M22-D01
İki kişiyle ittifak
Çift terapisinde terapötik ittifakın iki eşle ve çiftin kendisiyle nasıl kurulduğunu açıklar.
İlişki ve Çift Terapisi Akademisi — M22, Süreç, etik ve terapist · 3.019 kelime · 16 örnek durum · 3 kanıt kartı · ≈ 14 dk okuma · 20 dk dinleme
Terapi Akademisi’nde: S02-P02-D01
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Çift odasında terapist tek bir ittifak değil, birbirinin içine geçmiş üç ittifak kurar: her eşle ayrı ayrı ve ikisinin ortak işi olarak çiftle.
İsteksizlik bir konumdur, bir karakter değil. Terapistin ilk işi onu bastırmak değil, söylenebilir kılmaktır.
İki eşin terapiyi ortak bir iş olarak görmesi, erken dönemde her birinin terapiste ısınmasından daha değerli olabilir.
İlişki sıkıntısı, köken ailesi, cinsiyet ve kültür ittifakın kurulacağı zemini önceden şekillendirir; zor bir başlangıç her zaman terapistin hatası değildir.
Açılış sahnesi
Lütfü kanepenin ucuna oturuyor ve daha yerleşmeden konuşmaya başlıyor: "İki yıldır aynı yerde dönüp duruyoruz. Ben bir şey denemek istedim, o kadar." Seher onun yanına değil, karşıdaki tekli koltuğa geçiyor. Kollarını göğsünde kavuşturmuş, bacak bacak üstüne atmış.
Terapist ona dönünce Seher beklemeden söylüyor: "Ben gelmek istemedim. Lütfü ablamı aramış, ablam da beni aradı. Geldim ki kimse bana 'denemedin' demesin."
Lütfü bir şey eklemek için ağzını açıyor. Terapist ona doğru elini hafifçe kaldırıyor, bakışını Seher'den ayırmıyor: "İstemediğiniz bir yere gelmişsiniz. Bunun için neyi göze aldığınızı merak ediyorum."
Seher omuz silkiyor. "Bir cumartesi sabahını." Ama kollarından biri dizine iniyor.
Terapist bu kez Lütfü'ye dönüyor: "Siz iki yıldır bir şeyin değişmesini bekliyorsunuz." Sonra ikisine birden bakıyor: "Biriniz umutla, biriniz kuşkuyla gelmiş. Belki ilk işimiz, bu odaya ikinizin de bir şey getirdiğini kabul etmek." Saat on dakikayı geçti. Sorunun ne olduğunu henüz kimse söylemedi; terapist de sormadı.
Bu derste ne olacak
M22, çift terapistinin odadaki işini konu alıyor: oturumu yönetmek, ittifakın sorunlarını görmek, etik ikilemlerde yol bulmak ve kendi değerlerinin işe nasıl karıştığını izlemek. Modül en temel soruyla açılıyor: Terapist birbirine kırgın iki insanla, üstelik biri istekli öteki gönülsüzken, aynı anda nasıl bir çalışma ilişkisi kurar?
M21-D14 şiddetin ardından çalışmanın hangi koşullarda güvenli olabileceğini tartışmıştı. Bu ders o koşulların sağlandığı, sıradan bir başvurudan başlıyor. Önce çift odasında üst üste binen üç ittifakı ayıracağız. Sonra Seher gibi gelmek istemeyen bir eşle bağın nasıl kurulduğuna bakacağız. Ardından amaç, görev ve bağ üçlüsünün iki kişiyle nasıl çoğaldığını, en sonda da ittifakın kurulmasını kolaylaştıran ya da zorlaştıran etkenleri, yani ilişki sıkıntısını, köken ailesini, cinsiyeti ve kültürü tartacağız.
Sıfır noktası
Terapi S02-P02-D01 ittifakı üç anlaşmaya ayırmıştı: neye varılacağı, oraya hangi işle gidileceği ve bu işi yürüten iki kişi arasındaki güven. Aynı ders, kişinin başkasının yönlendirmesiyle geldiği durumlarda ittifakın daha geriden başladığını da göstermişti. Çift odasında bu iki bilgi birleşir. M15-D04 eşlerin terapi hakkında kendi aralarında anlaşıp anlaşmadığını ayrı bir katman olarak adlandırmış ve terapiden önce var olan eşler arası bağı hesaba katmıştı. M16-D01 ise bu katmanların ilk görüşmede nasıl sınandığını, bir eşte güçlü ötekinde zayıf bir bağın nasıl gözden kaçabileceğini göstermişti.
