İçeriğe geç

M22-D11

Terapistin değerleri

Terapistin evlilik, boşanma, cinsellik ve aile hakkındaki değerlerinin terapiye nasıl sızabileceğini ve bunun yönetimini açıklar.

İlişki ve Çift Terapisi Akademisi — M22, Süreç, etik ve terapist · 3.119 kelime · 16 örnek durum · 4 kanıt kartı · ≈ 14 dk okuma · 21 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Terapistin değeri olması kaçınılmazdır; sorun, fark edilmediğinde çiftin seçimlerini sessizce yönlendirmesidir.

Değer çoğu zaman öğütle değil, önce açılan konuyla, geçiştirilen bir kelimeyle ve "sağlıklı" diye adlandırılan şeyle odaya girer.

Evliliği sürdürmeye de ayrılmayı kolaylaştırmaya da kayan eğilim bir değerdir; ikisi de terapiste yalnızca mantıklı olan gibi görünebilir.

Değeri kısaca söylemek, kararın çiftte kaldığını hemen ardından eklemek koşuluyla, gizli kalmasından daha az etki bırakabilir.

Aile bütünlüğü gibi derin bir değer bile şiddet ya da zorlayıcı kontrol karşısında güvenliğin önüne geçmez.

Açılış sahnesi

Akşam, son danışan gittikten sonra terapist kulaklığı takıyor ve Ünal ile Dürdane'nin altıncı oturumunun kaydını başa sarıyor. Çift, kayıt için süpervizyonda kullanılmak üzere yazılı izin vermişti. Dürdane oturumun başında boşanma avukatıyla bir ön görüşme yaptığını söylüyor. Ünal susuyor. Terapistin sesi geliyor: "Avukata gitmeden önce birlikte denemediğiniz bir şey kaldı mı sizce?"

Oturum sırasında bu soru ona yerinde gelmişti. Şimdi, kırk dakika boyunca aynı sorunun üç ayrı kılıkta döndüğünü duyuyor. "Çocuklar bunu nasıl karşılar, hiç konuştunuz mu?" "On yedi yıl kolay bir süre değil, değil mi?" "Belki birkaç ay daha bu odada çalışsak?" Dürdane'nin avukatla ne konuştuğunu, ne hissettiğini, kararına nasıl vardığını soran tek bir cümle yok. Oturumun ortasında içinden geçen cümleyi hatırlıyor: Biraz daha deneseler.

Kaydı durduruyor ve bir yıl önceki başka bir çifti düşünüyor. O çiftte kadın kocasının ilgisizliğinden yakınıyordu ve terapist, süpervizörü fark ettirene kadar, ayrılmayı düşündüğünü söyleyen her cümlesini "kendine sahip çıkma" diye yansıtmıştı. Koca bir oturumda "Burada ben zaten gitmiş sayılıyorum" demişti. Terapist şimdi iki kaydın aynı kişiden çıktığını görüyor: Bir odada evliliği tutan, öbüründe kapıyı aralayan oydu. Hangisi kendi değeriydi, hangisi o günkü yorgunluğu?

Bu derste ne olacak

M22-D10 ilkelerin birbirine ters düştüğü anlarda nasıl tartı kurulacağını gösterdi. Bu ders tartının kefesine sessizce eklenen ağırlığa bakıyor: terapistin evlilik, boşanma, sadakat, cinsellik, cinsiyet rolleri, din ve aile hakkındaki kendi kanaatleri.

Kanaatlerin oturuma girdiği yollardan başlayıp evliliği koruma ile bireyi koruma arasındaki salınıma, farklı değerlere sahip bir çiftle çalışmaya, en son da değeri açıkça söylemeye ve başka bir uzmana yönlendirmenin etiğine geçeceğiz.

Sıfır noktası

Değerden arınmış bir terapist yoktur. M22-D03, iki eşe eşit süre vermenin tarafsızlık için yetmediğini gösterirken Feldman'ın kuramsal çözümlemesine dayanarak terapistin neyi sağlıklı saydığının sorunu baştan çerçevelediğini de anmıştı. Bu ders o tespiti genişletiyor: Sorun terapistin bir değeri olması değil, o değerin fark edilmeden çifte yön vermesidir.

