Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Sahne past continuous ile kurulur: It was raining. I was standing…
- Arka plan + ani olay: I was sitting on the bus when I noticed…; while + uzun iş.
- Bağlaçlar: and ekler, but karşı çıkar, so sonucu, because nedeni söyler.
- Sıralama: first, then, after that, at last / finally, in the end.
- Dönüşlü zamir: vurgu için herself, kendine dönen eylem için myself; feel ile dönüşlü zamir yok.
- Türkçedeki "-iyordu", "…-yordum ki", "-dığı için", "önce / sonra / nihayet" İngilizcede modülün araçlarıyla karşılanır.
Merak sorusu
Misafirler gitmiş, salonda yalnızca Edith, Tom ve Zeynep kalmış. Pasta tabakları toplanmış, lamba loş. Edith koltuğuna gömülüp Zeynep'e bakıyor: bir hikâye bekliyor. Zeynep bir an düşünüyor. Londra'ya geldiği ilk günü aslında daha önce de anlatmıştı, ama o zaman yalnızca "waited", "went", "didn't come" gibi kısa cümleler kurabiliyordu. Şimdi elinde çok daha fazla araç var.
Bu tekrar dersinde Zeynep aynı günü yeniden anlatıyor, bu kez bir hikâyeci gibi. Önce sahneyi kuruyor, sonra olayları birbirine bağlıyor, nedenleri ve sonuçları söylüyor, adımları sıraya diziyor. Modülün bütün araçları bu tek hikâyede buluşacak. Dersin sonunda sıra sana gelecek: kısa bir hikâye dinleyecek, ardından yaşadığın bir olayı kaleme alacaksın.
Anlatım
Sahneyi kurmak: past continuous
Zeynep hikâyeye havayı ve ilk anı anlatarak başlıyor: "It was a grey Tuesday. I was standing at the baggage belt, and I was watching the same three bags going round and round." Bu cümleler olayı değil, sahneyi anlatıyor. Dinleyici kendini havalimanında, yavaşça dönen bandın önünde buluyor.
Arka plan past continuous ile çizilir; olayların kendisi ise past simple ile anlatılır. Bu ayrım bütün hikâyenin iskeletidir.
Olayları bağlamak: when ve while
Zeynep'in hikâyesinde bir an her şey değişiyor: "I was sitting on the bus when I noticed something strange." Uzun bir işin ortasına kısa bir olay düştü. Hemen ardından ikinci bir sahne geliyor: "While I was looking at the map on the wall, the bus turned onto a motorway." "While" uzun işi, arkasından gelen past simple kısa olayı anlattı.
Neden ve sonuç: and, but, so, because
Hikâyenin ortasında bağlaçlar çalışıyor: "My phone was dead, so I didn't know the route." "I wanted to ask the driver, but he didn't speak much." "I felt scared because I didn't know anyone in the city." Her bağlaç iki bilgiyi mantıklı bir biçimde birleştirdi: "so" sonucu, "but" karşıtlığı, "because" nedeni söyledi.
Sıraya dizmek: first, then, finally
Zeynep hikâyenin ikinci yarısını adım adım anlatıyor: "First, I got off at the next stop. Then I walked back to the main road. After that, of course, the rain came back. At last, a woman with a red umbrella stopped next to me." Burada "at last" uzun ve sıkıntılı bir bekleyişin sonunu anlattı.
Vurgu ve kendilik: myself
Hikâyenin sonunda iki dönüşlü zamir geliyor: "She walked me to the right stop herself. I felt so stupid, but I laughed at myself later." İlkinde "herself" kadının bu işi bizzat yaptığını vurguladı; ikincisinde "myself" eylemin Zeynep'e geri döndüğünü gösterdi.
Türkçe köprüsü
Zeynep'in hikâyesini Türkçeye çevirdiğinde, modülün bütün köprüleri tek bir anlatıda karşına çıkar. "Bandın önünde duruyordum" cümlesindeki "-iyordu", İngilizcede "was standing" oldu. "Otobüste oturuyordum ki tuhaf bir şey fark ettim" cümlesindeki "…-yordum ki" kalıbı, İngilizcede "when" ile kuruldu.
"Telefonumun şarjı bittiği için yolu bilmiyordum" cümlesi Türkçede nedeni öne alır. İngilizcede aynı sıranın en doğal karşılığı "so" oldu: "My phone was dead, so I didn't know the route." "Nihayet" sözcüğü "at last" oldu; "önce" ile "sonra" da hikâyede "first" ve "then" diye geçti.
