Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Tanıtım: My name's… I'm… I'm from… I'm a / an… My family…
- Rutin geniş zamanla: I usually get up at… I start work at… on Mondays, in the evening.
- Yer: I live in a… flat. There's… There are… on the corner, next to, opposite.
- Yetenek ve zevk: I can… I can't… I love / like / hate + -ing.
- Şu an: Right now I'm… -ing. Dün: Yesterday was… I went… I finished… I didn't…
- Önce bölümün yapısını seç, sonra cümleyi kur; her bölümde "hangi zamandayım?" diye sor.
Merak sorusu
Zeynep'in dil kursu seviye sonunda herkesten bir proje istiyor: "My Day", yani bir dakikalık bir sesli kayıt. Öğretmenin tek kuralı var: kendini tanıt, sıradan bir gününü anlat, yaşadığın yeri göster, neyi yapabildiğini ve sevdiğini söyle, şu an ne yaptığını ve dün ne yaptığını ekle. Zeynep telefonunu eline alıp düşünüyor: bir dakika uzun mu, kısa mı?
Bir dakika, aşağı yukarı yüz yirmi, yüz elli sözcük eder. Bu kadar kısa bir sürede bir insanın hayatından bir kesit anlatmak, A1 seviyesinde öğrendiğin hemen her yapıyı bir kez kullanmayı gerektirir: "to be", geniş zaman, "there is", "can", "like", şimdiki zaman ve geçmiş zaman. Bu büyük tekrar dersi Zeynep'in kaydını bölüm bölüm kuruyor ve her bölümde hangi aracın iş başında olduğunu gösteriyor. Dersin sonunda sen de kendi kaydını yapacaksın.
Anlatım
Tanıtım: to be ve kişisel bilgiler
Zeynep kaydına selamla ve kısa bir tanıtımla başlıyor: "Hello! My name's Zeynep. I'm Turkish, from İzmir, and I'm twenty-eight. I'm a graphic designer." Burada "to be" fiili üç kez iş gördü: milliyet, yaş ve meslek. Meslekten önce "a" geldi; Türkçede olmayan bu küçük sözcük İngilizcede zorunludur.
Ailesinden bir cümle ekliyor: "My parents live in İzmir, and my brother's a teacher." "Parents" çoğul olduğu için fiil "-s" almadı; "brother's" ise burada sahiplik değil, "brother is" kısaltmasıdır.
Günlük rutin: geniş zaman
İkinci bölüm sıradan bir hafta içi günü: "I usually get up at half past seven. I have breakfast, and I start work at nine. I work from home on Mondays and Fridays." Sıklık sözcüğü "usually" fiilden önce durdu, saatler "at" ile, günler "on" ile söylendi. "Half past seven" saatin geleneksel söyleyişi.
Akşamı da ekliyor: "In the evening I often cook dinner with my flatmates." "In the evening" günün bir bölümü olduğu için "in" aldı.
Yaşadığı yer: there is ve yer edatları
Üçüncü bölüm evi ve mahalleyi anlatıyor: "I live in a two-bedroom flat in London. There's a small balcony, and there are a lot of plants in the living room. There's a nice bakery on the corner." "There is" tekil, "there are" çoğul için geldi; "on the corner" bir yer edatıyla kuruldu. Ev "three plus one" gibi değil, İngilizce usulüyle yatak odası sayısıyla anlatıldı.
Yetenek ve zevk: can ve like
Dördüncü bölüm kişiliğini gösteriyor: "I can draw and I can cook Turkish food, but I can't ski. I love reading and I like walking in the park, but I hate running." "Can" ile gelen fiiller yalın kaldı; "can't" vurgulu ve açık söylendi. "Love", "like" ve "hate" ise etkinlikleri "-ing" ile istedi.
Şu an ve dün: iki zaman
Son bölüm zamanı ikiye ayırıyor. Önce şimdi: "Right now I'm sitting on my balcony and I'm drinking a cup of tea. It isn't raining today!" Şimdiki zaman, konuşma anında süren eylemleri anlattı.
Sonra dün: "Yesterday was a busy day. I finished a big project, and after work I went to a Turkish restaurant with Tom and his grandmother. We had a lovely time." "Was" ile bir durum, "finished" ile düzenli, "went" ve "had" ile düzensiz fiiller geldi. Zeynep kaydını kibar bir vedayla bitiriyor: "Thanks for listening. Bye!"
Türkçe köprüsü
Zeynep'in bir dakikalık kaydı, Türkçeden İngilizceye geçerken yol boyunca karşılaştığın bütün farkları küçük bir alanda gösteriyor. Türkçede "Tasarımcıyım" tek sözcüktür; İngilizcede "I'm a graphic designer" hem ayrı bir "to be" hem de "a" ister. Türkçede "var" cümlenin sonundadır; İngilizcede "there is" başa geçer. Türkçede "yüzebilirim" bir ektir; İngilizcede "can" ayrı bir sözcüktür.