Bu ders o kavramları yeniden tanımlamıyor; onları terapistin eline alıp nasıl kullandığına bakıyor. Farkı tek cümleyle söylemek gerekirse: Bireysel terapide ittifak bir ilişkidir, çift terapisinde ise birbirinin içine geçmiş birkaç ilişkinin aynı anda kurulmasıdır.
Mekanizma
Üç ittifak tek odada
Çift terapisinde terapist en az üç çalışma ilişkisini aynı anda kurar: birinci eşle, ikinci eşle ve çiftin kendisiyle. Üçüncüsü soyut bir fikir gibi görünür ama odada somut bir karşılığı vardır. "Biz" diye başlayan bir cümleyi iki eşin de kendi cümlesi sayıp sayamadığı, terapinin ikisinin ortak işi mi yoksa birinin ötekine yaptırdığı bir şey mi olduğu bu düzeyde belirlenir.
Bu iç içelik, terapistin hiçbir hareketinin yalnız bir kişiye ait olmadığı anlamına gelir. Anlayış gösterilen eş bunu kendi lehine bir işaret gibi alabilir; öteki eş aynı anı dışarıda kaldığı bir an olarak yaşayabilir. Terapistin işi bu etkiyi önlemek değil, görmek ve dengelemektir. Bunun en sade aracı, bir eşe yönelen her uzun dikkat anının ardından ötekine dönüp aynı olayın onun gözünden nasıl göründüğünü sormaktır.
Bu bulgu terapiste bir öncelik sırası önerir. İlk oturumlarda her eşin terapiste ısınması değerlidir, ama iki eşin terapinin ortak bir iş olduğunda buluşması daha da değerli görünüyor. Açılış sahnesindeki terapist Seher'e tek başına yaklaşmakla yetinmeyip ikisine birden "bu odaya ikinizin de bir şey getirdiği" cümlesiyle döndüğünde tam bu düzeyde çalışıyordu.
İsteksiz eşle bağ kurmak
Çift terapisine iki kişinin eşit istekle geldiği durum seyrektir. Çoğu zaman biri başvuruyu yapar, öteki ikna edilir, zorlanır ya da Seher'in yaptığı gibi "denemedin" denmesin diye gelir.
İsteksiz eşin kuşkusu çoğu zaman anlamlıdır. Terapiyi bir mahkeme gibi görebilir: Partneri şikâyetlerini hazırlamış, terapist de hakem olacak. Terapiyi ilişkinin bittiğinin ilanı gibi algılayabilir. Daha önce kötü giden bir yardım deneyimi olabilir. Terapistin ilk işi bu kuşkuyu bastırmak değil, onu konuşulabilir kılmaktır. Seher'e "Bunun için neyi göze aldığınızı merak ediyorum" denmesi, onun gelişini bir yenilgi değil bir seçim olarak tanıyordu.
M20-D02'de yapısal ekolün sisteme girme yolunu katılma adıyla görmüştük; isteksiz eşle ilk dakikalar bu tutumun en zor sınavıdır. Terapist onun dilini, temposunu ve mesafesini önce kabul eder, sonra yavaşça daraltır. İsteksiz eşi terapiye "kazanmak" için partnerinin isteğini küçültmek ise ötekini kaybettirir; iç içe ittifakların dengesi buradan da bozulabilir.
Amaç, görev, bağ: iki kişiyle üç anlaşma
Bireysel terapideki üçlü çift odasında çoğalır. Amaç düzeyinde terapist her eşin kendi amacını duyar, sonra bu amaçların ortak bir hedefle nasıl bağlandığını arar. Görev düzeyinde iki eşin de yapılacak işi anlamlı bulması gerekir: Bir eş için konuşma alıştırmaları yararlı görünürken öteki onları yapay bulabilir. Bağ düzeyinde terapist iki kişiye de güvenilir görünmelidir; birine fazla yakın bir terapist ötekinin gözünde güvenilirliğini yitirir.
