Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- House bina, home yaşadığın yer; daire İngiltere'de flat, Amerika'da apartment.
- Odalar: bedroom, bathroom, living room, dining room, kitchen, hall.
- Birleşik oda adlarında vurgu ilk parçadadır: BEDroom, BATHroom.
- Upstairs üst kat, downstairs alt kat; İngiltere'de ground floor zemin kattır, Amerika'da first floor.
- Türkiye'deki 3+1 daire İngilizcede "a three-bedroom flat" diye anlatılır.
- "Salon" İngilizcede kuaför gibi bir iş yeridir; evdeki salon "living room" ya da "lounge"dır.
Merak sorusu
Zeynep, Sophie'ye İzmir'deki ailesinin evini anlatıyor. "My parents have a big flat. It's a three plus one, and the salon is very big." Sophie kaşlarını kaldırıyor: "A three plus one? And a salon? Do your parents have a hair salon at home?"
Zeynep'in anlattığı ev son derece sıradandı: üç yatak odası ve bir oturma odası olan bir daire. Ama "üç artı bir" Türkiye'deki ilanlara özgü bir sayma biçimidir ve İngilizcede "salon" sözcüğü evin bir odasını değil, kuaför ya da güzellik salonunu akla getirir. Evini anlatırken odaların İngilizce adlarını ve evlerin nasıl sayıldığını bilmek gerekir. Bu ders onları anlatıyor.
Anlatım
Ev mi, daire mi, yuva mı?
İngilizcede "house" müstakil ya da bahçeli bir evi, genellikle birkaç katlı bir binayı anlatır. Bir apartmandaki daireye İngiliz İngilizcesinde "flat", Amerikan İngilizcesinde "apartment" denir. Türkiye'de pek çok kişinin yaşadığı yer İngilizcede bu yüzden çoğu zaman "a flat" ya da "an apartment" olur.
"Home" ise bir binayı değil, insanın yaşadığı, ait olduğu yeri anlatır; Türkçedeki "ev" sözcüğünün duygusal anlamına yakındır. "I'm at home" evdeyim, "I go home" eve giderim demektir. "Go home" kalıbında "to" kullanılmaz, tıpkı günlük rutinde gördüğün "come home" gibi.
Odalar
Evin odalarının adları çoğu zaman iki sözcüğün birleşmesiyle kurulur. "Bedroom" yatak odası, yani "bed" ve "room"; "bathroom" banyo, "living room" oturma odası, "dining room" yemek odası demektir. Mutfak için tek bir sözcük vardır: "kitchen". Girişteki koridora "hall" ya da "hallway" denir.
Birleşik oda adlarında vurgu genellikle ilk parçaya düşer: "BEDroom", "BATHroom", "LIVing room". İngiliz İngilizcesinde oturma odası için "lounge" ya da "sitting room" da duyulur. Tuvalet için "toilet", günlük İngiliz dilinde "loo" denir; Amerika'da ev dışındaki umumi tuvaletlere çoğu zaman "restroom" denir.
Katlar ve merdivenler
Evin katları için "upstairs" üst kat, "downstairs" alt kat demektir: "The bedrooms are upstairs" yatak odaları üst katta. Merdivene "stairs" denir. Bahçe İngiltere'de "garden", Amerika'da çoğu zaman "yard"dır; balkon ise "balcony".
Apartman katlarında ise İngiliz ve Amerikan İngilizcesi ayrılır. İngiltere'de sokak seviyesindeki kat "ground floor", onun bir üstü "first floor"dur. Amerika'da ise sokak seviyesindeki kat doğrudan "first floor" diye sayılır. Aynı bina, iki ülkede farklı numaralarla anlatılır.
Evdeki eşyalar
Birkaç temel eşya adı, evini anlatırken işine yarar. "Sofa" kanepe, "bed" yatak, "wardrobe" gardırop, "fridge" buzdolabı demektir. Ocak için İngiltere'de "cooker", Amerika'da "stove" denir. Bu sözcükleri "there is" kalıbı ve yer edatlarıyla birleştirdiğinde, bir odayı eksiksiz anlatabilirsin: "There's a sofa in the living room, next to the window."
Türkçe köprüsü
Türkiye'de daireler "3+1", "2+1" gibi sayılarla anlatılır: ilk sayı oda sayısını, "+1" ise salonu gösterir. İngilizce konuşulan ülkelerde evler çoğunlukla yalnızca yatak odası sayısıyla anlatılır: "a three-bedroom flat", "a two-bedroom apartment". Oturma odası, mutfak ve banyo varsayılır ve sayıya girmez. Bu yüzden Türkiye'deki bir "3+1" daire, İngilizcede kabaca "a three-bedroom flat" olarak anlatılır.
