İçeriğe geç

Ders EN1.45 · A1 · Modül 1.6 · Telaffuz

-ed'in üç farklı okunuşu

1.073 kelime · yaklaşık 5 dakika okuma · seslendirme 7 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Sert sesten sonra "t": worked, stopped, watched, washed; hece sayısı değişmez.
  2. Ünlü ya da yumuşak sesten sonra "d": played, called, lived, cleaned; hece sayısı değişmez.
  3. "t" ya da "d" ile biten fiilde "ıd": wanted, needed, started, visited; fazladan bir hece.
  4. Harfe değil sese bak: liked "laykt", danced "danst", fixed "fikst".
  5. Türkçedeki "-di/-ti" benzeşmesi İngilizcede de işler: baktı ile worked, geldi ile played.
  6. En sık hata: her "-ed" ekine fazladan hece eklemek; "workıd" değil, "workt".

Merak sorusu

Zeynep, Daniel'e bir sesli mesaj gönderiyor: "I work-ed all day, then I play-ed tennis and I want-ed a pizza." Her "-ed" ekini ayrı bir hece gibi, tam ve net söylüyor. Daniel'in cevabı gülümseyen bir sesle geliyor: "Your English is great! Just one tip: we say 'workt', 'played', 'wantid'."

Zeynep'in söylediği üç sözcük yazıda aynı iki harfle bitiyordu, ama Daniel onları üç farklı biçimde söyledi. "Worked" sözcüğünün sonu kısa bir "t" gibi, "played" sözcüğünün sonu bir "d" gibi duyuldu; "wanted" ise fazladan bir heceyle bitti. Hangi sesin geleceğini fiilin kendi son sesi belirler ve bu kural, Türkçenin çok iyi bildiği bir ses olayına dayanır. Bu ders "-ed" ekinin üç okunuşunu anlatıyor.

Anlatım

Sessiz bitişten sonra: t

Fiilin son sesi sert, yani ses tellerinin titreşmediği bir ünsüzse, "-ed" eki kısa bir "t" gibi okunur ve yeni bir hece oluşturmaz. Bu sesler şunlardır: p, k, s, f, "sh" ve "ch". "Work" → "workt", "stop" → "stopt", "watch" → "waçt", "wash" → "woşt", "laugh" → "laft".

Bu gruptaki sözcükler tek hecede kalır. "Worked" iki hece değil, tek hecedir: "workt". Sondaki "e" harfi yazıda durur ama okunmaz.

Yumuşak bitişten sonra: d

Fiilin son sesi bir ünlüyse ya da ses tellerinin titreştiği yumuşak bir ünsüzse, "-ed" eki bir "d" gibi okunur. Bu yine yeni bir hece oluşturmaz. Ünlüyle bitenler: "play" → "pleyd", "stay" → "steyd", "study" → "stadid". Yumuşak ünsüzle bitenler: "call" → "kold", "live" → "livd", "clean" → "klind", "open" → "opınd".

Çoğul "-s" ekinin okunuşunu öğrendiğin derste boğazına elini koyarak sert ve yumuşak sesleri ayırmıştın. Aynı test burada da işe yarar: son ses titreşiyorsa "d", titreşmiyorsa "t".

t ya da d ile bitenlerde: ıd

Fiilin kendisi zaten "t" ya da "d" sesiyle bitiyorsa, "-ed" eki ayrı bir hece olarak "ıd" diye okunur. "Want" → "vontıd", "need" → "nidıd", "start" → "startıd", "visit" → "vizitıd", "decide" → "disaydıd".

Bu fazladan hecenin nedeni basittir: "t" ya da "d" ile biten bir sözcüğe bir "t" ya da "d" daha eklemeye çalışsan iki ses birbirine karışır ve duyulmaz. Araya giren kısa "ı" sesi, eki duyulur kılar. Üç gruptan yalnızca bu grup hece sayısını artırır.

Yazıya değil sese bak

Grubu belirleyen harf değil, sestir. "Like" sözcüğü yazıda "e" ile biter ama son sesi "k"dır; bu yüzden "liked" "laykt" okunur. "Dance" son sesi "s" olduğu için "danced" "danst" olur. "Fix" son sesi "ks" olduğu için "fixed" "fikst" olur. Sözcüğü yüksek sesle söyle ve ağzından çıkan son sese kulak ver; yazıdaki son harf seni yanıltabilir.

Türkçe köprüsü

Türkçe bu kuralı aslında zaten bilir. Türkçedeki "-di" geçmiş eki, sert bir ünsüzden sonra "-ti" olur: "baktı", "gitti", "koştu", "içti", "sustu". Yumuşak bir sesten sonra ise "-di" kalır: "geldi", "sevdi", "okudu", "yazdı". Türkçede buna ünsüz benzeşmesi deriz ve dilbilgisi derslerinde sert ünsüzleri "fıstıkçı şahap" diye ezberleriz.

İngilizcedeki "-ed" eki aynı mantıkla çalışır. Sert bir sesten sonra "t" duyulur: "worked", tıpkı "baktı" gibi. Yumuşak bir sesten sonra "d" duyulur: "played", tıpkı "geldi" gibi. Tek fark, Türkçenin bu değişikliği yazıya da yansıtması, İngilizcenin ise yazıda hep "-ed" bırakıp farkı yalnızca konuşmada göstermesidir. Türkçenin sezgisiyle yetişmiş bir kulak, İngilizcede de bu ayrımı kendiliğinden duyar.

