Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- A few + sayılabilen çoğul: birkaç, yeterli: a few pieces, a few friends.
- A little + sayılamayan: biraz, yeterli: a little syrup, a little time.
- Few / little ("a" olmadan): pek az, yetersiz, olumsuz duygu: few people came, little hope.
- Günlük konuşmada olumsuz anlam için sık sık not many / not much.
- Only a few, only a little; quite a few = epey çok; a little tired = biraz yorgun.
- Türkçedeki "birkaç / biraz" = a few / a little; "az / pek az" = few / little; "birkaç" sonrası İngilizcede isim çoğul olur.
Merak sorusu
Akşam Ryan eve dönüyor ve mutfaktaki baklava tepsisini görünce gözleri parlıyor. Sophie gülüyor: "Don't worry, we saved a few pieces for you." Ryan sevinçle bir dilim alıyor. Ama Zeynep tepsiye bakıp başka bir şey söylüyor: "Hmm, there are few pieces left. We ate too many!"
İki cümlede de tepside az sayıda dilim vardı. Ama Sophie'nin sözü iyi bir haberdi: "birkaç tane var, merak etme." Zeynep'in sözü ise bir yakınmaydı: "pek az kalmış." Aradaki tek fark, küçük bir "a" sözcüğüydü. İngilizcede başında "a" bulunan "a few" ile "a little" yeterli, olumlu bir miktarı; "few" ve "little" ise yetersiz, olumsuz bir miktarı anlatır. Türkçe bu farkı aslında iyi bilir, sadece başka sözcüklerle yapar. Bu ders o farkı anlatıyor.
Anlatım
Birkaç ve biraz: a few, a little
"A few" sayılabilen çoğul isimlerle kullanılır ve "birkaç" demektir: "a few pieces" birkaç dilim, "a few friends" birkaç arkadaş, "a few minutes" birkaç dakika. "A little" sayılamayan isimlerle kullanılır ve "biraz" demektir: "a little syrup" biraz şerbet, "a little time" biraz zaman, "a little money" biraz para.
İkisi de olumlu bir duygu taşır: miktar az ama yeterli, iş görüyor. "I have a few friends in London" dediğinde, Londra'da yalnız olmadığını söylersin. "We have a little time" dediğinde, bir şey yapmaya vakit olduğunu söylersin.
Few ve little: az, pek az
"A" düştüğünde anlam değişir. "Few" sayılabilen çoğul isimlerle, "little" sayılamayan isimlerle kullanılır ve "az, pek az, neredeyse hiç" anlamına gelir: "few pieces" pek az dilim, "little time" çok az zaman. Bu kez duygu olumsuzdur: miktar yetmiyor, bir eksiklik ya da hayal kırıklığı var.
"Few people came to the party" dediğinde, partiye beklenenden az kişinin geldiğini, bunun üzücü olduğunu söylersin. "There's little hope" dediğinde, umudun neredeyse kalmadığını söylersin.
Günlük konuşmada
"Few" ve "little" tek başlarına kullanıldıklarında kulağa biraz resmî ve yazı diline yakın gelir. Günlük konuşmada aynı olumsuz anlam için çoğu zaman "not many" ve "not much" tercih edilir: "There aren't many pieces left", "There isn't much syrup". Anlam aynıdır, ama ton daha doğaldır.
"Only" sözcüğü de sık kullanılır ve "a" ile birlikte gelir: "only a few pieces" yalnızca birkaç dilim, "only a little money" yalnızca biraz para. Burada "a" dursa bile "only" miktarın az olduğunu vurgular.
İki ek kullanım
"Quite a few" şaşırtıcı biçimde "epey çok" demektir: "Quite a few people came" epey kalabalık geldi. "A little" ayrıca bir sıfatın önünde "biraz" anlamında kullanılır: "I'm a little tired" biraz yorgunum, "It's a little expensive" biraz pahalı. Bu kullanım, günlük konuşmadaki "a bit" ile aynı anlamdadır.
Türkçe köprüsü
Türkçe, "a few" ile "few" arasındaki farkı başka sözcüklerle zaten yapar. "Birkaç dilim var" olumlu bir cümledir; "pek az dilim var" ya da "az dilim kaldı" ise olumsuz bir tondadır. Aynı şekilde "biraz zamanım var" ile "az zamanım var" farklı duygular taşır: ilki "yeter" diye rahatlatır, ikincisi "yetmez" diye yakınır. İngilizcede bu fark, sözcüğün önündeki "a" ile gösterilir: "a little time" biraz zaman, "little time" az zaman.
