Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Bir sözcüğün sesini yazısından önce öğren: knight "nayt" diye okunur.
- Harflerin İngilizce adları vardır; E "i", I "ay", G "ci", J "cey" diye söylenir.
- Th için dil dişlerin arasına girer; w için dudaklar yuvarlanır, v için diş dudağa değer.
- Pen ile pan, ship ile sheep ayrı sözcüklerdir; vurgusuz heceler gevşek söylenir.
- Heceleme İngilizce harf adlarıyla ve pasaporttaki yazıma göre yapılır; karışan harfe bir sözcük eklenir.
- İngilizce cümle özneyle başlar ve fiil hemen arkasından gelir.
Merak sorusu
Deniz, Londra'da küçük bir otele akşam saatlerinde varıyor. Uzun bir yolculuktan geldi, yorgun, ve resepsiyondaki görevli ona gülümseyerek bakıyor. Birkaç dakika içinde adını söyleyecek, soyadını heceleyecek, oda numarasını anlayacak ve ne zaman ayrılacağını bildirecek. Bunların her biri bu modülde öğrendiğin bir parçaya dayanıyor.
Tek tek çalıştığın şeyleri art arda, beklemeden kullanmak ayrı bir beceridir. Bu tekrar dersinde Deniz'in resepsiyonda geçirdiği birkaç dakikayı adım adım izleyeceğiz. Her adımda hangi bilginin devreye girdiğini göreceksin.
Anlatım
Kapıdan girerken: yazı ile ses
Deniz kapının üstünde otelin adını okuyor: "The Knight Hotel". Bir an "k-nigt" diye okumak istiyor, sonra duruyor. Baştaki k okunmaz, ortadaki gh de sessizdir; sözcük "nayt" diye söylenir. İngilizce yazımın yüzyıllar önce sabitlendiğini, sesin ise yoluna devam ettiğini hatırlıyor. Bir sözcüğün sesini yazısından önce öğrenmek bu yüzden işe yarıyor.
Kendini tanıtırken: cümlenin sırası
Görevli "Good evening" diyor. Deniz kendini tanıtıyor ve cümleyi İngilizce sırayla kuruyor: önce özne, sonra fiil, sonra gerisi. Türkçede "Bir rezervasyonum var" diye düşünse de fiili sona saklamıyor.
Burada iki bilgi birlikte çalışıyor. "I" başta duruyor, çünkü İngilizcede özne boş bırakılmaz. "Have" hemen arkasından geliyor, çünkü fiil öznenin yanına yerleşir. "A reservation" ise en sonda. Görevli ikinci sözcükte ne istediğini anlıyor.
Adını hecelerken: harf adları ve özel harfler
Görevli soyadını soruyor ve hecelemesini istiyor. Deniz'in soyadı Çelik, pasaportunda ise "CELIK" yazıyor. Deniz hecelemeyi pasaporttaki yazıma göre yapıyor ve her harfi İngilizce adıyla söylüyor.
Bu kısa dizide modülün en sık karışan harflerinden ikisi var: İngilizler E'ye "i", I'ya "ay" der. Deniz Türkçe alışkanlıkla "ce, e, le, i, ke" deseydi görevli büyük ihtimalle başka bir ad yazacaktı. Görevli yine de L harfinde duraksıyor; Deniz "L for Lima" diyerek harfi netleştiriyor. Telefonda ya da gürültülü bir lobide harfi tanıdık bir sözcüğe bağlamak karışıklığı hemen çözer.
Oda numarasını duyarken: th sesi
Görevli anahtarı uzatırken oda numarasını söylüyor: "Room three-oh-three." Deniz "three" sözcüğündeki fısıltılı th sesini tanıyor: dilin ucu dişlerin arasında, hava üfleniyor. Kendisi tekrar ederken "tri" demiyor; aksi halde sözcük "tree", yani ağaç gibi duyulurdu. Sayılarda "oh" genellikle sıfır yerine kullanılır.
Ayrılış gününü söylerken: w, v ve ünlüler
Görevli ne zaman ayrılacağını soruyor. Deniz "On Wednesday" diyor. Sözcüğün başındaki w için dudaklarını yuvarlıyor, dişlerini karıştırmıyor; ortadaki d'yi de söylemiyor. Sözcük "wenzdey" diye çıkıyor.
Ardından Deniz bir de sabah için çay istiyor: "A cup of tea in the morning, please." "Cup" sözcüğünde kısa ve gevşek a sesi, "a" ve "of" sözcüklerinde ise gizli, belirsiz ses var. Deniz her sözcüğü tek tek, açık açık söylemiyor; vurguyu "cup" ve "tea" sözcüklerine veriyor. Cümle doğal akıyor.
Türkçe köprüsü
Bu sahnede Deniz'in karşılaştığı her zorluk Türkçenin bir alışkanlığından geliyordu. Türkçede her harf okunur, bu yüzden "Knight" sözcüğündeki k'yı söyleme isteği doğdu. Türkçede E harfine "e" deriz, bu yüzden hecelemede Türkçe harf adlarına kayma tehlikesi vardı. Türkçede th sesi yoktur, bu yüzden "three" sözcüğü kolayca "tri" olurdu.
