İçeriğe geç

Ders EN1.27 · A1 · Modül 1.3 · Tekrar

Tekrar — Çevremiz

1.132 kelime · yaklaşık 5 dakika okuma · seslendirme 8 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Var demek: There's a café. There are two tables.
  2. Yer edatları: in, on, under, next to, behind, in front of, opposite, between, near.
  3. Ev ve şehir: living room, kitchen, bedroom; chemist's, bakery, bank, car park.
  4. Emir cümleleri yalın fiille başlar; olumsuzu don't, ortak öneriyi let's kurar.
  5. Yol tarifi: turn left/right, go past, go straight on, take the second left, on your right.
  6. Tarif dinlerken işaret noktalarını önceden gör ve "don't" ile başlayan adımı işaretle.

Merak sorusu

Sophie yeni bir daireye taşındı ve cumartesi akşamı küçük bir ev partisi veriyor. Zeynep'in telefonuna bir sesli mesaj bırakıyor: istasyondan yeni daireye nasıl gidileceğini anlatıyor. Zeynep'in elinde mahallenin basit bir haritası var. Görev şu: mesajı dinlerken haritada istasyondan başlayıp Sophie'nin kapısına kadar rotayı çizmek.

Otuz saniyelik bu mesaja modülün altı konusu sığıyor: "var" demenin kalıbı, yer edatlarını, şehirdeki mekânların adlarını, emir cümlelerini, yol tarifinin kalıplarını ve evin odalarını. Aşağıda mesajı dört durakta açıyoruz; her durakta hangi konunun devreye girdiğini göreceksin.

Anlatım

Harita

Önce Zeynep'in elindeki haritayı tanı. En altta, ortada istasyon var. İstasyonun önünden yukarı doğru uzun bir cadde, High Street, uzanıyor. Caddenin solunda aşağıdan yukarı sırayla bir kafe, bir otopark ve bir eczane; sağında bir fırın, bir banka ve bir park var. Caddenin ortasında trafik ışıkları bulunuyor. Işıkların hemen ötesinde sağa ve sola iki sokak ayrılıyor: sağdaki Park Road, soldaki Mill Lane. High Street'in en üstünde de ikinci bir sağ sokak var: Church Street. Park Road'da, parkın arkasında, küçük bir apartman duruyor.

Haritayı dinlemeden önce incelemek, gerçek bir yol tarifinde de işe yarar: hangi yerlerin işaret noktası olabileceğini önceden görürsün.

Başlangıç: nereden çıkılıyor?

Sophie'nin mesajı şöyle başlıyor: "Hi Zeynep! It's easy. Come out of the station and go straight on, along the High Street." İki emir cümlesi: "come out" ve "go straight on". Özne yok, fiiller yalın. "Go straight on" İngiltere'de düz gitmenin en yaygın söyleyişi.

Zeynep kalemini istasyonun önüne koyuyor ve caddenin ortasından yukarı doğru bir çizgi çekmeye başlıyor.

İşaret noktaları

Sophie devam ediyor: "Go past the bakery and the bank. There's a café on your left, but don't stop there, it's expensive!" Burada üç şey birden var. "Go past" iki yerin önünden geçip devam etmeyi anlatıyor. "There's a café" kafenin orada olduğunu haber veriyor. "On your left" ise yönü yürüyen kişiye göre veriyor. Araya bir de olumsuz emir girdi: "don't stop there".

Zeynep haritada fırını ve bankayı geçiyor; kafeyi solda görüyor ama çizgisini durdurmuyor.

Dönüş

Mesajın en önemli cümlesi geliyor: "At the traffic lights, turn right. That's Park Road. Don't take the second right, that's Church Street." Tarif hem neyi yapacağını hem neyi yapmayacağını söylüyor. "Turn right" edatsız; "the second right" ise sıra sayısı ve yönle kurulmuş.

Zeynep çizgisini trafik ışıklarında sağa kıvırıyor ve Park Road'a giriyor. Church Street'i bilerek atlıyor.

Hedef ve ev

Son parça: "My building is behind the park, opposite a small chemist's. I'm on the second floor. When you come in, the living room is next to the kitchen. There are drinks on the table!" Yer edatları üst üste geliyor: "behind", "opposite", "next to", "on". "Chemist's" İngilizlerin eczaneye verdiği ad. "Second floor" İngiltere'de sokak seviyesinden iki kat yukarıdır. Evin içinde de odalar ve eşyalar aynı kalıplarla konumlanıyor.

Türkçe köprüsü

Sophie'nin mesajını Türkçeye çevirirken bu modülde tek tek gördüğün farklar bir arada karşına çıkar. Türkçede "var" cümlenin sonundadır: "Solunda bir kafe var." İngilizcede "there's" başa geçer: "There's a café on your left." Türkçede yer bilgisi ekle gelir: "masada", "parkın arkasında". İngilizcede ise ismin önünde küçük bir sözcük durur: "on the table", "behind the park".

Emirlerde Türkçe "dön", "dönün", "dönünüz" arasında seçim yapar. Sophie ise yakın bir arkadaşa da, bir yabancıya da aynı sözcüğü söylerdi: "turn". Yol tarifinde Türkçe "sağa", "sağdan", "sağda" diye sözcüğü ekler; İngilizcede "right" hiç değişmez, görevini "turn", "the second" ve "on your" belirler.

