İçeriğe geç

Ders EN1.22 · A1 · Modül 1.3

In, on, under, next to — yer edatları

1.144 kelime · yaklaşık 5 dakika okuma · seslendirme 8 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. In içinde: in the box, in the drawer, in the room.
  2. On yüzeyin üstünde: on the table, on the wall, on the floor.
  3. Under altında, next to yanında, behind arkasında, in front of önünde, near yakınında.
  4. Between A and B, iki şeyin arasında: between the café and the pharmacy.
  5. In front of hemen önünde, opposite karşısında; Amerikan İngilizcesinde across from.
  6. "Masada" ile "kutuda" aynı eki taşır, ama İngilizcede biri "on", öteki "in" olur; "at" buluşma noktaları ve at home, at work gibi kalıplar içindir.

Merak sorusu

Zeynep işe geç kalıyor ve anahtarlarını bulamıyor. Sophie o sabah Zeynep'in dairesinde; telefonla soruyor: "Where are your keys?" Zeynep aceleyle cevap veriyor: "In the table!" Sophie masanın etrafında dolaşıyor, çekmecelere bakıyor, sonra gülerek soruyor: "In the table? Do you mean on the table? There's nothing in the table. It's just wood!"

Zeynep Türkçede "masada" diye düşünmüştü ve "-de" ekini "in" ile karşıladı. Ama İngilizce, bir şeyin bir yüzeyin üstünde mi yoksa bir şeyin içinde mi durduğunu ayırır. Türkçede tek bir ekle söylediğimiz yeri İngilizce çoğu zaman farklı küçük sözcüklerle anlatır. Bu ders, bir şeyin nerede durduğunu söyleyen bu sözcükleri anlatıyor.

Anlatım

İçinde mi, üstünde mi?

İngilizcede yer bildiren sözcüklere yer edatı denir. İlk iki temel edat "in" ve "on"dur. "In" bir şeyin içinde olmayı anlatır: "in the box" kutunun içinde, "in the drawer" çekmecede, "in the room" odada. "On" ise bir yüzeyin üstünde olmayı anlatır: "on the table" masanın üstünde, "on the wall" duvarda, "on the floor" yerde.

Karar basittir: nesne bir şeyin içine mi girmiş, yoksa bir yüzeye mi değiyor? Çekmece, kutu, oda ve çanta içi olan şeylerdir; masa, duvar ve raf ise yüzeydir. Anahtarlar masanın yüzeyinde durduğu için "on the table" denir.

Altında, yanında, arkasında

"Under" bir şeyin altında olmayı anlatır: "The cat is under the bed" kedi yatağın altında. "Next to" yanında demektir: "The lamp is next to the sofa" lamba kanepenin yanında. "Behind" arkasında, "in front of" önünde demektir: "behind the door" kapının arkasında, "in front of the house" evin önünde.

"Between" iki şeyin arasında olmayı anlatır ve genellikle "and" ile kullanılır: "The bank is between the café and the pharmacy" banka kafe ile eczanenin arasında. "Near" yakınında demektir: "near the station" istasyonun yakınında.

Önünde mi, karşısında mı?

Kolayca birbirine karışan iki edat da "in front of" ve "opposite"tır. "In front of" bir şeyin hemen önünde, ona bitişik ya da çok yakın olmayı anlatır: "The car is in front of the house" araba evin önünde. "Opposite" ise karşısında, yani arada bir sokak ya da boşluk olacak biçimde yüz yüze durmayı anlatır: "The café is opposite the bank" kafe bankanın karşısında.

Amerikan İngilizcesinde "opposite" yerine sık sık "across from" kullanılır: "The café is across from the bank." İki biçim de anlaşılır. Yol tarifinde bu ayrım önemlidir, çünkü "önünde" ile "karşısında" iki farklı yere işaret eder.

Nokta gibi yerler: at

Bir yeri bir nokta gibi, bir buluşma yeri ya da bir etkinlik yeri olarak düşündüğünde "at" kullanılır: "at the door" kapıda, "at the bus stop" otobüs durağında, "at the station" istasyonda. Bazı kalıplaşmış ifadeler de "at" ile kurulur: "at home" evde, "at work" işte, "at school" okulda. Bu üç ifadede "the" kullanılmaz.

"In the station" ile "at the station" aynı şey değildir. "In" binanın içinde olduğunu, "at" ise orada, o noktada bulunduğunu vurgular. Başlangıçta "at" sözcüğünü buluşma noktaları ve kalıplar için kullanman yeterlidir.

Türkçe köprüsü

Türkçede "masada", "kutuda", "odada", "duvarda" derken hep aynı eki kullanırız. İngilizce bu eki iki farklı sözcüğe böler. Nesne bir şeyin içindeyse "in", bir yüzeyin üstündeyse "on" gelir: "kutuda" "in the box", "masada" "on the table", "duvarda" "on the wall". İlk refleks bu yüzden her "-de" için "in" demek olur.

Daha ayrıntılı yerler için Türkçe, iyelik ekli sözcükler kullanır: "masanın altında", "evin önünde", "bankanın karşısında". Burada önce yer, sonra ilişkiyi bildiren sözcük gelir. İngilizcede ise ilişki önce söylenir, yer arkadan gelir: "under the table", "in front of the house", "opposite the bank". Türkçedeki "-nin altında" parçası, İngilizcede tek bir "under" sözcüğüne dönüşür ve ismin önüne geçer.

