M10-D03
Ebeveynliğe geçiş
İlk çocuğun ilişki memnuniyetine etkisine dair bulguları aktarır ve düşüşü hafifleten etkenleri açıklar.
İlişki ve Çift Terapisi Akademisi — M10, Yaşam geçişleri · 3.116 kelime · 17 örnek durum · 5 kanıt kartı · ≈ 14 dk okuma · 21 dk dinleme
Temel Psikoloji Akademisi’nde: M11-D10
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
İlk çocukla gelen memnuniyet düşüşü ortalamada küçük ama gerçek; en çok bebek annelerinde hissediliyor ve iki eşte de görülüyor. Düşüşün bebekten mi, yalnızca geçen yıllardan mı geldiği henüz netleşmedi. Gebelikten önce kurulmuş bir dostluk, planlı bir karar ve birbirine ilgiyle bakma alışkanlığı geçişi hafifletebiliyor; bebek kursu tek başına ilişkiyi korumaya yetmiyor.
Açılış sahnesi
Neşe yedi aylık hamile. Tarkan bir tekstil fabrikasında vardiya amiri, Neşe bir belediyenin kütüphanesinde çalışıyor. Altı yıldır evliler ve çocuğu birlikte, uzun uzun konuşarak istediler. Hafta sonu bebek odasının dolabını kuruyorlar. Vidalar eksik çıkıyor, talimat kâğıdı yanlış dilde basılmış, ikisi de gülüyor.
Akşam bir arkadaş sofrasında masanın öbür ucundan biri, iki çocuk babası bir tanıdık, yarı şaka yarı ciddi bir cümle kuruyor: "Tadını çıkarın, bebek gelince ikiniz diye bir şey kalmıyor." Masada gülüşmeler oluyor. Tarkan da gülüyor ama eve dönerken arabada sessiz. Neşe soruyor, Tarkan önce "Bir şey yok" diyor, sonra ekliyor: "Ya haklıysa? Biz de mi öyle olacağız?"
Neşe'nin içinden iki cevap geçiyor. Biri "Saçmalama, biz farklıyız." Öteki daha sessiz: "Bilmiyorum." İkisini de söylemiyor. Bunun yerine telefonunu açıp "bebekten sonra evlilik" diye arıyor ve birbirini tutmayan bir yığın iddiayla karşılaşıyor: Kimi "evlilik çöker" diyor, kimi "çocuk sizi birbirinize bağlar". Hangisine inanacağını bilmiyor.
Bu derste ne olacak
İlk çocuğun gelişinin çiftin ilişki memnuniyetine ne yaptığını, araştırmanın gerçekte ne bulduğu üzerinden konuşacağız. Önce düşüşün büyüklüğüne bakacağız: Gerçekten bir çöküş mü, yoksa küçük ama ölçülebilir bir eğim mi? Sonra araştırmacıların uzun süre yanıtlayamadığı bir soruya geçeceğiz: Bu düşüş ebeveynliğe mi özgü, yoksa zaman geçtikçe her çiftte mi görülüyor? Ardından düşüşü hafifletebilen etkenleri, gebelikten önce çiftin ilişkisinde zaten var olan özellikleri ve bu dönemde çiftlere sunulan destek programlarının ilişkiye ne kadar dokunduğunu ele alacağız.
Takip edeceğimiz soru: İlk çocuk ilişkiyi nasıl değiştiriyor ve bu değişimin yönünü çiftin kendi elinde olan neler etkiliyor?
Sıfır noktası
TP M11-D10 yetişkinliğe geçişin geleneksel işaretlerini sıralarken çocuk sahibi olmayı da o listeye koymuştu; bugün pek çok insan için o listenin en son ve en geç gelen halkası bu. Ebeveynliğe geçiş, iki yetişkinin bir anda üçüncü bir kişiden sorumlu hale geldiği, takvimin, paranın, zamanın ve sevginin yeniden bölüşüldüğü bir dönem. M10-D02 evliliğin ilk yıllarındaki doğal yıpranmayı konuşmuştu. Bu ders o yıpranmanın üzerine bir bebek eklendiğinde ne olduğunu soruyor.
M01-D07 bu konuya ilk kez değinmiş ve ilk çocuğun doğumunda çiftin birbirinden memnuniyetinin birden düştüğünü gösteren uzun bir izleme çalışmasını aktarmıştı. M07-D01 de aynı dönemde çatışma sıklığının ilişki niteliğiyle bağına bakmıştı. Burada o iki parçayı daha geniş bir resmin içine yerleştireceğiz.
Mekanizma
Düşüş ne kadar büyük?
Ebeveynliğin evliliğe etkisini anlamanın bir yolu, çocuğu olan ve olmayan evli insanları karşılaştırmak. Bu tür çalışmaların sonuçlarını bir araya getiren bir meta-analiz, aradaki farkın yönünü ve büyüklüğünü birlikte gösteriyor.
