İçeriğe geç

Ders EN2.43 · A2 · Modül 2.7 · Tekrar

Tekrar — Günlük Beceriler

1.146 kelime · yaklaşık 5 dakika okuma · seslendirme 8 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Onay soruları: Busy today, isn't it? You aren't…, are you?; cevap gerçeğe göre.
  2. Get: got up kalkmak, got a coffee almak, get off inmek, get home varmak, getting dark olmak.
  3. Telefon: Speaking. Can you say that again? You're breaking up. So that's…?
  4. Mesaj ve e-posta: kısa selam, net bilgi, kapanış; yakınlara "x", resmî yazıda Kind regards.
  5. Yolculuk: The next station is… We are running late. We apologise for the delay.
  6. Vurgu: PHOtograph, phoTOgraphy, photoGRAPHic; Türkçedeki sona doğru vurgu İngilizceye taşınmaz.

Merak sorusu

Pazar öğleden sonra, Edinburgh'dan Londra'ya giden tren. Sophie pencere kenarında uyuyor, Zeynep ise defterini açmış. Karşı koltuğa büyük bir sırt çantasıyla genç bir kadın oturuyor ve gülümsüyor: "Busy train today, isn't it?" Karşılık aynı sıcaklıkta geliyor: "It is! Are you going all the way to London?" Kadın başını sallıyor: "No, I get off in York. I'm Nadia, by the way."

Bu kısa tanışma, dört saati aşkın bir yolculuğun ilk dakikası. Yolculuk boyunca Zeynep ile Nadia sohbet edecek, Nadia bir telefon görüşmesi yapacak, Zeynep bir mesaj yazacak, trenin anonsları duyulacak ve bir sözcüğün vurgusu küçük bir karışıklığa yol açacak. Bu tekrar dersi o yolculuğu izliyor. Modülün bütün günlük becerileri, yani onay soruları, "get" fiili, telefon, yazışma, yolculuk dili ve kelime vurgusu tek bir trende buluşacak.

Anlatım

Sohbeti açmak: question tags

Nadia sohbeti bir hava ve kalabalık yorumuyla açtı: "Busy train today, isn't it?" Bu soru bir bilgi istemiyordu; bir sohbet kapısı açıyordu. Zeynep de aynı biçimde devam ediyor: "You're a student, aren't you?" Nadia gülüyor: "Yes, I am. You aren't from Scotland, are you?" "No, I'm not. I'm from Turkey!"

Olumlu cümleler olumsuz sorularla, olumsuz cümleler olumlu sorularla bitti. Cevaplar da gerçeğe göre verildi: "No, I'm not."

Get: beş anlam, bir sohbet

Nadia yolculuğunu anlatırken "get" fiilini dört farklı anlamda kullanıyor: "I got up at five this morning. I got a coffee at the station. I get off in York, and I usually get home at about eight." Kalkmak, almak, inmek ve varmak; hepsi aynı fiille.

Sonra pencereden dışarı bakıp ekliyor: "It's getting dark already!" Bu kez "get" bir değişimi anlattı: hava kararıyor.

Telefonda: Nadia'nın görüşmesi

Bir süre sonra Nadia'nın telefonu çalıyor. Zeynep istemeden konuşmanın bir kısmını duyuyor: "Hello? Yes, speaking. Sorry, can you say that again? You're breaking up… The train is in a tunnel!" Birkaç dakika sonra hat düzeliyor: "Okay, so that's Tuesday at two? Great. Thanks for calling. Bye!"

Nadia önce kendini "Speaking" ile tanıttı, sonra tekrar istedi, hatayı açıkladı ve en sonunda duyduğunu kontrol etti.

Yazışma: Zeynep'in mesajı

Zeynep, Edith'e kısa bir mesaj göndermeye karar veriyor; uzun bir e-posta için trende ne masa ne de vakit var: "Hi Edith! We're on the train back to London. Edinburgh was beautiful. See you on Thursday for your appointment. Z x" Mesaj kısa, samimi ve düzenliydi: bir selam, iki haber, bir hatırlatma ve bir kapanış.

Yolculuk ve vurgu

Trenin hoparlöründen anonslar geliyor: "The next station is York. Please take all your belongings with you." Biraz sonra: "We are running ten minutes late. We apologise for the delay." Havalimanında duyduğun "delay" sözcüğü trende de aynı işi görüyor.

Nadia inmeden önce Zeynep'e ne okuduğunu söylüyor: "I study phoTOgraphy." Zeynep gülüyor: "phoTOgraphy! I made a mistake with that word yesterday." Nadia çantasını alırken son bir tavsiye veriyor: "Remember: PHOtograph, phoTOgraphy, photoGRAPHic. Different family members, different stress!"

Türkçe köprüsü

Trendeki konuşmaların Türkçesi, iki dilin nerede ayrıldığını adım adım gösteriyor. Nadia'nın "Busy train today, isn't it?" sorusu Türkçede "Bugün tren kalabalık, değil mi?" olur. Türkçe her cümleye aynı "değil mi?" sorusunu eklerken, İngilizce soruyu cümlenin fiiline göre kurar.

"I get off in York" cümlesinde Türkçe "iniyorum" der; "I got a coffee" cümlesinde "aldım" der; "It's getting dark" cümlesinde "kararıyor" der. Türkçenin üç ayrı fiili, İngilizcede tek bir "get" ile karşılanır. Telefonda Türkçedeki "Benim" ya da "Buyurun" ise "Speaking" olur; "Sesiniz kesiliyor" cümlesinin telefondaki karşılığı ise "You're breaking up" olur.

