Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Kısa sıfatlar: the + -est: the cheapest, the nicest, the biggest, the busiest.
- Uzun sıfatlar: the most + sıfat: the most beautiful, the most expensive.
- Düzensiz: the best, the worst, the furthest.
- Grup: in + yer ya da topluluk (in the world, in my family), of + dizi (of the year, of all).
- One of the + üstünlük + çoğul isim: one of the best restaurants.
- Türkçedeki "en" İngilizcede "the … -est" ya da "the most" olur; "dünyanın en iyisi" = "the best in the world"; sahiplik sıfatıyla "the" yok: my best friend.
Merak sorusu
Tatlı zamanı geliyor; masanın ortasında altın rengi bir baklava tepsisi duruyor ve Zeynep dayanamayıp bir fotoğraf çekiyor. Daniel'e gönderirken altına yazıyor: "This is most good baklava of world!" Daniel'in cevabı hemen geliyor: "It looks amazing! Is it really the best in the world?" Zeynep gülüyor: "Yes! The best in the world!"
Zeynep'in niyeti doğruydu: yeryüzünde bundan güzel bir baklava olamazdı. Ama İngilizcede bir şeyi bütün bir grupla karşılaştırırken sıfat yeni bir biçime girer, önüne "the" gelir ve grubun adı "in" ya da "of" ile söylenir. Türkçede bu işi tek bir sözcük, "en", görür. Bu ders, üstünlük derecesini, yani bir şeyin bir grubun içinde en yukarıda olduğunu anlatmanın yolunu gösteriyor.
Anlatım
Kısa sıfatlar: the + -est
Tek heceli sıfatlar üstünlükte "-est" eki alır ve önlerine "the" gelir: "cheap" → "the cheapest", "old" → "the oldest", "fast" → "the fastest". Karşılaştırmada gördüğün yazım kuralları burada da işler. Sonu "e" ile bitenlere yalnızca "-st" eklenir: "nice" → "the nicest". Son harf ikilenen sıfatlar yine ikilenir: "big" → "the biggest", "hot" → "the hottest". "-y" ile biten iki heceli sıfatlar "-iest" alır: "busy" → "the busiest", "happy" → "the happiest".
Karşılaştırmadaki "-er" ile üstünlükteki "-est" kardeş eklerdir: "cheaper" daha ucuz, "the cheapest" en ucuz. Birini bilen, ötekini de kolayca kurar.
Uzun sıfatlar: the most
Uzun sıfatlar ek almaz; önlerine "the most" gelir: "the most beautiful", "the most expensive", "the most interesting". Karşılaştırmadaki "more" burada "the most" olur. "-est" ile "most" yine birlikte kullanılmaz: "the most biggest" yanlıştır.
Düzensiz sıfatlar da üstünlükte kendi biçimlerini alır: "good" → "better" → "the best", "bad" → "worse" → "the worst", "far" → "further" → "the furthest". Zeynep'in "most good" dediği şey bu yüzden "the best" olmalıydı.
Grubu söylemek: in ve of
Üstünlük cümlesinde çoğu zaman karşılaştırmanın yapıldığı grup da söylenir. Bir yer ya da bir topluluk için "in" kullanılır: "the best view in the city", "the tallest student in the class", "the oldest person in my family". Bir sayı ya da bir dizi şey için "of" kullanılır: "the cheapest of the three", "the best day of my life", "the best of all".
Bu iki küçük sözcük arasındaki seçim çoğu zaman şöyle yapılır: grubu bir yer ya da bir kurum gibi düşünebiliyorsan "in", bir liste ya da sayı gibi düşünebiliyorsan "of".
One of the…
Bir şeyin en iyilerden biri olduğunu söylemek için "one of the" kalıbı kullanılır ve arkasından gelen isim her zaman çoğuldur: "one of the best restaurants in İzmir" İzmir'in en iyi restoranlarından biri, "one of the most beautiful cities in Turkey" Türkiye'nin en güzel şehirlerinden biri. Türkçedeki "-lerden biri" yapısının karşılığıdır.
"The" kuralının bir istisnası da vardır: sahiplik sıfatlarıyla "the" gelmez. "My best friend" en iyi arkadaşım denir, "my the best friend" denmez.
Türkçe köprüsü
Türkçede üstünlük tek bir sözcükle kurulur: "en". "En ucuz", "en güzel", "en iyi". Sıfatın biçimi hiç değişmez, uzunluğuna da bakılmaz. İngilizce ise karşılaştırmada olduğu gibi sıfatın uzunluğuna göre iki yol kullanır ve bu kez her iki yolun önüne de "the" ekler. Türkçedeki "en" sözcüğünü İngilizcede "the" ile "-est" ya da "the most" ikilisi karşılar.
