İçeriğe geç

Ders EN3.12 · B1 · Modül 3.2 · Tekrar

Tekrar — Koşul Cümleleri

1.240 kelime · yaklaşık 6 dakika okuma · seslendirme 8 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Zero: genel gerçek, iki kısım da geniş zaman: If you buy a ticket, you usually lose.
  2. First: gerçek olasılık; if + geniş zaman, will: If I buy one tomorrow, I'll give you half.
  3. Second: hayal; if + geçmiş zaman, would: If I won, I'd buy a garden; tavsiye için If I were you…
  4. Unless = if … not; as long as = yalnızca şu şartla; in case = önlem olarak.
  5. "Would" ve "will" koşul kısmına girmez; üç bağlaçtan sonra da geniş zaman.
  6. Türkçedeki "-rsa" zero ya da first, "-sa … -rdı" second; "-dığı sürece", "-mezse" ve "diye" üç bağlaca denk düşer.

Merak sorusu

Daniel'in Londra'daki ilk akşamı. Masada Zeynep'in yaptığı mercimek çorbası, Sophie'nin kurabiyeleri ve Tom'un getirdiği bir şişe elma suyu var. Tatlıya geçerken Ryan kaşığıyla bardağına vuruyor: "Game time! Everyone answers the same question: imagine you won the lottery. What would change in your life?" Daniel kahkaha atıyor: "Easy. If I won, I'd buy a house in İzmir!"

Bu tekrar dersi, o akşam masadan yükselen cevapları izliyor. Herkes aynı hayali soruyu cevaplıyor, ama cevaplar modülün bütün koşul yapılarını ortaya çıkarıyor: hayaller second conditional ile, gerçek planlar first conditional ile, genel doğrular zero conditional ile, önlemler, istisnalar ve şartlar da "in case", "unless" ve "as long as" ile geliyor. Dersin sonunda mikrofon sende olacak; konu, piyangoyu kazanan birinin hayalleri.

Anlatım

Hayaller: second conditional

İlk cevaplar hayallerle dolu. Ryan: "If I won the lottery, I'd buy a huge garden and I'd invite you all every Saturday." Sophie: "I'd buy a little boat and sail along the coast of Portugal, and I'd never set an alarm again." İki cevabın da ilk yarısı geçmiş biçimde duruyor, ikinci yarısı "would" taşıyor; çünkü ikisi de şu an gerçek olmayan bir durumu hayal ediyor.

Tom tavsiyesini "If I were you" kalıbıyla veriyor: "If I were you, Sophie, I'd take some sailing lessons first!" Herkes gülüyor, çünkü Sophie bir kez bile tekneye binmedi.

Gerçekçi bir ses: first conditional

Zeynep hayallerin arasına gerçekçi bir cümle ekliyor: "Well, I don't have a ticket. But if I buy one tomorrow, I'll give you half!" Bu kez koşul gerçek bir olasılık: Zeynep yarın gerçekten bir bilet alabilir. Bu yüzden koşul şimdiki biçimde kaldı, sonuç "will" aldı.

Tom hemen katılıyor: "If you buy one, I'll buy one too." İki cümle de yarına dair gerçek bir plan anlatıyor.

Genel bir gerçek: zero conditional

Daniel ise konuşmaya bilge bir tonla bir genel gerçek ekliyor: "You know, if you buy a lottery ticket, you usually lose." Bu cümle yarına ya da bir hayale değil, her zaman geçerli bir duruma dair. İki kısım da geniş zamanda.

Şartlar, istisnalar, önlemler

Oyun ilerledikçe cevaplar inceliyor. Sophie: "I'd share the money, as long as you all promise not to spend it all on biscuits." Ryan: "I wouldn't stop working, unless my boss was very rude." Zeynep ise kalkıp çekmeceden bir kalem kâğıt alıyor: "I'll write down everyone's promises, in case someone wins one day!"

"As long as" bir şart koydu, "unless" bir istisna söyledi, "in case" ise bir önlem aldı. Üçü de bu modülün son dersinden tanıdık bağlaçlar.

Türkçe köprüsü

Masadaki cümlelerin Türkçesi, modülün köprülerini tek tek geri getiriyor. "Piyangoyu kazansam bir bahçe alırdım" cümlesindeki "-sa … -rdı" kalıbı, İngilizcede second conditional olur: "If I won, I'd buy a garden." "Yarın bilet alırsam sana yarısını veririm" cümlesindeki "-rsa" ise gerçek bir olasılık anlattığı için first conditional'a gider: "If I buy a ticket tomorrow, I'll give you half."

"Bilet alırsan genellikle kaybedersin" cümlesinde de aynı "-rsa" eki var, ama bu kez bir genel gerçek anlatıyor; İngilizcede zero conditional olur. Türkçenin tek "-rsa" biçimi burada da iki ayrı İngilizce yapıya ayrıldı. Farkı, sonuç kısmının yarına mı yoksa her zamana mı ait olduğu belirledi.

"Söz verdiğin sürece paylaşırım" cümlesindeki "-dığı sürece" kalıbı İngilizcede "as long as" olur; "Patronum kaba olmazsa çalışmayı bırakmam" cümlesindeki olumsuz şart = "unless", "Biri kazanır diye yazıyorum" cümlesindeki "diye" = "in case". Türkçenin çeşitli ekleri, İngilizcede birkaç kısa bağlaçla karşılandı.

