Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- İki eksen: zaman, yani geçmiş, şimdi, gelecek; bakış, yani yalın, süren, tamamlanmış, tamamlanmış ve süren.
- Süren = be + -ing: I am working, I was working, I will be working.
- Tamamlanmış = have + üçüncü hâl: I have worked, I had worked, I will have worked.
- Tamamlanmış ve süren = have been + -ing: I have been working, I had been working.
- On iki kutu, dört parça: will, be, have, -ing; hepsi eşit sıklıkta kullanılmaz.
- Türkçe de parçaları birleştirir: çalışıyordum = I was working, çalışmıştım = I had worked; ekler sonda, İngilizce yardımcılar önde.
Merak sorusu
Salı akşamı Zeynep mutfak masasında defterine bir liste yazıyor: "I work, I'm working, I worked, I was working, I've worked, I'm going to work, I'll work…" Ryan omzunun üstünden bakıp gülüyor: "You're collecting tenses? Good luck. English has twelve!" Zeynep kalemi bırakıyor: "Twelve? I thought I was nearly finished!" Ryan buzdolabındaki küçük beyaz tahtaya bir tablo çizmeye başlıyor: üç satır, dört sütun.
On iki sayısı ürkütücü geliyor, ama Ryan'ın tablosu bir sır saklıyor: bu on iki zaman on iki ayrı kural değildir. Hepsi aynı birkaç parçanın farklı birleşimlerinden oluşur. Bir eksende zaman vardır: geçmiş, şimdi, gelecek. Öbür eksende eylemin nasıl görüldüğü vardır: yalın, süren, tamamlanmış ya da tamamlanmış ama süren. İki ekseni çarpınca on iki kutu çıkar. Bu ders o haritayı çiziyor ve şimdiye kadar öğrendiğin zamanların haritanın neresinde durduğunu gösteriyor.
Anlatım
Birinci eksen: geçmiş, şimdi, gelecek
Haritanın satırları zamanı gösterir. Şimdi için fiilin yalın ya da "-s" almış hâli, geçmiş için ikinci hâli, gelecek için "will" kullanılır: "I work", "I worked", "I will work". Bu üç biçimi Seviye 1 ve 2'de öğrendin.
Aslında dilbilimciler İngilizcenin yalnızca iki "gerçek" zamanı olduğunu, yani şimdi ile geçmişi söyler; gelecek "will" gibi yardımcı sözcüklerle kurulur. Ama öğrenirken üç satırlı bir harita çok daha kullanışlıdır. Bu ders de o pratik haritayı kullanıyor.
İkinci eksen: dört bakış açısı
Haritanın sütunları, eylemin nasıl görüldüğünü anlatır. İngilizcede buna "aspect", Türkçede görünüş denir. Dört sütun vardır.
Yalın sütun, eylemi bir bütün olarak görür: "I work". Süren sütun, eylemi devam ederken görür ve "be + -ing" ile kurulur: "I am working". Tamamlanmış sütun, eylemi belli bir noktaya kadar bitmiş olarak görür ve "have + üçüncü hâl" ile kurulur: "I have worked". Son sütun ikisini birleştirir: bir noktaya kadar süregelmiş bir eylem, "have been + -ing": "I have been working".
On iki kutu
Satırlar ve sütunlar çarpılınca harita tamamlanır. "Work" fiiliyle:
Şimdi satırı: "I work", "I am working", "I have worked", "I have been working". Geçmiş satırı: "I worked", "I was working", "I had worked", "I had been working". Gelecek satırı: "I will work", "I will be working", "I will have worked", "I will have been working".
Bu on iki kutunun yarısını zaten tanıyorsun: geniş zaman, şimdiki zaman, present perfect, geçmiş zaman, geçmişte süreklilik ve "will". Geri kalanlar yeni, ama yeni parçalarla değil, bildiğin parçaların yeni birleşimleriyle kuruluyor.
Kullanım sıklığı
On iki kutunun hepsi eşit sıklıkta kullanılmaz. Günlük konuşmada en çok şimdiki ve geçmiş satırlarının ilk iki sütunu ile present perfect duyulur. "I will have been working" gibi en karmaşık biçimler ise nadiren, özel durumlarda karşına çıkar. Önümüzdeki derslerde önce en çok işine yarayacak yeni kutuları, present perfect continuous ile past perfect'i öğreneceksin.
