Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- "What's this?" bu ne, "What's that?" şu ne demektir.
- Cevap "It's a…" ya da ünlüyle başlayan isimlerde "It's an…" kalıbıyla verilir.
- Adını bilmediğinde "I don't know" dersin.
- İngilizce adı sormak için "What's this in English?", Türkçe bir sözcüğün karşılığı için "How do you say … in English?"
- İngilizcede soru sözcüğü cümlenin başına geçer: "This is a pen" cümlesinin sorusu "What is this?" olur.
- Tek bir sayılabilen şeyin adı yalnız kalmaz; "a" ya da "an" düşmez: It's a pen.
Merak sorusu
Bir cumartesi sabahı İngiltere'de bir çiftçi pazarında dolaşıyorsun. Tezgâhlardan birinde havuca benzeyen ama bembeyaz, kalın bir kök görüyorsun. Türkçede adını bile bilmediğin bir sebze. Satıcıya dönüyor, eliyle işaret ediyor ve tek bir soruyla her şeyi öğreniyorsun: "What's this?"
Satıcı gülümseyerek cevap veriyor: "It's a parsnip." Yani yabani havuç ya da ak havuç denen sebze. İki sözcüklük bir soru ve üç sözcüklük bir cevap; ikisi de az önce öğrendiğin "is" sözcüğüne dayanıyor. Bu ders, yeni bir ülkede en çok ihtiyaç duyacağın bu küçük soru kalıbını ve ona nasıl cevap verileceğini anlatıyor.
Anlatım
Soru: What is this?
"What" ne demektir. "This" ise bu, yani elinde ya da hemen yanında duran şey anlamına gelir. İkisini "is" ile birleştirdiğinde "What is this?" yani bu ne sorusu ortaya çıkar. Günlük dilde bu soru hep kısalır: "What's this?"
Uzakta duran, parmağınla gösterdiğin bir şey için "this" yerine "that" kullanılır: "What's that?" yani şu ne. Yakın ile uzak arasındaki bu farkın ayrıntılarını ileride ayrı bir derste işleyeceğiz. Şimdilik elindeki şey için "this", uzaktaki için "that" demen yeterli.
Cevap: It's a…
Bu sorunun doğal cevabı "It's a…" kalıbıyla başlar. "It" soru sorulan şeyin yerine geçer, "'s" yani "is" fiildir, "a" ise ardından gelen ismin tek bir tane olduğunu gösterir. "It's a pen" bir kalem, "It's a key" bir anahtar demektir.
İsim bir ünlü sesiyle başlıyorsa "a" yerine "an" gelir: "It's an apple" bir elma, "It's an umbrella" bir şemsiye. Bu iki küçük sözcüğün kuralları Seviye 1'in başında kendi dersini alacak. Şimdilik kulağına yerleşmesi yeterli.
Adını bilmediğinde
Bazen sorulan şeyin adını sen de bilmezsin. O zaman dürüst ve kısa bir cevap var: "I don't know." Yani bilmiyorum. Bu cümleyi tek bir parça gibi ezberleyebilirsin; içindeki yapıyı ileride çözeceğiz.
Yeni bir dil öğrenirken en değerli soru ise bir şeyin İngilizce adını sormaktır. Elindeki bir eşyayı gösterip "What's this in English?" dediğinde, yani bunun İngilizcesi ne, karşındaki kişi sana sözcüğü verir. Aklındaki Türkçe sözcüğün karşılığını istersen "How do you say 'kaşık' in English?" diye sorarsın, yani "kaşık" İngilizcede nasıl söylenir.
Anlamını sormak
Bir menüde ya da tabelada anlamadığın bir sözcük görürsen onu da sorabilirsin: "What does 'parsnip' mean?" yani "parsnip" ne demek. Bu soruda "is" yerine başka bir yardımcı sözcük, "does" var; onun görevini de ilerideki derslerde açacağız. Şimdilik bu soruyu da hazır bir kalıp olarak kullanabilirsin.
Türkçe köprüsü
Türkçede soru sözcüğü, cevabın geleceği yerde durur. "Bu ne?" diye sorarsın ve cevap aynı yere oturur: "Bu kalem." Cümlenin düzeni değişmez; yalnızca "ne" yerine cevap gelir. Bu, Türkçeyi soru kurmak için çok rahat bir dil yapar.
