İçeriğe geç

Ders EN2.29 · A2 · Modül 2.5

Doktorda: vücut ve şikâyet anlatmak

1.225 kelime · yaklaşık 6 dakika okuma · seslendirme 8 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Vücut: head, eye, ear, throat, tooth/teeth, neck, shoulder, chest, back, stomach, arm, hand, leg, knee, foot/feet.
  2. Hurt: My knee hurts; My feet hurt; It hurts when I…
  3. -ache: I've got a headache; toothache, stomachache, backache, earache İngiltere'de çoğu zaman "a" olmadan; boğaz için a sore throat.
  4. Diğer: a cold, a cough, a temperature; I feel tired / dizzy; İngiltere'de I feel sick = midem bulanıyor.
  5. Doktorun soruları: What seems to be the problem? Where does it hurt? How long have you had it? Is it sharp or dull?
  6. Türkçedeki "dizim ağrıyor" = My knee hurts; iyelik sözcüğü "my" atlanmaz, "headache" her zaman "a" ile gelir.

Merak sorusu

Perşembe sabahı Zeynep, Edith'in koluna girmiş, mahalledeki sağlık merkezinin kapısından giriyor. Resepsiyondaki görevli gülümsüyor: "Good morning. Do you have an appointment?" Edith başını sallıyor, sonra bekleme odasında Zeynep'e dönüp alçak sesle itiraf ediyor: "I can tell a story for hours, dear. But when a doctor asks me about pain, I forget every word."

Edith'in derdi çok tanıdık. Doktorun karşısında birkaç şeyi hızlı ve açık söylemek gerekir: ağrının yerini, süresini, nasıl bir ağrı olduğunu ve neyle kötüleştiğini. Türkçede bunu çoğu zaman tek bir kalıpla yaparız: "Dizim ağrıyor". İngilizce ise birkaç farklı kalıp kullanır ve bunların bazıları Türkçeden çok farklı kurulur. Bu ders vücudun bölümlerini ve doktorda şikâyet anlatmanın yollarını gösteriyor.

Anlatım

Vücudun bölümleri

Doktorda en sık geçen sözcüklerle başla. Baştan aşağı: "head" baş, "eye" göz, "ear" kulak, "throat" boğaz, "tooth" diş, çoğulu "teeth", "neck" boyun, "shoulder" omuz, "chest" göğüs, "back" sırt, "stomach" mide ya da karın, "arm" kol, "hand" el, "leg" bacak, "knee" diz, "foot" ayak, çoğulu "feet".

İngilizcede vücudun bölümlerinden söz ederken neredeyse her zaman bir iyelik sözcüğü kullanılır: "my knee", "her back", "his arm". Türkçedeki "-ım, -ın" eklerinin karşılığı bu sözcüklerdir ve atlanmaz.

Ağrıyı söylemek: hurt ve -ache

İlk yol "hurt" fiilidir: "My knee hurts" dizim ağrıyor, "My feet hurt" ayaklarım ağrıyor. Çoğul bir vücut bölümüyle fiil de çoğul olur. Bir hareketin ağrıttığını söylemek için "It hurts when…" kalıbı çok kullanışlıdır: "It hurts when I walk" yürüyünce ağrıyor, "It hurts when I climb the stairs" merdiven çıkınca ağrıyor.

İkinci yol, sonu "-ache" ile biten isimlerdir: "a headache" baş ağrısı, "a stomachache" karın ağrısı, "a toothache" diş ağrısı, "a backache" sırt ağrısı, "an earache" kulak ağrısı. Bunlar "have" ya da "have got" ile kullanılır: "I've got a headache". "Headache" her zaman "a" ister. Öbürlerinde İngiliz İngilizcesi "a" sözcüğünü sık sık düşürür: "I've got toothache"; Amerikan İngilizcesinde ise "a toothache" daha yaygındır. Boğaz için ise ayrı bir kalıp vardır: "I've got a sore throat" boğazım ağrıyor.

