İçeriğe geç

Ders EN2.44 · A2 · Modül 2.7 · Büyük tekrar

A2 Büyük Tekrar

1.422 kelime · yaklaşık 6 dakika okuma · seslendirme 9 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Deneyim ve süre: I've visited…; I've lived here for two years; tarih varsa past simple.
  2. Karşılaştırma: smaller than, the most beautiful, not as busy as; too strong, not warm enough.
  3. Miktar: a lot of, a few, a little, much, many; both, either, neither; each, every, all.
  4. Hikâye: past continuous ile sahne, past simple ile olay; when, while, so, because, first, then, finally.
  5. Kural ve tavsiye: must, have to, mustn't, don't have to, should.
  6. Gelecek ve günlük beceriler: going to plan, will anlık karar; question tags, get, telefon, e-posta, yolculuk dili, kelime vurgusu.

Merak sorusu

Londra'ya döndükten sonraki pazartesi Daniel'den bir mesaj geliyor: "I'm writing a travel blog for language learners. Can you write a short story about your Edinburgh trip? About two hundred words, in English!" Zeynep önce heyecanlanıyor, sonra tereddüt ediyor. İki yüz sözcük, bir seyahati anlatmak için az değil; ama bir hikâyeyi canlı yapmak için hangi araçları kullanmalı?

Aslında bütün araçlar elinde. Seviye 2 boyunca geleceği anlatmayı, şeyleri karşılaştırmayı, miktar söylemeyi, hayat deneyimlerini aktarmayı, kural ve tavsiye vermeyi, bir hikâyeyi sahnesiyle ve sırasıyla kurmayı, günlük hayatın küçük kalıplarını kullanmayı öğrendi. Bu büyük tekrar dersi, Zeynep'in seyahat hikâyesini paragraf paragraf yazıyor ve her paragrafta hangi A2 aracının iş başında olduğunu gösteriyor. Dersin sonunda sıra sende: kendi seyahat hikâyeni yazıp sesli okuyacaksın.

Anlatım

Açılış: bir deneyim ve bir süre

Zeynep hikâyeye bir itirafla başlıyor: "I've lived in the UK for two years, and I've visited a lot of English cities. But last weekend I saw Scotland for the first time!" Süren durum için "I've lived … for two years", tarihsiz deneyim için "I've visited" geldi. Tarihi belli olan yolculuk ise "last weekend" ile past simple oldu.

Karşılaştırma: şehri anlatmak

İkinci paragraf Edinburgh'u Londra ile karşılaştırıyor: "Edinburgh is much smaller than London, and it's older and quieter. The old town is the most beautiful place I've seen in Britain. The streets aren't as busy as in London, but they're very steep!" Üstünlük, eşitlik ve karşılaştırma yapıları bir arada: "smaller than", "the most beautiful", "not as busy as".

Miktar ve zarflar: ayrıntı eklemek

Üçüncü paragrafta ayrıntılar geliyor: "There were a lot of tourists, but we found a few quiet cafés. The wind was too strong for my umbrella, and my coat wasn't warm enough!" Miktar sözcükleri "a lot of" ve "a few", aşırılık ve yeterlilik için "too" ve "enough" iş başında.

Hikâyenin kalbi: past continuous, when, while

Dördüncü paragraf hikâyenin asıl anını anlatıyor: "On Saturday morning we were walking up to the castle when it started to rain. While we were looking for shelter, a man was playing the bagpipes in the street, so we stood and listened. First, we laughed. Then we got completely wet!" Sahne past continuous ile çizildi, olaylar past simple ile geldi; "when", "while", "so", "first" ve "then" hikâyeyi birbirine bağladı.

Günlük beceriler: yolculuğun küçük anları

Beşinci paragraf yolculuğun kalıplaşmış anlarını topluyor: "Our flight was delayed, and at the hotel the receptionist asked, 'You're from London, aren't you?' On the train home I got chatting with a student, and I finally learned to say phoTOgraphy correctly." Rötar, bir onay sorusu, "get" fiili ve kelime vurgusu tek paragrafta buluştu.

Kapanış: tavsiye ve plan

Son paragraf okura dönüyor: "My advice? You should take a warm coat. You don't have to book every restaurant, but you must try the soup! Next time, I'm going to climb the hill behind the city, and I'll take Edith's old umbrella with me." Tavsiye "should", serbestlik "don't have to", güçlü bir öneri "must", gelecek planı "going to" ve anlık bir karar "will" ile geldi.

Türkçe köprüsü

Hikâyenin Türkçesine bakınca, Seviye 2'nin bütün köprüleri tek bir metinde karşına çıkar. "Pek çok şehir gezdim" ile "geçen hafta sonu gördüm" Türkçede aynı geçmiş zaman ekiyle kurulur; İngilizcede ilki tarihsiz bir deneyim olduğu için "I've visited", ikincisi tarihi belli olduğu için "I saw" olur. "İki yıldır yaşıyorum" Türkçede şimdiki zamandır; İngilizcede "I've lived" olur.

"Londra'dan çok daha küçük" cümlesinde Türkçe "-dan" ekiyle karşılaştırır; İngilizce "smaller than" ile. "Kaleye yürüyorduk ki yağmur başladı" cümlesindeki "…-yordum ki" kalıbı "when" ile, "biz ararken" sözcüğündeki "-ken" eki "while" ile karşılandı. "Kalın bir mont almalısın" cümlesindeki "-malı" eki bir tavsiye olduğu için "should" oldu, bir kural olsaydı "must" ya da "have to" olurdu.