Türkçede bulunmayan tek şey, "t" ve "d" ile biten fiillerdeki fazladan hecedir. Türkçede "gitti" deriz, iki "t" yan yana durur ve ikisini de söyleriz. İngilizcede ise iki "t" ya da iki "d" yan yana gelince araya bir ünlü girer: "wanted", "needed". Türk konuşucuların en sık yaptığı hata ise tersidir: her "-ed" ekine bu fazladan heceyi eklemek, yani "workıd", "playıd" demek.

Gerçek hayattan örnekler

Zeynep sesli mesajını yeniden kaydediyor.

Bu kez üç fiil üç ayrı biçimde söylendi: "workt" tek hece ve sonu "t", "pleyd" tek hece ve sonu "d", "vontıd" iki hece. Daniel mesajı dinleyip bir başparmak işareti gönderiyor.

Aynı akşam Sophie, Edith'e bir pazar yürüyüşünü anlatıyor.

"Walked", "stopped" ve "talked" sert seslerle bittiği için hepsi "t" ile okunur ve tek hecede kalır. "Started" ise "t" ile biten bir fiil olduğu için fazladan bir hece alır: "startıd".

Sık yapılan hata

Yaygın yanlış✗ "I work-ıd yesterday." ✓ "I workt yesterday." Fazladan "ıd" hecesi yalnızca "t" ya da "d" ile biten fiillerde gelir.
Doğrusu

Hata, "-ed" ekini yazıldığı gibi, her harfini ayrı ayrı okumaktan ve Türkçedeki her ekin bir ünlüyle söylenme alışkanlığından gelir.

Öteki uçta da bir tuzak var: "wanted" sözcüğünü "vont" diye tek hecede söylemek. Bu durumda dinleyen, geniş zamandaki "want" sözcüğünü duyar ve cümleyi şimdiki zamanda sanır. "T" ve "d" ile biten fiillerde fazladan heceyi mutlaka söyle.

Mini alıştırma

  1. "Stopped" kaç heceyle okunur?
  2. "Cleaned" sözcüğünün sonu "t" mi, "d" mi gibi duyulur?
  3. "Needed" ve "visited" neden fazladan bir hece alır?
  4. "Liked" nasıl okunur ve neden?
  5. Türkçedeki "baktı" ile İngilizcedeki "worked" arasında nasıl bir benzerlik var?

Cevaplar

  1. Tek hece: "stopt".
  2. "D": "klind".
  3. Çünkü "need" ve "visit" zaten "d" ve "t" sesleriyle biter.
  4. "Laykt"; yazıdaki "e" okunmaz, son ses "k"dır.
  5. İkisinde de ek, sert bir sesten sonra "t" ile söylenir.

Sesli tekrar görevi

Ardından dünkü gününü bu fiillerden en az altısını kullanarak anlat ve kaydet. Kaydı dinlerken "t" ve "d" grubundaki fiillerin tek hecede kalıp kalmadığını, "ıd" grubundaki fiillerde ise fazladan hecenin duyulup duyulmadığını kontrol et.

Özet kartı

  1. Sert sesten sonra "t": worked, stopped, watched, washed; hece sayısı değişmez.
  2. Ünlü ya da yumuşak sesten sonra "d": played, called, lived, cleaned; hece sayısı değişmez.
  3. "t" ya da "d" ile biten fiilde "ıd": wanted, needed, started, visited; fazladan bir hece.
  4. Harfe değil sese bak: liked "laykt", danced "danst", fixed "fikst".
  5. Türkçedeki "-di/-ti" benzeşmesi İngilizcede de işler: baktı ile worked, geldi ile played.
  6. En sık hata: her "-ed" ekine fazladan hece eklemek; "workıd" değil, "workt".

Sonraki derse köprü

Sophie'nin yürüyüş hikâyesinde bir cümle eksik kaldı: "We went home and I made some tea." "Went" ve "made" sözcüklerinin sonunda "-ed" yok; üstelik "go" ve "make" fiilleri geçmişte bambaşka bir biçime bürünmüş. İngilizcenin en sık kullanılan fiillerinin bir kısmı bu düzenli kuralı izlemez. Sıradaki derste bu düzensiz fiillerin nereden geldiğini ve en sık kullanılanlarını öğreneceksin.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

  • Açılış: Zeynep'in sesli mesajının dalga biçimi; "work-ed", "play-ed", "want-ed" hecelerle bölünmüş görünür. Daniel'in cevabında aynı üç sözcük üç farklı renkte belirir.
  • Üç grup bölümü: üç kapı; "t" kapısı, "d" kapısı ve "ıd" kapısı. Fiiller son seslerine göre doğru kapıdan geçer; "ıd" kapısından geçenlerin üstünde fazladan bir hece balonu belirir.
  • Ses testi: bir boğaz çizimi; son ses titreşiyorsa dalga çizgileri, titreşmiyorsa düz çizgi.
  • Türkçe köprüsü: "baktı" ve "worked" yan yana; ikisinin sonundaki "t" aynı renkte yanar. "Geldi" ve "played" ise öteki renkte.
  • Anlatımın Türkçe kısmı Matilda'da. Daniel'in sesi her fiili önce yavaş, sonra doğal hızda söyler; Sophie'nin anlatımı sakin ve akıcı.
  • Kişiler ve mesajlar kurgu.

Modül 1.6 — Geçmişe İlk Adım

Hedef: Dün ve geçen hafta yaptıklarını anlatır.