Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Should + yalın fiil; "to" eklenmez, "he" ve "she" ile değişmez: You should rest, He should stretch.
- Olumsuz: shouldn't; soru: Should I…? What should I do?
- Yumuşatma: I think you should…, Maybe you should…
- Olumsuz tavsiye en doğal biçimde: I don't think you should…
- Güç ölçeği: should tavsiye < have to dış zorunluluk < must güçlü zorunluluk ya da ısrar.
- Türkçedeki "-malısın" tavsiyeyse should, kuralsa must / have to; "… sen iyi olur" = should.
Merak sorusu
Salı sabahı Ryan mutfağa ağır adımlarla giriyor ve kahve fincanını kaldırırken yüzünü buruşturuyor. Yüzme dersinden sonra omuzları tutulmuş. Zeynep kahvaltıdan başını kaldırıyor: "You should do some stretching before your next lesson." Sophie de ekliyor: "And you shouldn't swim for a whole hour in your first week!" Ryan iç çekiyor: "Okay, okay. What else should I do, doctors?"
Zeynep ile Sophie, Ryan'a bir kural koymadı; ona fikir verdi. İki önceki derste gördüğün "must" ve "have to" zorunluluk anlatıyordu; bu sabah kullanılan "should" ise bir tavsiye anlatıyor: bence böyle yapman iyi olur, ama karar senin. Türkçede tavsiyeyi de çoğu zaman "-malısın" ile söyleriz, ve bu yüzden İngilizcede "should" ile "must" kolayca karışır. Bu ders tavsiye vermenin ve istemenin yollarını anlatıyor.
Anlatım
Should: yalın fiille tavsiye
"Should" da "must" gibi bir yardımcı fiildir. Onu fiilin çıplak biçimi izler, araya "to" girmez; "he" ve "she" ile de biçimi değişmez: "You should stretch", "He should rest", "She should try the pool on Saturdays". Olumsuzu "should not", kısaca "shouldn't" olur: "You shouldn't swim for too long".
"Should" bir şeyin iyi, doğru ya da akıllıca olduğunu söyler, ama onu zorunlu kılmaz. Ryan esnemese de kimse onu cezalandırmaz; yalnızca omuzları biraz daha ağrıyabilir.
Tavsiye istemek: Should I…?
Soru kurmak için "should" özneden önce gelir: "Should I go to the lesson today?" bugün derse gitmeli miyim? Bir çözüm aramak için en sık kullanılan kalıp ise "What should I do?" ne yapmalıyım? Bu soru bir arkadaşa, bir öğretmene ya da bir eczacıya aynı rahatlıkla sorulabilir.
Cevaplar da "should" ile gelir: "Yes, you should. It's good for you." ya da "No, you shouldn't. You need a rest." Kısa cevaplarda fiil tekrarlanmaz.
Yumuşatmak: I think you should…
Tavsiyeyi daha nazik yapmak için başına "I think" eklenir: "I think you should rest today" bence bugün dinlenmelisin. Olumsuz bir tavsiyede İngilizce genellikle "think" fiilini olumsuz yapar: "I don't think you should swim today" bugün yüzmen bence doğru olmaz. "I think you shouldn't" de duyulur, ama "I don't think you should" daha doğal ve daha yumuşaktır.
"Maybe" da tavsiyeyi yumuşatır: "Maybe you should try a gentler class." Belki daha hafif bir derse gitmelisin.
Güç ölçeği: should, have to, must
Üç kalıbı bir ölçekte düşün. "Should" bir tavsiyedir: yaparsan iyi olur. "Have to" bir kuraldan, bir işten ya da bir takvimden doğan zorunluluktur. "Must" ise güçlü bir zorunluluk ya da konuşanın ısrarıdır: mutlaka yap. Bir arkadaşa tavsiye verirken "must" kullanmak, çoğu durumda buyurgan duyulur; "should" ise dostça bir öneri gibi duyulur.
Türkçe köprüsü
Türkçedeki "-malı / -meli" eki hem zorunluluk hem tavsiye anlatır. "Bu formu imzalamalısın" bir kural olabilir; "Biraz dinlenmelisin" ise bir tavsiyedir. Türkçede farkı bağlam ve ses tonu taşır. İngilizce ise farkı sözcükle gösterir: kural için "must" ya da "have to", tavsiye için "should".