Bu benzerlik güçlü bir ipucudur. Türkçede aklına "birkaç" ya da "biraz" geliyorsa, İngilizcede "a few" ya da "a little" kullan. Aklına "az", "pek az", "çok az" geliyorsa, "few" ya da "little", günlük konuşmada ise "not many" ya da "not much" kullan.
Türkçedeki "birkaç" sözcüğü de bir tuzak kurar: "birkaç dilim" derken isim tekil kalır. İngilizcede ise "a few" sonrasındaki isim her zaman çoğuldur: "a few pieces", "a few days". "A few piece" demek, Türkçedeki tekil kullanımı taşımaktan gelir. "A little" ise sayılamayan isimlerle geldiği için çoğul sorunu taşımaz: "a little sugar".
Gerçek hayattan örnekler
Ryan ikinci dilimi alırken Zeynep'e soruyor.
Zeynep önce iki olumsuz miktar söyledi: "little patience", "very little time". Sonra olumlu bir teklifle bitirdi: "a few easy recipes". Aynı cümlede iki duygu, "a" ile ayrıldı.
Ertesi gün Sophie iş yerindeki bir toplantıyı anlatıyor.
"Few people" bir hayal kırıklığı, "quite a few people" ise bir kalabalık anlattı. Aradaki fark yine küçük sözcüklerdeydi.
Sık yapılan hata
Yaygın yanlış✗ "I have few friends here, so I'm happy." ✓ "I have a few friends here, so I'm happy." Olumlu, yeterli bir miktar için "a few" gerekir; "few" yalnızlık ve eksiklik anlatır.
Hata, "a" sözcüğünü önemsiz bir süs sanmaktan ve Türkçedeki "birkaç" ile "pek az" farkını İngilizceye taşımamaktan gelir.
İki kalıbın isim türü de karışabilir: "a few water" ya da "a little friends". "A few" yalnızca sayılabilen çoğul isimlerle, "a little" yalnızca sayılamayan isimlerle kullanılır: "a little water", "a few friends".
Mini alıştırma
- "Londra'da birkaç tanıdığım var" nasıl söylenir?
- "We have little time" cümlesi olumlu mu, olumsuz mu bir duygu taşır?
- "Biraz şeker" İngilizcede nasıl söylenir?
- "There are a little apples" cümlesini düzelt.
- "Quite a few people came" cümlesi ne anlama gelir?
Cevaplar
- "I know a few people in London."
- Olumsuz: zamanımız pek az, yetmiyor.
- "A little sugar."
- "There are a few apples."
- Epey kalabalık geldi; oldukça çok kişi geldi.
Sesli tekrar görevi
Ardından "only a few" ve "quite a few" ile birer cümle ekle ve bir sıfatı "a little" ile yumuşat: "I'm a little tired today". Kaydını dinlerken her "a few" sonrasındaki ismin çoğul olduğundan ve "a" sözcüğünü hangi cümlede kullandığını bilerek seçtiğinden emin ol.
Özet kartı
- A few + sayılabilen çoğul: birkaç, yeterli: a few pieces, a few friends.
- A little + sayılamayan: biraz, yeterli: a little syrup, a little time.
- Few / little ("a" olmadan): pek az, yetersiz, olumsuz duygu: few people came, little hope.
- Günlük konuşmada olumsuz anlam için sık sık not many / not much.
- Only a few, only a little; quite a few = epey çok; a little tired = biraz yorgun.
- Türkçedeki "birkaç / biraz" = a few / a little; "az / pek az" = few / little; "birkaç" sonrası İngilizcede isim çoğul olur.
Sonraki derse köprü
Hafta sonu için iki seçenek var: Sophie sinemaya gitmek, Ryan pikniğe gitmek istiyor. Zeynep'e soruyorlar: "Which one do you want?" Zeynep gülümsüyor: "Both!" Sonra Ryan hava durumuna bakıyor: "Neither is a good idea, it's going to rain!" İki şeyin ikisini birden, ikisinden birini ya da hiçbirini anlatmak için İngilizcede küçük ve kullanışlı bir sözcük üçlüsü vardır. Sıradaki derste o üçlüyü öğreneceksin.