Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Present perfect = have / has + üçüncü hâl: I have made, she has made.
- Kısaltmalar: I've, you've, she's; "she's" + üçüncü hâl = she has.
- Düzenli fiilde üçüncü hâl "-ed"; düzensizde bazen geçmişle aynı, bazen farklı: made, eaten, seen.
- Deneyim sorusu: Have you ever…? Has she ever…?
- Kısa cevap: Yes, I have. / No, I haven't. Üçüncü hâl tekrarlanmaz.
- Türkçedeki "Hiç … yaptın mı?" sorusu tarihsiz bir deneyim soruyorsa İngilizcede present perfect olur.
Merak sorusu
Edith mutfak dolabından tozlu bir defter çıkarıyor: yıllardır biriktirdiği tarifler. Sayfaları çevirirken Zeynep'e bakıyor: "Have you ever made your own jam, dear?" Zeynep dürüstçe cevap veriyor: "No, I haven't. But my grandmother makes fig jam every summer." Edith sevinçle defteri açık bırakıyor: "Then today is your first time!"
Edith'in sorusunda ne "yesterday" vardı, ne "last summer". Zeynep'in hayatının herhangi bir anını soruyordu: doğduğundan bugüne kadar, bir kez bile olsa, bu işi yaptın mı? İngilizce böyle bir soruyu geçmiş zamanla değil, "present perfect" adı verilen bir yapıyla kurar. Bu ders o yapının nasıl kurulduğunu ve deneyimleri anlatmak için nasıl kullanıldığını gösteriyor.
Anlatım
Yapı: have ya da has, sonra üçüncü hâl
Present perfect iki parçadan oluşur. Birinci parça "have" ya da "has" yardımcı fiilidir: "I, you, we, they" ile "have", "he, she, it" ile "has". İkinci parça fiilin üçüncü hâlidir, İngilizce adıyla "past participle": "I have made jam", "She has made jam".
Konuşmada yardımcı fiil kısalır: "I've", "you've", "we've", "they've", "he's", "she's". Burada küçük bir dikkat gerekir: "she's" hem "she is" hem "she has" olabilir. Arkasından bir üçüncü hâl geliyorsa, "has" demektir: "She's made jam" onun reçel yapmışlığı var; "She's happy" ise "she is".
Üçüncü hâl: düzenli ve düzensiz fiiller
Düzenli fiillerde üçüncü hâl, geçmiş hâl ile aynıdır: "-ed" eklenir. "Cook, cooked, cooked", "visit, visited, visited", "try, tried, tried". Yani "-ed" ekini zaten biliyorsun; aynı biçim burada da çalışır.
Düzensiz fiillerin bazılarında üçüncü hâl geçmişle aynıdır: "make, made, made", "buy, bought, bought", "find, found, found". Bazılarında ise yeni bir biçim çıkar: "eat, ate, eaten", "see, saw, seen", "do, did, done", "write, wrote, written", "ride, rode, ridden". Düzensiz fiil listesini öğrenirken artık üç sütun ezberle: şimdiki, geçmiş, üçüncü hâl.
Deneyim sorusu: Have you ever…?
Deneyim sormanın en yaygın kalıbı "Have you ever…?" sorusudur: "Have you ever made marmalade?", "Have you ever ridden a horse?". "Ever", Türkçedeki "hiç" sözcüğünün sorudaki karşılığıdır ve "hayatının herhangi bir anında" anlamı taşır. Üçüncü tekil kişide "has" gelir: "Has Sophie ever visited İzmir?".
Soruda sıra değişir: önce "have" ya da "has", sonra özne, sonra "ever", en sonda üçüncü hâl. Olumsuzda "not" yardımcı fiile eklenir: "I haven't made jam", "He hasn't tried Turkish coffee".
Kısa cevaplar
"Have you ever…?" sorusuna tek sözcükle "Yes" ya da "No" demek kaba değildir, ama kısa cevap daha doğal duyulur: "Yes, I have." "No, I haven't." Üçüncü tekil kişide yine "has": "Yes, she has." "No, he hasn't." Kısa cevapta üçüncü hâl tekrarlanmaz; "Yes, I have made" denmez.
Türkçe köprüsü
Türkçede deneyim sorusu çoğu zaman bildiğimiz geçmiş zamanla sorulur: "Hiç reçel yaptın mı?", "Hiç ata bindin mi?". Aynı ek, dün olan bir olayı anlatırken de kullanılır: "Dün reçel yaptın mı?". Türkçede iki soru arasındaki farkı "hiç" sözcüğü taşır; fiil aynı kalır.