Türkçede tavsiye için başka yumuşak kalıplar da var ve bunlar "should" ile çok iyi örtüşür. "Dinlensen iyi olur", "Bence doktora gitmelisin", "Bir dahaki sefere esnesene" gibi cümlelerin hepsi İngilizcede "should" ile kurulabilir: "You should rest", "I think you should see a doctor", "You should stretch next time".
Olumsuz tavsiyede ise bir sıra farkı var. Türkçede "Bence gitmemelisin" deriz; olumsuzluk fiildedir. İngilizcede bunun en doğal karşılığı "I don't think you should go" olur; olumsuzluk "think" fiiline taşınır. Türkçedeki diziliş kelime kelime aktarılırsa "I think you shouldn't go" çıkar: yanlış değildir, ama daha sert duyulur.
Gerçek hayattan örnekler
Öğle arasında Zeynep, Daniel'e yazıyor. Daniel Türkçe sınavına hazırlanıyor ve tavsiye istemiş.
Zeynep iki olumlu tavsiyeyi "should" ile, bir olumsuz tavsiyeyi "I don't think you should" ile verdi. Son cümlede kendi fikrini açıkça söyledi, ama hiçbir şeyi zorunlu kılmadı.
Akşam Ryan eczaneye uğruyor ve eczacıya soruyor.
Ryan tavsiyeyi "What should I do?" ile istedi; eczacı da üç tavsiyeyi "should" ve "shouldn't" ile sıraladı.
Sık yapılan hata
Yaygın yanlış✗ "You should to rest." ✓ "You should rest." "Should" bir yardımcı fiildir ve "must" gibi arkasından "to" almaz.
Hata, sık kullanılan "have to" ve "want to" kalıplarındaki "to" sözcüğünü her yardımcı fiile taşımaktan gelir.
Bir de ton hatası sık görülür: bir arkadaşa "You must rest!" demek, bazı durumlarda sevgi dolu bir ısrar olabilir, ama çoğu zaman bir emir gibi duyulur. Dostça bir öneri için "You should rest" ya da "I think you should rest" daha doğaldır. Hata, Türkçedeki tek "-malısın" ekini her durumda "must" ile karşılamaktan gelir.
Mini alıştırma
- "Daha erken yatmalısın" tavsiyesini İngilizce kur.
- "Ne yapmalıyım?" sorusunu İngilizceye çevir.
- "He should goes to bed early" cümlesini düzelt.
- "Bence bu akşam dışarı çıkmamalısın" cümlesini en doğal biçimde İngilizceye çevir.
- Bir arkadaşa tavsiye verirken "must" yerine neden çoğu zaman "should" tercih edilir?
Cevaplar
- "You should go to bed earlier."
- "What should I do?"
- "He should go to bed early."
- "I don't think you should go out tonight."
- "Must" bir zorunluluk ya da emir gibi duyulabilir; "should" dostça bir öneri tonundadır.
Sesli tekrar görevi
Ardından kendi hayatından bir sorun düşün ve iki kez tavsiye iste: bir kez "What should I do?" ile, bir kez "Should I…?" ile. Kendi sorularını kendin cevapla. Kaydını dinlerken "should" sonrasında "to" kullanmadığından ve tavsiyelerde "must" yerine "should" seçtiğinden emin ol.
Özet kartı
- Should + yalın fiil; "to" eklenmez, "he" ve "she" ile değişmez: You should rest, He should stretch.
- Olumsuz: shouldn't; soru: Should I…? What should I do?
- Yumuşatma: I think you should…, Maybe you should…
- Olumsuz tavsiye en doğal biçimde: I don't think you should…
- Güç ölçeği: should tavsiye < have to dış zorunluluk < must güçlü zorunluluk ya da ısrar.
- Türkçedeki "-malısın" tavsiyeyse should, kuralsa must / have to; "… sen iyi olur" = should.
Sonraki derse köprü
Aynı hafta Edith'in dizi yine ağrıyor ve Zeynep onunla birlikte doktora gidiyor. Bekleme odasında Edith fısıldıyor: "You'll have to help me, dear. I never know how to explain my pain." Doktora nerenin ağrıdığını, ne zamandır ağrıdığını ve nasıl bir ağrı olduğunu anlatmak için vücudun bölümlerine ve şikâyet cümlelerine ihtiyaç var. Sıradaki derste doktorda vücudu ve şikâyetleri anlatmayı öğreneceksin.