Aynı şey cümle sırası için de geçerliydi. Türkçede yüklem sona gider ve özne çoğu zaman söylenmez. "Rezervasyonum var" cümlesinde ne "ben" var ne de fiil başta. İngilizcede ise "I have a reservation" diye hem özne söylenir hem fiil ikinci sıraya geçer. Deniz'in yaptığı şey Türkçeyi unutmak değildi; hangi alışkanlığın ne zaman devreye gireceğini fark edip ona kısa bir fren takmaktı.
Bu modülün en önemli kazancı da bu farkındalık. Türkçe, İngilizce öğrenirken bir engel değil, bir karşılaştırma aracıdır. İki dilin nerede ayrıldığını bildiğin sürece hatayı yapmadan önce görebilirsin.
Gerçek hayattan örnekler
Deniz'in resepsiyondaki konuşması baştan sona şöyle ilerliyor. Görevli selam veriyor, Deniz kendini tanıtıyor.
Görevli hecelemesini istiyor, Deniz pasaportundaki yazımla heceliyor. Oda numarası ve ayrılış günü konuşuluyor. En sonda Deniz teşekkür ediyor.
"Thank" sözcüğünde yine fısıltılı th, "very" sözcüğünde dişin dudağa değdiği v var. Kısa bir konuşma, ama modülün neredeyse bütün sesleri ve kuralları içinde yer alıyor. Aynı sahneyi bir havalimanında, bir hastane kaydında ya da bir kargo telefonunda da yaşayabilirsin; parçalar değişmez.
Sık yapılan hata
Yaygın yanlış✗ Çelik soyadını "ce, e, le, i, ke" diye hecelemek.
✓ Pasaporttaki "CELIK" yazımıyla ve İngilizce harf adlarıyla "si, i, el, ay, key". Hata, heceleme sırasında Türkçe harf adlarına ve Türkçe yazıma dönmekten gelir.
Bu hata iki ayrı alışkanlığın üst üste binmesinden doğar: harflerin Türkçe adları ve Türkçe karakterler. İkisini birden düzeltmenin yolu, ad ve soyadını yolculuktan önce birkaç kez yüksek sesle, İngilizce harf adlarıyla söylemektir. Bir kez oturduğunda bu dizi, telefon numaran gibi, kendiliğinden gelir.
Mini alıştırma
- "Knife" ve "knight" sözcüklerinde ortak olan sessiz harf hangisidir?
- İngilizcede I harfinin adı nasıl söylenir?
- "Three" sözcüğünü "tri" diye söylersen hangi sözcüğe benzer?
- "I a reservation have" cümlesini doğru sıraya koy.
- Soyadında ç ya da ş varsa hecelemeyi neye göre yaparsın?
Cevaplar
- Baştaki k harfi; iki sözcükte de okunmaz.
- "Ay" diye söylenir.
- "Tree" yani ağaç sözcüğüne benzer; th için dil dişlerin arasına girmeli.
- "I have a reservation"; özne başta, fiil hemen arkasında, nesne en sonda.
- Resmî belgendeki yazıma göre; pasaportunda CELIK yazıyorsa hecelemen de CELIK olur.
Sesli tekrar görevi
Bu canlandırmayı baştan sona kesmeden bir kez kaydet. Dinlerken üç noktaya bak: heceleme İngilizce harf adlarıyla mı yapılmış, th sesleri dişlerin arasından mı çıkmış, her cümle özne ve fiille mi başlamış. Takıldığın yeri tek başına çalış, sonra konuşmayı yeniden kaydet.
Özet kartı
- Bir sözcüğün sesini yazısından önce öğren: knight "nayt" diye okunur.
- Harflerin İngilizce adları vardır; E "i", I "ay", G "ci", J "cey" diye söylenir.
- Th için dil dişlerin arasına girer; w için dudaklar yuvarlanır, v için diş dudağa değer.
- Pen ile pan, ship ile sheep ayrı sözcüklerdir; vurgusuz heceler gevşek söylenir.
- Heceleme İngilizce harf adlarıyla ve pasaporttaki yazıma göre yapılır; karışan harfe bir sözcük eklenir.
- İngilizce cümle özneyle başlar ve fiil hemen arkasından gelir.
Sonraki derse köprü
Deniz resepsiyona "Good evening" diye karşılandı, ama aynı görevli öğleden sonra "Good afternoon", bir arkadaşı ise sadece "Hi" diyebilirdi. İngilizcede selamlaşma kime, ne zaman ve hangi ortamda konuştuğuna göre değişir. "How are you?" sorusunun çoğu zaman gerçek bir soru olmadığını bilmek de bu işin parçası. Sıradaki derste resmi ve samimi selamlaşmayı birbirinden ayırmayı öğreneceğiz.