İçeriğe geç

Ders EN1.30 · A1 · Modül 1.4

I like swimming: like / love / hate + -ing

1.113 kelime · yaklaşık 5 dakika okuma · seslendirme 7 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Like + isim: I like tea. Genel anlamda "the" yok: I like dogs.
  2. Like / love / hate + fiil-ing: I like swimming. I love reading. I hate running.
  3. Duygunun gücü: love, like, don't like, hate.
  4. -ing yazımı: read → reading; dance → dancing; swim → swimming.
  5. Geniş zamanın kuralları geçerli: she likes, he doesn't like, Do you like…? Yes, I do.
  6. Türkçedeki "-meyi" ile "-mekten" ekleri İngilizcede tek bir "-ing" olur; "from" gelmez, "I'm liking" denmez.

Merak sorusu

Zeynep mahalledeki spor merkezine üye oluyor. Kayıt formunun bir satırında şu soru var: "What do you like doing in your free time?" Zeynep düşünmeden yazıyor: "I like swim and I love read." Görevli formu okuyup nazikçe gülümsüyor ve kalemle iki küçük ek ekliyor: "I like swimming and I love reading."

Zeynep bir önceki hafta "I can swim" cümlesini öğrenmişti ve orada fiil yalın kalıyordu. Neden şimdi "swim" yetmedi, neden sonuna "-ing" eklendi? Çünkü "can" bir yardımcı fiildir ve asıl fiili yalın ister; "like" ise kendisi bir fiildir ve ardından gelen işi bir isim gibi taşır. Türkçede de benzer bir şey yaparız: "yüzmeyi seviyorum" derken "yüz" fiiline bir ek ekleyip onu sevdiğimiz şeyin adına çeviririz. Bu ders, sevdiğin ve sevmediğin etkinlikleri anlatmanın yolunu gösteriyor.

Anlatım

Like + isim

"Like" sevmek, hoşlanmak demektir ve ardından doğrudan bir isim gelebilir: "I like coffee" kahveyi severim, "I like music" müziği severim, "She likes cats" kedileri sever. Geniş zamanın kuralları burada da geçerlidir: üçüncü tekil kişide "likes", olumsuzda "don't like" ve "doesn't like".

Genel olarak bir şeyi sevdiğini söylerken isim çoğul ya da yalın kullanılır ve "the" gelmez: "I like dogs", "I love chocolate". Türkçedeki "köpekleri severim" cümlesindeki belirtme ekini İngilizcede "the" ile karşılamaya gerek yoktur.

Like + fiil-ing

Bir etkinliği sevdiğini söylerken fiil "-ing" ekiyle bir isme dönüşür: "I like swimming" yüzmeyi severim, "He likes cooking" yemek yapmayı sever, "We like walking" yürümeyi severiz. "Swimming" burada bir etkinliğin adıdır; tıpkı Türkçedeki "yüzme" ya da "yüzmek" gibi.

Aynı kalıp "love" ve "hate" ile de kurulur: "I love reading" okumaya bayılırım, "I hate running" koşmaktan nefret ederim. Duygunun gücüne göre bir sıra düşünebilirsin: "love" en güçlü sevgi, "like" sevmek, "don't like" sevmemek, "hate" nefret etmek.

-ing nasıl yazılır?

Çoğu fiilde "-ing" doğrudan eklenir: "read" → "reading", "play" → "playing", "cook" → "cooking". Sonu sessiz bir "e" ile biten fiillerde "e" düşer: "dance" → "dancing", "ride" → "riding", "write" → "writing".

Tek heceli, sonu "bir ünlü + bir ünsüz" olan fiillerde son harf ikilenir: "swim" → "swimming", "run" → "running", "shop" → "shopping". Bu ikileme, ünlünün kısa kaldığını gösterir. "Swiming" yazsaydın, okuyan onu "suayming" gibi uzun bir sesle okuyabilirdi.

Soru ve kısa cevap

Soru, geniş zamandaki gibi "do" ya da "does" ile kurulur: "Do you like dancing?" dans etmeyi sever misin, "Does she like cooking?" yemek yapmayı sever mi. Kısa cevaplar da aynıdır: "Yes, I do", "No, she doesn't". Bilgi sorusu için soru sözcüğü başa gelir: "What do you like doing?" ne yapmayı seversin.

Türkçe köprüsü

Türkçede bir etkinliği sevdiğimizi söylerken fiile "-me" ya da "-mek" ekini getirip onu bir isme çeviririz, sonra da belirtme ekini ekleriz: "yüz-me-yi seviyorum", "oku-ma-yı severim". İngilizcedeki "-ing" aynı işi görür: fiili bir etkinliğin adına dönüştürür. "Swimming" sözcüğünü Türkçedeki "yüzme" sözcüğünün karşılığı gibi düşünebilirsin. Fark şu: İngilizcede belirtme eki yoktur, bu yüzden "yüzmeyi" sözcüğündeki "-yi" parçası hiçbir yere taşınmaz.

İkinci bir fark zamanla ilgilidir. Türkçede "seviyorum" dediğimizde şimdiki zaman ekini kullanırız, ama bu genel ve kalıcı bir duyguyu anlatır. İngilizcede genel duygular geniş zamanla söylenir: "I like swimming", "I love reading". "I'm liking" gibi bir kullanım, bu anlamda yanlıştır. "-ing" ekinin "am", "is", "are" ile birlikte başka bir işi, şu anda olan bir eylemi anlatması ise ileride göreceğin ayrı bir konudur. Bu derste "-ing" yalnızca etkinliğin adıdır.

