İçeriğe geç

Ders EN2.33 · A2 · Modül 2.6

And, but, so, because

1.201 kelime · yaklaşık 5 dakika okuma · seslendirme 8 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. And: ekler ve sıralar; üç şey sayarken yalnız sonuncunun önünde: tall, wet and funny.
  2. But: karşıtlık, beklenenin tersi; önüne genellikle virgül.
  3. So: önce neden, sonra sonuç: He was wet, so I made tea.
  4. Because: önce sonuç, sonra neden: I made tea because he was wet; başa gelirse virgül.
  5. Aynı cümlede because ve so birlikte kullanılmaz.
  6. Türkçedeki "çünkü" = because; "-dığı için" nedeni öne alır ve çoğu zaman so ile ya da başta because ile karşılanır.

Merak sorusu

Tom sabırsızlanıyor: "So did Grandpa buy an umbrella in the end?" Edith kahkaha atıyor: "Not that day! The poor man was dripping on my floor, so I put the kettle on. I showed him three umbrellas, but he only looked at me. He left without one, and he returned the following morning because the rain was back. At least, that was his excuse!"

Edith'in hikâyesi artık tek tek cümlelerden oluşmuyor; cümleler birbirine bağlanmış, bir zincir gibi akıyor. Zincirin halkaları dört küçük sözcük: "and" bir şey ekliyor, "but" karşıt bir durum getiriyor, "so" bir sonucu, "because" bir nedeni söylüyor. Türkçede aynı işleri "ve", "ama", "bu yüzden" ve "çünkü" görür. Ama İngilizcenin bu sözcükleri cümleye yerleştirme biçimi, Türkçenin sevdiği sıradan bazen farklıdır. Bu ders, hikâyeyi akıcı yapan bu dört bağlacı anlatıyor.

Anlatım

And: eklemek ve sıralamak

"And" iki bilgiyi yan yana koyar: "He was tall and he had a broken umbrella." Hikâyede olayları sıralamak için de kullanılır: "He came in and he asked for an umbrella." Özne aynıysa ikinci özne düşebilir: "He came in and asked for an umbrella."

Üç ya da daha fazla şeyi sayarken "and" yalnızca sonuncunun önüne gelir: "He was tall, wet and very funny." Bu kural Türkçedeki "uzun, ıslak ve çok komik" dizilişiyle aynıdır.

But: karşıtlık

"But" beklenenin tersini ya da bir karşıtlığı getirir: "I showed him three umbrellas, but he chose none of them." Genellikle önüne virgül konur. Günlük konuşmada cümlenin başında da duyulur: "But the following morning he was back!" "But" iki cümleyi dengeler: biri bir beklenti kurar, öteki onu bozar. Hikâyede sürpriz anları çoğu zaman bu sözcükle gelir.

So ve because: sonuç ve neden

"So" bir sonucu söyler ve önce nedeni, sonra sonucu verir: "He was wet, so I made him tea" ıslaktı, bu yüzden ona çay yaptım. "So" genellikle ikinci cümlenin başına gelir ve önüne virgül konur.

"Because" ise nedeni söyler ve önce sonucu, sonra nedeni verir: "I made him tea because he was wet" ona çay yaptım, çünkü ıslaktı. Yani "so" ile "because" aynı bilgiyi ters sırayla anlatır. Hangi bilgiyi öne çıkarmak istiyorsan, ona göre seçersin.

Because cümlenin başında

"Because" cümlenin başına da gelebilir; o zaman araya bir virgül girer: "Because he was wet, I made him tea." Soru-cevapta ise tek başına bir cevap olarak çok doğaldır: "Why did he come back?" "Because he liked her!" Yazılı bir metinde ise "because" ile başlayan yarım bir cümleyi tek başına bırakmamak daha iyidir.

Türkçe köprüsü

Dört sözcüğün Türkçede tanıdık karşılıkları var: "and" = "ve", "but" = "ama, fakat, ancak", "so" = "bu yüzden, o yüzden, bu nedenle", "because" = "çünkü". "Çünkü" ile "because" aynı sırayı paylaşır: önce sonuç, sonra neden. "Ona çay yaptım, çünkü ıslaktı" cümlesi İngilizceye kelime kelime aktarılabilir.

Ama Türkçe nedeni çoğu zaman başka bir yoldan, bir ekle ve cümlenin başında söyler: "Islak olduğu için ona çay yaptım." Burada neden önde, sonuç arkadadır. İngilizcede bu sıranın en doğal karşılığı "because" değil, "so" olur: "He was wet, so I made him tea." Türkçedeki "-dığı için" yapısı aklına geliyorsa, ya "so" kullan ya da "because" ile cümleyi başlat ve virgül koy.

Tuzak, iki yolu birden kullanmaktır. Türkçede "Islak olduğu için, bu yüzden çay yaptım" demek kulağa fazla gelir, ama İngilizceye aktarılırken sık görülür: "Because he was wet, so I made tea." İngilizcede bir cümlede "because" ile "so" birlikte kullanılmaz; ikisinden biri yeter.

