İçeriğe geç

Ders EN2.10 · A2 · Modül 2.2

As big as: eşitlik

1.146 kelime · yaklaşık 5 dakika okuma · seslendirme 8 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Eşitlik: as + sıfat + as: as good as, as tall as me.
  2. Olumsuz eşitlik yumuşak bir fark anlatır: London isn't as hot as İzmir.
  3. İnce ayar: just as, nearly as, almost as, twice as.
  4. Tamamen aynı: the same as; the same + isim + as: the same age as me.
  5. Farklı: different from.
  6. Türkçedeki "annem kadar iyi" İngilizcede "as good as Mum" olur; "gibi" için like, "kadar" için as … as; "aynı" = the same as, "with" değil.

Merak sorusu

Hafta sonu Zeynep ve annesi, köyde yaşayan babaannesini ziyaret ediyor. Babaanne onlar için de bir tepsi baklava yapmış. Zeynep bir dilim tadıyor ve mesajı hemen gönderiyor: "Grandma's baklava is good like Mum's!" Daniel düzeltiyor: "So it's as good as your mum's? Lucky you!"

Zeynep bu kez bir fark değil, bir eşitlik anlatmak istiyordu: babaannenin baklavası annesininki kadar iyiydi, ne daha iyi ne daha kötü. Türkçede bu işi "kadar" sözcüğü görür. İngilizcede ise sıfatın iki yanına aynı küçük sözcük yerleşir: "as good as". Bu kalıp olumsuz kurulduğunda da bir karşılaştırmaya dönüşür. Bu ders eşitlik derecesini, "the same as" kalıbını ve farkı yumuşak biçimde söylemenin yolunu anlatıyor.

Anlatım

Kalıp: as + sıfat + as

İki şeyin bir özellikte eşit olduğunu söylemek için sıfat iki "as" arasına yerleştirilir: "Grandma's pastry is as good as Mum's", "This village is as quiet as a library", "Ryan is as tall as his father". Sıfat bu kalıpta hiçbir ek almaz; ne "-er" ne "more" gelir.

Kalıbın sonunda bir kişi zamiri durduğunda konuşma dili "I" yerine "me", "she" yerine "her" biçimini seçer: "She's as old as me", "He isn't as fast as her". Bu, karşılaştırmadaki "taller than me" kullanımıyla aynıdır.

Olumsuz: not as … as

Kalıp olumsuz kurulduğunda bir fark anlatır, ama bu farkı yumuşak biçimde söyler: "London isn't as hot as İzmir" Londra İzmir kadar sıcak değil. Anlamı "London is colder than İzmir" cümlesine yakındır, ama daha kibar ve daha dolaylıdır. Özellikle olumsuz bir şey söylerken bu kalıp tercih edilir: "My cooking isn't as good as yours" demek, "Yours is better than mine" demekten daha nazik duyulur.

Farkın ölçüsü

Eşitlik kalıbının önüne küçük sözcükler eklenerek anlam inceltilir. "Just as" tam olarak aynı ölçüde demektir: "just as good as" tıpkı onun kadar iyi. "Nearly as" ya da "almost as" neredeyse demektir: "nearly as tall as" neredeyse onun kadar uzun. "Twice as" iki katı demektir: "twice as big as" onun iki katı büyüklüğünde.

The same as ve different from

Bir özellik değil, iki şeyin tamamen aynı olduğu söylenmek istendiğinde "the same as" kullanılır: "Her phone is the same as mine" onun telefonu benimkiyle aynı. Bir isimle birlikte "the same" ve ardından isim ile "as" gelir: "She's the same age as me" benimle aynı yaşta, "We live in the same street as Tom". Aynı olmayan şeyler için "different from" kullanılır: "İzmir is very different from London".

"The same" kalıbında "the" her zaman gerekir. "Same as me" günlük konuşmada kısa bir cevap olarak duyulur ama cümle içinde "the same as" doğrudur.

Türkçe köprüsü

Türkçede eşitlik "kadar" sözcüğüyle kurulur ve ölçü alınan şey sıfatın önünde durur: "annem kadar iyi", "şehir kadar kalabalık". İngilizcede sıra tersine döner ve ölçü alınan şey sona geçer: "as good as Mum", "as busy as the city". Türkçedeki "kadar" sözcüğü, İngilizcede sıfatın iki yanındaki "as" sözcüklerine bölünür; ilki sıfattan önce, ikincisi karşılaştırılan şeyden önce durur.

Türkçe konuşanlar bu kalıpta en çok "gibi" sözcüğüyle karışıklık yaşar. Türkçede "annem gibi iyi" de bazen duyulur ve Zeynep de bu yüzden "good like my mum's" dedi. İngilizcede "like" bir benzerlik anlatır: "She cooks like my mum" annem gibi yemek yapıyor. Ama bir özelliğin eşit ölçüde olduğunu söylemek için "as … as" gerekir: "as good as Mum".