"Nefret etmek" ve "hoşlanmak" gibi Türkçe fiiller "-den" ekiyle kurulur: "koşmaktan nefret ederim", "okumaktan hoşlanırım". İngilizcede ise "hate" ve "like" ardından hiçbir edat almaz: "I hate running", "I like reading". Türkçedeki "-den" ekini "from" ile karşılamaya çalışmak doğal bir refleks olur, ama İngilizce kalıp doğrudan fiili ister.

Gerçek hayattan örnekler

Spor merkezindeki görevli, Zeynep'e sınıfları önermek için birkaç soru soruyor.

Görevli gülüyor ve Zeynep'e sabah yüzme sınıfını öneriyor. Zeynep'in iki cevabı iki uçtan geldi: "love" ile güçlü bir sevgi, "hate" ile güçlü bir hoşnutsuzluk. Arada "Yes, I do" ve "No, I don't" kısa cevapları yer aldı.

Akşam Zeynep, Sophie'ye spor merkezini anlatıyor ve ev arkadaşlarının zevklerini karşılaştırıyor.

Üçüncü tekil kişide "likes" ve "loves" "-s" aldı; olumsuzda ise "doesn't like" geldi ve "like" yalın kaldı. "Shopping" sözcüğünde "p" harfi ikilendi, "dancing" sözcüğünde "e" düştü.

Sık yapılan hata

Yaygın yanlış✗ "I like swim." ✓ "I like swimming." "Like", "love" ve "hate" bir etkinlikten söz ederken fiili "-ing" ile ister.
Doğrusu

Hata, bir önceki derste "can" ile öğrenilen yalın fiil kalıbını "like" cümlesine de taşımaktan gelir.

Bir de yazımda sık bir kayma var: "swiming", "runing", "danceing". Tek heceli ve kısa ünlülü fiillerde son ünsüz ikilenir; sonu "e" ile biten fiillerde ise "e" düşer. Emin olmadığında sözcüğü yüksek sesle söyle: "swim" kısa bir "i" taşıyorsa, yazıda iki "m" gerekir.

Mini alıştırma

  1. "Okumayı severim" cümlesinin İngilizcesi nedir?
  2. "Dance", "run" ve "play" fiillerine "-ing" ekle.
  3. "She like cooking" cümlesini düzelt.
  4. "Dans etmeyi sever misin?" sorusunu kur ve olumlu kısa cevap ver.
  5. "I hate from running" cümlesini düzelt.

Cevaplar

  1. "I like reading."
  2. "Dancing", "running", "playing".
  3. "She likes cooking."
  4. "Do you like dancing?" — "Yes, I do."
  5. "I hate running."

Sesli tekrar görevi

Ardından bir aile üyenin ya da arkadaşının zevklerini "he" veya "she" ile üç cümlede anlat ve "likes", "loves", "doesn't like" biçimlerini doğru kullan. Son olarak kendine üç soru sor ve cevapla: "Do you like…?". Hepsini kaydet ve dinlerken "-ing" ekinin her etkinlikte duyulup duyulmadığını kontrol et.

Özet kartı

  1. Like + isim: I like tea. Genel anlamda "the" yok: I like dogs.
  2. Like / love / hate + fiil-ing: I like swimming. I love reading. I hate running.
  3. Duygunun gücü: love, like, don't like, hate.
  4. -ing yazımı: read → reading; dance → dancing; swim → swimming.
  5. Geniş zamanın kuralları geçerli: she likes, he doesn't like, Do you like…? Yes, I do.
  6. Türkçedeki "-meyi" ile "-mekten" ekleri İngilizcede tek bir "-ing" olur; "from" gelmez, "I'm liking" denmez.

Sonraki derse köprü

Zeynep formda sevdiği etkinlikleri yazdı; ama sevdiği yiyecekleri ve içecekleri İngilizce adlandırmakta hâlâ zorlanıyor. Bir kafede, bir markette ya da bir restoranda "like" ile ne sevdiğini söyleyebilmek için önce bu adları bilmek gerekir; üstelik bazı yiyecek adları iki dilde benzer görünür ama farklı şeyleri anlatır. Sıradaki derste mutfağa ve sofraya geçip yiyecekleri ve içecekleri öğreneceksin.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

  • Açılış: bir spor merkezinin kayıt masası ve bir form. Zeynep'in yazdığı "swim" ve "read" sözcüklerinin sonuna, görevlinin kalemiyle "-ming" ve "-ing" parçaları eklenir.
  • Duygu ölçeği: soldan sağa dört yüz ifadesi; bayılma, sevme, sevmeme, nefret. Her birinin altında "love", "like", "don't like", "hate" belirir.
  • Yazım bölümü: "swim" sözcüğündeki "m" harfi ikiye bölünür; "dance" sözcüğündeki "e" harfi düşer ve yerine "-ing" gelir.
  • Türkçe köprüsü: "yüzmeyi" sözcüğü parçalara ayrılır; "yüz" ile "-me" birleşip "swimming" kutusuna gider, "-yi" parçası soluklaşıp kaybolur.
  • Anlatıcı sesi olarak Matilda. Spor merkezi görevlisi sıcak bir İngiliz tınısıyla, Zeynep'in cevapları hafif Türk aksanıyla.
  • Spor merkezi ve form kurgu; hiçbir spor zincirinin adı ya da logosu görünmez.

Modül 1.4 — İstekler ve Yetenekler

Hedef: Ne yapabildiğini ve neyi sevdiğini söyler, sipariş verir.