M20-D05'in karşı aktarım dediği duygu belli bir çiftin terapistte uyandırdığı şeydir; değer ise terapistin her çiftle odaya getirdiği, çiftten çifte pek değişmeyen bir kanaattir ve tam bu sabitlik yüzünden görünmez olur.

Mekanizma

Değerin girdiği kapılar

Terapistin değerleri çoğu zaman öğüt olarak değil, küçük seçimler olarak görünür: hangi konunun önce açıldığı, hangi cümlenin üstünde durulup hangisinin geçildiği, bir eşin isteğinin "makul" ya da "talepkâr" diye çerçevelenmesi. Sadakat, cinsellik, kadın ile erkeğin evdeki yeri, din ve geniş aile, terapistin kendi hayatında da geçmişi olan konulardır.

Sızmanın en az fark edilen yeri sessizliktir. Bir eşin anlattığı cinsel bir ayrıntı, terapistin rahatsız olduğu bir konuya değiyorsa terapist farkında olmadan oradan uzaklaşır; çift de bu konunun burada konuşulmayacağını öğrenir. Heteronormatif bir varsayımın aynı çift dinamiğini nasıl görünmez kıldığını M21-D12 ayrıntısıyla anlatmıştı; burada aynı işleyişi daha geniş bir alanda görüyoruz.

Evliliği korumak, bireyi korumak

Değer sızmasının en çok konuşulan biçimi, terapistin iki ucun birine kaymasıdır. Bir uçta evliliğin sürmesini kendiliğinden iyi sayan bir tutum vardır: Ayrılık bir başarısızlık, her güçlük çalışılacak bir sorun olarak görülür. Öbür uçta bireyin mutluluğunu tek ölçü sayan bir tutum durur: İlişki kişinin gelişimine hizmet etmiyorsa bitirmek en sağlıklı seçenek gibi görünür. İki uç da bir değerdir; ikisi de terapiste "sadece mantıklı olan" gibi gelebilir.

Bu bulgu bireysel terapiden geliyor, ama çift odasına doğrudan bir soru taşıyor: Terapist bir eşin anlattığı partnere hangi sıfatları yapıştırıyor? "Kocanız narsist" ya da "Bu ilişki baştan yanlışmış" gibi bir cümle, danışan için bir uzman hükmüdür. M12-D07'nin ayrılık sonrası kişisel gelişim dediği kazanım gerçektir; ama terapistin onu, bir çiftin henüz vermediği bir kararın gerekçesi olarak öne sürmesi başka bir şeydir.

Birinde terapistler danışanı ayrılığa doğru itiyor gibi görünüyor; öbüründe terapistler, ayrılığın toplumsal bedelinin ağır olduğu bir ortamda özerkliği ve netliği korumaya çalıştıklarını anlatıyor. Hiçbir ülkenin terapistleri yalnız bir uca ait değildir; eğilim kişinin kendi hayatından, aldığı eğitimden ve çalıştığı topluluğun beklentisinden birlikte gelir. M16-D09'un boşanma düşüncesi ve karar netliği üzerine anlattığı süreç, bu yüzden terapistin kendi eğilimini de masaya koymasını gerektirir.

Kendinden farklı değerlerle çalışmak

Değer farkı en keskin biçimde din, cinsellik ve aile hiyerarşisi konusunda belirir. Dindar bir çiftle çalışan dindar olmayan bir terapist, ya da tersi; geniş ailenin söz hakkını doğal sayan bir çiftle bireysel kararı önemseyen bir terapist. Burada terapistin işi çiftin değerlerini doğru ya da yanlış diye sınıflamak değil, bu değerlerin çiftin kendi yaşamında nasıl işlediğini anlamaktır. M18-D08'in evliliği kutsallaştırma diye adlandırdığı bağ, bir terapist için yabancı olabilir; çift için ise ilişkinin taşıyıcı direği olabilir.

Terapi S03-P03-D11'in kültürel tevazu dediği tutum burada bir yöntem gibi işler: Terapist çiftin dinî, ailevi ya da cinsel değerleri hakkında bilmediği şeyi varsaymak yerine sorar.

Değer farkını yönetmenin bir yolu, danışmanlık eğitiminde önerilen bir uygulamadır: terapistin kendi özel değerlerini oturum boyunca bilinçli olarak askıya alması.

