İçeriğe geç

Ders EN2.11 · A2 · Modül 2.2

Quickly, well, hard: zarflar

1.074 kelime · yaklaşık 5 dakika okuma · seslendirme 7 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Sıfat + -ly = zarf: slowly, quickly, carefully; -y → -ily: easily; -le → -ly: gently.
  2. Düzensiz: good → well; aynı kalanlar: fast, hard, late, early.
  3. Tuzaklar: hardly = neredeyse hiç, lately = son zamanlarda.
  4. Zarfın yeri: fiilin ya da nesnenin arkası: She speaks English well.
  5. Duyu fiilleri ve "be" sıfat ister: It smells good. You look tired.
  6. Türkçede "iyi", "hızlı" hem sıfat hem zarftır; İngilizcede "good / well", "quick / quickly" ayrılır; Türkçedeki "-ce" eki "-ly" gibi çalışır.

Merak sorusu

Babaanne mutfakta yufka açıyor. Oklava elinde bir sağa bir sola kayıyor, hamur incecik oluyor. Zeynep bu sahneyi videoya çekip Daniel'e gönderiyor ve altına yazıyor: "Look! She works very quick and she cooks very good!" Daniel'in cevabı sevimli ama öğretici: "Wow! She works very quickly and she cooks very well!"

Zeynep'in iki sözcüğü de doğru anlamdaydı ama yanlış biçimdeydi. "Quick" ve "good" sıfattır; bir ismi niteler: "a quick lunch", "a good cook". Bir eylemin nasıl yapıldığını anlatmak için ise İngilizce çoğu zaman sıfatı biçim değiştirmiş bir sözcüğe, yani zarfa çevirir: "quickly", "well". Türkçede ise çoğu zaman aynı sözcük iki işi de görür: "hızlı bir öğle yemeği" ve "hızlı çalışıyor". Bu ders, eylemi niteleyen zarfları anlatıyor.

Anlatım

Sıfattan zarfa: -ly

Zarfların çoğu, sıfata "-ly" eklenerek kurulur: "slow" → "slowly", "quick" → "quickly", "careful" → "carefully", "calm" → "calmly", "quiet" → "quietly". Sıfat ismi, zarf ise fiili niteler: "a slow walk" yavaş bir yürüyüş, "She walks slowly" yavaş yürüyor.

Yazımda birkaç küçük kural vardır. "-y" harfiyle biten sıfatlarda bu harf "i" olur, ardından "-ly" gelir: "easy" → "easily", "happy" → "happily". Sonu "-le" ile biten sıfatlarda "e" düşer ve yalnızca "y" eklenir: "gentle" → "gently", "terrible" → "terribly".

Düzensiz zarflar

Birkaç sık kullanılan zarf "-ly" almaz. En önemlisi "good" sıfatının zarfıdır: "well". "She's a good cook" iyi bir aşçı, "She cooks well" iyi yemek yapıyor. "She cooks good" günlük konuşmada bazen duyulsa da doğru biçim "well"dir.

Bazı sözcükler ise sıfat ve zarf olarak aynı kalır: "fast", "hard", "late", "early". "A fast car" hızlı bir araba, "She drives fast" hızlı sürüyor. "A hard job" zor bir iş, "She works hard" çok çalışıyor. "Fastly" diye bir sözcük yoktur.

İki tuzak: hardly ve lately

"Hard" sözcüğüne "-ly" eklendiğinde bambaşka bir sözcük ortaya çıkar: "hardly" neredeyse hiç demektir. "She works hard" çok çalışıyor, ama "She hardly works" neredeyse hiç çalışmıyor. Aynı şekilde "late" geç demektir: "I arrived late"; "lately" ise son zamanlarda demektir ve anlamı "recently" sözcüğüne yakındır. Bu iki sözcüğü görünce "hard" ve "late" sözcüklerinin zarfı sanmamak gerekir.

Zarfın yeri

Tarz bildiren zarflar genellikle fiilin arkasına, fiilin bir nesnesi varsa nesnenin arkasına gelir: "She speaks slowly", "She speaks English well", "He drives his car carefully". Zarf, fiil ile nesnesinin arasına girmez: "She speaks well English" yanlıştır.

Duyu fiilleriyle sıfat

Bir istisna vardır: "look", "feel", "smell", "taste", "sound" gibi duyu fiilleri ve "be" fiili, zarf değil sıfat ister. Çünkü burada bir eylemin nasıl yapıldığı değil, öznenin nasıl olduğu anlatılır: "It smells good" güzel kokuyor, "You look tired" yorgun görünüyorsun, "This tastes delicious" bu çok lezzetli. "It smells well" demek yanlıştır.

Türkçe köprüsü

Türkçede sıfat ve zarf çoğu zaman aynı sözcüktür. "Hızlı bir araba" ve "hızlı sürüyor", "güzel bir şarkı" ve "güzel söylüyor", "iyi bir aşçı" ve "iyi yemek yapıyor" cümlelerinde sözcük değişmez; işini cümledeki yeri belirler. İngilizce ise bu iki işi çoğu zaman iki ayrı biçimle yapar: "a quick car" ama "drives quickly", "a good cook" ama "cooks well". Türkçenin tek sözcüğü İngilizcede ikiye ayrılır.

