Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Olumsuz ve soru: It isn't my box. Is this your box?
- Tekil sayılabilen isim çıplak kalmaz: a lamp; ikinci söz edilişte the lamp.
- Çoğullar: books, shoes, boxes, knives, children; sayıdan sonra isim çoğuldur.
- Yakın ve uzak: this, these, that, those.
- Sahiplik: my, his, her, our, their; isimlerde Emre's, the girls'.
- Nesne zamirleri fiilden ve edattan sonra gelir: help me, next to him, for you.
- Çoğul -s üç sesle okunur: s, z, ız.
Merak sorusu
Zeynep, Leeds'te yeni bir daireye taşınıyor. Kapının önünde bir kamyonet, kaldırımda üst üste kutular. Erkek kardeşi Emre ve İngiliz arkadaşı Sophie yardıma gelmiş. Kutuların hiçbirinde etiket yok ve Sophie ilk kutuyu kaldırırken soruyor: "Is this your box?"
Bu tek soruyu cevaplamak için bu modülde öğrendiğin neredeyse her şey gerekir: kutunun kime ait olduğunu söylemek, "değil" demek, bir şeyi tanıtıp sonra ondan yeniden söz etmek, yakındaki ve uzaktaki kutuları ayırmak. Bu tekrar dersi taşınma gününü baştan sona izliyor ve her adımda hangi parçanın devreye girdiğini gösteriyor.
Anlatım
Kimin kutusu?
Zeynep kutuya bakıyor ve cevap veriyor: "No, it isn't my box. It's Emre's box." "Değil" demek için "is" ile "not" birleşip "isn't" oldu. Sahibi göstermek için de Emre'nin adı "'s" ekini aldı. Türkçedeki "Emre'nin kutusu" yapısında iki ek varken İngilizcede yalnızca sahip işaretlendi.
Ardından Zeynep kendi kutularını gösteriyor: "These boxes are my books." Birden fazla kutu yanında durduğu için "these" dedi ve fiil "are" oldu. Sahiplik sözcüğü "my" ismin önünde duruyor; Türkçedeki "-ım" eki burada ayrı bir sözcüğe dönüşmüş.
Bir kutu, o kutu
Sophie kaldırımın öbür ucundaki büyük bir kutuyu gösteriyor: "What's in that box?" Kutu uzakta ve tek, bu yüzden "that". Zeynep cevap veriyor: "It's a lamp. The lamp is for the living room." İlk cümlede lamba ilk kez tanıtıldığı için "a lamp", ikinci cümlede artık bilindiği için "the lamp" oldu.
Oturma odası için de "the" kullandı, çünkü evde tek bir oturma odası var ve herkes hangisinin kastedildiğini biliyor. Bu küçük sözcükler, Türkçede ekler ve sözcük sırasıyla gösterdiğimiz belirliliği İngilizcede ismin önüne taşıyor.
Kimin için, kime?
Emre ağır bir kutuyu kaldırmaya çalışıyor ve yardım istiyor: "Can you help me?" Nesne zamiri "me" fiilin arkasına geldi. Sophie gülerek yardım ediyor ve kutunun üstündeki notu okuyor: "For Zeynep, from her mum." Notta "her" sahiplik sözcüğü olarak kullanılmış; anne Zeynep'in annesi.
Birkaç dakika sonra Zeynep, Sophie'ye bir kutu uzatıyor: "This is for you. Thank you!" Edattan sonra gelen zamir "you" oldu; bu zamir özne ve nesne olarak aynı kalır.
Çoğullar ve söylenişleri
Kutular boşaldıkça çoğullar da çoğalıyor: "books", "shoes", "boxes", "glasses", "knives". "Books" keskin bir s ile, "shoes" yumuşak bir z ile, "boxes" ve "glasses" bir hece daha ekleyerek biter. "Knives" ise yazıda f yerine v aldı. Kutulardan birinden yeğenlerinin oyuncakları çıkıyor ve Emre gülüyor: "The children's toys!" "Children" s ile bitmeyen düzensiz bir çoğul olduğu için sahiplikte doğrudan "'s" aldı.
Türkçe köprüsü
Taşınma günündeki her cümle, Türkçenin bir alışkanlığıyla İngilizcenin bir kuralının buluştuğu bir noktaydı. Türkçede sahipliği ekler taşır ve "benim", "onun" gibi sözcükler isteğe bağlıdır; İngilizcede ise "my", "her", "Emre's" gibi sözcükler zorunludur. Türkçede "onun" cinsiyet bildirmez; İngilizcede sahibin kim olduğuna göre "his" ya da "her" seçmek gerekir.
