M12-D06
Birlikte ebeveynlik
Ayrılmış ebeveynlerin ortak ebeveynlik biçimlerini ayırt eder ve çocuğu çatışmanın arasında bırakmanın zararını açıklar.
İlişki ve Çift Terapisi Akademisi — M12, Ayrılık ve boşanma · 3.167 kelime · 17 örnek durum · 4 kanıt kartı · ≈ 14 dk okuma · 21 dk dinleme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Boşanma romantik ortaklığı kapatıyor, ebeveynlik ortaklığını ise yıllarca açık bırakıyor. Araştırmalar bu ortaklığın en az üç biçimini ayırıyor: birlikte karar veren, birbirine az dokunarak iki ayrı düzen yürüten ve temasın her seferinde kavgaya döndüğü. Çatışmanın sessiz bir türü de var; biri ötekinin kuralını çocuğun önünde geçersiz sayabiliyor. Dost kalmak koruyucu olabilir ama zorunlu değil; düşük temaslı ve sakin bir düzen de çocuğa bir zemin sunabiliyor. Asıl zarar, çocuğun aradaki düşmanlığın taşıyıcısı, sırdaşı ya da gözcüsü yapıldığı yerde birikiyor. Teslim anları ve yeni bir partnerin girişi bu ortaklığın en sık sınandığı yerler. Bir ebeveyn ötekinden korkuyorsa, hedef yüz yüze uyum değil, güvenli bir düzen.
Açılış sahnesi
Perşembe akşamı, saat yedi buçuk. Ertuğrul arabayı Ferda'nın oturduğu apartmanın önüne yanaştırıyor, motoru kapatmıyor. Boşanmalarının üzerinden on dört ay geçti; dokuz yaşındaki Nehir haftanın dört gününü annesinde, üç gününü babasında geçiriyor. Bu teslim haftada iki kez oluyor ve ikisi de çoğu zaman tam olarak bu kadar sürüyor: kapı açılıyor, sırt çantası el değiştiriyor, kapı kapanıyor.
Bu akşam Ferda kaldırımdan soruyor: "Matematik ödevini yaptı mı?" Ertuğrul camı yarıya kadar indiriyor: "Kendisine sor." Nehir arka koltuktan iniyor, çantasını omzuna atıyor ve merdivende annesine dönüp söylüyor: "Babam diyor ki bayramda Antalya'ya gidecekmişiz. Sen ne diyorsun?"
Ferda bir an duruyor. Bayram konusunu Ertuğrul'la hiç konuşmadılar. Şimdi cevabı dokuz yaşında bir çocuğa vermesi gerekiyor ve o çocuk, verilen cevabı birkaç gün sonra aynı arabanın arka koltuğunda babasına taşıyacak. Nehir merdivende bekliyor; yüzünde bir soru değil, bir görev ifadesi var.
Bu derste ne olacak
Evlilik bitti, ebeveynlik bitmedi. Ayrılan iki yetişkin artık bir çift değil, ama aynı çocuğun iki ebeveyni olarak yıllarca birbirine bağlı kalacaklar. Bu bağın nasıl kurulduğu tek bir biçimde olmuyor: Kimi eski eşler takvimi birlikte tutuyor, kimi birbirine neredeyse hiç dokunmadan iki ayrı ev işletiyor, kimi her teslimde eski kavgayı yeniden açıyor.
Önce ayrılık sonrası ebeveynliği kümelere ayıran üç araştırmaya bakacağız; bu araştırmalar biçimleri ayırt etmeyi sağlıyor, ama "iyi boşanma" fikrinin ne kadar taşıdığı konusunda birbirinden farklı sonuçlar veriyor. Ardından çocuğun iki ebeveyn arasında kaldığını hissetmesini ölçen bir çalışmayla, zararın nereden geçtiğine bakacağız. Son olarak teslim anlarını ve yeni bir partnerin hayata girişini bu ortaklığın sınandığı yerler olarak ele alacağız.
Sıfır noktası
M10-D04, iki yetişkinin aynı çocuğun bakımında birbirini nasıl taşıdığına bir ad vermiş ve bunun romantik ilişkiden ayrı bir eksen olduğunu göstermişti. Ayrılık bu ayrımı sınava sokuyor. Romantik eksen kapandı; ebeveynlik ekseni ise açık, üstelik artık iki ayrı evin, iki ayrı takvimin ve çoğu zaman iki ayrı bütçenin üzerinden işliyor. Ebeveynlik Akademisi 11.5, boşanmanın çocuğa nasıl yansıdığını çocuğun gelişimi açısından ele alıyor; burada odakta çocuk değil, onun etrafında yeniden düzenlenmesi gereken iki yetişkinin ortaklığı var.