Türkçenin de zarf yapan bir eki vardır: "-ce", "-ca". "Sakince", "dikkatlice", "yavaşça", "güzelce" sözcüklerinde bu ek, İngilizcedeki "-ly" ekine çok benzer bir iş görür: "calmly", "carefully", "slowly". Bu benzerlik bir ipucudur: Türkçede "-ce" ekini ekleyebildiğin bir sözcük, İngilizcede büyük olasılıkla "-ly" alır.

Zarfın cümledeki yeri de iki dilde değişir. Türkçede zarf fiilden önce gelir: "İngilizceyi iyi konuşur", "arabasını dikkatli sürer". İngilizcede zarf fiilin ve nesnenin arkasına geçer: "She speaks English well", "He drives his car carefully". Türkçedeki sırayı korumaya çalışınca "She well speaks English" ya da "She speaks well English" gibi yanlış diziler ortaya çıkar.

Gerçek hayattan örnekler

Yufkalar pişerken Zeynep, babaannesini Daniel'e biraz daha anlatıyor.

Zeynep'in anlatımında iki türlü zarf var: "-ly" alanlar, yani "slowly", "quietly", "loudly", ve değişmeyenler, yani "early", "hard". Her biri fiilin arkasında durdu.

Daniel videoyu izledikten sonra yorum yapıyor.

Daniel'in cümlelerinde "look" ve "smell" duyu fiilleri sıfatlarla geldi: "looks delicious", "smells good". Burada zarf kullanılmadı, çünkü böreğin nasıl olduğu anlatılıyordu.

Sık yapılan hata

Yaygın yanlış✗ "She speaks English very good." ✓ "She speaks English very well." Bir eylemin nasıl yapıldığını anlatırken "good" değil, zarfı "well" kullanılır.
Doğrusu

Hata, Türkçedeki "iyi" sözcüğünün hem sıfat hem zarf olarak aynı kalmasından gelir.

Duyu fiillerinde ters bir hata da yapılır: "The soup tastes deliciously" ya da "You look tiredly". "Look", "taste", "smell", "feel" ve "sound" bir durumu anlattığı için sıfat ister: "tastes delicious", "look tired".

Mini alıştırma

  1. "Careful", "easy" ve "gentle" sözcüklerinin zarf biçimleri nedir?
  2. "Good" sıfatının zarfı nedir?
  3. "She works hard" ile "She hardly works" arasındaki fark nedir?
  4. "He speaks well English" cümlesini düzelt.
  5. "Bu çorba çok güzel kokuyor" cümlesinde "good" mu, "well" mi kullanılır?

Cevaplar

  1. "Carefully", "easily" ve "gently".
  2. "Well."
  3. Birincisi çok çalışıyor, ikincisi neredeyse hiç çalışmıyor demektir.
  4. "He speaks English well."
  5. "Good": "This soup smells really good."

Sesli tekrar görevi

Ardından iki duyu fiiliyle sıfat kullan: "His food always smells good", "She looks happy today". Kaydını dinlerken her zarfın fiilin ya da nesnenin arkasında durduğundan, "good" ile "well" arasındaki seçimi doğru yaptığından emin ol.

Özet kartı

  1. Sıfat + -ly = zarf: slowly, quickly, carefully; -y → -ily: easily; -le → -ly: gently.
  2. Düzensiz: good → well; aynı kalanlar: fast, hard, late, early.
  3. Tuzaklar: hardly = neredeyse hiç, lately = son zamanlarda.
  4. Zarfın yeri: fiilin ya da nesnenin arkası: She speaks English well.
  5. Duyu fiilleri ve "be" sıfat ister: It smells good. You look tired.
  6. Türkçede "iyi", "hızlı" hem sıfat hem zarftır; İngilizcede "good / well", "quick / quickly" ayrılır; Türkçedeki "-ce" eki "-ly" gibi çalışır.

Sonraki derse köprü

Babaanne yufkayı açarken Zeynep yardım etmek istiyor ama oklavayı eline alınca hamur yırtılıyor. Babaannesi gülüyor: "Hamur fazla ince oldu, sen de fazla hızlı çalıştın!" Zeynep bunu Daniel'e yazmaya çalışırken bir sorunla karşılaşıyor: "fazla" ile "yeterince" İngilizcede nasıl söylenir? Bir şeyin gerekenden çok ya da istenen kadar olduğunu anlatan iki küçük sözcük vardır ve sıfatın farklı yanlarına yerleşirler. Sıradaki derste o sözcükleri öğreneceksin.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

  • Açılış: bir köy mutfağı; babaannenin elindeki oklava ritmik biçimde gidip gelir, hamur incelir. Zeynep'in mesajındaki "quick" ve "good" kırmızı yanar, Daniel'in cevabında "quickly" ve "well" yeşil belirir.
  • Sıfattan zarfa: "slow" kartının arkasına "-ly" etiketi takılır; "good" kartı ise ters dönerek "well" olur.
  • Değişmeyenler: "fast", "hard", "late" kartları iki yöne de aynı yüzü gösterir.
  • Tuzaklar: "hard" ve "hardly" yan yana; birinin altında terleyen bir figür, ötekinin altında uzanıp dinlenen bir figür.
  • Duyu fiilleri: bir burun ve bir tepsi börek; "smells good" yazısı yeşil, "smells well" kırmızı.
  • Türkçe anlatım Matilda'nın sesiyle. Babaanne sıcak bir köy Türkçesiyle, Daniel'in yorumunu heyecanlı, İngiliz aksanlı bir ses okur.
  • Kişiler kurgu.

Modül 2.2 — Karşılaştırma

Hedef: İnsanları, yerleri ve eşyaları karşılaştırır.