"Aynı" sözcüğünün karşılığı "the same"dir ve ardından "as" gelir, "like" ya da "with" değil. Türkçedeki "benimle aynı yaşta" cümlesinde "-le" ekini "with" ile karşılamak doğal bir refleks olur, ama İngilizcede "the same age as me" denir.

Gerçek hayattan örnekler

Köyde öğle yemeği bitince Zeynep babaannesini Daniel'e anlatıyor.

Zeynep üç farklı eşitlik kurdu: düz bir eşitlik "as strong as", bir kat ölçüsü "twice as big as", bir vurgu "just as sweet as". Hiçbir sıfat ek almadı.

Daniel kendi şehrini düşünüyor ve cevap yazıyor.

Daniel iki olumsuz eşitlikle Londra'nın eksiklerini yumuşak biçimde söyledi, "nearly as" ile de küçük bir benzerliği vurguladı.

Sık yapılan hata

Yaygın yanlış✗ "My sister is as tall than me." ✓ "My sister is as tall as me." Eşitlik kalıbında iki yanda da "as" gelir; "than" yalnızca karşılaştırmada kullanılır.
Doğrusu

Hata, karşılaştırma ve eşitlik kalıplarının birbirine karışmasından gelir.

"The same" kalıbında da sık bir kayma görülür: "the same like mine" ya da "the same with me". Doğrusu "the same as mine", "the same as me". Türkçedeki "benimkiyle aynı" ifadesindeki "-le" ekini "with" ile karşılamak bu hataya yol açar.

Mini alıştırma

  1. "Kardeşim benim kadar uzun" cümlesini İngilizceye çevir.
  2. "London isn't as hot as İzmir" cümlesi ne anlama gelir?
  3. "Onun telefonu benimkiyle aynı" nasıl söylenir?
  4. "This bag is as more expensive as that one" cümlesini düzelt.
  5. "İki katı büyük" ifadesini "as … as" kalıbıyla kur.

Cevaplar

  1. "My brother is as tall as me." ya da "My sister is as tall as me."
  2. Londra İzmir kadar sıcak değil; İzmir daha sıcak.
  3. "Her phone is the same as mine." ya da "His phone is the same as mine."
  4. "This bag is as expensive as that one."
  5. "Twice as big as": "My garden is twice as big as yours."

Sesli tekrar görevi

Son olarak "the same as" ve "different from" ile birer cümle kur: "We have the same eyes as our mum", "My city is very different from yours". Kaydını dinlerken eşitlik kalıplarında hiç "than" ya da "like" kullanmadığından emin ol.

Özet kartı

  1. Eşitlik: as + sıfat + as: as good as, as tall as me.
  2. Olumsuz eşitlik yumuşak bir fark anlatır: London isn't as hot as İzmir.
  3. İnce ayar: just as, nearly as, almost as, twice as.
  4. Tamamen aynı: the same as; the same + isim + as: the same age as me.
  5. Farklı: different from.
  6. Türkçedeki "annem kadar iyi" İngilizcede "as good as Mum" olur; "gibi" için like, "kadar" için as … as; "aynı" = the same as, "with" değil.

Sonraki derse köprü

Babaanne mutfakta hamur açarken Zeynep onu izliyor ve Daniel'e yazıyor: "She works really fast! She cooks well and she speaks slowly and calmly." Bu cümlelerde sıfatlar bir ismi değil, bir eylemi, yani nasıl çalıştığını, nasıl yemek yaptığını, nasıl konuştuğunu anlatıyor. İngilizcede bu iş için sıfatlar çoğu zaman küçük bir ek alır, bazıları ise hiç değişmez. Sıradaki derste eylemleri niteleyen bu sözcükleri öğreneceksin.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

  • Açılış: bir köy evinin mutfağı; masada iki tepsi baklava, biri annenin, biri babaannenin. Aralarında bir terazi dengede durur.
  • Kalıp bölümü: "good" sözcüğünün iki yanına iki "as" kartı yerleşir; terazi dengede kalır.
  • Olumsuz bölüm: "not as hot as" söylendiğinde terazi hafifçe bir yana eğilir; "hotter than" söylendiğinde daha keskin eğilir.
  • The same as: iki özdeş telefon yan yana; "different from" için iki farklı şehir silueti.
  • Türkçe köprüsü: "annem kadar iyi" dizisinde "kadar" sözcüğü ikiye bölünür ve "as good as" olarak sıfatın iki yanına yerleşir.
  • Türkçe anlatım Matilda. Babaanne köy ağzına yakın, sıcak bir Türkçeyle; Daniel'in mesajları neşeli bir İngiliz sesiyle.
  • Kişiler, köy ve bahçe kurgu.

Modül 2.2 — Karşılaştırma

Hedef: İnsanları, yerleri ve eşyaları karşılaştırır.