Belirlilikte de benzer bir karşılaşma yaşandı. Türkçede "bir lamba" deriz ama "lamba" dediğimizde de çoğu zaman cümle tamamdır; İngilizcede tekil bir isim neredeyse hiç çıplak kalmaz, önünde "a", "the" ya da "my" gibi bir sözcük durur. Sayılarda da yollar ayrıldı: "üç kutu" derken Türkçe ismi olduğu gibi bırakır, İngilizce ise "three boxes" der.
Bazı yerlerde ise Türkçe yardımcı oldu. "Bu" ve "şu" ayrımı İngilizcede "this" ve "that" ile, sahiplik sırası da "önce sahip, sonra eşya" düzeniyle aynı kaldı. Sert ve yumuşak ünsüz ayrımını da Türkçedeki "evde" ve "kitapta" farkından zaten tanıyordun. Bu modülün kazancı, bu benzerlikleri ve farkları aynı anda görebilmek.
Gerçek hayattan örnekler
Akşam dairenin duvarına bir aile fotoğrafı asılıyor. Sophie fotoğrafa bakıyor ve Zeynep ona kısa bir açıklama yazıp gönderiyor. Bu metin, modülün beceri görevidir: önce oku, sonra kendi aileni aynı biçimde anlat.
Metinde "his" ve "her" doğru kişilere gidiyor, "the man" ve "the woman" fotoğraftaki belirli kişileri gösteriyor, "Emre's" ve "Can's" sahipliği taşıyor, "these" ve "that" yakın ve uzak ayrımını yapıyor. "Next to him" kalıbında nesne zamiri "him" bir edattan sonra geldi. Kısa bir paragraf, ama modülün bütün parçaları içinde.
Sık yapılan hata
Yaygın yanlış✗ "This is Emre bag." ✓ "This is Emre's bag." Sahip bir isimse, o isim "'s" ekini alır.
Hata, Türkçedeki "Emre'nin çantası" yapısında İngilizcede hiçbir ekin gerekmediğini sanmaktan gelir.
Bu modülde birbirine çok yakın duran iki küçük hata da sık görülür: "her" ile "his" seçiminde eşyaya bakmak ve sayıdan sonra ismi tekil bırakmak. İkisini de yakalamanın yolu aynıdır: cümleyi kurmadan önce kısa bir soru sor. Sahibi kim? Kaç tane? Bu iki sorunun cevabı, doğru sözcüğü neredeyse kendiliğinden getirir.
Mini alıştırma
- "Bu senin kutun mu?" sorusunu İngilizce kur.
- "Hayır, benim kutum değil" cevabında "not" nereye gelir?
- "It's a lamp" cümlesinden sonra lambadan yeniden söz ederken hangi sözcüğü kullanırsın?
- "Kemal'in karısı" için "his wife" mı "her wife" mı denir?
- "Boxes", "books" ve "shoes" sözcüklerinin sonları nasıl okunur?
Cevaplar
- "Is this your box?"
- "Is" fiilinin arkasına ve onunla birleşerek: "It isn't my box."
- "The": "The lamp is for the living room."
- "His wife"; sahip Kemal, bir erkek.
- "Boxes" bir hece ekleyerek ız, "books" keskin s, "shoes" z ile biter.
Sesli tekrar görevi
Sonra yazdığın metni yüksek sesle oku ve kaydet. Kaydı dinlerken iki şeye bak: her "his" ve "her" doğru kişiye gidiyor mu, çoğullar üç farklı sesle mi bitiyor? Takıldığın cümleyi yeniden oku, sonra metni bir arkadaşına ya da öğretmenine gönder.
Özet kartı
- Olumsuz ve soru: It isn't my box. Is this your box?
- Tekil sayılabilen isim çıplak kalmaz: a lamp; ikinci söz edilişte the lamp.
- Çoğullar: books, shoes, boxes, knives, children; sayıdan sonra isim çoğuldur.
- Yakın ve uzak: this, these, that, those.
- Sahiplik: my, his, her, our, their; isimlerde Emre's, the girls'.
- Nesne zamirleri fiilden ve edattan sonra gelir: help me, next to him, for you.
- Çoğul -s üç sesle okunur: s, z, ız.
Sonraki derse köprü
Taşınmanın ertesi sabahı Zeynep erken kalkıyor, kahvesini yapıyor ve işe gidiyor. Sophie ise her sabah koşuya çıkıyor, Emre de her gün üniversiteye gidiyor. Her gün tekrarlanan bu alışkanlıkları anlatmak için İngilizce, Türkçedeki "kalkarım", "giderim" gibi geniş zaman biçimlerine karşılık gelen bir zaman kullanır. Sıradaki derste günlük rutinini anlatmayı öğreneceksin.