Mekanizma
Üç ayrı ortaklık biçimi
Boşanmış ebeveynlerin birbiriyle ilişkisini anlamanın bir yolu, onlara konuşma sıklığını, anlaşma düzeyini ve çatışma yoğunluğunu sormak ve cevaplara göre kendiliğinden oluşan grupları bulmak. Kümeleme (cluster analysis) denen bu yöntemi kullanan birkaç araştırma birbirine benzeyen, ama tıpatıp aynı olmayan bir tablo çiziyor.
Portekiz'de yapılan bir çalışma, kümeleri dört boyuta göre kurdu: ebeveynlerin ne kadar anlaştığı, çocuğun çatışmaya ne kadar tanık olduğu, birinin ötekini destekleyip desteklemediği ya da altını oyup oymadığı ve bakım işinin nasıl bölündüğü. Burada ortaya çıkan üçlü biraz farklıydı.
Lamela ve arkadaşlarının ikinci kümesi dikkat çekici: Bu ebeveynler açıkça kavga etmiyor, ama biri ötekinin kararlarını sessizce geçersiz kılıyor. M10-D04 eş ebeveynliğin bir yüzünün ötekini zayıflatmak olduğunu söylemişti; ayrılıktan sonra bu zayıflatma çoğu zaman bağırmadan, yalnız "bizim evde öyle değil" cümlesiyle yapılıyor.
Yaygın yanlış"Ayrılmış ebeveynler ya iyi anlaşır ya da kavga eder; arası yoktur."
Kümeleme çalışmaları en az üç ayrı biçim buldu. Amato ve arkadaşlarının verisinde işbirlikçi ortaklığın yanında temasın az olduğu paralel bir grup vardı; Lamela ve arkadaşlarının verisinde açık kavganın yanında, birinin ötekinin kararlarını sessizce boşa çıkardığı ayrı bir grup ortaya çıktı.
İşbirliği her şeyi açıklıyor mu
"Çocuk için en iyisi, anne ile babanın boşandıktan sonra arkadaş gibi kalması" fikri yaygın ve sezgisel. Amato ve arkadaşlarının bulgusu bu fikre sınırlı bir destek vermişti. Beckmeyer, Coleman ve Ganong'un çalışması aynı soruyu sordu ve daha da temkinli bir cevap aldı.
Bu sonuç işbirliğinin değersiz olduğunu söylemiyor. Söylediği şey, ortaklık biçiminin çocuğun durumunu tek başına belirlemediği. Lamela ve arkadaşlarının çalışmasıyla yan yana konunca tablo şuna yaklaşıyor: Çocuğu en çok zorlayan şey, ebeveynlerin ne kadar yakın olduğu değil, çocuğun aralarındaki düşmanlığın ne kadar içine çekildiği. M07-D13 çocuğun evdeki çatışmayı kendi güvenliği açısından okuduğunu göstermişti; ayrılıktan sonra da aynı okuma sürüyor, yalnız sahnesi iki eve ve aradaki yola yayılıyor.
Yaygın yanlış"Çocuğun iyi olması için boşanmış ebeveynlerin dost kalması şarttır."
Amato, Kane ve James'in 944 ailelik verisinde işbirlikçi kümedeki çocuklar iki sonuçta öne çıktı, on ek sonuçta ise fark görülmedi; Beckmeyer ve arkadaşlarının örnekleminde ebeveynin bildirdiği çocuk uyumu ortaklık türüne göre ayrışmadı. Dostluk koruyucu olabilir, ama düşmanlıktan uzak, öngörülebilir bir düzen de çocuk için bir zemin sağlayabiliyor.
Çocuğu arada bırakmak
Zararın asıl nereden geçtiğine dair en net ipuçlarından biri, ebeveynlerin boşanmasından dört buçuk yıl sonra ergenlerle yapılan görüşmelerden geliyor. Buchanan, Maccoby ve Dornbusch, çocuklara iki ebeveyn arasında kalmış gibi hissedip hissetmediklerini sordu.
M12-D05'te adıyla tanıştığımız arada kalma duygusu burada ölçümden uygulamaya geçiyor: çocuğun, iki ebeveyni arasındaki gerginliğin içine çekildiğini, birine yakın durmanın ötekine ihanet sayılacağını ya da aralarında bilgi taşımak zorunda olduğunu hissetmesi.