Bu sonuç iki yönden okunabilir. Bir yandan ebeveynlerle çocuksuzlar arasındaki ortalama fark küçük; "çocuk evliliği bitirir" cümlesini destekleyecek büyüklükte değil. Öte yandan fark, bebeği olan annelerde belirgin biçimde büyüyor. Yani ilk aylar ortalamanın gizlediği kadar sakin değil.
Yaygın yanlış"Çocuk olunca evlilik çöker."
Twenge, Campbell ve Foster'ın meta-analizinde ebeveynler ile çocuksuzlar arasındaki ortalama fark küçüktü. Fark bebek annelerinde büyüyor, bu ciddiye alınmalı; ama ortalama tablo bir çöküşü değil, belirli bir dönemde ve belirli bir eşte yoğunlaşan bir eğimi gösteriyor.
Ebeveynliğe mi özgü, zamana mı?
Yalnızca ebeveynlerle çocuksuzları karşılaştırmak bir soruyu açık bırakıyor: Belki ebeveyn olan çiftler zaten farklıydı, belki de memnuniyet evlilikte her durumda zamanla düşüyor. Bu soruyu yanıtlamak için çiftleri gebelikten önce ya da gebelikte görmek, doğumdan sonra izlemek ve onları aynı süreyi çocuksuz geçiren çiftlerle karşılaştırmak gerekiyor.
Bu bulgu ilk bakışta M01-D07'deki tabloyla çelişiyor. Orada aktarılan izleme çalışması çocuk sahibi olan çiftlerde doğumla birlikte keskin bir iniş, çocuksuzlarda ise daha yavaş bir düşüş bulmuştu. Aynı soruya bakan bir başka çalışma, çiftleri gebelikten önce yakalayarak bu çelişkiye üçüncü bir parça ekliyor.
Bu çalışmanın bir ayrıntısı önemli. Ebeveyn olan çiftler, olmayanlara göre gebelikten önce zaten daha memnundu. M01-D04 bu tür bir tuzağa ad vermişti: Bir gruba kimin girdiği, o grupta sonradan görülen farkı çarpıtabilir. Daha memnun çiftler çocuk sahibi olmayı seçiyorsa, ebeveynlerle çocuksuzların yalnızca doğumdan sonraki halini karşılaştırmak düşüşü olduğundan küçük gösterebilir. Üç çalışmayı yan yana koyunca dürüst bir özet şu: Ebeveynliğe geçişte memnuniyet ortalamada biraz düşüyor; bu düşüşte bebeğin payını zamanın payından ayırma konusunda veri karışık.
Yaygın yanlış"Düşüş yalnızca anneleri etkiler; babalar bu dönemi aynı kalarak geçer."
Mitnick, Heyman ve Smith Slep'in meta-analizinde düşüş hem erkeklerde hem kadınlarda görüldü. Bebek annelerinde fark daha belirgin olabilir; ama babaların memnuniyeti de bu dönemde aşağı doğru hareket ediyor.
Gebelikten önce ne vardı?
Ortalama bir düşüş, her çiftin düştüğü anlamına gelmiyor. Bazı çiftlerin memnuniyeti bu dönemde sabit kalıyor, hatta yükseliyor. Bir araştırma grubu, yeni evli çiftleri evliliğin ilk aylarında görüşmeye alıp altı yıl izledi ve sonradan ebeveyn olanlardan hangilerinin düşüşü daha hafif yaşadığına baktı.
Bu bulgu düşüşü hafifleten etkenlerin önemli bir kısmının bebekten önce kurulduğunu düşündürüyor. Bebek gelmeden önce birbirine ilgiyle bakan, birbirinin hayatını ayrıntısıyla bilen ve bunu dile getiren çiftler, yeni dönemin yüküne bu birikimle giriyor. Hayatlarını kaos olarak anlatan çiftler ise aynı yükü daha dağınık bir zemine taşıyor.
Bu zemini oluşturan başka parçalar da serinin önceki derslerinde konuşuldu. M07-D12, görünmeyen planlama ve takip işinin kimin üzerinde biriktiğine bakmıştı; bebekle birlikte bu iş hızla çoğalıyor. M08-D06'daki ortak baş etme biçimleri burada sınanıyor, çünkü bebek bakımı iki ebeveynin aynı anda taşıdığı bir yük. M09-D09 da aynı dönemin cinsel hayattaki karşılığını tartışmıştı.
Yaygın yanlış"Bebek, sorunlu bir ilişkiyi toparlar; çiftleri birbirine yaklaştırır."
Lawrence ve arkadaşları ebeveynliğin görece memnun çiftlerde bile düşüşü hızlandırdığını buldu; Shapiro ve arkadaşlarının verisinde ise düşüşü hafifleten etkenler ilişkide bebekten önce zaten var olan özelliklerdi. Bebek ilişkiye yeni bir anlam katabilir, ama kırılgan bir zemini kendiliğinden onarmıyor.