Diğer şikâyetler

Sık kullanılan başka kalıplar: "I've got a cold" soğuk algınlığım var, "I've got a cough" öksürüğüm var, "I've got a temperature" ateşim var. Amerikan İngilizcesinde ateş için "fever" daha sık duyulur. "I feel tired" yorgun hissediyorum, "I feel dizzy" başım dönüyor.

Bir tuzağa dikkat: İngiliz İngilizcesinde "I feel sick" çoğu zaman "midem bulanıyor" demektir. Genel olarak hasta olduğunu söylemek için "I'm ill" ya da "I'm not well" kullanılır. Amerikan İngilizcesinde ise "I'm sick" genel olarak hastayım anlamına gelir.

Doktorun soruları

Doktor genellikle şu sorularla başlar: "What's the problem?" ya da daha nazik biçimiyle "What seems to be the problem?" Sonra ağrının yerini sorar: "Where does it hurt?" Süreyi sormak için present perfect gelir: "How long have you had this pain?" Cevap, bu modülden önce öğrendiğin kalıplarla verilir: "For about two weeks" ya da "Since last Monday".

Son olarak ağrının türünü ve düzenini sorabilir: "Is it a sharp pain or a dull pain?" keskin mi, künt mü? "Is it worse at night?" gece daha mı kötü? "Does it hurt all the time?" sürekli mi ağrıyor?

Türkçe köprüsü

Türkçede şikâyetin temel kalıbı "vücut bölümü + ağrıyor" biçimindedir: "Başım ağrıyor", "Dişim ağrıyor", "Dizim ağrıyor". İngilizcede bunun iki karşılığı var. "Hurt" ile kurulan cümle Türkçeye çok benzer: "My knee hurts". "-ache" ile kurulan cümle ise ağrıyı bir isme çevirir ve "have" ile sahiplenir: "I've got a headache", sözcük sözcük "bir baş ağrım var".

Hangi kalıbın seçileceği çoğu zaman vücudun bölümüne bağlıdır. "Headache", "toothache", "stomachache", "backache" ve "earache" çok yerleşiktir. Diz, omuz, ayak ve kol için ise "-ache" kullanılmaz; "hurt" gelir: "My shoulder hurts", "kneeache" değil.

Bir de iyelik farkı var. Türkçede iyelik eki sözcüğün sonuna yapışır ve kulağa doğal gelir: "dizim". İngilizcede ise "my" ayrı bir sözcüktür ve Türkçe konuşanlar onu kolayca unutabilir: "Knee hurts" ya da "The knee hurts" eksik duyulur. Doğrusu "My knee hurts" olur.

Gerçek hayattan örnekler

Doktor Edith'i içeri çağırıyor. Zeynep yanında, gerekince yardım ediyor.

Edith dört bilgiyi sırayla verdi: yer, ağrının türü, ne zaman kötüleştiği ve süresi. Son cümlede "It hurts when…" kalıbı, ağrıyı bir harekete bağladı.

Doktor dizi muayene ediyor ve birkaç tavsiye veriyor.

Doktorun cümlelerinde bir önceki dersin "should" kalıbı yeniden karşına çıktı. Eve dönerken Zeynep gülüyor: "No more shopping bags for you. That's my job now!"

Sık yapılan hata

Yaygın yanlış✗ "I have headache." ✓ "I have a headache." ya da "I've got a headache." "Headache" sayılabilen bir isimdir ve tekil kullanıldığında önüne her zaman "a" gelir.
Doğrusu

Hata, Türkçedeki "başım ağrıyor" kalıbında bir artikel bulunmamasından ve bu kalıbı isimle kurarken de artikeli atlamaktan gelir.