Gerçek hayattan örnekler

Sıra Zeynep'e geliyor. Bu, modülün beceri görevine bir örnek: "Piyangoyu kazansaydım…" konulu kısa bir konuşma.

Zeynep'in konuşması bir hayalle başladı, sıralama sözcükleriyle ilerledi, bir şartla ve bir önlemle bitti. Her cümlenin koşul kısmı geçmiş zamandaydı, çünkü bütün konuşma bir hayaldi.

Gece geç saatte Daniel, ev arkadaşlarına teşekkür eden bir mesaj bırakıyor. Kısa ama sıcak bir mesaj.

Sık yapılan hata

Yaygın yanlış✗ "If I would win the lottery, I would quit my job." ✓ "If I won the lottery, I'd quit my job." "Would" yalnızca sonuç kısmına girer; hayali bir koşul geçmiş zamanla kurulur.
Doğrusu

Kaynağı, Türkçedeki "-rdı" ekini koşul kısmına da eklemektir.

Modülün bir başka tuzağı da gerçek bir planı hayal gibi anlatmaktır: "If I bought a ticket tomorrow, I'd give you half" cümlesi yanlış değildir, ama bileti alacağına pek inanmadığını gösterir. Gerçekten almayı düşünüyorsan first conditional daha doğaldır: "If I buy a ticket tomorrow, I'll give you half."

Mini alıştırma

  1. Ryan'ın "If I won the lottery, I'd buy a huge garden" cümlesi hangi koşul yapısıdır ve neden?
  2. Zeynep'in "If I buy one tomorrow, I'll give you half" cümlesi neden first conditional?
  3. "If you buy a lottery ticket, you usually lose" cümlesi neyi anlatır?
  4. "Söz verdiğin sürece paylaşırım" cümlesini İngilizceye çevir.
  5. "If I would be famous, I would be happy" cümlesini düzelt.

Cevaplar

  1. Second conditional; şu an gerçek olmayan bir hayali anlatıyor.
  2. Yarın bilet almak gerçek bir olasılık.
  3. Hep doğru olan bir durumu: zero conditional.
  4. "I'll share it as long as you promise."
  5. "If I were famous, I would be happy."

Sesli tekrar görevi

Konuşmanın içine şu dört aracı da yerleştir: bir şart için "as long as", bir istisna için "unless", bir önlem için "in case" ve bir tavsiye için "If I were you". Konuşmayı gerçekçi bir cümleyle bitir: "But if I don't win, I'll…". Kaydını dinlerken hayali cümlelerde "would" kullandığından, son gerçekçi cümlede ise "will" seçtiğinden emin ol. Hayal ile gerçek arasındaki bu geçiş, modülün özüdür.

Özet kartı

  1. Zero: genel gerçek, iki kısım da geniş zaman: If you buy a ticket, you usually lose.
  2. First: gerçek olasılık; if + geniş zaman, will: If I buy one tomorrow, I'll give you half.
  3. Second: hayal; if + geçmiş zaman, would: If I won, I'd buy a garden; tavsiye için If I were you…
  4. Unless = if … not; as long as = yalnızca şu şartla; in case = önlem olarak.
  5. "Would" ve "will" koşul kısmına girmez; üç bağlaçtan sonra da geniş zaman.
  6. Türkçedeki "-rsa" zero ya da first, "-sa … -rdı" second; "-dığı sürece", "-mezse" ve "diye" üç bağlaca denk düşer.

Sonraki derse köprü

Ertesi sabah Tom elinde bir gazeteyle kapıyı çalıyor: "Look! 'Winning lottery ticket sold in North London.' It was bought at the corner shop, right here on our street!" Herkes heyecanlanıyor, ama biri fark ediyor: haberde bileti kimin sattığı ya da kimin aldığı söylenmiyor; önemli olan biletin kendisi. İngilizce, işi yapanı değil olayı öne çıkarmak için özel bir yapı kullanır. Sıradaki modülde edilgen yapıyı, yani passive voice'u ve onun neden var olduğunu öğreneceksin.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

  • Açılış: dairenin yemek masası; mercimek çorbası, kurabiyeler ve bir şişe elma suyu. Ryan bardağına kaşıkla vurunca ekranda bir oyun başlığı belirir.
  • Hayal balonları: her kişinin başının üstünde bir balon açılır; Ryan'ınkinde bir bahçe, Sophie'ninkinde bir kafe, Zeynep'inkinde deniz kenarında bir babaanne.
  • Gerçek ile hayal: masanın bir yanında parlak renkli "will" kartları, öbür yanında pastel renkli "would" kartları dizilir.
  • Bağlaç kartları: "as long as" bir kilit, "unless" bir istisna işareti, "in case" küçük bir şemsiye olarak belirir.
  • Türkçe bölümleri Matilda seslendirir. Ryan coşkulu, Sophie hayalperest, Tom esprili, Daniel neşeli, Zeynep sıcak ve düşünceli.
  • Kişiler kurgu; piyango, gazete ve dükkân adları görünmez.

Modül 3.2 — Koşul Cümleleri

Hedef: Gerçek ve hayali durumları anlatır.