Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Present perfect, geçmişte başlayıp bugün süren durumu anlatır: I've lived here since 1971.
- For + süre: for three months, for two years, for ages.
- Since + başlangıç noktası: since 1971, since Monday, since I was a child.
- Süre sorusu: How long have you…?
- Bitmiş dönem: geçmiş zaman + for: I lived in İzmir for twenty-six years.
- Türkçedeki "iki yıldır yaşıyorum" İngilizcede present perfect olur: I've lived … for two years; "-dır" çoğu zaman for, "-dan beri" çoğu zaman since.
Merak sorusu
Edith'in salonunda, şöminenin üstünde siyah beyaz bir fotoğraf asılı: kapının önünde genç bir kadın, elinde bir anahtar. Zeynep fotoğrafa yaklaşıyor. Edith gururla açıklıyor: "That's me, on our first day here. I've lived in this house since 1971. That's more than fifty years!" Sonra parmaklarıyla sayıp ekliyor: "So I've lived here for more than fifty years."
Edith aynı gerçeği iki biçimde söyledi. Birinde başlangıç noktasını verdi: "since 1971". Ötekinde geçen sürenin uzunluğunu verdi: "for more than fifty years". İki cümlede de fiil present perfect idi, çünkü Edith'in bu evde yaşaması geçmişte başladı ve bugün hâlâ sürüyor. Türkçede ikisini de "-dır" ya da "-dan beri" ile anlatırız. İngilizce ise süre ile başlangıç noktasını iki ayrı sözcükle ayırır. Bu ders "for" ve "since" arasındaki seçimi anlatıyor.
Anlatım
Geçmişte başlayan, bugün süren durum
Present perfect'in deneyim anlatmaktan başka önemli bir işi daha vardır: geçmişte başlayıp bugüne kadar süren bir durumu anlatmak. "I've lived in this house since 1971" cümlesi iki şey söyler: yaşamak 1971'de başladı ve şu anda da devam ediyor.
Bu kullanımda sık görülen fiiller, bir durumu anlatan fiillerdir: "live" yaşamak, "know" tanımak, "have" sahip olmak, "work" çalışmak. "I've known Sophie", "We've had this sofa", "He has worked here" gibi cümleler, süren bir hâli anlatır.
For: ne kadar süredir
"For" bir sürenin uzunluğunu verir: "for three months" üç aydır, "for two years" iki yıldır, "for a long time" uzun zamandır, "for ages" çok uzun zamandır. Arkasından saat, gün, hafta, ay ya da yıl sayısı gelir.
Süreyi sormak için "How long…?" kalıbı kullanılır: "How long have you lived in London?" ne zamandır Londra'da yaşıyorsun? Cevap çoğu zaman "for" ile gelir: "For two years."
Since: ne zamandan beri
"Since" başlangıç noktasını verir, yani saati, günü, tarihi ya da bir olayı: "since 1971", "since Monday", "since nine o'clock", "since last summer", "since my birthday". Sayı yerine takvimde ya da saatte bir nokta gelir.
"Since" arkasından geçmiş zamanlı bir cümle de alabilir: "I've known Tom since he was born" Tom'u doğduğundan beri tanıyorum, "She has worked there since she finished school" okulu bitirdiğinden beri orada çalışıyor. Ana cümle present perfect, "since" sonrası geçmiş zaman olur.
For ile geçmiş zaman
"For" yalnızca present perfect ile kullanılmaz. Bitmiş bir süre için geçmiş zamanla da gelir: "I lived in İzmir for twenty-six years" İzmir'de yirmi altı yıl yaşadım. Bu cümlede İzmir'de yaşamak artık sürmüyor. Fark fiilin zamanındadır: "I've lived" bugün de süren, "I lived" bitmiş bir dönemi anlatır.
Türkçe köprüsü
Türkçede süren bir durumu çoğu zaman şimdiki zamanla anlatırız: "İki yıldır Londra'da yaşıyorum", "Sophie'yi geçen yıldan beri tanıyorum". Fiil "yaşıyorum", "tanıyorum" gibi şimdiki zamandadır. İngilizce bu durumda şimdiki zamanı değil, present perfect'i kullanır: "I've lived in London for two years". Türkçedeki "yaşıyorum" sözcüğünü "I'm living" ya da "I live" ile karşılamak, en sık görülen hatanın kaynağıdır.