Bu üç düzey kâğıt üzerinde ayrıdır, ama çift terapisinde nasıl ölçüldükleri ayrı tartışmayı hak eder.
Bu sonuç terapiste bir uyarı taşır. Üçlü, hangi anlaşmanın eksik olduğunu düşünmeye yarayan bir harita olarak değerlidir. Ama eşlerin kendisi bu üçünü genellikle tek bir duygu gibi yaşar: "Bu oda bize iyi geliyor" ya da "gelmiyor." Terapist ayrımı kafasında tutar, eşlere ise sade bir dille sorar: Neyin değişmesini istiyorsunuz, burada yaptığımız iş sizce oraya götürüyor mu, bana güvenebiliyor musunuz?
İttifakın kurulmasını ne şekillendirir?
Terapistin ne yaptığı ittifakı belirler, ama çiftin terapiye ne getirdiği de belirler. Bu etkenleri bilmek, terapistin zor bir başlangıcı kendi beceriksizliği gibi okumamasına, kolay bir başlangıçta da dikkatini gevşetmemesine yardım eder.
Bu bulgu, sıkıntısı büyük çiftlerde ittifakın en çok çift düzeyinde zorlandığını söylüyor. Birbirine çok kırgın iki insan terapistle tek tek iyi anlaşabilir, ama "bu ikimizin ortak işi" cümlesinde buluşmaları güçtür. Köken ailesi bulgusu ise terapistin dikkatini başka bir yere çevirir: Bir eşin çocukken yaşadığı güvensizlik, terapiste güvenmeyi yavaşlatabilir. M16-D01'de ilk görüşmenin bölünme riskini taşıdığını görmüştük; köken ailesi bu riskin nereden besleneceğine dair erken bir ipucu verebilir.
Cinsiyet ve kültür de ittifakın kurulduğu zemini değiştirir. M16-D01'de aktarılan bir çalışma heteroseksüel çiftlerde erkeklerin birinci oturum ittifakının ortalamada daha düşük çıktığını göstermişti; ama Seher örneği isteksizliğin cinsiyete göre dağıtılmış bir rol olmadığını hatırlatır. Kültürel açıdan, M14'te tartışılan çeşitlilik burada somutlaşır: Ailenin büyüklerinin terapiyi önerdiği ya da ayıp saydığı bir çevrede isteksiz eşin direnci kişisel olmaktan çok ailesine karşı bir sadakat olabilir. Terapist bu bağlamı adlandırmadan isteksizliği bireysel bir engel gibi okursa, eşe yabancı kalır.
Usta katmanı
Deneyimli bir çift terapisti ittifakı bir başlangıç başarısı olarak değil, her oturumda yeniden kurulan bir ilişki olarak görür. Bu yüzden ittifakı tahmin etmekle yetinmez, ölçer. M18-D09'da anlatılan sürekli ilerleme geri bildirimi bu işin en sade aracıdır: Her oturumun sonunda iki eşin ayrı ayrı doldurduğu kısa bir ölçek, terapistin göremediği bir uzaklaşmayı erken gösterir. Bir eşin puanı ötekinden belirgin biçimde düşükse, bunun nasıl ele alınacağı bu modülün sonraki dersine kalır; burada önemli olan, farkın görünür olmasıdır.
İkinci olarak, usta terapist isteksizliği bir engel değil bir bilgi olarak okur. Seher'in "Ben gelmek istemedim" cümlesi, bu ilişkide kimin kimi nasıl harekete geçirdiğini, ablanın arabulucu olarak nerede durduğunu ve kararların nasıl alındığını gösteren bir kapı aralar. Terapist bu bilgiyi hemen yorumlamaz; ilk oturumlarda yalnız not eder. Yorum, ittifak buna dayanacak kadar güçlendiğinde gelir.
Üçüncü olarak, usta terapist kendi çekimini izler. İstekli eş genellikle daha konuşkan, daha işbirlikçi ve daha ödüllendiricidir. Terapistin ona doğru kayması doğaldır, tam da bu yüzden fark edilmesi zordur. M17-D12'de uygulama sadakatinin bir yöntemi izleme işi olduğunu görmüştük; ittifakta da benzer bir öz denetim gerekir. Kayıtlı bir oturumda kimin cümlesine kaç kez döndüğünü saymak, terapistin kendi algısını sınamanın en dürüst yoludur. Bu becerilerin hiçbiri bir dersten okunarak kazanılmaz; isteksiz bir eşle ilk on dakikayı taşıyabilmek, kayıtların bir süpervizörle birlikte geri sarılıp konuşulduğu bir eğitim içinde olgunlaşır.