Sözcüklerin sırası da farklıdır. Türkçede grup, üstünlük sözcüğünden önce ve iyelik ekiyle gelir: "dünyanın en iyi baklavası", "ailemizin en yaşlı kişisi". İngilizcede grup en sona geçer ve "in" ya da "of" ile bağlanır: "the best dessert in the world", "the oldest person in our family". Türkçedeki "dünyanın" sözcüğü, İngilizcede "in the world" olarak cümlenin sonuna taşınır.
"-lerden biri" yapısında da bir tuzak var. Türkçede "en iyi restoranlarından biri" derken isim çoğuldur; İngilizcede de öyle: "one of the best restaurants". Ama Türkçe konuşanlar bazen tekil bırakır: "one of the best restaurant". "One of the" kalıbından sonra gelen isim her zaman çoğul olmalıdır.
Gerçek hayattan örnekler
Akşam yemeğinden sonra Zeynep, Daniel'e İzmir'i anlatıyor.
Zeynep'in üç cümlesinde üç farklı üstünlük var: uzun sıfat için "the most beautiful", "-y" ile biten sıfat için "the busiest", son harfi ikilenen sıfat için "the hottest". Gruplar da farklı sözcüklerle geldi: "in the city" bir yer, "of the year" bir dizi.
Daniel de bir soru soruyor.
"One of the best places" kalıbında "places" çoğul kaldı. Zeynep kesin bir cevap vermek yerine "en iyilerden biri" diyerek yumuşak bir cevap verdi.
Sık yapılan hata
Yaygın yanlış✗ "It's most expensive hotel in city." ✓ "It's the most expensive hotel in the city." Üstünlük "the" ister ve grup "in" ile gelir.
Hata, Türkçedeki "şehrin en pahalı oteli" cümlesinde "the" karşılığı bir sözcük olmamasından ve "en" sözcüğünü yalnızca "most" ile karşılamaktan gelir.
"One of the" kalıbında da tekil isim hatası sık görülür: "one of the best city". Kalıp çoğul ister: "one of the best cities". Ayrıca sahiplik sıfatıyla "the" eklemek de yanlıştır: "my the best friend" değil, "my best friend".
Mini alıştırma
- "Cheap", "busy" ve "beautiful" sıfatlarının üstünlük biçimleri nedir?
- "Ailemizin en yaşlısı büyükannem" cümlesini İngilizceye çevir.
- "Good" ve "bad" sıfatlarının üstünlük biçimleri nedir?
- "It's one of the best film" cümlesini düzelt.
- "Hayatımın en güzel günü" ifadesinde "in" mi, "of" mu kullanılır?
Cevaplar
- "The cheapest", "the busiest" ve "the most beautiful".
- "My grandmother is the oldest person in our family."
- "The best" ve "the worst".
- "It's one of the best films."
- "Of": "the most beautiful day of my life."
Sesli tekrar görevi
Cümlelerin en az üçünde grubu söyle: ikisinde "in", birinde "of" kullan. Son olarak "one of the" kalıbıyla bir cümle kur ve isimi çoğul yap. Kaydını dinlerken her üstünlükten önce "the" duyulup duyulmadığını kontrol et.
Özet kartı
- Kısa sıfatlar: the + -est: the cheapest, the nicest, the biggest, the busiest.
- Uzun sıfatlar: the most + sıfat: the most beautiful, the most expensive.
- Düzensiz: the best, the worst, the furthest.
- Grup: in + yer ya da topluluk (in the world, in my family), of + dizi (of the year, of all).
- One of the + üstünlük + çoğul isim: one of the best restaurants.
- Türkçedeki "en" İngilizcede "the … -est" ya da "the most" olur; "dünyanın en iyisi" = "the best in the world"; sahiplik sıfatıyla "the" yok: my best friend.
Sonraki derse köprü
Zeynep annesiyle babaannesini karşılaştırırken bir çıkmaza giriyor: ikisi de harika yemek yapıyor, biri ötekinden daha iyi değil. Daniel'e şöyle yazıyor: "My grandmother's baklava is as good as my mum's!" Bu cümle bir farkı değil, bir eşitliği anlatıyor. Türkçede "kadar" sözcüğünün yaptığı işi İngilizce, sıfatın iki yanına yerleşen küçük bir sözcük çiftiyle yapar. Sıradaki derste eşitlik derecesini öğreneceksin.