"Salon" sözcüğü de bir tuzaktır. Türkçede evin en büyük odası, misafir ağırlanan oturma odasıdır. İngilizcede ise "salon" çoğunlukla "hair salon" yani kuaför, "beauty salon" yani güzellik salonu gibi iş yerlerini anlatır. Evdeki salon için "living room" ya da İngiltere'de "lounge" demek gerekir. Görünüşü aynı ama anlamı farklı olan bu tür sözcüklere "sahte arkadaş" denir; ileride onlara ayrı bir ders ayıracağız.
Kat sayımında ise Türkiye İngiltere'ye benzer. Türkiye'de sokak seviyesindeki kat "zemin kat", bir üstü "birinci kat"tır; İngiltere'deki "ground floor" ve "first floor" ile aynı düzen. Amerikan sisteminde ise zemin kat "first floor" diye söylendiği için bir kat kayma olur. Amerikalı biriyle adres konuşurken bu farkı akılda tutmak işe yarar.
Gerçek hayattan örnekler
Zeynep, Sophie'nin şaşkınlığından sonra evi yeniden anlatıyor.
Bu kez Sophie her şeyi hemen anlıyor. "Three-bedroom" sözcüğü evin büyüklüğünü söylüyor, "living room" ise Türkçedeki salonun yerini tutuyor. "There's" ve "next to" da önceki derslerden tanıdık.
Bir kiralık ev ilanında da benzer bir dil karşına çıkar.
İlanda "ground floor" zemin katı, "for rent" kiralık olduğunu söylüyor. İngilizce ilanlar kısa ve sıkıştırılmış yazılır; "a" ve "is" gibi küçük sözcükler çoğu zaman atlanır.
Sık yapılan hata
Yaygın yanlış✗ "Our salon is very big." ✓ "Our living room is very big." İngilizcede "salon" evin odası değil, kuaför ya da güzellik salonu gibi bir iş yeridir.
Hata, Türkçedeki "salon" sözcüğünün İngilizcede de aynı anlamı taşıdığını sanmaktan gelir.
Benzer bir kayma "3+1" gibi sayılarda görülür: "It's a three plus one flat" demek İngilizce konuşan birine hiçbir şey anlatmaz. Evin büyüklüğünü söylemek için yatak odası sayısını kullan: "It's a three-bedroom flat." Gerekirse ardından oturma odasını ayrıca ekle.
Mini alıştırma
- İngiliz İngilizcesinde apartman dairesine ne denir?
- "Yatak odası" ve "banyo" İngilizcede nasıl söylenir?
- Türkiye'deki "2+1" bir daire İngilizcede nasıl anlatılır?
- İngiltere'de "ground floor" hangi kattır?
- "Our salon has a balcony" cümlesini düzelt.
Cevaplar
- "Flat"; Amerikan İngilizcesinde "apartment".
- "Bedroom" ve "bathroom".
- "A two-bedroom flat."
- Sokak seviyesindeki kat, yani Türkiye'deki zemin kat.
- "Our living room has a balcony."
Sesli tekrar görevi
Anlatımını kaydet ve dinlerken "salon" sözcüğünü kullanmadığından, evin büyüklüğünü yatak odası sayısıyla söylediğinden emin ol. Sonra aynı evi bir Amerikalıya anlatıyormuş gibi kat numarasını düzelterek bir kez daha söyle.
Özet kartı
- House bina, home yaşadığın yer; daire İngiltere'de flat, Amerika'da apartment.
- Odalar: bedroom, bathroom, living room, dining room, kitchen, hall.
- Birleşik oda adlarında vurgu ilk parçadadır: BEDroom, BATHroom.
- Upstairs üst kat, downstairs alt kat; İngiltere'de ground floor zemin kattır, Amerika'da first floor.
- Türkiye'deki 3+1 daire İngilizcede "a three-bedroom flat" diye anlatılır.
- "Salon" İngilizcede kuaför gibi bir iş yeridir; evdeki salon "living room" ya da "lounge"dır.
Sonraki derse köprü
Zeynep'in anlattığı daire bir sokakta, bir mahallede duruyor. Evinden çıktığında karşına bir fırın, bir eczane, bir otobüs durağı ve bir park çıkar. Bunların İngilizce adlarını bilmek, yeni bir şehirde kaybolmadan yaşamanın ilk adımıdır; üstelik bazıları, eczane gibi, İngiltere ve Amerika'da farklı sözcüklerle anılır. Sıradaki derste evden çıkıp şehirdeki mekânları öğreneceksin.