Bulgunun ağırlık merkezi ikinci yarısında duruyor. Ebeveyn çatışması çocuğun uyumuyla doğrudan değil, çocuğu arada bıraktığı ölçüde ilişkili çıktı. Aynı çatışma, çocuk ondan uzak tutulduğunda başka bir iz bırakıyor. Bu da yetişkinlere elinde olan bir kaldıraç veriyor: Kavgayı bitiremeyen iki ebeveyn bile, çocuğu kavganın taşıyıcısı olmaktan çıkarabilir.
Çocuğun arada kalmasının birkaç tanıdık yolu var. Birincisi haber taşımak: Açılış sahnesindeki Nehir'in bayram sorusu bunun ta kendisi. M10-D05 geniş aile ile eş arasında bilgi taşıyan yetişkinin yükünü anlatmıştı; ayrılıktan sonra bu rolü bir çocuk üstlendiğinde, taşıdığı mesajın sonucundan kendini sorumlu tutmaya başlıyor. İkincisi sırdaşlık: Ebeveyn, öteki ebeveyne dair kırgınlığını, sırlarını ya da korkularını çocuğa açıyor. Üçüncüsü bilgi toplamak: Çocuğa öteki evde kimin olduğunu, ne harcandığını sormak. Dördüncüsü, M10-D05'in başka bir bağlamda adlandırdığı sadakat çatışmasının çocuktaki karşılığı: Bir evde mutlu olmayı ötekine karşı bir haksızlık gibi yaşamak.
Yaygın yanlış"Çocuk küçükse aradaki gerilimi fark etmez, mesajı iletmekten zarar görmez."
Buchanan ve arkadaşlarının ergenlerle yaptığı görüşmelerde arada kalmışlık duygusu kötü uyumla birlikte gitti ve ebeveyn çatışmasının uyumla bağı bu duygu üzerinden geçti. Bu çalışma ergenlerle yapıldı; küçük çocuklar için aynı mekanizmayı göstermiyor, ama bir çocuğun bir yetişkin mesajını taşıyabilecek yaşta olması onun yükünü taşıyabileceği anlamına gelmiyor.
Teslim anları ve yeni bir partner
Ortaklığın en görünür yeri teslim anı. Çocuk bir evden ötekine geçerken iki ebeveyn çoğu zaman kısa bir süre yüz yüze geliyor ve bu kısa süre, aradaki bütün birikmiş meseleleri çekmeye yatkın. Buchanan ve arkadaşlarının bulgusu burada da yol gösteriyor: İki evde yaşamak tek başına bir risk değil; çatışmalı ebeveynlerde arada kalmayı artıran, işbirliği yapan ebeveynlerde azaltan bir koşul. Dolayısıyla çocuğun iki ev arasında ne sıklıkta geçtiği kadar, her geçişin nasıl yaşandığı da önemli.
Yeni bir partnerin hayata girişi ortaklığı başka bir yönden sınıyor. Yeni partner teslim anında arabada oturduğunda, çocuğun doğum gününe geldiğinde ya da öteki ebeveyn onun varlığını çocuktan öğrendiğinde, eski çiftin dengesi yeniden kuruluyor. Yeni partnerin ev içindeki yeri ve üvey aile ilişkileri M12-D09'un konusu; burada yalnız bu girişin iki ebeveyn arasındaki ortaklığa yaptığı etkiye bakıyoruz.
Yaygın yanlış"Teslimler kısa olduğu için önemli değildir; asıl ilişki evde yaşanır."
Buchanan ve arkadaşlarının verisinde iki evde dönüşümlü yaşayan ergenlerde arada kalma duygusu, ebeveyn ilişkisi çatışmalıysa en yüksek, işbirlikçiyse en düşük düzeydeydi. Geçişin kendisi, iki ebeveynin ilişkisini çocuğun en sık gördüğü an olabiliyor.
Usta katmanı
Ayrılmış iki ebeveynle çalışan bir danışman çoğu zaman ilk soruyu ortaklığın hangi biçimde olması gerektiğine değil, şu an hangi biçimde olduğuna ayırıyor. İşbirlikçi bir düzen hedef olarak sunulduğunda, birbirine hâlâ öfkeli iki insan kendini başarısız saymaya başlıyor ve konuşma denemeleri yeni kavgalara dönüşüyor. Paralel bir düzeni bir ara durak olarak meşrulaştırmak, yani teması daraltıp iletişimi kısa, yazılı ve işe dönük kılmak, çatışmanın çocuğa ulaşan yolunu daha hızlı kapatabilir. Bir aile arabulucusu da bu düzeni kurmakta yardımcı olabiliyor; M12-D04 bu rolü ayrıntısıyla anlatmıştı.
