İçeriğe geç

Ders EN3.16 · B1 · Modül 3.3

Passive: can, must, should ile

1.074 kelime · yaklaşık 5 dakika okuma · seslendirme 7 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Yapı: yardımcı fiil + be + üçüncü hâl: Rooms can be booked; The form must be signed.
  2. Kurallar ve yasaklar: must be, have to be, mustn't be.
  3. Tavsiye: should be; imkân: can be, can't be; olasılık: may be, might be.
  4. Soru: Can it be fixed? Should the doors be locked?
  5. Edilgen kural mesafeli ve resmî duyulur; etken kural doğrudan bir kişiye seslenir.
  6. Türkçedeki "-ılabilir, -ılmalı, -ılmamalı, -ılamaz" İngilizcede üç parçaya ayrılır; "be" atlanmaz.

Merak sorusu

Yeni toplum merkezinin gönüllüleri Pazar öğleden sonra ilk toplantılarını yapıyor. Tom, Mrs Patel ve Zeynep uzun bir masanın başında. Mrs Patel bir kâğıttan okuyor: "Rooms can be booked at the front desk. Food mustn't be eaten in the library. Chairs should be put back after every event." Sonra Zeynep'e dönüyor: "You're a designer, dear. Can these rules be turned into a nice poster?" Zeynep gülüyor: "Of course. It can be done by Friday."

Mrs Patel'in listesindeki kuralların hiçbirinde kimin yapacağı yazmıyor. Önemli olan odaların, yiyeceklerin ve sandalyelerin başına gelecek olan. Bu cümlelerin hepsi edilgen; üstelik "be" fiilinden önce bu sefer "can", "mustn't" ve "should" geliyor. İngilizce kurallar, talimatlar ve imkânlar anlatırken edilgen yapıyı yardımcı fiillerle çok sık birleştirir. Türkçede aynı işi "-ılabilir", "-ılmalı", "-ılmamalı" ekleri görür. Bu ders, yardımcı fiillerle kurulan edilgen yapıyı anlatıyor.

Anlatım

Yapı: yardımcı fiil + be + üçüncü hâl

Yardımcı fiillerle kurulan edilgen yapı her zaman aynı üç parçadan oluşur: yardımcı fiil, yalın hâliyle "be" ve fiilin üçüncü hâli. "Rooms can be booked", "Chairs should be put back", "The form must be signed". "Be" burada hiç değişmez; zamanı ve anlamı yardımcı fiil taşır.

Bu formül bütün yardımcı fiillerle çalışır: "can be", "could be", "must be", "should be", "may be", "might be", "will be". "Have to" da aynı mantıkla kullanılır: "The rooms have to be cleaned every evening."

Kurallar ve yasaklar: must, mustn't, have to

Kuralları ve zorunlulukları anlatmak için "must be" ve "have to be" kullanılır: "The form must be signed by a parent" formun bir veli tarafından imzalanması gerekir. Yasaklar için "mustn't be": "Food mustn't be eaten in the library" kütüphanede yemek yenmemeli.

Bu yapı tabelalarda, resmî duyurularda ve kullanım kılavuzlarında çok yaygındır, çünkü kuralı herkese birden söyler ve kimseyi doğrudan hedef almaz.

Tavsiye ve imkân: should, can, might

Tavsiyeler "should be" ile gelir: "Chairs should be put back after every event" her etkinlikten sonra sandalyeler yerine konmalı. İmkânlar "can be" ile: "Coffee can be bought downstairs" aşağı katta kahve alınabilir. Olasılıklar ise "may be" ya da "might be" ile: "The event might be moved to Saturday" etkinlik cumartesiye alınabilir.

Olumsuz imkân için "can't be" kullanılır: "This window can't be opened" bu pencere açılamaz. Soru kurmak için yardımcı fiil özneden önce gelir: "Can it be fixed?", "Should the doors be locked?"

Etken mi, edilgen mi?

Aynı kural iki biçimde de söylenebilir. Etken: "You must sign the form." Edilgen: "The form must be signed." Etken cümle doğrudan bir kişiye seslenir; edilgen cümle kuralı genel ve mesafeli bir tona taşır. Bir arkadaşa konuşurken etken, bir tabelada ya da resmî bir metinde edilgen daha doğaldır.

Türkçe köprüsü

Türkçede bu yapıların karşılıkları çok tanıdıktır: "-ılabilir", "-ılmalı", "-ılmamalı", "-ılamaz". "Odalar ayırtılabilir" = "Rooms can be booked", "Form imzalanmalı" = "The form must be signed", "Pencere açılamaz" = "The window can't be opened". Türkçe edilgenliği ve kipliği aynı sözcüğün eklerine yerleştirir; İngilizce ise üç ayrı sözcüğe böler.

En sık görülen tuzak, "be" fiilini atlamaktır: "The form must signed" ya da "Rooms can booked". Türkçede "imzalanmalı" sözcüğünde "be" fiilinin karşılığı olan ayrı bir sözcük yoktur; İngilizcede ise "be" olmadan edilgen yapı kurulamaz.