Kanıtın sınırı
Bu dersteki çalışmaların hepsi ilişkiseldir: İttifak ile sıkıntı arasında bir bağ bulunuyor, ama hangisinin hangisini doğurduğu bilinmiyor. Sıkıntısı az olan çiftler terapistle daha kolay anlaşıyor olabilir, iyi bir ittifak da sıkıntıyı azaltıyor olabilir. Örneklemler tek klinik ya da üniversite kliniklerinden geliyor ve büyük bölümü heteroseksüel çiftlerden oluşuyor; bulguların eşcinsel ilişkilere ve farklı kültürlere genellenmesi henüz açık bir soru. Mamodhoussen'in ekibinin bulduğu alt ölçek iç içeliği, amaç, görev ve bağı ayrı ayrı ölçmenin sınırına işaret ediyor. İsteksiz eşle bağ kurmaya dair önerilerin çoğu klinik deneyimden geliyor ve bunları doğrudan sınayan kontrollü çalışmalar azdır. Aile büyüklerinin yönlendirmesiyle başvuran çiftlerde, örneğin Türkiye'deki pek çok başvuruda, bu bağların aynı biçimde kurulup kurulmadığı henüz sınanmış değil.
Kendin dene
Aklında kalsın
Çift odasında terapist tek bir ittifak değil, birbirinin içine geçmiş üç ittifak kurar: her eşle ayrı ayrı ve ikisinin ortak işi olarak çiftle.
İsteksizlik bir konumdur, bir karakter değil. Terapistin ilk işi onu bastırmak değil, söylenebilir kılmaktır.
İki eşin terapiyi ortak bir iş olarak görmesi, erken dönemde her birinin terapiste ısınmasından daha değerli olabilir.
İlişki sıkıntısı, köken ailesi, cinsiyet ve kültür ittifakın kurulacağı zemini önceden şekillendirir; zor bir başlangıç her zaman terapistin hatası değildir.
Yaygın yanlış"İttifak her eşin terapisti sevmesidir."
Anderson ve Johnson'ın 173 çiftlik örnekleminde, erken dönemde eşlerin birbiriyle terapi hakkındaki anlaşması iyileşmeyi, her eşin terapistle bağından daha güçlü yordadı.
Yaygın yanlış"Ağır belirtileri olan biriyle ittifak kurulamaz."
Hem Knobloch-Fedders'ın ekibinde hem Mamodhoussen'in ekibinde bireysel belirtiler ittifakı yordamadı; ittifakla bağı olan, ilişkinin kendisindeki sıkıntıydı.
Yaygın yanlış"İsteksiz eşi kazanmak için onun tarafına geçmek gerekir."
İç içe ittifaklarda bir eşe yönelen fazla yakınlık ötekinin bağını zayıflatabilir. İsteksiz eşi kuşkusuyla birlikte kabul etmek, partnerinin isteğini küçültmeden yapılabilir.
Yaygın yanlış"Amaç, görev ve bağ birbirinden kolayca ayrılır."
Mamodhoussen ve arkadaşlarının çalışmasında bu üç alt ölçek birbiriyle yüksek düzeyde ilişkiliydi. Eşler bu üçünü çoğunlukla "bu oda bize iyi geliyor mu" diye özetlenen tek bir his olarak yaşar.
Sonraki derse köprü
Lütfü ile Seher'in üçüncü oturumunda Seher'in ölçek puanı yükseliyor, Lütfü'nünki ise beklenmedik biçimde düşüyor. İki yıldır terapiyi isteyen kişi, şimdi terapistin ilgisinin hep Seher'e gittiğini düşünüyor. İttifak kurulduktan sonra da yerinde durmaz; bir eşle zayıflayabilir, ikisinin arasında bölünebilir. Terapist bunu hangi işaretlerden fark eder ve kaybolmaya yüz tutmuş bağı nasıl yeniden örer? Bölünmüş ittifak.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.