McWhorter 2019'da bu uygulamayı Katolik ahlak teolojisi açısından değerlendirdi. Ona göre paranteze alma klinik görüşme aşamasında yöntem olarak gereklidir, ama tedavinin planlandığı aşamada her zaman gerekmeyebilir; terapist değerini danışana dayatmadan dinî ahlakını mesleki çalışmasıyla bütünleştirebilir. Bu görüş tartışmalıdır; yine de bir şeyi açıkça gösterir: Paranteze alma, değeri olmayan bir terapist yaratmaz, değerini fark etmiş bir terapist gerektirir.

Değeri söylemek ve yönlendirmek

Değerin hiç söylenmemesi her zaman en iyi yol değildir. Bir danışan terapiste doğrudan "Siz olsanız ne yapardınız?" diye sorabilir ya da terapistin tutumunu zaten sezmiş olabilir. M22-D03'ün çok yönlü yan tutma tartışmasında gördüğümüz şeffaflık ilkesi değerler için de işler: Sezilen ama söylenmeyen bir değer, söylenmiş bir değerden daha çok etkiler.

Açıklamanın yerinde olup olmadığını üç soru ayırır: Çiftin kararına mı, benim rahatlamama mı hizmet ediyor? Kısa ve geri alınabilir mi? Çiftin bana katılmama özgürlüğü korunuyor mu? Öneriye dönüştüğü anda açıklama, değer sızması olarak geri gelir.

Bazen değer farkı terapistin işini yapmasını engelleyecek kadar büyüktür. O zaman başka bir uzmana yönlendirme bir seçenek olur. Ama yönlendirme, terapistin rahatsızlığından kaçmanın değil, çiftin yetkin bir hizmet almasının aracıdır. Belli bir grubu, örneğin aynı cinsten çiftleri ya da belli bir inançtan çiftleri topluca başkasına göndermek, M21-D12'nin olumlayıcı terapi tartışmasında gördüğümüz dışlamanın kurumsal biçimine dönüşebilir. Bu yüzden daha savunulabilir sıra şudur: önce eğitim ve süpervizyonla yetkinliği genişletmek, yönlendirmeyi ise ancak bu yetmediğinde ve çiftin yararına olduğunda kullanmak.

Bir sınır kesindir. Bir terapistin aile bütünlüğüne verdiği değer ne kadar derin olursa olsun, M16-D04'ün tarama adımları fiziksel şiddeti ya da zorlayıcı kontrolü (M03-D07) gösterdiğinde, evliliği sürdürme hedefi güvenliğin önüne geçemez.

Usta katmanı

Değer sızmasını yakalamanın en güvenilir aracı terapistin kendi sesidir. Kayıt dinlemek, oturum sırasında duyulamayanı duyurur: Hangi seçeneğin önce anıldığını, hangi cümlenin yarıda kesildiğini, hangi kelimenin bir eşte "cesaret" öbüründe "kaçış" diye geri yansıtıldığını. Deneyimli terapistlerin kullandığı basit bir sınama, tersine çevirme sorusudur: Bu eş bunun tam tersini isteseydi aynı soruyu, aynı tonla sorar mıydım? Cevap hayırsa, soruyu bir değer yazmıştır.

İkinci araç süpervizyondur. Kendi kaydının başına oturan terapist çoğu zaman en kör noktasını yine kaçırır; çünkü o kör nokta terapistin doğal saydığı yerdedir. Bir süpervizör ya da akran grubu, terapistin "zaten öyle" dediği yere soru işareti koyar. Kendi sesini kayıtta tanımak bir okumayla değil, yıllarca birinin yanında dinleyerek edinilen bir kulaktır ve bu sayfa o kulağı veremez.

Üçüncüsü değerin kaynağını sormaktır: kendi ailesi, kendi ayrılığı, sürdürdüğü evlilik. Kaynağı bilen terapist beklenmedik bir öfkeyi ya da hızlı bir onayı daha kolay ayırt eder.

