Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- First, first of all: ilk adım; at first: başta, sonradan değişen bir durum.
- Then, next, after that, afterwards: orta adımlar; "after" tek başına bir cümle başlatmaz.
- Finally: listenin son adımı; in the end: hikâyenin varış noktası; at last: uzun bekleyişten sonra nihayet.
- At the end of…: bir yerin ya da zamanın sonu, fiziksel nokta.
- Yazıda first, after that, next ve finally sonrasında genellikle virgül.
- Türkçedeki "önce" first, ago ya da before; "sonra" then, after ya da later olabilir; "Nihayet!" = At last!
Merak sorusu
Tom, büyükannesinin doğum günü için küçük bir aile albümü hazırlıyor ve her fotoğrafın altına kısa bir metin yazmak istiyor. İlk buluşma sayfasında takılıyor, çünkü Edith olayları karışık sırayla anlatmış: köprü, yağmur, nehir kenarındaki kafe, kapıya kadar yürüyüş. Tom kâğıdı Zeynep'e uzatıyor: "Everything is here, but it's in a mess. Can you help me put it in order?"
Zeynep kalemi alıp olayları numaralıyor, sonra her numaranın yerine bir sözcük koyuyor: "first", "then", "after that", "finally". Birkaç küçük sözcük, dağınık bir listeyi okunabilir bir hikâyeye çeviriyor. Türkçede aynı işi "önce", "sonra", "ardından", "en sonunda" görür. Ama bu sözcüklerin bazılarının İngilizcede küçük tuzakları var: "first" ile "at first" aynı şey değil, "finally" ile "at last" da. Bu ders olayları sıraya dizmenin yollarını anlatıyor.
Anlatım
Başlangıç: first, first of all
Hikâyenin ya da bir sürecin ilk adımı "first" ya da biraz daha vurgulu "first of all" ile başlar: "First, they went to a small café by the river." Bu sözcükten sonra yazıda genellikle virgül konur.
Dikkat: "at first" başka bir anlam taşır. "At first" başta, ilk başlarda demektir ve çoğu zaman sonradan değişen bir duruma işaret eder: "At first, Edith thought he was strange, but later she liked him." Yani "at first" bir sıra numarası değil, bir karşıtlığın ilk yarısıdır.
Orta adımlar: then, next, after that
Sonraki adımlar için "then", "next" ve "after that" kullanılır: "Then they walked along the river. After that, they crossed the old bridge." "Then" çoğu zaman virgülsüz gelir; "after that" ve "next" sonrasında ise virgül sık görülür. Aynı sözcüğü üst üste kullanmak yerine bunları sırayla değiştirmek, anlatıyı canlı tutar.
"After" tek başına bir sıralama sözcüğü değildir; arkasından bir isim ya da cümle ister: "after dinner", "after they crossed the bridge". Tek başına kullanılacaksa "after that" ya da "afterwards" denir: "Afterwards, they walked home."
Son adım: finally, in the end, at last
Son adım için en sık kullanılan sözcük "finally"dir: "Finally, he walked her home." Hikâyenin genel sonucunu anlatmak için "in the end" da kullanılır: "In the end, they became a couple." Yani "finally" bir listenin son maddesini, "in the end" ise bir sürecin nereye vardığını söyler.
"At last" ise uzun ve sabırsız bir bekleyişin ardından gelen bir sonu anlatır: "At last, the rain stopped!" nihayet yağmur dindi! Burada bir rahatlama, belki bir sevinç vardır.
Tuzak: at the end ve in the end
"At the end" bir yerin ya da zamanın sonunu, fiziksel bir noktayı gösterir ve genellikle "of" ile gelir: "at the end of the street", "at the end of the evening". "In the end" ise "sonunda, sonuçta" anlamında bir sonucu anlatır. "At the end, they became a couple" demek yerine "In the end, they became a couple" denir.
Türkçe köprüsü
Türkçedeki sıralama sözcükleri İngilizcedekilerle oldukça iyi örtüşür: "önce, ilk olarak" = "first", "sonra" = "then", "ardından, daha sonra" = "after that", "en sonunda" = "finally". Bir listeyi Türkçede sıralayabiliyorsan, İngilizcede de sıralayabilirsin.