Türkçe köprüsü
Türkçe de zamanlarını parçaları birleştirerek kurar; üstelik bunu İngilizceden daha açık biçimde yapar. "Çalış-ıyor-du-m" sözcüğünde süreklilik eki ile geçmiş eki yan yana durur: "I was working". "Çalış-mış-tı-m" sözcüğünde tamamlanmışlık ile geçmiş birleşir: "I had worked". "Çalışıyor olacağım" ise "I will be working" ile, "çalışmış olacağım" ise "I will have worked" ile neredeyse birebir örtüşür.
Yani haritanın mantığı Türkçe konuşan birine yabancı değildir. Fark, parçaların nereye takıldığıdır: Türkçe ekleri fiilin sonuna dizer, İngilizce ise yardımcı fiilleri fiilin önüne dizer. "Çalış-ıyor-du-m" sözcüğünü sondan başa okursan İngilizcenin sırasını bulursun: "I - was - working".
Bir uyarı da var. Bazı kutuların Türkçede tam bir karşılığı yoktur. Present perfect'in Türkçede tek bir karşılığı olmadığını Seviye 2'de görmüştün. Present perfect continuous da Türkçede çoğu zaman şimdiki zaman ile "-dır" ekiyle karşılanır: "İki saattir çalışıyorum" = "I've been working for two hours". Harita, iki dilin nerede örtüştüğünü ve nerede ayrıldığını görmeni kolaylaştırır.
Gerçek hayattan örnekler
Ryan tabloyu bitirdikten sonra dört kutu seçip her biri için kendi hayatından bir cümle söylüyor. Zeynep de tahtaya yazıyor.
Ryan'ın dört cümlesi haritanın dört farklı kutusundan geldi: şimdiki zaman, present perfect continuous, geçmişte süreklilik ve future perfect. Zeynep hepsini okuyabildi, ama ikisini ilk kez kendi başına kurmaya çalışacak.
Zeynep tahtanın altına bir not ekliyor ve Sophie'ye gösteriyor.
Sophie başını sallıyor: "That's the best explanation I've ever seen!"
Sık yapılan hata
Yaygın yanlış✗ "I am work every day." ✓ "I work every day." Yalın sütunda "be" kullanılmaz; "be" yalnızca süren sütunun parçasıdır ve arkasından "-ing" gelir: "I am working".
Hata, haritanın parçalarını karıştırıp yardımcı fiili yanlış kutuya taşımaktan gelir.
Parçaları eksik bırakmak da sık görülür: "I been working" ya da "I have working". Tamamlanmış süren sütunda iki yardımcı birlikte gelir: "have been" ve "-ing". Tamamlanmış sütunda ise "have" ve üçüncü hâl: "I have worked".
Mini alıştırma
- "I was working" haritada hangi satırda ve hangi sütunda durur?
- "Çalışmıştım" sözcüğünün İngilizce karşılığı nedir?
- Süren sütun hangi iki parçayla kurulur?
- "I will have finished" hangi kutudur?
- "I have been work" cümlesini düzelt.
Cevaplar
- Geçmiş satırı, süren sütun: past continuous.
- "I had worked."
- "Be" ve fiilin "-ing" hâli.
- Gelecek satırı, tamamlanmış sütun: future perfect.
- "I have been working."
Sesli tekrar görevi
Ardından haritadan dört kutu seç ve her biri için kendi hayatından bir cümle kur: "I study English every day", "I'm studying now", "I've studied for three years", "Yesterday I was studying when my friend called". Kaydını dinlerken süren sütunda "be", tamamlanmış sütunda "have" kullandığından emin ol.
Özet kartı
- İki eksen: zaman, yani geçmiş, şimdi, gelecek; bakış, yani yalın, süren, tamamlanmış, tamamlanmış ve süren.
- Süren = be + -ing: I am working, I was working, I will be working.
- Tamamlanmış = have + üçüncü hâl: I have worked, I had worked, I will have worked.
- Tamamlanmış ve süren = have been + -ing: I have been working, I had been working.
- On iki kutu, dört parça: will, be, have, -ing; hepsi eşit sıklıkta kullanılmaz.
- Türkçe de parçaları birleştirir: çalışıyordum = I was working, çalışmıştım = I had worked; ekler sonda, İngilizce yardımcılar önde.
Sonraki derse köprü
Sophie eve geç geliyor. Ryan kollarını kavuşturmuş kapıda bekliyor: "Where have you been? I've been waiting for an hour, and I've been cooking all afternoon!" Sophie önce özür diliyor, sonra tencerelere bakıp soruyor: "Have you cooked everything?" İki cümle aynı kutuya çok yakın duruyor, ama biri emeği ve süreyi, öteki bitmiş sonucu vurguluyor. Sıradaki derste haritanın yeni kutularından ilkini, present perfect continuous'ı öğreneceksin.