Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Sıklık çizgisi: always, usually, often, sometimes, rarely, never.
- Zarf asıl fiilden önce gelir: I always drink water.
- "To be" fiilinden sonra gelir: He is never late.
- Olumsuz ve soruda yardımcı ile asıl fiil arasına girer: I don't often…, Do you usually…?
- Zarf, "-s" ekini engellemez: She always drinks tea.
- "Never" olumsuzluğu tek başına taşır; fiil olumlu kalır: I never eat meat.
Merak sorusu
Zeynep yeni bir spor salonuna üye oluyor. Kayıt formunda birkaç soru var ve ilki şu: "How often do you exercise?" Yani ne sıklıkla spor yaparsın. Zeynep düşünüyor ve yazıyor: "I go sometimes to the gym. I drink always water. I eat never fast food." Görevli formu alıyor ve birkaç ok çizerek sözcüklerin yerini değiştiriyor.
Zeynep'in seçtiği sözcükler doğruydu: "sometimes" bazen, "always" her zaman, "never" asla. Sorun sözcüklerde değil, onların cümledeki yerindeydi. Türkçede bu tür sözcükler cümlede rahatça yer değiştirir. İngilizcede ise sıklık sözcüklerinin çoğunun belirli bir yeri vardır. Bu ders o yeri anlatıyor.
Anlatım
Sıklık çizgisi
Bir alışkanlığın ne kadar sık tekrarlandığını anlatan sözcüklere sıklık zarfı denir. Bunları bir çizgi üzerinde, en sıktan en seyreğe doğru düşünebilirsin. En başta "always" yani her zaman, ardından "usually" yani genellikle, sonra "often" yani sık sık gelir. Ortada "sometimes" yani bazen durur. Daha seyrek olanlar "rarely" yani nadiren ve en sonda "never" yani asla.
Bu sözcüklerin arasındaki sınırlar kesin rakamlar değildir; kişiden kişiye değişen, yaklaşık bir sıralamadır. "Usually" ile "often" arasında ince bir fark vardır: "usually" bir şeyin olağan durum olduğunu, "often" ise çok tekrarlandığını vurgular. Başlangıçta sıralamayı bilmen yeterlidir.
Kural: asıl fiilden önce
Sıklık zarfları genellikle asıl fiilin hemen önüne gelir. "I always drink water" her zaman su içerim, "She often goes to the gym" sık sık spor salonuna gider. Özne ile fiil arasında durur ve fiilin ne sıklıkla yapıldığını söyler.
Önemli bir ayrıntı: üçüncü tekil kişide araya bir sıklık zarfı girse bile fiilin sonundaki "-s" eki yerinde kalır. "She always drinks tea" doğrudur, "she always drink tea" yanlıştır. Zarf araya girer, ama fiil yine de ekini taşır.
İstisna: "to be" fiilinden sonra
Cümlenin fiili "to be" ise kural tersine döner: sıklık zarfı bu fiilden sonra gelir. "He is never late" asla geç kalmaz, "I am usually tired in the evening" akşamları genellikle yorgun olurum. Burada zarf, "to be" fiilinin arkasına yerleşir.
Bu iki kuralı birlikte hatırlamanın kolay bir yolu var: zarf, "to be" fiilinin arkasına, öteki fiillerin önüne geçer. İki durumda da zarf, fiilin hemen yanında durur.
Olumsuz ve soru cümlelerinde
Olumsuz ve soru cümlelerinde sıklık zarfı yardımcı fiil ile asıl fiil arasına girer. "I don't often eat meat" sık sık et yemem, "Do you usually walk to work?" genellikle işe yürüyerek mi gidersin. Yardımcı önde, zarf ortada, asıl fiil arkada durur.
"Sometimes" bu açıdan daha esnektir; cümlenin başına ya da sonuna da gelebilir: "Sometimes I cook dinner", "I cook dinner sometimes". "Always" ve "never" ise çoğu zaman ortadaki yerlerinde kalır.
Türkçe köprüsü
Türkçede sıklık sözcüklerinin yeri esnektir. "Hep çay içerim", "Çayı hep içerim", "Ben hep çay içerim" cümlelerinin hepsi doğaldır ve vurgu biraz kayar. İngilizcede ise "always" gibi zarfların yeri büyük ölçüde sabittir: özneyle asıl fiil arasında. Türkçe konuşan birinin "I drink always tea" diye kurduğu cümle, Türkçedeki bu esnekliğin İngilizceye taşınmasından doğar.