Tuzak, Türkçe sözcüklerin birden çok anlamında saklı. "Önce" hem "first" hem "ago" hem de "before" olabilir: "Önce kafeye gittiler" = "First, they went to a café", ama "İki gün önce" = "two days ago", "Yemekten önce" = "before dinner". "Sonra" da hem "then" hem "after" hem "later" olabilir: "Yemekten sonra" = "after dinner", "Sonra görüşürüz" = "See you later". Çeviri yaparken önce sözcüğün cümledeki işini düşün.
"Sonunda" ve "en sonunda" da İngilizcede üçe bölünür. Bir listenin son maddesi için "finally", bir hikâyenin varış noktası için "in the end", uzun bir bekleyişin rahatlaması için "at last". Türkçedeki "Nihayet!" ünlemi, "At last!" ile çok iyi örtüşür.
Gerçek hayattan örnekler
Tom albüm sayfasının son hâlini yüksek sesle okuyor.
Metin dört sıralama sözcüğüyle ilerledi ve bir "in the end" ile bir sonuca bağlandı. Edith dinlerken gülüyor: "At first I was angry about the umbrella. Then I kept it for sixty years!"
Gece yatmadan önce Zeynep, Daniel'e kendi gününü sıralayarak yazıyor. Mesajında albüm hazırlığından sonra yaşadığı küçük bir otobüs macerası da var.
Zeynep'in "at last" demesi bir sabırsızlığı anlattı: otobüsü uzun süre beklemişti. "Afterwards" ise tek başına durabilen bir sıralama sözcüğü olarak geldi.
Sık yapılan hata
Yaygın yanlış✗ "At first, cut the onions. Then fry them." ✓ "First, cut the onions. Then fry them." Bir tarifin ya da sürecin ilk adımı "first" ile başlar.
"At first" ise "başta böyleydi, sonra değişti" anlamı taşır. Hata, Türkçedeki "ilk önce" ifadesini kelime kelime "at first" diye karşılamaktan gelir.
"After" da sık kayar: "After, we went home." "After" tek başına bir cümle başlatamaz. Doğrusu "After that, we went home" ya da "Afterwards, we went home" olur.
Mini alıştırma
- "Önce kahvaltı ettim, sonra işe gittim" cümlesini İngilizceye çevir.
- "At first I didn't like London, but now I love it" cümlesinde "at first" ne anlama geliyor?
- "After, we had dinner" cümlesini düzelt.
- "Nihayet tatil geldi!" cümlesini İngilizceye çevir.
- "At the end, they won the match" cümlesini düzelt.
Cevaplar
- "First, I had breakfast. Then I went to work."
- Başta, ilk zamanlarda: sonradan değişen bir duyguyu anlatıyor.
- "After that, we had dinner." ya da "Afterwards, we had dinner."
- "At last, the holiday is here!"
- "In the end, they won the match."
Sesli tekrar görevi
Ardından iki cümle ekle: birinde "at first" ile başta hissettiğin ama sonra değişen bir duyguyu anlat, ötekinde "in the end" ile günün nasıl bittiğini söyle. İstersen uzun süre beklediğin bir şeyi "At last!" ile bitir. Kaydını dinlerken "first" ile "at first" farkını gözettiğinden ve "after" sözcüğünü tek başına kullanmadığından emin ol.
Özet kartı
- First, first of all: ilk adım; at first: başta, sonradan değişen bir durum.
- Then, next, after that, afterwards: orta adımlar; "after" tek başına bir cümle başlatmaz.
- Finally: listenin son adımı; in the end: hikâyenin varış noktası; at last: uzun bekleyişten sonra nihayet.
- At the end of…: bir yerin ya da zamanın sonu, fiziksel nokta.
- Yazıda first, after that, next ve finally sonrasında genellikle virgül.
- Türkçedeki "önce" first, ago ya da before; "sonra" then, after ya da later olabilir; "Nihayet!" = At last!
Sonraki derse köprü
Albüm bittiğinde Tom gururla gülümsüyor: "I made it myself!" Edith kurabiye tabağını uzatıyor: "Help yourselves, children." Zeynep de ekliyor: "We really enjoyed ourselves today." Üç cümlede de "-self" ya da "-selves" ile biten sözcükler var ve bunlar eylemin kişinin kendisine döndüğünü gösteriyor. Türkçede bu işi çoğu zaman "kendi" sözcüğü ya da bir ek görür. Sıradaki derste "myself", "yourself" gibi dönüşlü zamirleri öğreneceksin.