Danışmanın ikinci odağı çocuğun arada nerede kaldığını görmek. "Çocuk size öteki evde olanları anlatıyor mu?", "Ona öteki ebeveyne iletmesi için bir şey söylediğiniz oldu mu?", "Ona kırgınlığınızı anlattığınız bir akşam hatırlıyor musunuz?" gibi sorular, ebeveynin fark etmeden kurduğu kanalları görünür kılıyor. Amaç suçlamak değil, çocuğun taşıdığı yükü ebeveynin gözü önüne getirmek.
Bütün bu işbirliği önerileri, iki ebeveynin birbirinden çekinmeden aynı kapının önünde durabildiği durumlar için geçerli. Ayrılıktan önce ya da sonra bir ebeveyn ötekine fiziksel zarar verdiyse, onu tehdit ettiyse ya da kimi gördüğünü, parasını ve telefonunu denetlediyse, teslim anı bu denetimin süreceği bir kapıya dönüşebilir. Bu durumda yüz yüze bir ortaklık kurmayı hedeflemek, çocuğu ve korkan ebeveyni aynı tehlikeye yeniden yaklaştırmak anlamına gelebilir. Teslimin ebeveynlerin karşılaşmadığı biçimde düzenlenmesi, iletişimin yalnız yazıyla yürümesi ya da görüşmelerin gözetim altında yapılması gibi seçenekler, bu konuda deneyimli bir uzmanın değerlendirmesiyle ve gerektiğinde hukuki destekle konuşulur. Hangi düzenin hukuken nasıl kurulacağı bu dersin kapsamı dışında kalıyor.
Kanıtın sınırı
Bu dersteki dört çalışmanın üçü kümeleme yöntemine dayanıyor ve kümeler, araştırmacıların hangi soruları sorduğuna göre biçimleniyor; Amato ile Beckmeyer'in gruplarının Lamela'nınkilerle birebir örtüşmemesi bunun bir işareti. Çocuğun durumu üç çalışmanın en az ikisinde ebeveyn gözünden ölçüldü, yani boşanmadan etkilenen bir yetişkin, çocuğunu da kendi penceresinden anlatıyor. Arada kalma bulgusu tek bir ölçüm noktasından geliyor; duygunun uyumu mu bozduğu, yoksa zaten zorlanan ergenlerin mi daha çok arada kaldığını bildirdiği kesin olarak bilinmiyor ve bunun uzunlamasına izlemlerle sınanması gerekiyor. İşbirliğinin çocuğa ne kadar yarar sağladığı tartışmalı kalıyor. Özetlerde yalnız Portekiz örnekleminin ülkesi geçiyor; teslimlerde büyükanne ve büyükbabaların aracı olduğu, geniş ailenin ebeveynlerden birinin tarafını tuttuğu ailelere bu bulguları genellemek için ayrıca veri gerekiyor.
Kendin dene
Aklında kalsın
Boşanma romantik ortaklığı kapatıyor, ebeveynlik ortaklığını ise yıllarca açık bırakıyor. Araştırmalar bu ortaklığın en az üç biçimini ayırıyor: birlikte karar veren, birbirine az dokunarak iki ayrı düzen yürüten ve temasın her seferinde kavgaya döndüğü. Çatışmanın sessiz bir türü de var; biri ötekinin kuralını çocuğun önünde geçersiz sayabiliyor. Dost kalmak koruyucu olabilir ama zorunlu değil; düşük temaslı ve sakin bir düzen de çocuğa bir zemin sunabiliyor. Asıl zarar, çocuğun aradaki düşmanlığın taşıyıcısı, sırdaşı ya da gözcüsü yapıldığı yerde birikiyor. Teslim anları ve yeni bir partnerin girişi bu ortaklığın en sık sınandığı yerler. Bir ebeveyn ötekinden korkuyorsa, hedef yüz yüze uyum değil, güvenli bir düzen.
Sonraki derse köprü
Ferda ile Ertuğrul her perşembe ve pazartesi, birkaç dakikalığına da olsa, aynı kaldırımda karşı karşıya geliyor. Çocuğu olmayan ayrılmış biri eski partnerini görmemeyi seçebilir; Ferda'nın böyle bir seçeneği yok. Ertuğrul'un arabasının sesi, onun bayram planları ve belki bir gün telefonda görünen yeni bir fotoğraf, ayrılığın acısını her hafta yeniden önüne koyuyor. Bir kaybın yasını tutarken o kaybı sık sık görmek, hatta ekranda izlemek, yasın seyrini nasıl değiştiriyor? Kaldırımdaki karşılaşmaların ve ekrana düşen izlerin bir yası nasıl uzatıp nasıl yumuşatabildiği sıradaki dersin işi. Ayrılık sonrası yas.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.