Zeynep'in mesajının sonundaki "x", Türkçede hazır bir karşılığı olmayan bir İngiliz alışkanlığıdır. Türkçede bir arkadaşa "sevgiler" ya da bir kalp işareti yazılabilir; İngilizcede yakın arkadaşlar arasında küçük bir "x" aynı sıcaklığı taşır. Son olarak "fotoğraf" sözcüğünün Türkçedeki sona yakın vurgusu, İngilizcedeki "PHOtograph" sözcüğüne taşınmamalıdır.

Gerçek hayattan örnekler

Tren York'a yaklaşırken Nadia ile Zeynep vedalaşıyor. İkisi de yolculuğun kısa ama keyifli geçtiğini düşünüyor.

Kısa vedada "get" yine "almak" anlamında geldi. Zeynep telefon numarasını rakam rakam, sıfırı "oh" diyerek söylemeye başladı, sonra kâğıda yazmayı tercih etti.

Akşam Londra'ya vardıklarında Sophie uyanıp esniyor ve Zeynep'e soruyor.

Sık yapılan hata

Yaygın yanlış✗ "Busy train today, no?" ✓ "Busy train today, isn't it?" Türkçedeki "değil mi?" sorusunu İngilizcede "no?" ile karşılamak, bazı dillerin alışkanlığıdır ve İngilizcede doğal duyulmaz.
Doğrusu

Onay sorusu cümlenin fiiline göre kurulur. Gündelik konuşmada "right?" da duyulur, ama "no?" duyulmaz.

Telefonda da eski bir alışkanlık geri dönebilir: Nadia'nın yerinde "Hello, I am Nadia" demek. Telefonu açan kişi aranan kişiyse "Speaking" yeter; kendini tanıtacaksa "This is Nadia" ya da "It's Nadia" der.

Mini alıştırma

  1. "Bugün hava güzel, değil mi?" sorusunu İngilizce kur.
  2. Nadia "I get off in York" derken "get" hangi anlamda?
  3. Telefonda sesin kesildiğini nasıl söylersin?
  4. Yakın bir arkadaşa yazılan kısa bir mesajın sonundaki "x" ne anlama gelir?
  5. "Photography" sözcüğünde vurgu hangi hecededir?

Cevaplar

  1. "It's a lovely day today, isn't it?"
  2. İnmek: trenden York'ta iniyor.
  3. "You're breaking up."
  4. Samimi bir sevgi işareti, küçük bir öpücük.
  5. İkinci hecede: "phoTOgraphy".

Sesli tekrar görevi

Ardından telefonun çaldığını hayal et: "Speaking" ile aç, bir kez tekrar iste ve duyduğun saati yüksek sesle doğrula. Sonra bir arkadaşına üç cümlelik bir mesaj yaz ve yüksek sesle oku. Son olarak üç uzun sözcüğü doğru vurguyla söyle: "phoTOgraphy", "inforMAtion", "COMfortable". Kaydını dinlerken onay sorularının fiile uyduğundan ve vurgulu hecelerin doğru yerde olduğundan emin ol.

Özet kartı

  1. Onay soruları: Busy today, isn't it? You aren't…, are you?; cevap gerçeğe göre.
  2. Get: got up kalkmak, got a coffee almak, get off inmek, get home varmak, getting dark olmak.
  3. Telefon: Speaking. Can you say that again? You're breaking up. So that's…?
  4. Mesaj ve e-posta: kısa selam, net bilgi, kapanış; yakınlara "x", resmî yazıda Kind regards.
  5. Yolculuk: The next station is… We are running late. We apologise for the delay.
  6. Vurgu: PHOtograph, phoTOgraphy, photoGRAPHic; Türkçedeki sona doğru vurgu İngilizceye taşınmaz.

Sonraki derse köprü

Londra'ya varan trenden inerken Zeynep defterinin ilk sayfalarına dönüyor: gelecek planları, karşılaştırmalar, miktarlar, hayat deneyimleri, kurallar ve tavsiyeler, hikâyeler ve şimdi de günlük beceriler. Seviye 2 boyunca öğrendiği yapıların hepsi bu sayfalarda. Sıradaki derste, A2 büyük tekrarında, bütün bu yapıları bir araya getirecek ve bir seviyenin sonunu işaretleyeceksin.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

  • Açılış: Edinburgh'dan Londra'ya giden bir trenin içi; Sophie pencere kenarında uyuyor, Zeynep defterini açmış. Karşı koltuğa sırt çantalı Nadia oturur.
  • Yolculuk haritası: ekranın üstünde küçük bir tren çizgisi Edinburgh'dan Londra'ya ilerler; her durakta modülün bir becerisi yanar: onay soruları, get, telefon, mesaj, anons, vurgu.
  • Tünel sahnesi: tren tünele girince ekran kararır, Nadia'nın telefonundaki ses dalgası kesik kesik görünür.
  • Vurgu sahnesi: "PHOtograph, phoTOgraphy, photoGRAPHic" sözcükleri pencerenin buğusuna yazılır ve vurgulu heceler parlar.
  • Türkçe metinleri Matilda seslendirir. Nadia enerjik ve güler yüzlü, trenin anonsları resmî ve net, Sophie uykulu.
  • Kişiler kurgu; tren şirketi, istasyon tabelaları ve telefon markası görünmez.

Modül 2.7 — Günlük Beceriler

Hedef: Telefonda konuşur, mesaj yazar, seyahatte iletişim kurar.