Destek programları ilişkiye dokunuyor mu?
Pek çok ülkede gebelikte ve doğumdan sonraki aylarda ebeveynlere eğitim programları sunuluyor. Bu programların asıl hedefi çoğu zaman bebek bakımı ve ebeveynlik becerisi; çiftin ilişkisi ise ya ikincil bir hedef ya da hiç hedef değil. Rastgele kontrollü deneyleri birleştiren bir meta-analiz, bu programların ilişkiye de bir etkisi olup olmadığına bakıyor.
Bebek bakımına odaklanan bir kurs ilişkiyi de biraz destekleyebiliyor, ama etki çok küçük. İlişkiyi bu dönemde korumak isteyen bir çift, bunun bebek kursunun yan ürünü olarak kendiliğinden gelmesini beklememeli; ilişkiyi ayrıca konuşmaya alan açması gerekiyor.
Yaygın yanlış"Ebeveynlik kursuna gitmek ilişkimizi de korur."
Pinquart ve Teubert'in meta-analizinde ebeveynlik odaklı programların çift uyumu üzerindeki etkisi çok küçüktü. Kurs ebeveynliğe hazırlıkta işe yarıyor; ilişkiyi korumak ise ayrıca ilgi isteyen bir iş.
Usta katmanı
Ebeveynliğe geçişte bir terapistin ilk işi, çiftin "bebekten sonra her şey bozuldu" anlatısını zaman çizgisine yaymak. Gebelikten önce ilişki nasıldı, gebelikte ne değişti, doğumdan sonra neler eklendi? Bu sorular, Shapiro ve arkadaşlarının dikkat çektiği zemini görünür kılıyor: Sevgi ve hayranlığın dile getirilip getirilmediği, birbirinin hayatına dair farkındalık, hayal kırıklığının ne zamandan beri biriktiği. Terapist düşüşü olağanlaştırırken onu küçümsemez; veri ortalama bir düşüşün yaygın olduğunu söylüyor, ama bu çiftin yaşadığının büyüklüğünü ancak kendileri anlatabilir.
İkinci iş, iki eşin aynı dönemi farklı yaşamış olabileceğini masaya koymak. Twenge ve arkadaşlarının verisinde fark bebek annelerinde belirgindi; Lawrence ve arkadaşlarının çalışmasında planlama yalnızca kocaların düşüşünü yavaşlattı. Terapist bu farkları bir suçlama listesi olarak değil, her eşin kendi deneyimini anlatmasına alan açan bir çerçeve olarak kullanır.
Kanıtın sınırı
Bu dersteki çalışmaların çoğu evli çiftlerle yapıldı ve özetlerinde eşler karı ve koca olarak anılıyor; evlat edinen çiftlere ve aynı cinsiyetten ebeveynlere bu bulguları genellemek temkin gerektiriyor. Ebeveynliğe özgülük sorusu hâlâ tartışmalı: Bir meta-analiz düşüşün çocuksuz yeni evlilerde de benzer olabileceğini, iki izleme çalışması ise ebeveynlerde daha belirgin olduğunu gösteriyor; bu çelişkinin hangi koşullara bağlı olduğu bilinmiyor. Evlilik dostluğu bulgusu küçük bir örnekleme dayanıyor ve özette yalnızca annelerin memnuniyetine dair öngörücüler aktarılıyor; daha büyük örneklemlerde tekrarlanması gerekiyor. Destek programları meta-analizi ilişkiyi değil ebeveynliği hedefleyen programları kapsıyor. Bu kaynakların Türk ailesinin gündelik düzeninde aynı biçimde işleyip işlemediğine dair doğrudan bir veri bu derste aktarılmadı.
Kendin dene
Aklında kalsın
İlk çocukla gelen memnuniyet düşüşü ortalamada küçük ama gerçek; en çok bebek annelerinde hissediliyor ve iki eşte de görülüyor. Düşüşün bebekten mi, yalnızca geçen yıllardan mı geldiği henüz netleşmedi. Gebelikten önce kurulmuş bir dostluk, planlı bir karar ve birbirine ilgiyle bakma alışkanlığı geçişi hafifletebiliyor; bebek kursu tek başına ilişkiyi korumaya yetmiyor.
Sonraki derse köprü
Bu derste ebeveynliğe geçişi uzaktan, yıllara yayılan bir eğri olarak gördük. Bir sonraki adım o eğrinin en dik yerine, doğumdan hemen sonraki aylara yakından bakmak: bölünen geceler, bir anda değişen gündelik sorumluluklar ve anne ile babanın ruh halindeki dalgalanmaların iki kişinin ilişkisine nasıl yansıdığı. Bu dönemde çiftin nereden destek bulabileceğini de orada konuşacağız. Bebek sonrası ilişki.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.