Son olarak "kendime güldüm" cümlesi "I laughed at myself" oldu; burada dönüşlü zamir gerekliydi. Ama "kendimi aptal gibi hissettim" cümlesi "I felt stupid" oldu, çünkü "feel" dönüşlü zamir almaz.
Gerçek hayattan örnekler
Aşağıda Zeynep'in hikâyesinin tamamı var. Bu, modülün beceri görevindeki dinleme metnidir. Önce bir kez yalnızca dinle, sonra metni okuyarak yeniden dinle.
Edith hikâye bitince ellerini birbirine vuruyor: "A woman with a red umbrella! You see, dear? In this country, every good story has an umbrella in it."
Sık yapılan hata
Yaygın yanlış✗ "I stood at the baggage belt when my suitcase didn't come." ✓ "I was standing at the baggage belt, but my suitcase didn't come." Uzun süren bir arka plan past continuous ister; "when" ise kısa ve ani bir olayı bağlar.
Hata, bütün hikâyeyi tek bir geçmiş zamanla anlatmaktan ve bağlaçları rastgele seçmekten gelir.
Hikâye yazarken sık görülen başka bir kayma da her cümleyi "and then" ile başlatmaktır: "And then I got off. And then I walked. And then it rained." Sıralama sözcüklerini değiştirmek, "first", "then", "after that", "at last" gibi, anlatıyı canlı tutar.
Mini alıştırma
- Zeynep bagaj bandının önünde ne yapıyordu?
- Zeynep neden yolu bilmiyordu?
- "I was sitting on the bus when I noticed something strange" cümlesinde hangi olay uzun, hangisi kısa?
- Kadın Zeynep'e yalnızca yolu mu tarif etti, yoksa onu durağa kendisi mi götürdü? "Herself" ne vurguluyor?
- Hikâyede "at last" neden "finally" yerine seçilmiş olabilir?
Cevaplar
- Aynı üç çantanın dönüp dolaşmasını izliyordu: "I was watching the same three bags."
- Telefonunun şarjı bitmişti.
- Otobüste oturmak uzun iş, bir şey fark etmek kısa olay.
- Onu doğru durağa bizzat kendisi götürdü; "herself" bu kişisel yardımı vurguluyor.
- Zeynep yağmurda uzun süre çaresiz kalmıştı; "at last" o sıkıntının bittiği anki rahatlamayı anlatıyor.
Sesli tekrar görevi
İkinci adım: kendi başından geçen, beklenmedik bir olayı sekiz ile on cümle arasında yaz. Hikâyen şu araçları içersin: iki arka plan cümlesi past continuous ile, bir "when" ve bir "while" cümlesi, en az bir "so" ve bir "because", "first", "then" ve "in the end" gibi üç sıralama sözcüğü ve bir dönüşlü zamir. Yazdıktan sonra hikâyeni yüksek sesle oku ve kaydet. Kaydını dinlerken arka planı past continuous, olayları past simple ile anlattığından emin ol.
Özet kartı
- Sahne past continuous ile kurulur: It was raining. I was standing…
- Arka plan + ani olay: I was sitting on the bus when I noticed…; while + uzun iş.
- Bağlaçlar: and ekler, but karşı çıkar, so sonucu, because nedeni söyler.
- Sıralama: first, then, after that, at last / finally, in the end.
- Dönüşlü zamir: vurgu için herself, kendine dönen eylem için myself; feel ile dönüşlü zamir yok.
- Türkçedeki "-iyordu", "…-yordum ki", "-dığı için", "önce / sonra / nihayet" İngilizcede modülün araçlarıyla karşılanır.
Sonraki derse köprü
Zeynep ile Tom, Edith'in kapısından çıkarken dışarıda sert bir rüzgâr esiyor. Tom paltosunun yakasını kaldırıyor: "It's freezing tonight, isn't it?" Zeynep gülüyor: "It is! You didn't bring an umbrella, did you?" İki cümlenin de sonunda küçük bir soru var; ama ikisi de gerçekten bir şey sormuyor, karşıdakinin onayını bekliyor. Sıradaki modülde günlük hayatın becerilerini öğreneceksin; ilk durak bu küçük sorular, yani "question tags".