Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Düzensiz fiiller eski İngilizcenin ünlü değiştiren fiillerinden kalmadır; sık kullanıldıkları için eski biçimlerini korumuşlardır.
- Değişmeyenler: put, let. Ünlüsü değişenler: come–came, give–gave, run–ran, write–wrote.
- Kısalıp "d" ya da "t" sesiyle bitenler: make–made, have–had, say–said, feel–felt, leave–left.
- "-ought" grubu: buy–bought, bring–brought, think–thought.
- Tamamen farklı olanlar: go–went, do–did, see–saw, eat–ate, take–took.
- Geçmiş biçim her özneyle aynı kalır ve "-ed" almaz. Türkçenin neredeyse istisnasız düzeni burada işlemez.
Merak sorusu
Zeynep, Edith'e pazar gününü anlatıyor: "I goed to the market and I buyed some apples. Then I maked a cake." Edith gülümseyerek başını sallıyor ve tek tek düzeltiyor: "You went to the market, you bought some apples, and you made a cake. Lovely!"
Zeynep bir önceki derslerde öğrendiği kuralı mantıklı biçimde uyguladı: fiile "-ed" ekle. Ama gündelik konuşmanın temel fiillerinden bir bölümü bu kurala uymaz. "Go" geçmişte "went", "buy" "bought", "make" "made" olur. Bu fiiller neden kurala uymuyor ve hangilerini önce öğrenmek gerekir? Bu derste önce bu fiillerin kökenine bakacak, sonra günlük konuşmada sık karşılaşacağın otuz tanesini kalıplara ayıracaksın.
Anlatım
Neden düzensiz?
İngilizcenin eski biçiminde, yani bin yıl kadar önce konuşulan dilde, fiiller geçmiş zamanı iki farklı yolla kurardı. Bir grup fiil, bugünkü "-ed" ekinin atası olan bir ekle geçmişe geçerdi. Öteki grup ise bir ek almaz, sözcüğün içindeki ünlüyü değiştirirdi: "sing" → "sang", "drive" → "drove". Bu ikinci yol, İngilizcenin akrabası olan Almancada da hâlâ görülür: "singen" → "sang".
Yüzyıllar içinde ek alan yol daha kolay olduğu için yayıldı ve pek çok eski fiil de bu yola geçti. Ama çok sık kullanılan fiiller eski biçimlerini korudu. Bir sözcük ne kadar sık söylenirse, konuşanlar onu o kadar kolay hatırlar ve kurala çevirmeye o kadar az ihtiyaç duyar. Bu yüzden bugün düzensiz fiillerin çoğu, günlük dilin en temel fiilleridir: gitmek, gelmek, yapmak, almak, görmek. Bazılarının geçmiş biçimi ise başka bir eski fiilden gelir; "went", aslında "wend" adlı başka bir fiilin geçmişidir ve zamanla "go" fiilinin yerine geçmiştir.
Düzenin içindeki düzen
Düzensiz fiiller tamamen rastgele değildir; birkaç tanıdık kalıba ayrılırlar. Bu kalıpları görmek, ezberlemeyi kolaylaştırır.
Bazı fiiller hiç değişmez: "put" → "put", "let" → "let". Bazılarında içteki ünlü değişir: "come" → "came", "give" → "gave", "sit" → "sat", "run" → "ran", "drink" → "drank", "write" → "wrote", "speak" → "spoke", "know" → "knew", "get" → "got". Bazıları kısalır ve sonunda bir "d" ya da "t" sesi kalır: "make" → "made", "have" → "had", "say" → "said", "hear" → "heard", "tell" → "told", "feel" → "felt", "keep" → "kept", "sleep" → "slept", "leave" → "left", "meet" → "met".
Bir grup ise aynı sesle biter ve birlikte öğrenilir: "buy" → "bought", "bring" → "brought", "think" → "thought". Üçü de "-ought" ile biter ve "bot", "brot", "tot" gibi okunur. Son olarak bazı fiillerin geçmişi tanınmayacak kadar değişir ya da bambaşka bir sözcükten gelir: "go" → "went", "be" → "was / were", "do" → "did", "see" → "saw", "eat" → "ate", "take" → "took", "find" → "found".
Otuz fiil
Yukarıdaki kalıplardan toplanan otuz fiil, günlük konuşmada en sık kullanılan düzensiz fiillerdendir: be, have, do, go, get, make, say, see, come, take, know, think, give, find, tell, leave, feel, put, bring, buy, keep, write, hear, meet, run, sit, eat, drink, sleep, speak. Bunların geçmiş biçimlerini bilmek, geçmişi anlatan cümlelerin büyük bölümünü kurmana yeter.
Düzensiz fiillerin de bir iyi haberi var: tıpkı düzenli fiillerde olduğu gibi, geçmiş biçim her özneyle aynı kalır. "I went", "she went", "they went". Tek istisna "be" fiilidir; onun iki biçimini, "was" ve "were", zaten öğrendin.
Okunuşa dikkat
Birkaç düzensiz fiilin yazısı ile okunuşu Türk kulağını şaşırtır. "Said" "seyd" değil, "sed" diye okunur. "Bought", "brought" ve "thought" sözcüklerindeki "gh" harfleri okunmaz. "Ate" İngiltere'de "et" ya da "eyt", Amerika'da genellikle "eyt" diye söylenir.