"For" ve "since" ayrımı ise Türkçenin ekleriyle oldukça iyi örtüşür. "-dır" eki çoğu zaman süreyle gelir: "iki yıldır", "üç aydır", yani "for". "-dan beri" çoğu zaman başlangıç noktasıyla gelir: "1971'den beri", "pazartesiden beri", yani "since". Emin olamadığında kendine sor: elimde bir süre mi var, yoksa takvimde bir nokta mı?
Yine de iki dil tam örtüşmez. Türkçede "iki yıldan beri" de denir ve bu, sayıyla gelen bir "-dan beri"dir. İngilizcede ise sayı ile ölçülen süre her zaman "for" alır: "for two years", "since two years" değil.
Gerçek hayattan örnekler
Edith, Zeynep'e çay koyarken merakla sorular soruyor.
Zeynep üç cümlede üç farklı zaman bilgisi verdi: bir süre, bir olay ve bir mevsim. "For two years" bir uzunluk, "since I arrived" ve "since last spring" birer başlangıç noktası.
Eve dönünce Zeynep, Edith'ten öğrendiklerini Daniel'e yazıyor.
Mesajda "for" iki kez bir uzunluk, "since" bir kez bir yıl verdi. Üç cümlede de fiil present perfect idi, çünkü üç durum da bugün sürüyor.
Sık yapılan hata
Yaygın yanlış✗ "I live in London since two years." ✓ "I've lived in London for two years." Bu cümlede iki hata birden var.
Süren bir durum için present perfect gerekir, şimdiki zaman değil. Sayıyla ölçülen bir süre için de "for" gerekir, "since" değil. Hata, Türkçedeki "iki yıldan beri yaşıyorum" cümlesini kelime kelime taşımaktan gelir.
"For" ile "ago" da sık karışır: "I've lived here for two years" iki yıldır burada yaşıyorum, ama "I came here two years ago" iki yıl önce buraya geldim. "Ago" geçmişte bir nokta verir ve geçmiş zamanla gelir; "for" bir süre verir.
Mini alıştırma
- "Üç aydır bu dairede yaşıyorum" cümlesini İngilizceye çevir.
- "Monday" sözcüğünden önce "for" mu, "since" mi gelir?
- "How long have you known Daniel?" sorusuna "for" ile bir cevap ver.
- "I know her since 2020" cümlesini düzelt.
- "I lived in Ankara for ten years" cümlesine göre bu kişi bugün Ankara'da yaşıyor mu?
Cevaplar
- "I've lived in this flat for three months."
- "Since": "since Monday", çünkü pazartesi bir başlangıç noktası.
- "For a year." ya da "I've known him for a year."
- "I've known her since 2020."
- Hayır: geçmiş zaman bitmiş bir dönemi anlatıyor.
Sesli tekrar görevi
Ardından "How long have you…?" kalıbıyla kendine iki soru yönelt ve cevapla. Son olarak artık sürmeyen bir dönemi geçmiş zaman ve "for" ile anlat: "I lived with my parents for twenty years". Kaydını dinlerken süren durumlarda şimdiki zamanı değil, present perfect'i kullandığından emin ol.
Özet kartı
- Present perfect, geçmişte başlayıp bugün süren durumu anlatır: I've lived here since 1971.
- For + süre: for three months, for two years, for ages.
- Since + başlangıç noktası: since 1971, since Monday, since I was a child.
- Süre sorusu: How long have you…?
- Bitmiş dönem: geçmiş zaman + for: I lived in İzmir for twenty-six years.
- Türkçedeki "iki yıldır yaşıyorum" İngilizcede present perfect olur: I've lived … for two years; "-dır" çoğu zaman for, "-dan beri" çoğu zaman since.
Sonraki derse köprü
Zeynep akşam defterine iki cümle yazıyor: "I've lived in London for two years" ve "I lived in İzmir for twenty-six years". İkisini de Türkçeye çevirince bir tuhaflık fark ediyor: ilki "yaşıyorum", ikincisi "yaşadım" oluyor, oysa İngilizcede ikisi de geçmişe benziyor. Türkçede present perfect diye ayrı bir zaman neden yok, ve İngilizce bu zamanı geçmiş zamandan neyle ayırıyor? Sıradaki Türkçe köprüsü dersinde present perfect ile past simple farkını iki dilin gözünden inceleyeceksin.