"Arasında" sözcüğü de güzel bir örnektir. Türkçede "kafe ile eczanenin arasında" deriz; iki şey "ile" bağlanır ve "arasında" sona gelir. İngilizcede "between the café and the pharmacy" denir: "between" başa gelir, iki şey "and" ile bağlanır. Sıra ters dönse de mantık aynıdır.

Gerçek hayattan örnekler

Zeynep sonunda anahtarlarını buluyor ve Sophie'ye nerede olduklarını söylüyor.

İki edat bir cümlede: anahtarlar masanın yüzeyinde olduğu için "on", telefonun yanında olduğu için "next to". Sophie ekliyor: "And your bag is behind the door." Çanta kapının arkasında; "behind" arkasında demek.

Aynı gün Zeynep, yeni bir kafeyi bulmak için bir yoldan geçene soruyor.

Yoldan geçen kişi "opposite" dedi: kafe postanenin tam önünde değil, sokağın öbür tarafında, ona bakacak biçimde duruyor. Zeynep postanenin önünde beklemek yerine karşıya geçiyor ve kafeyi buluyor.

Sık yapılan hata

Yaygın yanlış✗ "My keys are in the table." ✓ "My keys are on the table." Bir yüzeyin üstünde duran şeyler için "on" kullanılır.
Doğrusu

Hata, "masada" sözcüğündeki eki içerik gözetmeden "in" ile karşılamaktan gelir.

Buna yakın bir karışıklık da "in front of" ile "opposite" arasında yaşanır. Türkçede "bankanın önünde" ve "bankanın karşısında" farklı yerlerdir, ama hızlı konuşurken ikisi de "in front of" diye çevrilebilir. Birine buluşma yeri söylerken bu fark önemlidir: "önünde" kapıya bitişik, "karşısında" sokağın öbür yanı.

Mini alıştırma

  1. "Kutuda" ve "masada" İngilizcede hangi edatlarla söylenir?
  2. "Kedi yatağın altında" cümlesinin İngilizcesi nedir?
  3. "Kafe ile eczanenin arasında" nasıl söylenir?
  4. "In front of" ile "opposite" arasındaki fark nedir?
  5. "The picture is in the wall" cümlesini düzelt.

Cevaplar

  1. "In the box" ve "on the table".
  2. "The cat is under the bed."
  3. "Between the café and the pharmacy."
  4. "In front of" hemen önünde, "opposite" ise karşısında, arada bir boşluk ya da sokak olacak biçimde.
  5. "The picture is on the wall"; duvar bir yüzeydir.

Sesli tekrar görevi

Sonra oturduğun sokağı düşün ve iki yeri tarif et: biri "opposite", biri "next to" ile. Tarifini kaydet ve dinlerken yüzeyler için "on", içler için "in" kullanıp kullanmadığını işaretle.

Özet kartı

  1. In içinde: in the box, in the drawer, in the room.
  2. On yüzeyin üstünde: on the table, on the wall, on the floor.
  3. Under altında, next to yanında, behind arkasında, in front of önünde, near yakınında.
  4. Between A and B, iki şeyin arasında: between the café and the pharmacy.
  5. In front of hemen önünde, opposite karşısında; Amerikan İngilizcesinde across from.
  6. "Masada" ile "kutuda" aynı eki taşır, ama İngilizcede biri "on", öteki "in" olur; "at" buluşma noktaları ve at home, at work gibi kalıplar içindir.

Sonraki derse köprü

Anahtarlar masanın üstündeydi, ama masa hangi odadaydı? Mutfakta mı, oturma odasında mı? Bir evi anlatmak için odaların İngilizce adlarını bilmek ve onları "there is" ile yer edatlarıyla birleştirmek gerekir. Türkçedeki "salon" ya da "oturma odası" gibi sözcüklerin İngilizcedeki karşılıkları da her zaman birebir örtüşmez. Sıradaki derste evin bölümlerini ve odalarını öğreneceksin.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

  • Açılış: bir masa ve üstünde anahtarlar. "In the table" söylendiğinde anahtarlar masanın tahtasının içine gömülür gibi çizilir, Sophie'nin şaşkın yüzü belirir; ardından anahtarlar masanın yüzeyine geri döner.
  • Edat kutusu: bir kutu ve bir top. Top kutunun içinde, üstünde, altında, yanında, arkasında ve önünde sırayla durur; her konumda ilgili edat belirir.
  • "Between" için iki bina ve arada bir üçüncüsü; "opposite" için bir sokağın iki yanında yüz yüze duran iki bina.
  • Türkçe köprüsü: "masada" ve "kutuda" sözcüklerindeki "-de" eki iki ayrı ok olarak "on" ve "in" kutularına gider.
  • Anlatıcı: Matilda. Zeynep ve Sophie'nin sesleri birbirinden ayrı; yoldan geçen kişi için üçüncü bir ses.
  • Daire, sokak ve kafe kurgu; gerçek bir mekân adı kullanılmaz.

Modül 1.3 — Çevremiz

Hedef: Evini ve şehrini anlatır, yol tarifi verir.