Türkçe köprüsü
Türkçe, fiil çekiminde son derece düzenli bir dildir. "Gitmek", "almak", "yapmak" gibi fiillerin geçmişi her zaman aynı yolla kurulur: gövdeye "-di" eklenir. "Gittim", "aldım", "yaptım". Türkçede "gitmek" fiilinin geçmişi başka bir sözcüğe dönüşmez. Bu yüzden Türkçe konuşan birinin İngilizce düzensiz fiillere "-ed" eklemesi tamamen mantıklıdır; zihin, kendi dilindeki güvenilir düzeni İngilizceye taşır.
Türkçede de küçük düzensizlikler vardır ama çok azdır. "Demek" ve "yemek" fiillerinde gövde bazen değişir: "diyor", "yiyor". "Gitmek" fiilinde "t" sesi ünlüden önce "d" olur: "gidiyor". Bunlar İngilizcedeki "go" → "went" gibi bütün bir sözcüğü değiştiren düzensizliklerle karşılaştırılamaz. Türkçenin kuralları neredeyse istisnasız işler; İngilizcede ise en sık kullanılan fiiller, tam da sık kullanıldıkları için eski biçimlerini korur.
Bu fark, çalışma yöntemini de belirler. Türkçede bir kuralı öğrenmek yeter; İngilizcede ise düzensiz fiillerin geçmiş biçimlerini tek tek, ama kalıplara ayırarak öğrenmek gerekir. İyi haber şu: bu fiiller o kadar sık geçer ki, birkaç hafta dinleyip konuştuktan sonra kulağın onları kendiliğinden tanımaya başlar.
Gerçek hayattan örnekler
Zeynep pazar gününü yeniden anlatıyor, bu kez düzensiz fiillerle.
Beş fiilin beşi de düzensiz: "got", "had", "went", "bought", "met". Hiçbirine "-ed" eklenmedi. Edith dinledikten sonra kendi gençliğinden bir anı paylaşıyor.
Edith'in anlatımında da her fiil düzensiz: "left", "found", "saw", "came", "said". "Said" sözcüğünü "sed" diye, kısa ve net söyledi.
Sık yapılan hata
Yaygın yanlış✗ "I goed to London last year." ✓ "I went to London last year." "Go" düzensiz bir fiildir ve geçmişte "went" olur.
Hata, düzenli fiillerin "-ed" kuralını bütün fiillere uygulamaktan ve Türkçenin istisnasız düzenine alışkın zihnin İngilizcede de istisna beklememesinden gelir.
Bir de iki kez geçmiş yapmak görülür: "I wented" ya da "I boughted". Düzensiz fiilin geçmiş biçimi zaten geçmiştir; ona ayrıca "-ed" eklenmez.
Mini alıştırma
- "Make", "buy" ve "see" fiillerinin geçmiş biçimleri nedir?
- "Said" nasıl okunur?
- Düzensiz fiillerin çoğu neden en sık kullanılan fiillerdir?
- "Bought", "brought" ve "thought" hangi kalıbı paylaşır?
- "She taked a taxi" cümlesini düzelt.
Cevaplar
- "Made", "bought" ve "saw".
- "Sed".
- Sık kullanılan sözcükler kolay hatırlandığı için eski biçimlerini korumuşlardır.
- Üçü de "-ought" ile biter ve "gh" harfleri okunmaz.
- "She took a taxi."
Sesli tekrar görevi
Ardından geçen hafta sonunu anlat ve en az sekiz düzensiz fiil kullan: "I got up", "I had breakfast", "I went", "I saw", "I met" gibi. Kaydını dinlerken hiçbir düzensiz fiile "-ed" eklemediğinden ve "said" sözcüğünü doğru okuduğundan emin ol.
Özet kartı
- Düzensiz fiiller eski İngilizcenin ünlü değiştiren fiillerinden kalmadır; sık kullanıldıkları için eski biçimlerini korumuşlardır.
- Değişmeyenler: put, let. Ünlüsü değişenler: come–came, give–gave, run–ran, write–wrote.
- Kısalıp "d" ya da "t" sesiyle bitenler: make–made, have–had, say–said, feel–felt, leave–left.
- "-ought" grubu: buy–bought, bring–brought, think–thought.
- Tamamen farklı olanlar: go–went, do–did, see–saw, eat–ate, take–took.
- Geçmiş biçim her özneyle aynı kalır ve "-ed" almaz. Türkçenin neredeyse istisnasız düzeni burada işlemez.
Sonraki derse köprü
Edith'in torunu Tom, anılarını dinlerken merakla soruyor: "Did you like the job, Grandma?" Edith gülüyor: "No, I didn't!" Bu soru ve cevapta asıl fiil "like" yalın kaldı; geçmiş zamanı taşıyan şey başka bir küçük sözcük oldu. Geniş zamandaki "do" ve "does" nasıl olumsuz ve soru kuruyorsa, geçmişte de benzer bir yardımcı iş başındadır. Sıradaki derste geçmişte olumsuz ve soru cümlelerini öğreneceksin.