Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Şimdiki zaman: özne + am/is/are + fiil-ing: I'm reading. She's cooking.
- Kullanım: konuşma anında süren eylemler; now, right now, at the moment; Look! Listen!
- Olumsuz: I'm not working. He isn't sleeping. Do / does yok.
- Soru: Are you working? Is it raining? What are you doing? Kısa cevap: Yes, I am.
- Like, love, want, know gibi durum fiilleri genellikle bu zamanla kullanılmaz.
- Türkçedeki tek sözcük "okuyorum" İngilizcede üç parçadır: I + am + reading.
Merak sorusu
Zeynep lokantada tatlısını beklerken telefonu çalıyor. Arayan Sophie. Arkada bir tencere fokurduyor, televizyon açık, pencereye yağmur vuruyor. Sophie anlatıyor: "I'm sitting on the sofa. Ryan is cooking pasta, and it's raining here. And you?" Zeynep gülüyor: "We're waiting for dessert!"
Telefondaki her cümle aynı anda, tam o dakikada süren bir şeyi anlatıyor: oturuyor, pişiriyor, yağıyor, bekliyoruz. Türkçede bunların hepsi fiile eklenen "-yor" ile kurulur: "oturuyorum", "pişiriyor", "yağıyor". İngilizce aynı işi üç parçayla yapar: bir özne, "am", "is" ya da "are", bir de "-ing" ekli fiil. Bu ders, şu anda olan şeyleri anlatan bu zamanı anlatıyor.
Anlatım
Üç parça: özne + am/is/are + fiil-ing
Şimdiki zaman, "to be" fiilinin şimdiki biçimi ile "-ing" ekli asıl fiilden kurulur: "I am reading" okuyorum, "She is cooking" yemek yapıyor, "They are playing" oynuyorlar. "Am", "is", "are" seçimi özneye göre yapılır; bunu "to be" derslerinden biliyorsun.
Konuşmada "to be" hemen her zaman kısalır: "I'm reading", "she's cooking", "we're waiting", "it's raining". "-ing" ekinin yazım kuralları, sevdiğin etkinlikleri anlattığın dersteki kurallarla aynıdır: "sit" → "sitting", "make" → "making", "cook" → "cooking".
Ne zaman kullanılır?
Bu zaman, konuşma anında süren bir eylemi anlatır: "Look! It's snowing" bak, kar yağıyor. "Be quiet, the baby is sleeping" sessiz ol, bebek uyuyor. Eylem başlamış, henüz bitmemiştir ve konuşan kişi onu şu anda görür ya da duyar.
Bu anlamı güçlendiren zaman sözcükleri sık kullanılır: "now" şimdi, "right now" tam şu anda, "at the moment" şu an. "I'm busy at the moment" şu an meşgulüm. "Look!" ve "Listen!" gibi emirler de genellikle bu zamanla gelen bir cümleyi haber verir.
Olumsuz ve soru
Olumsuz yapmak için "to be" fiilinin arkasına "not" gelir: "I'm not working" çalışmıyorum, "He isn't sleeping" uyumuyor, "They aren't listening" dinlemiyorlar. "Do" ya da "does" kullanılmaz; bütün iş "to be" fiiline düşer.
Soru için "to be" öznenin önüne geçer: "Are you working?" çalışıyor musun, "Is it raining?" yağmur yağıyor mu. Kısa cevaplar da "to be" ile verilir: "Yes, I am", "No, it isn't". Bilgi istiyorsan soru sözcüğünü en öne koy: "What are you doing?" ne yapıyorsun, "Where are you going?" nereye gidiyorsun.
Bazı fiiller bu zamanı sevmez
"Like", "love", "want", "know" gibi bir duygu, bir istek ya da bir bilgi anlatan fiiller genellikle bu zamanla kullanılmaz. "I want a coffee now" denir, "I'm wanting a coffee" denmez. "I know the answer" denir, "I'm knowing" denmez. Bu fiiller bir eylemi değil, bir durumu anlatır; durumlar ise "şu anda süren bir hareket" gibi düşünülmez.
Türkçe köprüsü
Türkçedeki "-yor" eki, İngilizcedeki şimdiki zamanın en yakın akrabasıdır. İkisi de konuşma anında devam eden bir işi anlatabilir: "Yağmur yağıyor" → "It's raining". Fark, parçaların sayısındadır. Türkçe her şeyi tek sözcükte toplar: "yağ-ıyor", "otur-uyor-um". İngilizcede üç parça yan yana durur: özne, "to be" ve "-ing" ekli fiil. Türkçedeki kişi eki "-um", İngilizcede "I'm" içindeki "am" olarak ayrı bir sözcüğe dönüşür.