İkinci tuzak, edilgenliği tamamen gözden kaçırmaktır. "Telefonlar kapatılmalı" cümlesini "Phones must switch off" diye çevirmek, telefonların kendilerini kapatması gerektiğini söyler. Doğrusu "Phones must be switched off" olur; "be" ve üçüncü hâl, Türkçedeki "-ıl" ekinin karşılığıdır.

Gerçek hayattan örnekler

Zeynep posterin ilk taslağını hazırlıyor ve toplantıya getiriyor. Tom bir kural daha eklemek istiyor.

Tom'un iki kuralından yalnızca birinde "by" geçti ve orada gerçek bir bilgi taşıdı: çocuklara kimin eşlik edeceği. İkinci kuralda kayıp eşyaları kimin teslim edeceği önemli değildi.

Toplantının sonunda Mrs Patel bir soru soruyor. Zeynep'in cevabı toplantıyı güldürüyor.

Sık yapılan hata

Yaygın yanlış✗ "Phones must switch off in the library." ✓ "Phones must be switched off in the library." Telefonlar kendilerini kapatmaz; biri onları kapatır.
Doğrusu

Edilgen bir kural için "must be" ve üçüncü hâl gerekir. Hata, Türkçedeki "kapatılmalı" sözcüğünün edilgenliğini gözden kaçırmaktan gelir.

Üçüncü hâl yerine yalın fiil kullanmak da sık görülür: "The room can be book online." Yardımcı fiil ve "be" sonrasında her zaman üçüncü hâl gelir: "The room can be booked online."

Mini alıştırma

  1. "Bu ilaç çocuklardan uzak tutulmalı" cümlesini İngilizceye çevir.
  2. "Biletler kapıda alınabilir" nasıl söylenir?
  3. "The door must locked every night" cümlesini düzelt.
  4. "Bu kutu açılamaz" cümlesini İngilizceye çevir.
  5. "You should water the plants every day" cümlesini edilgen yapıyla yeniden kur.

Cevaplar

  1. "This medicine must be kept away from children."
  2. "Tickets can be bought at the door."
  3. "The door must be locked every night."
  4. "This box can't be opened."
  5. "The plants should be watered every day."

Sesli tekrar görevi

Ardından iki imkânı "can be" ile, bir olasılığı "might be" ile ekle: "Bikes can be left in the garden", "The meeting might be moved to Friday". Son olarak bir kuralı hem etken hem edilgen söyle ve tonun nasıl değiştiğini sesli olarak karşılaştır. Kaydını dinlerken her cümlede yardımcı fiilden sonra "be" ve üçüncü hâl kullandığından emin ol.

Özet kartı

  1. Yapı: yardımcı fiil + be + üçüncü hâl: Rooms can be booked; The form must be signed.
  2. Kurallar ve yasaklar: must be, have to be, mustn't be.
  3. Tavsiye: should be; imkân: can be, can't be; olasılık: may be, might be.
  4. Soru: Can it be fixed? Should the doors be locked?
  5. Edilgen kural mesafeli ve resmî duyulur; etken kural doğrudan bir kişiye seslenir.
  6. Türkçedeki "-ılabilir, -ılmalı, -ılmamalı, -ılamaz" İngilizcede üç parçaya ayrılır; "be" atlanmaz.

Sonraki derse köprü

Eve dönerken Zeynep kapının önünde Edith'le karşılaşıyor. Edith saçını gösteriyor: "Do you like it? I had my hair cut this morning. And tomorrow I'm having my windows cleaned." Zeynep gülümsüyor, çünkü Edith saçını kendisi kesmedi, pencereleri de kendisi silmeyecek; başkasına yaptırıyor. İngilizcede bir işi başkasına yaptırmayı anlatan özel bir kalıp var. Sıradaki derste "have something done" kalıbını öğreneceksin.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

  • Açılış: yeni toplum merkezinin bir odası; uzun bir masanın başında Tom, Mrs Patel ve Zeynep. Mrs Patel'in elindeki kâğıttan kurallar tek tek havaya yükselir.
  • Üç parça: her kural cümlesinde yardımcı fiil, "be" ve üçüncü hâl üç ayrı çerçeve içinde, sırayla yanar.
  • Poster: Zeynep'in çizdiği renkli bir poster belirir; her kuralın yanında küçük bir simge vardır: bir takvim, çarpı işaretli bir sandviç, yerine konmuş bir sandalye.
  • Türkçe köprüsü: "kapatılmalı" sözcüğü parçalara ayrılır; "-ıl" eki "be + switched" kartına, "-malı" eki "must" kartına bağlanır.
  • Türkçe anlatım bölümleri Matilda'nın sesiyle. Mrs Patel titiz ve nazik, Tom pratik, Zeynep esprili.
  • Kişiler ve toplum merkezi kurgu; posterdeki her şey çizimdir, gerçek bir kuruma ait işaret taşımaz.

Modül 3.3 — Edilgen Yapı

Hedef: Olayı yapanı değil, olayı öne çıkarır.