have something done; "I had cut my hair" past perfect'tir, sıra önemlidir.

Sonraki derse köprü

Cumartesi sabahı toplum merkezinin açılış günü. Kapıya bir afiş asılmış: "The centre will be opened by the local mayor at eleven. Tea and cakes will be served." Zeynep afişin kendi tasarladığı poster olduğunu görünce gülümsüyor. Bu modülde öğrendiğin bütün edilgen yapılar, yani edilgenin mantığı, farklı zamanları, yardımcı fiillerle kullanımı ve yaptırma kalıbı, açılış gününde bir araya gelecek. Sıradaki tekrar dersinde hepsini bir arada kullanacaksın.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

  • Açılış: salon masasında çatlak ekranlı bir dizüstü bilgisayar. Zeynep'in üzgün yüzü, Ryan'ın telefonunda bir tamir videosu açılır ve Zeynep başını iki yana sallar.
  • İki yol: ekranın ortasında bir çatal; bir yolda Zeynep kendi elleriyle tamir ediyor, "I repaired it"; öbür yolda bir teknisyen tamir ediyor, "I had it repaired".
  • Sıra kartları: "had", "my hair" ve "cut" kartları doğru sırada birleşir; "had cut my hair" sırasına geçince kartlar kırmızı yanar ve "past perfect" etiketi belirir.
  • Türkçe köprüsü: "kes-tir-di-m" sözcüğündeki "-tir" eki öne çıkar ve İngilizcedeki karşılığı olan "had + my hair + cut" üçlüsüne dönüşür.
  • Anlatımın Türkçesi Matilda'nın sesinde. Zeynep önce üzgün sonra rahatlamış, Ryan pratik ve esprili, Sophie yardımsever, Edith keyifli.
  • Dükkân ve kişiler hayal ürünü; bilgisayar ve telefon markasızdır.

Modül 3.3 — Edilgen Yapı

Hedef: Olayı yapanı değil, olayı öne çıkarır.