Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Öğünler: breakfast, lunch, dinner; öğünle "have": have breakfast, have lunch.
- Kahvaltı: bread, cheese, olives, eggs, tomatoes, cucumber, butter, honey, jam.
- Yemekler: meat, chicken, fish, rice, soup, salad; et türleri: beef, lamb, pork.
- İçecekler: water, tea, coffee, milk, juice; still ya da sparkling water.
- Sahte arkadaşlar: pasta = makarna, cake = pasta ve kek, marmalade = yalnız turunçgil reçeli.
- İki kıyı: İngiltere'de chips / crisps / biscuit, Amerika'da fries / chips / cookie; food yiyecek, eat yemek.
Merak sorusu
Pazar sabahı Zeynep, ev arkadaşlarına Türk kahvaltısı hazırlıyor ve Ryan'dan markete gidip birkaç şey almasını rica ediyor: "Can you buy chips and a cake? And marmalade, please." Ryan bir saat sonra elinde bir paket patates cipsi, bir doğum günü pastası ve bir kavanoz portakal reçeliyle dönüyor. Zeynep ise kızarmış patates, sade bir kek ve çilek reçeli bekliyordu.
Ryan'ın aldıklarının hiçbiri yanlış değildi; o, sözcükleri kendi İngilizcesiyle anlamıştı. "Chips" Amerika'da cipstir, "cake" hem keki hem pastayı anlatır, "marmalade" ise İngilizcede yalnızca turunçgillerden yapılan reçeldir. Yiyecek adlarının çoğu kolay öğrenilir; ama bazıları Türkçedeki benzer sözcüklerle ya da iki kıyının İngilizceleri arasında kayar. Bu derste sofranın temel adlarını öğrenecek, kayan sözcükleri de tek tek işaretleyeceksin.
Anlatım
Öğünler
Günün üç ana öğünü "breakfast" kahvaltı, "lunch" öğle yemeği ve "dinner" akşam yemeğidir. İngiltere'nin bazı bölgelerinde akşam yemeğine "tea" ya da "supper" da denir; "tea" bu anlamda bir içecek değil, akşam öğünüdür. Öğün adlarından önce genellikle "the" gelmez: "I have breakfast at eight", "What's for dinner?".
"Have" fiili öğünlerle çok sık kullanılır ve burada "yemek" anlamı taşır: "have lunch" öğle yemeği yemek, "have a coffee" bir kahve içmek. Türkçede "yemek" ve "içmek" ayrı fiillerdir; İngilizcede "have" ikisinin de yerine geçebilir.
Kahvaltı sofrası
Bir Türk kahvaltısını İngilizce anlatmak için birkaç temel sözcük yeter: "bread" ekmek, "cheese" peynir, "olives" zeytin, "eggs" yumurta, "tomatoes" domates, "cucumber" salatalık, "butter" tereyağı, "honey" bal, "jam" reçel. Beyaz peynir için İngilizcede tam bir karşılık yoktur; çoğu zaman "white cheese" ya da ona benzeyen "feta" denir.
"Jam" genel olarak reçel demektir: "strawberry jam" çilek reçeli, "cherry jam" vişne ya da kiraz reçeli. Türkçedeki "marmelat" sözcüğü ise seni yanıltabilir; İngilizcede "marmalade" yalnızca portakal, limon gibi turunçgillerden yapılan, kabuklu reçeldir.
Ana yemekler
Öğle ve akşam yemeklerinde sık geçen sözcükler şunlardır: "meat" et, "chicken" tavuk, "fish" balık, "rice" pilav ya da pirinç, "soup" çorba, "salad" salata, "vegetables" sebzeler, "potatoes" patates. Et türleri İngilizcede hayvanın adından farklı olabilir: sığır eti "beef", kuzu eti "lamb", domuz eti "pork" diye anılır.
Tatlı ve meyve için "dessert" tatlı, "fruit" meyve, "apple" elma, "banana" muz, "orange" portakal, "grapes" üzüm kullanılır. İngilizcede "rice" hem pişmemiş pirinci hem pişmiş pilavı anlatır; Türkçedeki ayrım sözcükte değil, bağlamdadır.
İçecekler
"Water" su, "tea" çay, "coffee" kahve, "milk" süt, "juice" meyve suyu demektir. Restoranda su isterken iki tür vardır: "still water" sade su, "sparkling water" maden suyu. Türk kahvesini İngilizcede genellikle "Turkish coffee" diye söylersin; filtre kahve ise "filter coffee" ya da Amerika'da çoğu zaman sadece "coffee"dir.
Çay da küçük bir kültür farkı taşır. İngiltere'de "tea" dendiğinde çoğu zaman sütle içilen siyah çay akla gelir. Türk usulü demlenmiş, sütsüz çayı anlatmak için "black tea, no milk" demek işe yarar.