İyelik atlanması da sık görülür: "The head hurts" ya da "Head hurts". İngilizcede kişinin kendi vücudundan söz ederken "my, your, his, her" kullanılır: "My head hurts". Ayrıca "I feel sick" İngiltere'de çoğu zaman bulantıyı anlatır; genel hastalık için "I'm not well" daha güvenlidir.

Mini alıştırma

  1. "Boğazım ağrıyor" cümlesini İngilizceye çevir.
  2. "Yürüyünce sırtım ağrıyor" nasıl söylenir?
  3. "I have headache" cümlesini düzelt.
  4. Doktor "How long have you had this cough?" diye soruyor. "Geçen cumadan beri" diye cevap ver.
  5. İngiltere'de "I feel sick" diyen biri büyük olasılıkla ne anlatıyor?

Cevaplar

  1. "I've got a sore throat."
  2. "My back hurts when I walk." ya da "It hurts when I walk."
  3. "I have a headache." ya da "I've got a headache."
  4. "Since last Friday."
  5. Midesinin bulandığını.

Sesli tekrar görevi

Ardından doktor rolüne geç ve kendine dört soru sor: "What seems to be the problem?", "Where does it hurt?", "How long have you had it?", "Is it worse at night?". Cevaplarını ver ve "should" ile iki tavsiye ekle. Kaydını dinlerken vücut bölümlerinin önünde "my" kullandığından ve "headache" sözcüğünün önüne "a" koyduğundan emin ol.

Özet kartı

  1. Vücut: head, eye, ear, throat, tooth/teeth, neck, shoulder, chest, back, stomach, arm, hand, leg, knee, foot/feet.
  2. Hurt: My knee hurts; My feet hurt; It hurts when I…
  3. -ache: I've got a headache; toothache, stomachache, backache, earache İngiltere'de çoğu zaman "a" olmadan; boğaz için a sore throat.
  4. Diğer: a cold, a cough, a temperature; I feel tired / dizzy; İngiltere'de I feel sick = midem bulanıyor.
  5. Doktorun soruları: What seems to be the problem? Where does it hurt? How long have you had it? Is it sharp or dull?
  6. Türkçedeki "dizim ağrıyor" = My knee hurts; iyelik sözcüğü "my" atlanmaz, "headache" her zaman "a" ile gelir.

Sonraki derse köprü

Edith'in kapısının önünde Zeynep bir liste yazıyor: doktorun kuralları, Edith'in yapmaması gerekenler, yapmak zorunda olmadığı şeyler ve Zeynep'in kendi tavsiyeleri. Liste bitince fark ediyor: bu kâğıtta modülün bütün sözcükleri var, "must" ve "have to"dan "should"a kadar. Sıradaki tekrar dersinde kuralları, zorunlulukları, yasakları ve tavsiyeleri tek bir durumun içinde bir arada kullanacaksın.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

  • Açılış: bir mahalle sağlık merkezinin resepsiyonu; Edith, Zeynep'in koluna girmiş, yavaş adımlarla içeri giriyor. Bekleme odasında saat tıkırdıyor.
  • Vücut bölümü: sade bir insan silueti; her sözcük söylendiğinde ilgili bölge hafifçe parlar ve yanında İngilizce adı belirir.
  • İki kalıp: solda "My knee hurts" cümlesi silüetin dizine bir okla bağlanır; sağda "I've got a headache" cümlesinde "a headache" bir kutu içinde, bir nesne gibi görünür.
  • Doktorun soruları: dört soru kartı sırayla açılır: yer, süre, tür, zaman.
  • Türkçe anlatımda Matilda'nın sesi. Edith yavaş ve biraz çekingen, doktor sakin ve güven veren, Zeynep sıcak ve destekleyici.
  • Kişiler kurgu; sağlık merkezi çizimdir. Ders yalnızca dil öğretir; ağrı ve tavsiyeler genel örnektir, tıbbi yönlendirme değildir.

Modül 2.5 — Zorunluluk ve Tavsiye

Hedef: Kuralları anlatır, tavsiye verir.