İngilizce ise bu iki soruyu iki farklı yapıyla kurar. Zamanı belli bir olay için geçmiş zaman gelir: "Did you make jam yesterday?". Zamanı belirsiz, hayatın bütününe yayılan bir deneyim için present perfect gelir: "Have you ever made any jam?". İki dilin bu noktada ayrıldığını ilerideki bir Türkçe köprüsü dersinde ayrıntılı işleyeceğiz; şimdilik tek bir ipucu yeter: soruda "hiç" varsa ve bir tarih yoksa, "Have you ever…?" kalıbını dene.
Türkçenin "-mış" eki de bazen deneyim anlatır: "Ben bu şehri görmüşüm", "Bu reçelden yemişliğim var". Bu kullanımlar present perfect'in havasına yakındır, ama birebir karşılık sayılmaz. Güvenli yol, anlamı düşünmektir: tarih yok, bugüne kadarki hayat var.
Gerçek hayattan örnekler
Reçel kaynarken Edith ve Zeynep birbirlerine sorular soruyor.
Edith'in cevabında "twice" iki kez sözcüğü tarih vermeden bir sayı verdi. Present perfect deneyimin kaç kez yaşandığını söyleyebilir, ama ne zaman yaşandığını söylemez.
O akşam Daniel'in telefonuna Zeynep'ten bir mesaj düşüyor.
Mesajda üç present perfect cümlesi var ve hiçbirinde bir saat ya da gün yok. Zeynep yalnızca yeni bir deneyimi paylaşıyor ve Daniel'in deneyimini soruyor.
Sık yapılan hata
Yaygın yanlış✗ "Have you ever make bread?" ✓ "Have you ever made bread?" "Have" yardımcı fiilinden sonra fiilin üçüncü hâli gelir, yalın hâli değil.
Hata, "Do you…?" sorusundaki yalın fiil düzenini "Have you…?" sorusuna taşımaktan gelir.
Düzensiz fiillerde de sık bir kayma var: "I've ate" ya da "Have you ever saw…?". Geçmiş hâl ile üçüncü hâl bazı fiillerde farklıdır: "I've eaten", "Have you ever seen…?". Üç sütunu birlikte ezberlemek bu hatayı önler.
Mini alıştırma
- "Hiç ata bindin mi?" sorusunu İngilizce kur.
- "She has visited London" cümlesindeki "has" neden "have" değil?
- "Have you ever tried Turkish coffee?" sorusuna olumsuz kısa bir cevap ver.
- "eat" fiilinin üçüncü hâli nedir?
- "I've never saw the sea" cümlesini düzelt.
Cevaplar
- "Have you ever ridden a horse?"
- Özne "she", yani üçüncü tekil kişi; üçüncü tekil kişide "has" kullanılır.
- "No, I haven't."
- "Eaten."
- "I've never seen the sea."
Sesli tekrar görevi
Ardından kendi hayatından iki deneyimi tam cümleyle anlat: "I've visited Cappadocia", "I've cooked for twenty people". Kaydını dinlerken her "have" ve "has" sonrasında fiilin üçüncü hâlini kullandığından ve cümlelere bir tarih eklemediğinden emin ol.
Özet kartı
- Present perfect = have / has + üçüncü hâl: I have made, she has made.
- Kısaltmalar: I've, you've, she's; "she's" + üçüncü hâl = she has.
- Düzenli fiilde üçüncü hâl "-ed"; düzensizde bazen geçmişle aynı, bazen farklı: made, eaten, seen.
- Deneyim sorusu: Have you ever…? Has she ever…?
- Kısa cevap: Yes, I have. / No, I haven't. Üçüncü hâl tekrarlanmaz.
- Türkçedeki "Hiç … yaptın mı?" sorusu tarihsiz bir deneyim soruyorsa İngilizcede present perfect olur.
Sonraki derse köprü
Reçel kavanozları soğurken Edith, Zeynep'e soruyor: "Have you put the labels on yet?" Zeynep gülüyor: "Yes, I've already done it. I've just finished!" Bu iki cümlede dört küçük sözcük dolaşıyor, ve Edith'in ilk sorusundaki "ever" da onların akrabası. Bu sözcükler present perfect'e "henüz", "çoktan", "az önce" ve "hiç" gibi anlam tonları ekler. Sıradaki derste "ever", "never", "already", "yet" ve "just" sözcüklerini öğreneceksin.