İçeriğe geç

Ders EN1.20 · A1 · Modül 1.2 · Tekrar

Tekrar — Günlük Hayat

1.109 kelime · yaklaşık 5 dakika okuma · seslendirme 7 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Alışkanlıklar geniş zamanla anlatılır: I get up at four.
  2. Üçüncü tekil kişide fiil "-s" alır, araya sıklık sözcüğü girse bile: She always gets up at four.
  3. Sorular ve olumsuzlar yardımcı fiille kurulur: Do you work on Sundays? He doesn't work here.
  4. Sıklık sözcükleri asıl fiilin önünde, "to be" fiilinin arkasında durur; "never" varken fiil olumlu kalır.
  5. Saatler: four o'clock, half past four, quarter to seven; edatlar: at four, on Sundays, in the afternoon.
  6. Tarihler sıra sayısıyla söylenir: on the twelfth of March.

Merak sorusu

Bir cumartesi sabahı radyoyu açıyorsun ve "A day in the life" yani bir günün hikâyesi adlı bölüm başlıyor. Bu hafta konuk, York'ta küçük bir fırın işleten Grace. Sunucu ona gününü soruyor ve Grace saat saat anlatıyor. Senin görevin, dinlerken Grace'in gününün saatlerini bir kâğıda yazmak.

Bu küçük dinleme görevi, bu modülde öğrendiğin her şeyi aynı anda ister: geniş zamanı, "she" ile gelen "-s" ekini, yardımcı fiille kurulan soruları, sıklık sözcüklerini, saatleri, zaman edatlarını ve bir tarihi. Bu tekrar dersi Grace'in gününü parça parça dinliyor ve her parçada hangi bilginin iş başında olduğunu gösteriyor.

Anlatım

Sabah: saatler ve "-s" eki

Sunucunun ilk sorusu uyanma saatini hedefliyor: "When do you get up, Grace?" Soru sözcüğü, ardından "do", özne ve yalın fiil geliyor; dört kutudan "do" ile bilgi sorusu kutusu. Grace cevap veriyor: "I get up at four o'clock." Tam saat olduğu için "o'clock" dedi; saatten önce ise "at" kullandı.

Sunucu dinleyicilere Grace'i anlatırken fiillere "-s" ekliyor: "Grace gets up at four and starts work at half past four." "Gets" ve "starts" keskin bir s sesiyle bitiyor. "Half past four" ise dört buçuk demek; geleneksel saat söyleyişi.

Sıklık ve olumsuzluk

Sunucu soruyor: "Do you work on Sundays?" Grace kısa cevap veriyor: "No, I don't. I never work on Sundays." Günlerle "on" edatı geldi, "Sundays" çoğul oldu çünkü bir alışkanlığı anlatıyor. "Never" sözcüğü fiilden önce durdu ve fiil olumlu kaldı.

Ardından Grace ekliyor: "But I always open the shop at quarter to seven." "Always" yine fiilin önünde. "Quarter to seven" ise yediye çeyrek var, yani altı kırk beş; "to" duyduğunda saatin henüz yediye gelmediğini hatırla.

Öğleden sonra ve akşam

Sunucu devam ediyor: "What does your husband do?" Bu kez özne tekil üçüncü kişi olduğu için "does" geldi ve "do" fiili yalın kaldı. Grace anlatıyor: "He doesn't work in the bakery. He's a teacher. He comes home at five in the afternoon." "Doesn't" olumsuzluğu ve "-s" ekini üstlendi, "work" yalın kaldı. "In the afternoon" günün bir bölümü olduğu için "in" aldı.

Akşam için ise Grace şöyle diyor: "We usually have dinner at seven, and I go to sleep at nine." "Usually" fiilin önünde; iki saat de "at" ile söylendi.

Özel bir tarih

Son olarak sunucu fırının doğum gününü soruyor: "When is the bakery's birthday?" Grace gururla cevap veriyor: "It's on the twelfth of March. The bakery is twenty years old." Tarih "on" aldı, gün sıra sayısıyla söylendi: "twelfth", yani on ikinci. "The bakery's" ifadesinde de sahiplik eki var: fırının doğum günü.

Türkçe köprüsü

Grace'in anlatımını Türkçeye çevirirken dikkat etmen gereken tuzakların çoğu, bu modülde tek tek gördüklerindir. Türkçede "dörtte kalkıyorum" derken "-yor" eki alışkanlık için de kullanılır; İngilizcede ise alışkanlık için geniş zaman kullanılır: "I get up at four". Türkçede "o kalkar" derken üçüncü kişi eksizdir; İngilizcede ise tam bu kişi "-s" ister: "she gets up".

Sorularda Türkçe "mi" ekiyle ya da yerinde duran soru sözcüğüyle çalışır: "Pazarları çalışır mısın?", "Kaçta kalkarsın?" İngilizcede yardımcı fiil öne geçer: "Do you work on Sundays?", "When do you get up?". Olumsuzlukta Türkçe "asla çalışmam" diye iki yerde işaret koyarken, İngilizcede "never" tek başına yeter.