Kanıtın sınırı

Terapistin değerlerinin çift terapisine etkisi üzerine görgül bilgi şaşırtıcı ölçüde sınırlıdır. Dersin tek nicel bulgusu bireysel terapi danışanlarının geriye dönük hatırlamasına dayanıyor; ilişkiyi zayıflatan ifadelerle kötü sonuç arasındaki bağın neden-sonuç olup olmadığı bilinmiyor. Bangladeş ve İsrail'den gelen iki nitel çalışma terapistlerin kendi anlatılarını kaydediyor, oturumdaki davranışı gözlemlemiyor. Bergin'in incelemesi ve paranteze alma üzerine görüşler kuramsal ve tartışmalıdır. Değer açıklamasının çift üzerindeki etkisi kontrollü bir desenle henüz ölçülmüş görünmüyor; buradaki kartlar bu soruya yanıt vermiyor. Türkiye'de terapistlerin evlilik ve boşanma kanaatlerinin oturuma nasıl yansıdığını ölçen bir araştırma da aynı listede yok; buradaki çıkarımları Türkçe konuşan çiftlerle çalışan terapistlere genellemek, o bağlamda tekrarlanmış çalışmalar gerektirir.

Kendin dene

Aklında kalsın

Terapistin değeri olması kaçınılmazdır; sorun, fark edilmediğinde çiftin seçimlerini sessizce yönlendirmesidir.

Değer çoğu zaman öğütle değil, önce açılan konuyla, geçiştirilen bir kelimeyle ve "sağlıklı" diye adlandırılan şeyle odaya girer.

Evliliği sürdürmeye de ayrılmayı kolaylaştırmaya da kayan eğilim bir değerdir; ikisi de terapiste yalnızca mantıklı olan gibi görünebilir.

Değeri kısaca söylemek, kararın çiftte kaldığını hemen ardından eklemek koşuluyla, gizli kalmasından daha az etki bırakabilir.

Aile bütünlüğü gibi derin bir değer bile şiddet ya da zorlayıcı kontrol karşısında güvenliğin önüne geçmez.

Yaygın yanlış"İyi bir terapist hiçbir değer taşımaz, tamamen nötrdür."
Doğrusu

Bergin'in incelemesi ve Feldman'ın M22-D03'te anılan çözümlemesi, değerlerin terapiden çıkarılamayacağını, ancak fark edilip yönetilebileceğini savunur. Paranteze alma bile önce değeri tanımayı gerektirir.

Yaygın yanlış"Çiftin evliliğini kurtarmaya çalışmak her zaman doğru hedeftir."
Doğrusu

Kawser ve arkadaşlarının görüştüğü terapistler, ayrılığın toplumsal bedelinin ağır olduğu bir ortamda bile hedefi evliliği sürdürmek değil, kararda netlik olarak tanımladı. Hedefi çift belirler; güvenlik sorunu olan bir ilişkide ise sürdürme hedefi hiç masaya gelmez.

Yaygın yanlış"Danışanın kendini gerçekleştirmesi için ayrılığı desteklemek tarafsız bir tutumdur."
Doğrusu

Doherty ve Harris'in danışanları, partnerin değişmeyeceğini ya da ayrılığın en iyisi olduğunu söyleyen terapistlerden söz ettiklerinde ilişkileri de daha kötü bir seyir izlemişti; bu bir ilişkidir, kanıtlanmış bir neden değil. Bireyin gelişimini tek ölçü saymak da bir değerdir ve sızabilir.

Yaygın yanlış"Değerleri farklı bir çifti başka bir terapiste yönlendirmek en etik yoldur."
Doğrusu

Yönlendirme son seçenektir ve gerekçesi terapistin yetkinlik sınırı olmalıdır. Belli bir grubu topluca göndermek, çiftin hizmete erişimini terapistin rahatı için daraltır; önce eğitim ve süpervizyon gelir.

Sonraki derse köprü

Açılıştaki terapist iki kaydı yan yana koyduğunda değerinin kaynağını kendi ailesinde buldu. Ama terapistin taşıdığı şey yalnız bir kanaat değildir: Kendi evliliği, kendi ayrılığı, o sabah eşiyle yaptığı tartışma da odaya girer. Bir terapistin kendi ilişki deneyimi, çiftin hangi acısını kolayca tanıyıp hangisinde körleşeceğini belirleyebilir. Bu deneyimin işe nasıl karıştığını ve onu görünür kılmak için süpervizyon ilişkisinin ne iş gördüğünü konuşacağız: Süpervizyon ve kendi ilişkin.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.