İngilizcede soru sözcüğü cümlenin başına taşınır. Cevap "This is a pen" iken soru "What is this?" olur. "What" en başa geçer ve "is" ile "this" de yer değiştirir. Türkçe düşünerek sözcük sözcük çevirdiğinde ortaya "This is what?" gibi bir dizi çıkar. Bu dizi bazen şaşkınlıkla soru sorarken kullanılır, ama normal bir soru olarak doğal durmaz.
Cevapta da küçük bir fark var. Türkçede "Bu ne?" sorusuna çoğu zaman sadece "Kalem" deriz; cümle kurmaya gerek duymayız. İngilizcede de kısa cevap mümkündür, "A pen" demek yanlış değildir. Ama tam bir cevap "It's a pen" biçimindedir ve "it" sözcüğü, sorudaki "this" sözcüğünün yerini alır. İngilizce cevap, soruyu tekrar etmek yerine ona bir zamirle geri döner.
Gerçek hayattan örnekler
Pazarda sohbet devam ediyor. Bir başka tezgâhta küçük, yuvarlak ve turuncu meyveler görüyorsun.
Bu kez birden fazla şey sorduğun için "is" yerine "are" geldi ve cevap da "they" ile başladı. Kayısıyı Türkçede çok iyi tanıyorsun, ama İngilizce adını ilk kez duyuyorsun. Çoğul sorular ve "these", "those" gibi sözcükler ileride ayrıntılı işlenecek.
Aynı gün bir kafede menüde "scone" sözcüğünü görüyorsun. Garsona dönüp soruyorsun.
Burada "this" yerine sözcüğün kendisini kullandın. "What's a…?" kalıbı, adını duyduğun ama ne olduğunu bilmediğin her şey için işe yarar.
Sık yapılan hata
Bu hataya yakın bir başka eksik de cevapta görülür: "It's pen" demek. Türkçede "bir" sözcüğünü çoğu zaman söylemediğimiz için İngilizcede "a" sözcüğü kolayca düşer. Oysa tek bir sayılabilen şeyin adı İngilizcede bu küçük sözcük olmadan yalnız kalmaz. "It's a pen" demek, cümleyi doğal ve tamam kılar.
Mini alıştırma
- "What's this?" ile "What's that?" arasındaki fark nedir?
- "What's this?" sorusuna tam bir cevap hangi kalıpla başlar?
- "Apple" sözcüğünden önce neden "an" gelir?
- Bir eşyanın İngilizce adını öğrenmek için hangi soruyu sorarsın?
- "This is what?" dizisini doğal bir soruya çevir.
Cevaplar
- "This" yakındaki, "that" uzaktaki şeyi sorar.
- "It's a…" ile başlar; örneğin "It's a pen."
- "Apple" bir ünlü sesiyle başladığı için "a" yerine "an" gelir.
- "What's this in English?"
- "What is this?" ya da kısaca "What's this?"
Sesli tekrar görevi
Bu soru-cevap çiftlerini ses kaydına al. Dinlerken her sorunun "What" ile başladığını ve her cevapta "a" ya da "an" sözcüğünün düşmediğini kontrol et.
Özet kartı
- "What's this?" bu ne, "What's that?" şu ne demektir.
- Cevap "It's a…" ya da ünlüyle başlayan isimlerde "It's an…" kalıbıyla verilir.
- Adını bilmediğinde "I don't know" dersin.
- İngilizce adı sormak için "What's this in English?", Türkçe bir sözcüğün karşılığı için "How do you say … in English?"
- İngilizcede soru sözcüğü cümlenin başına geçer: "This is a pen" cümlesinin sorusu "What is this?" olur.
- Tek bir sayılabilen şeyin adı yalnız kalmaz; "a" ya da "an" düşmez: It's a pen.
Sonraki derse köprü
Pazardaki satıcı sana sebzenin adını söyledikten sonra aksanını fark ediyor ve bir soru soruyor: senin nereden geldiğini merak ediyor. Bu soruyu İngilizcede anlamak ve cevaplamak için hem ülke adlarına hem de milliyet sözcüklerine ihtiyacın var. Türkçede "Türkiye" ve "Türk" arasındaki ilişki İngilizcede de benzer ama her zaman aynı kalıpla kurulmaz. Sıradaki derste ülkeleri ve milliyetleri öğreneceksin.