Kat numarası da küçük bir çeviri tuzağıdır. Sophie "second floor" dedi. Türkiye'de de İngiltere'deki gibi zemin kattan sonra birinci kat gelir, bu yüzden bu kat Türkçede de "ikinci kat"tır. Aynı mesajı Amerikalı bir arkadaş bıraksaydı "second floor" bir kat aşağıyı, Türkçedeki birinci katı gösterirdi.

Gerçek hayattan örnekler

Aşağıda Sophie'nin sesli mesajı tek parça hâlinde var. Bu modülün beceri görevi budur: mesajı dinlerken ya da okurken, haritada istasyondan Sophie'nin apartmanına giden rotayı çiz.

Rotan şöyle olmalı: istasyondan çıkış, High Street boyunca yukarı, fırın ve banka sağda kalarak ilerleme, kafe solda, trafik ışıklarında sağa dönüş, Park Road'da parkın arkasındaki apartman. Church Street'e girmediysen ve kafede durmadıysan, doğru kapıdasın.

Zeynep partiye vaktinde varıyor. Kapıyı açan Sophie gülüyor: "Come in! Make yourself at home."

Sık yapılan hata

Yaygın yanlış✗ "In the left there is a café." ✓ "There's a café on your left." Yön bildirirken İngilizcede "on your left" kalıbı kullanılır ve "there's" cümlenin başına gelir.
Doğrusu

Hata, Türkçedeki "solda bir kafe var" cümlesinin sırasını ve "-da" ekini doğrudan "in" ile aktarmaktan gelir.

Tarif dinleyenlerin çoğu bir de olumsuz emri kaçırır. "Don't take the second right" cümlesinde "don't" hızlı ve vurgusuz söylenir; kaçırırsan tam tersini yaparsın. Tarif dinlerken her cümlenin başına kulak ver: "don't" sesini duyduğun anda haritada o adımın üstüne küçük bir çarpı koymak bu hatayı önler.

Mini alıştırma

  1. Sophie'nin mesajında kafe hangi tarafta?
  2. "At the traffic lights, turn right" cümlesinin Türkçesi nedir?
  3. Sophie'nin binası nerede?
  4. "Chemist's" Amerikan İngilizcesinde hangi sözcükle söylenir?
  5. "In the left there is a bank" cümlesini düzelt.

Cevaplar

  1. Solda: "on your left".
  2. Trafik ışıklarında sağa dön.
  3. Park Road'da, parkın arkasında, küçük bir eczanenin karşısında.
  4. "Drugstore"; "pharmacy" iki ülkede de anlaşılır.
  5. "There's a bank on your left."

Sesli tekrar görevi

Mesajı kaydet. Ardından kâğıda basit bir harita çiz ve kendi kaydını dinlerken yalnızca duyduğunu izleyerek rotayı çiz. Kapına varabiliyorsan tarifin eksiksizdir; varamıyorsan eksik adımı bul ve mesajı yeniden kaydet.

Özet kartı

  1. Var demek: There's a café. There are two tables.
  2. Yer edatları: in, on, under, next to, behind, in front of, opposite, between, near.
  3. Ev ve şehir: living room, kitchen, bedroom; chemist's, bakery, bank, car park.
  4. Emir cümleleri yalın fiille başlar; olumsuzu don't, ortak öneriyi let's kurar.
  5. Yol tarifi: turn left/right, go past, go straight on, take the second left, on your right.
  6. Tarif dinlerken işaret noktalarını önceden gör ve "don't" ile başlayan adımı işaretle.

Sonraki derse köprü

Sophie'nin partisinde biri gitar çalıyor, biri Türk kahvesi yapmayı öğrenmek istiyor, biri de kapıda "Girebilir miyim?" diye soruyor. Türkçede bunların hepsi fiile eklenen "-ebil" ekiyle kurulur: çalabilir, yapabilir, girebilir. İngilizce ise aynı işi fiilden önce gelen tek ve hiç değişmeyen bir sözcükle yapar ve o sözcük hem yeteneği, hem izni, hem de ricayı taşır. Sıradaki modülde istekler ve yeteneklerle bu sözcükten başlayacağız.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

  • Açılış: bir telefon ekranında sesli mesaj simgesi ve yanında kuşbakışı çizilmiş basit bir mahalle haritası. Mesaj oynadıkça haritada kırmızı bir çizgi ilerler.
  • Harita bölümü: yerler adlarıyla sırayla belirir; istasyon altta, High Street yukarı doğru, trafik ışıkları ortada, Park Road ve Church Street sağa ayrılır.
  • Her alt başlık mesajın bir parçası: başlangıç, işaret noktaları, dönüş, hedef. Ekranın üst şeridinde altı konu rozeti durur, ilgili konu geçerken rozeti parlar; ders kodu yazılmaz.
  • "Don't take the second right" anı: Church Street'in girişinde kırmızı bir çarpı belirir.
  • Mesajı Sophie'nin sesi okur, sıcak ve biraz hızlı; Türkçe anlatım Matilda ile.
  • Mahalle, sokak adları ve daire kurgu; haritada gerçek bir şehir ya da işletme görünmez.

Modül 1.3 — Çevremiz

Hedef: Evini ve şehrini anlatır, yol tarifi verir.