Zaman ifadelerinde Türkçedeki tek "-de" eki, İngilizcede üçe ayrılır: "at four", "on Sundays", "in the afternoon". Tarihte ise Türkçe "12 Mart" derken sıradan sayı kullanır, İngilizce sıra sayısı: "the twelfth of March". Bu modülün kazancı, bu farkları tek bir anlatımın içinde, hızla duyup ayırabilmek.

Gerçek hayattan örnekler

Aşağıda Grace'in radyo konuşmasının kısa bir özeti var. Bu, modülün beceri görevidir: dinlerken ya da okurken Grace'in gününün saatlerini sırayla not et.

Notların şöyle olmalı: kalkış dört, işe başlama dört buçuk, dükkânın açılışı altı kırk beş, öğle yemeği bir, kocasının eve gelişi beş, akşam yemeği yedi, yatma saati dokuz. Grace'in günü erken başlıyor ve erken bitiyor; fırıncılar için bu şaşırtıcı değil.

Sık yapılan hata

Yaygın yanlış✗ "Grace always get up at four." ✓ "Grace always gets up at four." Araya bir sıklık sözcüğü girse bile üçüncü tekil kişide fiil "-s" ekini taşır.
Doğrusu

Hata, "always" sözcüğünün özne ile fiil arasına girince ekin de unutulmasından gelir.

Dinlerken sık yapılan bir hata da "quarter to seven" gibi saatleri yanlış tarafa yazmaktır. Grace'in dükkânı yedi on beşte değil, altı kırk beşte açılıyor. Dinleme sırasında "to" ya da "past" sözcüğünü duyduğun anda, saatin hangi yöne kaydığını kâğıda küçük bir okla işaretlemek bu hatayı önler.

Mini alıştırma

  1. Grace kaçta kalkıyor?
  2. "Quarter to seven" saat kaçtır?
  3. Grace pazar günleri çalışıyor mu? Cevabı İngilizce kısa cevapla ver.
  4. "What does your husband do?" sorusunda neden "does" kullanıldı?
  5. Fırının doğum günü İngilizcede nasıl söylendi?

Cevaplar

  1. Saat dörtte: "at four o'clock".
  2. Altı kırk beş; yediye çeyrek var.
  3. "No, she doesn't."
  4. Özne tekil üçüncü kişi, yani "your husband".
  5. "On the twelfth of March."

Sesli tekrar görevi

Ardından bir arkadaşının ya da aile üyenin gününü "she" ya da "he" ile üç cümlede anlat ve her fiilin sonundaki "-s" ekini bilerek söyle. İki anlatımı da kaydet; dinlerken saatlerin doğru yöne gidip gitmediğini ve üçüncü kişide hiçbir fiilin eksiz kalmadığını işaretle.

Özet kartı

  1. Alışkanlıklar geniş zamanla anlatılır: I get up at four.
  2. Üçüncü tekil kişide fiil "-s" alır, araya sıklık sözcüğü girse bile: She always gets up at four.
  3. Sorular ve olumsuzlar yardımcı fiille kurulur: Do you work on Sundays? He doesn't work here.
  4. Sıklık sözcükleri asıl fiilin önünde, "to be" fiilinin arkasında durur; "never" varken fiil olumlu kalır.
  5. Saatler: four o'clock, half past four, quarter to seven; edatlar: at four, on Sundays, in the afternoon.
  6. Tarihler sıra sayısıyla söylenir: on the twelfth of March.

Sonraki derse köprü

Grace'in dükkânını gözünün önüne getir: büyük bir ekmek fırını, iki masa ve pencerenin önünde küçük bir tezgâh. Türkçede bunu "dükkânda büyük bir fırın var, iki masa var" diye anlatırız ve "var" sözcüğü her şeyi taşır. İngilizcede ise bir yerde bir şeyin bulunduğunu söylemek için, tekil ve çoğula göre değişen iki sözcüklü bir kalıp kullanılır. Sıradaki modülde evini ve şehrini anlatmayı bu kalıpla başlatacağız.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

  • Açılış: eski tarzda bir radyo, dalga çizgileri. Ekranın bir köşesinde boş bir not kâğıdı; saatler söylendikçe kâğıda yazılır.
  • Her alt başlık Grace'in gününün bir anı: sabah karanlığında fırın, dükkânın açılışı, öğleden sonra, akşam yemeği. Modülün konu simgeleri ekranın kenarında sırayla yanar; ders kodu yazılmaz.
  • Saat anları: bir kadran belirir; "quarter to seven" söylendiğinde yelkovan dokuzda, akrep yediye yaklaşırken durur.
  • "-s" eki anları: "gets", "starts", "comes" sözcüklerinin sonundaki s harfi kısa bir parıltıyla belirir.
  • Anlatıcı sesi Matilda. Sunucu ve Grace iki farklı İngilizce sesle; Grace'in sesi Kuzey İngiltere aksanına yakın, sıcak ve sakin.
  • Fırın, Grace ve sunucu hayal ürünüdür; gerçek bir kanal ya da dükkân görünmez.

Modül 1.2 — Günlük Hayat

Hedef: Günlük rutinini anlatır, saati ve tarihi söyler.