Türkçede gelecek için çoğu zaman tek bir ek yeter: "tırmanacağım", "götüreceğim". Zeynep'in İngilizce hikâyesinde ise önceden kararlaştırılmış plan "going to", o an akla gelen fikir "will" ile yazıldı. Seviye 2'nin belki de en önemli dersi buydu: Türkçenin tek bir kalıpla söylediği şeyi İngilizce çoğu zaman bir ayrıma dönüştürür.

Gerçek hayattan örnekler

Aşağıda Zeynep'in bloga gönderdiği hikâyenin kısaltılmış hâli var. Oku, dinle ve her cümlede hangi A2 aracının kullanıldığını bulmaya çalış.

Daniel birkaç saat sonra cevap yazıyor: "Brilliant story! You've used almost every A2 structure. Can I read it aloud on my blog's podcast?" Zeynep gülüyor ve bir koşul koyuyor: "Only if you say phoTOgraphy correctly!"

Sık yapılan hata

Yaygın yanlış✗ "I have been to Edinburgh last weekend." ✓ "I went to Edinburgh last weekend." Bitmiş bir zaman ifadesi, yani "last weekend", past simple ister.
Doğrusu

Hata, deneyim anlatırken öğrenilen present perfect'i tarih verilen cümlelere de taşımaktan gelir; seyahat hikâyelerinde en sık görülen karışıklık budur.

Bir hikâyeyi tek bir zamanla anlatmak da sık görülür: her cümleyi past simple ile kurmak, "It rained. We walked. A man played." Hikâye bu hâlde yanlış değildir, ama düzdür. Arka planı past continuous ile kurmak, "It was raining. A man was playing the bagpipes.", okura sahneyi gösterir.

Mini alıştırma

  1. Zeynep neden "I've visited a lot of English cities" derken present perfect, "last weekend I saw Scotland" derken past simple kullandı?
  2. "The old town is the most beautiful place I've seen" cümlesinde hangi karşılaştırma yapısı var?
  3. "We were walking up to the castle when it started to rain" cümlesinde hangi iş uzun, hangisi kısa?
  4. "You should take a warm coat" bir kural mı, bir tavsiye mi?
  5. "Next time, I'm going to climb the hill" cümlesinde neden "going to" kullanıldı?

Cevaplar

  1. İlki tarihsiz bir hayat deneyimi, ikincisi "last weekend" ile tarihi belli bir olay.
  2. Üstünlük: "the most beautiful".
  3. Kaleye yürümek uzun iş, yağmurun başlaması kısa olay.
  4. Bir tavsiye.
  5. Önceden verilmiş bir plan olduğu için.

Sesli tekrar görevi

Hikâyenin ortasında past continuous ile bir sahne kur ve bir olayı "when" ya da "while" ile getir; neden ve sonucu "because" ya da "so" ile bağla. Sonunda okura "should" ile bir tavsiye ver ve "going to" ile bir sonraki planını söyle. Bitirince metni sesli oku ve kaydını al. Kaydını dinlerken tarih verdiğin cümlelerde past simple kullandığından ve uzun sözcüklerde vurguyu doğru heceye koyduğundan emin ol.

Özet kartı

  1. Deneyim ve süre: I've visited…; I've lived here for two years; tarih varsa past simple.
  2. Karşılaştırma: smaller than, the most beautiful, not as busy as; too strong, not warm enough.
  3. Miktar: a lot of, a few, a little, much, many; both, either, neither; each, every, all.
  4. Hikâye: past continuous ile sahne, past simple ile olay; when, while, so, because, first, then, finally.
  5. Kural ve tavsiye: must, have to, mustn't, don't have to, should.
  6. Gelecek ve günlük beceriler: going to plan, will anlık karar; question tags, get, telefon, e-posta, yolculuk dili, kelime vurgusu.

Sonraki derse köprü

Zeynep hikâyesini bir kez daha okurken kullandığı zamanları saymaya başlıyor: geniş zaman, şimdiki zaman, geçmiş zaman, geçmişte süreklilik, present perfect, "going to" ve "will". Hepsi aynı kısa metinde, birbirinin yanında çalışıyor. Merak ediyor: İngilizcenin toplam kaç zamanı var ve hepsi birbirine nasıl bağlanıyor? Sıradaki seviyede, B1'in ilk dersinde, İngilizcenin zamanlarını tek bir haritada görecek ve bildiklerinin bu haritanın neresinde durduğunu keşfedeceksin.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

  • Açılış: Zeynep'in telefonunda Daniel'in mesajı; ekranın bir köşesinde boş bir blog sayfası belirir ve başlık kendiliğinden yazılır: "My First Trip to Scotland".
  • Paragraf haritası: hikâyenin her paragrafı bir kart olarak belirir; kartın köşesinde o paragrafın A2 aracı küçük bir etiketle yanar: deneyim, karşılaştırma, miktar, hikâye, günlük beceri, tavsiye ve plan.
  • Kale sahnesi: taş bir sokakta yokuş yukarı yürüyen iki kişi; yağmur başlar, sokağın köşesinde gayda çalan bir adam belirir.
  • Seviye özeti: kapanışta Seviye 2'nin yedi modülü bir merdivenin basamakları gibi dizilir ve en üst basamakta "A2" rozeti parlar.
  • Anlatımda Türkçe ses Matilda'ya ait. Zeynep'in İngilizce hikâyesi sakin ve net bir tempoyla okunur, Daniel'in mesajı neşeli.
  • Kişiler kurgu; blog, kafe ve otel adları görünmez, kale ve sokaklar çizimdir.

Modül 2.7 — Günlük Beceriler

Hedef: Telefonda konuşur, mesaj yazar, seyahatte iletişim kurar.