Gerçek hayattan örnekler

Tom, dedesi hakkında bir soru daha soruyor. Bu kez merak ettiği, şemsiyenin hiç alınmamış olması.

Edith'in cevabı "because" ile başladı, çünkü bir "Why?" sorusunu cevaplıyordu. Sonra "and" bir neden daha ekledi, "but" hikâyeyi çevirdi, "so" da sonucu söyledi.

Akşam Zeynep, Daniel'e kısa bir özet yazıyor. Özeti yazarken dört bağlacın dördünü de kullanmaya çalışıyor.

Türkçe çeviride "because" cümlesi "beğendiği için" diye verildi. Türkçe nedeni bir ekle öne alırken, İngilizce "because" ile arkaya koydu.

Sık yapılan hata

Yaygın yanlış✗ "Because it was raining, so we stayed at home." ✓ "Because it was raining, we stayed at home." ya da "It was raining, so we stayed at home." Bir cümlede neden ve sonuç bağlacı birlikte kullanılmaz.
Doğrusu

Hata, Türkçedeki "yağmur yağdığı için, o yüzden evde kaldık" gibi pekiştirmeli kullanımı İngilizceye taşımaktan gelir.

"So" ile "because" yönü de karışabilir: "I was tired because I went to bed early" cümlesi, erken yatmanın yorgunluğa neden olduğunu söyler ve tuhaf duyulur. Neden ve sonucu doğru yöne koy: "I was tired, so I went to bed early" ya da "I went to bed early because I was tired."

Mini alıştırma

  1. "Açtım, bu yüzden bir sandviç yedim" cümlesini "so" ile İngilizceye çevir.
  2. Aynı bilgiyi "because" ile yeniden kur.
  3. "Because the bus was late, so I took a taxi" cümlesini düzelt.
  4. "Onu aradım ama cevap vermedi" nasıl söylenir?
  5. "Why are you smiling?" sorusuna "because" ile kısa bir cevap ver.

Cevaplar

  1. "I was hungry, so I ate a sandwich."
  2. "I ate a sandwich because I was hungry."
  3. "Because the bus was late, I took a taxi." ya da "The bus was late, so I took a taxi."
  4. "I called him, but he didn't answer."
  5. "Because I'm happy!" ya da kendi nedeninle kurulmuş benzer bir cevap.

Sesli tekrar görevi

Son olarak kendine bir "Why…?" sorusu sor ve "Because…" ile cevapla. Kaydını dinlerken "because" ile "so" kalıplarını aynı cümlede birlikte kullanmadığından ve "so" öncesinde kısa bir duraklama, yazıda da virgül bıraktığından emin ol.

Özet kartı

  1. And: ekler ve sıralar; üç şey sayarken yalnız sonuncunun önünde: tall, wet and funny.
  2. But: karşıtlık, beklenenin tersi; önüne genellikle virgül.
  3. So: önce neden, sonra sonuç: He was wet, so I made tea.
  4. Because: önce sonuç, sonra neden: I made tea because he was wet; başa gelirse virgül.
  5. Aynı cümlede because ve so birlikte kullanılmaz.
  6. Türkçedeki "çünkü" = because; "-dığı için" nedeni öne alır ve çoğu zaman so ile ya da başta because ile karşılanır.

Sonraki derse köprü

Tom bir soru daha soruyor: "What did you do on your first date?" Edith parmaklarıyla sayıyor: "First, we had fish and chips by the river. Then we walked to the old bridge. After that, it started to rain again, of course. Finally, he walked me home." Bu kez olaylar bir sırayla dizildi ve her adımın başında küçük bir sözcük vardı. Sıradaki derste "first", "then", "after that" ve "finally" ile olayları sıralamayı öğreneceksin.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

  • Açılış: Edith'in salonu; Tom öne eğilmiş, heyecanla dinliyor. Edith anlatırken havada dört renkli halka belirir: "and", "but", "so", "because".
  • Zincir: Edith'in cümleleri birer kutucuk olarak belirir ve renkli halkalarla birbirine bağlanır; "so" halkası sağa, "because" halkası sola dönen bir ok taşır.
  • Neden ve sonuç: bir yağmur bulutu ve bir çay fincanı; "so" söylendiğinde ok buluttan fincana, "because" söylendiğinde fincandan buluta doğru döner.
  • Türkçe köprüsü: "ıslak olduğu için" ifadesindeki "-dığı için" eki cümlenin başına, İngilizce "because" ise cümlenin ortasına yerleşir.
  • Türkçe bölümlerde ses Matilda. Edith keyifli ve biraz muzip, Tom heyecanlı ve sabırsız.
  • Kişiler kurgu; dükkân, düğün ve kasaba çizimdir.

Modül 2.6 — Hikâye Anlatmak

Hedef: Geçmişte olan bir olayı sırasıyla anlatır.