Bu yüzden Türkçe konuşanların en sık yaptığı hata, parçalardan birini atlamaktır: "I reading" ya da "She cooking". Türkçede "-yor" eki tek başına zamanı taşıdığı için, İngilizcede de "-ing" ekinin yeteceği düşünülür. Ama İngilizcede "-ing" tek başına zaman göstermez; zamanı "am", "is", "are" taşır.
Ters yönde de bir tuzak var. Türkçede "-yor" eki alışkanlıkları da anlatır: "Her sabah yedide kalkıyorum". Geniş zaman dersinde gördüğün gibi, İngilizcede alışkanlık için bu zaman değil, geniş zaman kullanılır: "I get up at seven every morning". Türkçede "-yor" gördüğün her yerde İngilizcede "-ing" kullanmak bu yüzden doğru değildir. İki zamanın sınırını bir sonraki derste ayrıntılı çizeceğiz; şimdilik şu soruyu sor: bu eylem şu anda mı sürüyor?
Gerçek hayattan örnekler
Telefon konuşması devam ediyor. Sophie evdeki sahneyi anlatıyor.
Her cümlede "is" ve "-ing" ekli bir fiil var: "is cooking", "is reading", "is sleeping". "Singing" sözcüğü önündeki "is" ile birlikte okunur, çünkü "and" iki eylemi aynı özneye bağlıyor.
Zeynep de lokantadaki sahneyi anlatıyor.
Olumsuz cümlede "not", "we're" ile fiil arasına girdi; "do" gerekmedi. Konuşma bitince Sophie son bir soru soruyor: "Are you having fun?" Zeynep cevap veriyor: "Yes, we are!"
Sık yapılan hata
Yaygın yanlış✗ "I reading a book." ✓ "I'm reading a book." Şimdiki zamanda "to be" fiili zorunludur; "-ing" tek başına zamanı göstermez.
Hata, Türkçedeki "okuyorum" sözcüğünün tek parça olmasından ve "-ing" ekinin "-yor" ekinin tamamını karşıladığını sanmaktan gelir.
Olumsuz ve soruda da bir karışıklık görülür: "I don't working" ya da "Do you working?". Şimdiki zamanda yardımcı fiil "do" değil, "to be"dir: "I'm not working", "Are you working?".
Mini alıştırma
- "Yağmur yağıyor" cümlesinin İngilizcesi nedir?
- "They are play football" cümlesini düzelt.
- "Uyumuyor" cümlesini "he" ile İngilizce kur.
- "Ne yapıyorsun?" sorusunu İngilizce sor ve kısa bir cevap ver.
- "I'm knowing the answer" cümlesi neden yanlıştır?
Cevaplar
- "It's raining."
- "They are playing football."
- "He isn't sleeping."
- "What are you doing?" — "I'm reading."
- "Know" bir durum anlatır ve genellikle bu zamanla kullanılmaz: "I know the answer."
Sesli tekrar görevi
Ardından bir arkadaşını aradığını düşün ve ona üç soru sor: "What are you doing?", "Are you working?", "Is it cold there?". Her soruya bir kez olumlu, bir kez olumsuz kısa cevap ver. Kaydını dinlerken hiçbir cümlede "am", "is" ya da "are" parçasının eksik kalmadığından emin ol.
Özet kartı
- Şimdiki zaman: özne + am/is/are + fiil-ing: I'm reading. She's cooking.
- Kullanım: konuşma anında süren eylemler; now, right now, at the moment; Look! Listen!
- Olumsuz: I'm not working. He isn't sleeping. Do / does yok.
- Soru: Are you working? Is it raining? What are you doing? Kısa cevap: Yes, I am.
- Like, love, want, know gibi durum fiilleri genellikle bu zamanla kullanılmaz.
- Türkçedeki tek sözcük "okuyorum" İngilizcede üç parçadır: I + am + reading.
Sonraki derse köprü
Sophie telefonda "Ryan is cooking pasta" dedi. Ama ertesi gün Zeynep, Ryan'ı anlatırken "Ryan cooks every Sunday" diyecek. İki cümlede de aynı adam aynı işi yapıyor; biri o an süren bir eylemi, öteki bir alışkanlığı anlatıyor. Türkçede ikisini de "-yor" ile söyleyebildiğimiz için bu fark sık sık kaybolur. Sıradaki derste iki zamanı yan yana koyup aralarındaki sınırı çizeceksin.