Türkçe köprüsü
Bazı yiyecek adları Türkçede ve İngilizcede aynı görünür ama farklı yiyecekleri anlatır. En yaygın tuzak "pasta"dır. Türkçede "pasta" kremalı, katlı tatlıdır; İngilizcede ise makarnadır. Türkçedeki pastanın İngilizce karşılığı "cake"tir, ve aynı "cake" sözcüğü Türkçedeki keki de anlatır. Doğum günü pastası "birthday cake", sade kek "plain cake" ya da "sponge cake" olur.
"Chips" sözcüğü ise iki kıyı arasında kayar. İngiltere'de "chips" kızarmış patatestir; paket cipse "crisps" denir. Amerika'da ise kızarmış patates "fries" ya da "French fries", paket cips "chips"tir. Aynı şekilde "biscuit" İngiltere'de tatlı kurabiye ya da bisküvidir; Amerika'da buna "cookie" denir ve "biscuit" orada tereyağlı, yumuşak bir çeşit küçük ekmektir.
Bir de "yemek" sözcüğü var. Türkçede hem fiil hem isimdir: "yemek yemek" deriz. İngilizcede fiil "eat", isim ise durumuna göre "food" ya da "meal"dir. "Food" genel olarak yiyecek, "meal" ise bir öğündür: "I like Turkish food", "Breakfast is my favourite meal".
Gerçek hayattan örnekler
Kahvaltı sofrasında Zeynep, ev arkadaşlarına sofradakileri tanıtıyor.
Sophie hepsini denemek istiyor. Zeynep ona bir bardak çay uzatırken ekliyor: "It's black tea. No milk!" Sophie gülüyor; sütsüz çayı ilk kez deniyor.
Akşam Ryan, İngiliz ev arkadaşı Sophie'ye dönüp sabahki karışıklığı tek cümlede özetliyor.
Ryan'ın cümlesi ilk duyuşta karışık gelse de özeti açık: aynı sözcük iki kıyıda iki farklı yiyeceğe ad olur. Zeynep bir dahaki alışveriş listesine bu yüzden "crisps", "fries" ve "strawberry jam" yazıyor.
Sık yapılan hata
Yaygın yanlış✗ "I want a pasta for my birthday." ✓ "I want a cake for my birthday." İngilizcede "pasta" makarnadır; kremalı doğum günü tatlısı "cake"tir.
Türkçede tatlının adı olan sözcük İngilizcede bir makarna çeşidinin adıdır; iki mutfak aynı sözcüğü farklı tabaklara vermiştir.
Bir de "yemek" sözcüğünde kayma olur: "I like Turkish eat" ya da "What is the eat today?" gibi. Yiyecekten söz ederken isim olan "food" kullanılır: "I like Turkish food". Fiil olan "eat" ise yeme eylemini anlatır: "I eat breakfast at eight".
Mini alıştırma
- Günün üç ana öğünü İngilizcede nasıl söylenir?
- İngilizcede "pasta" ne demektir?
- İngiltere'de paket cipse ne denir?
- "Çilek reçeli" İngilizcede nasıl söylenir?
- "I love Turkish eat" cümlesini düzelt.
Cevaplar
- "Breakfast", "lunch" ve "dinner".
- Makarna.
- "Crisps."
- "Strawberry jam."
- "I love Turkish food."
Sesli tekrar görevi
Sonra bir restoranda sipariş verdiğini düşün ve yalnızca adları sırayla söyle: bir çorba, bir ana yemek, bir tatlı ve bir içecek. Kaydını dinlerken "pasta", "chips" ve "biscuit" sözcüklerini hangi anlamda kullandığını kontrol et.
Özet kartı
- Öğünler: breakfast, lunch, dinner; öğünle "have": have breakfast, have lunch.
- Kahvaltı: bread, cheese, olives, eggs, tomatoes, cucumber, butter, honey, jam.
- Yemekler: meat, chicken, fish, rice, soup, salad; et türleri: beef, lamb, pork.
- İçecekler: water, tea, coffee, milk, juice; still ya da sparkling water.
- Sahte arkadaşlar: pasta = makarna, cake = pasta ve kek, marmalade = yalnız turunçgil reçeli.
- İki kıyı: İngiltere'de chips / crisps / biscuit, Amerika'da fries / chips / cookie; food yiyecek, eat yemek.
Sonraki derse köprü
Zeynep'in sofrasında iki yumurta, üç domates ve bir ekmek vardı; ama "iki bal" ya da "üç su" demek kulağa tuhaf gelir. İngilizce yiyecekleri sayılabilenler ve sayılamayanlar diye ikiye ayırır, ve bu ayrım "a" ya da "an" kullanıp kullanamayacağını, sözcüğün çoğul olup olamayacağını belirler. Sıradaki derste bir elma ile biraz su arasındaki bu farkı öğreneceksin.