Zamanlarda da iki dil farklı yollar izler. Türkçedeki "-yor" eki hem "her sabah kalkıyorum" hem de "şu an çay içiyorum" cümlelerinde kullanılır; İngilizce bu ikisini "I get up" ve "I'm drinking" diye ayırır. Türkçede geçmiş tek bir "-di" ekiyle kurulur; İngilizcede "was", "-ed", düzensiz biçimler ve "did" olmak üzere dört ayrı yol vardır.
Kaydı hazırlarken Zeynep bir ipucu buldu: önce her bölümü Türkçe düşünmek yerine, kullanacağı İngilizce yapıyı seçmek. "Günlük rutin" dediğinde aklına geniş zaman, "şu an" dediğinde şimdiki zaman, "dün" dediğinde geçmiş zaman geldi. Yapıyı önce seçip cümleyi sonra kurmak, Türkçe cümleyi sözcük sözcük çevirmekten çok daha hızlı ve doğru sonuç verdi.
Gerçek hayattan örnekler
Aşağıda Zeynep'in bir dakikalık kaydı tek parça hâlinde var. Sesli oku ve süreyi tut; doğal hızda yaklaşık bir dakika sürmeli.
Öğretmeni kaydı dinledikten sonra kısa bir not yazıyor: "Clear, natural and full of variety. You used six different structures in one minute." Zeynep notu okuyup gülümsüyor; seviyeye başladığında "I am student" diyordu.
Sık yapılan hata
Yaygın yanlış✗ "Now I sit on my balcony and I drink tea." ✓ "Right now I'm sitting on my balcony and I'm drinking tea." Konuşma anında süren eylemler şimdiki zaman ister.
Hata, uzun bir anlatımda geniş zamana alışan dilin, bölüm değiştiğinde zamanı değiştirmeyi unutmasından gelir.
Uzun anlatımlarda bir başka yaygın kayma, geçmişe geçince bir fiili şimdide bırakmaktır: "Yesterday I finished a project and I go to a restaurant." Dün hakkında konuşurken bütün fiiller geçmişte kalır: "and I went to a restaurant". Kaydını dinlerken her bölümün başında "hangi zamandayım?" diye sormak bu iki hatayı da önler.
Mini alıştırma
- Zeynep'in mesleğini söylediği cümlede neden "a" var?
- "I usually get up at half past seven" cümlesinde hangi zaman kullanıldı ve neden?
- "Evimde küçük bir balkon var" cümlesini İngilizce kur.
- "Yüzmeyi severim ama koşmaktan nefret ederim" cümlesini İngilizceye çevir.
- "Yesterday I go to a restaurant" cümlesini düzelt.
Cevaplar
- İngilizcede meslekten önce "a" ya da "an" gelir: "a graphic designer".
- Geniş zaman; her gün tekrarlanan bir alışkanlığı anlatıyor.
- "There's a small balcony in my flat."
- "I like swimming, but I hate running."
- "Yesterday I went to a restaurant."
Sesli tekrar görevi
Kaydı bir dakikaya sığdır ve sonra dinle. Dinlerken bir kâğıda altı bölümü yaz ve her birinin yanına kullandığın yapıyı işaretle. Eksik kalan bir yapı varsa o bölümü yeniden kaydet. Birkaç gün sonra aynı kaydı yeniden yap ve iki kaydı karşılaştır; ikincisinin daha akıcı olduğunu duyacaksın.
Özet kartı
- Tanıtım: My name's… I'm… I'm from… I'm a / an… My family…
- Rutin geniş zamanla: I usually get up at… I start work at… on Mondays, in the evening.
- Yer: I live in a… flat. There's… There are… on the corner, next to, opposite.
- Yetenek ve zevk: I can… I can't… I love / like / hate + -ing.
- Şu an: Right now I'm… -ing. Dün: Yesterday was… I went… I finished… I didn't…
- Önce bölümün yapısını seç, sonra cümleyi kur; her bölümde "hangi zamandayım?" diye sor.
Sonraki derse köprü
Zeynep kaydını gönderdikten sonra Daniel'den bir mesaj geliyor: "Great recording! What are your plans for next month?" Zeynep bir an düşünüyor: bugüne kadar hep şimdiden ve geçmişten söz etti, ama geleceği anlatacak bir yapı henüz bilmiyor. Türkçede "gideceğim" derken tek bir ek yeter; İngilizcede ise bir planı, anlık bir kararı ve kesinleşmiş bir randevuyu anlatmanın ayrı yolları vardır. Sıradaki seviyede bu yolların ilkiyle, önceden verilmiş planları anlatan kalıpla başlayacaksın.