Olumsuzluk konusunda iki dil tam ters çalışır. Türkçede "asla" sözcüğünü kullandığımızda fiil de olumsuz olur: "asla içmem", "hiç gitmem". Olumsuzluk iki yerde işaretlenir. İngilizcede ise "never" sözcüğü olumsuzluğu tek başına taşır ve fiil olumlu kalır: "I never drink coffee". "I never don't drink" ya da "I don't never drink" demek standart İngilizcede yanlıştır, çünkü olumsuzluk iki kez söylenmiş olur.
Bu yüzden Türkçedeki "asla -mez" alışkanlığı İngilizcede bir tuzak yaratır. Kural basittir: cümlede "never" varsa, fiil olumlu kalır. "Asla" ya da "hiç" sözcüğünü "never" ile karşıladığında, Türkçedeki olumsuzluk ekini İngilizcede bırak.
Gerçek hayattan örnekler
Zeynep, spor salonu formunu bu kez görevlinin oklarını izleyerek yeniden yazıyor.
Üç cümlede de zarf, özne ile asıl fiil arasında duruyor. Üçüncü cümlede "never" var ve fiil olumlu: "eat". Türkçe çeviride ise "yemem" olumsuz; iki dilin olumsuzluğu nerede taşıdığı burada açıkça görünüyor.
Görevli formun ikinci sorusunu soruyor.
"Are you busy" bir "to be" cümlesi olduğu için zarf "are" ile "busy" arasına girdi. Cevapta da "I'm" ile "busy" arasına "always" yerleşti. Sıklık zarfı iki cümlede de "to be" fiilinin arkasında duruyor.
Sık yapılan hata
Yaygın yanlış✗ "I never don't eat meat." ✓ "I never eat meat." "Never" olumsuzluğu tek başına taşır; fiil olumlu kalır.
Hata, Türkçedeki "asla yemem" yapısında olumsuzluğun hem "asla" sözcüğünde hem fiilde bulunmasından gelir.
Bir başka sık hata zarfın yeriyle ilgilidir: "She drinks always tea" ya da "I go sometimes to work by bus". Dinleyen bunları anlar, yine de sıra yabancı durur. Kontrol yolu şu: zarfı özneden hemen sonra, asıl fiilden hemen önce söyle. Cümlede "to be" varsa, zarfı onun arkasına al.
Mini alıştırma
- "Always", "sometimes" ve "never" sözcüklerini en sıktan en seyreğe sırala.
- "I drink tea" cümlesine "always" ekle.
- "He is late" cümlesine "never" ekle.
- "Asla kahve içmem" cümlesinin İngilizcesi nedir?
- "She always drink water" cümlesini düzelt.
Cevaplar
- Always, sometimes, never.
- "I always drink tea."
- "He is never late"; "to be" fiilinden sonra gelir.
- "I never drink coffee"; fiil olumlu kalır.
- "She always drinks water"; zarf araya girse de fiil "-s" ekini taşır.
Sesli tekrar görevi
Ardından "to be" ile iki cümle kur: "I am usually…", "I am never…". Sonra bir aile üyen için "She always…" ya da "He never…" ile iki cümle daha söyle ve fiilin sonundaki "-s" ekini unutma. Hepsini kaydet ve dinlerken zarfların yerini ve "never" cümlelerindeki olumlu fiili kontrol et.
Özet kartı
- Sıklık çizgisi: always, usually, often, sometimes, rarely, never.
- Zarf asıl fiilden önce gelir: I always drink water.
- "To be" fiilinden sonra gelir: He is never late.
- Olumsuz ve soruda yardımcı ile asıl fiil arasına girer: I don't often…, Do you usually…?
- Zarf, "-s" ekini engellemez: She always drinks tea.
- "Never" olumsuzluğu tek başına taşır; fiil olumlu kalır: I never eat meat.
Sonraki derse köprü
Zeynep formun son satırına geldiğinde görevli bir soru daha soruyor: "What time do you usually come?" Zeynep saatini söylemek istiyor ama "yediye çeyrek var" ya da "sekiz buçuk" demenin İngilizcede nasıl söylendiğinden emin değil. İngilizcede saat söylemenin iki yolu var ve biri Türkçedeki "buçuk", "çeyrek geçiyor" ifadelerine çok benziyor. Sıradaki derste saati sormayı ve söylemeyi öğreneceksin.