İçeriğe geç

M07-D13

Çatışma ve çocuklar

Ebeveynler arası çatışmanın çocuklara etkisini, çatışmanın varlığı ile çözülme biçimini ayırarak açıklar.

İlişki ve Çift Terapisi Akademisi — M07, Çatışma · 3.098 kelime · 17 örnek durum · 5 kanıt kartı · ≈ 14 dk okuma · 21 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Çocuklar ebeveynlerinin kavgasını yalnızca sesten ibaret bir olay olarak değil, ailenin hâlâ sağlam olup olmadığına dair bir işaret olarak izliyor.

Duygusal güvenlik, ebeveyn kavgaları ile çocuğun uyum sorunları arasındaki bağı açıklayan önemli bir mekanizma; bu bağ küçük yaşlarda da görülüyor ve ergenliğe doğru güçlenebiliyor.

Açıklanmayan bir kavgayı çocuk kendi yorumuyla doldurabilir ve kendini suçlayabilir; kavganın çocukla ilgili olmadığını söylemek bu yükü hafifletebilir.

Çocuğun tepkisini belirleyen, kavganın olup olmaması değil, hangi taktikle yürütüldüğü ve nasıl kapandığı.

Kapalı kapı arkasındaki soğukluk da, ayrılık sonrasındaki gerginlik de çocuğun gördüğü çatışmanın parçası.

Açılış sahnesi

Gönül ile Taner mutfakta, Taner'in annesinin bir ay boyunca onlarda kalıp kalmayacağını tartışıyor. Sesleri önce alçak, sonra yükseliyor. Gönül bir tabağı tezgâha sertçe bırakıyor; Taner "Sen zaten annemi hiç sevmedin" diyor. Dokuz yaşındaki kızları Defne kendi odasında. Kulaklığını çıkarmış, kapının aralığından sesleri dinliyor. Bir ara mutfağa gidip su istemeyi düşünüyor; vazgeçiyor.

Defne uyuduktan sonra Gönül ile Taner yeniden konuşuyor. Bu kez sakinler; bir karara varıyor, birbirlerinden özür diliyorlar. Ama Defne bunu görmüyor. Ertesi sabah kahvaltıda annesinin yüzüne, sonra babasının yüzüne bakıyor. Ekmeğine dokunmuyor. Sonunda soruyor: "Babaannem gelince siz ayrılacak mısınız?"

Gönül şaşırıyor; onun için kavga dün gece bitmişti. Defne için ise kavga hiç bitmemişti. Çünkü Defne başlangıcını duymuş, sonunu görmemişti.

Birkaç hafta sonra benzer bir tartışma akşam yemeğinde patlıyor. Bu kez Gönül ile Taner yarım saat sonra, Defne'nin de oturduğu masada, ne karar verdiklerini söylüyor: "Konuştuk. Babaannen iki hafta kalacak. Biz de birbirimize kırıldığımızı söyledik, şimdi iyiyiz." Defne omuzlarını indiriyor ve tatlısını istiyor.

Bu derste ne olacak

M07-D01'den M07-D12'ye kadar çatışmaya hep iki yetişkinin arasından baktık. Bu ders bakış noktasını değiştiriyor ve aynı çatışmaya odadaki üçüncü kişinin, çocuğun gözünden bakıyor.

Önce çocuğun bir kavgada neyi takip ettiğini açıklayan iki kuramsal çerçeveye bakacağız: biri çocuğun kendini güvende hissetme ihtiyacını, öteki çocuğun kavgaya verdiği anlamı merkeze alıyor. Sonra çocukların farklı kavga biçimlerine nasıl tepki verdiğini ölçen bir çalışmaya, ardından kavganın nasıl bittiğinin çocuk için ne ifade ettiğini sınayan bir başka çalışmaya geçeceğiz. Ders boyunca tek bir ayrımı izleyeceğiz: çatışmanın var olması ile nasıl yürütülüp nasıl kapandığı aynı şey değil.

Bu bir ebeveynlik dersi değil; çocuğa nasıl davranılacağı burada konu edilmiyor. Konu, iki eşin kendi aralarındaki çatışmanın evin içindeki çocuğa nasıl yansıdığı.

Sıfır noktası

Ebeveynler arası çatışma (interparental conflict) iki ebeveynin ya da bir çocuğu birlikte büyüten iki yetişkinin arasındaki anlaşmazlıklar. Çocuğun anne babası olmaları, aynı evde yaşamaları ya da evli olmaları şart değil. Bu dersin kullandığı araştırmaların çoğu evli çiftlerle yapıldı; ama aşağıda göreceğimiz bir derleme, bulguların ayrı yaşayan ebeveynler için de geçerli olduğunu bildiriyor.

M07-D01, anlaşmazlığın hemen her ilişkide yaşandığını ve onu yapıcı ya da yıkıcı kılanın davranışlar olduğunu gösterdi. Bu ders o ayrımı bir adım öteye taşıyor: Çocuk da aynı ayrımı yapıyor mu? Kısa cevap evet; üstelik bazen yetişkinlerden daha ince bir terazide.

Mekanizma

Çocuk neyi takip ediyor

1994'te Patrick Davies ve Mark Cummings, ebeveyn kavgalarının çocuklar üzerindeki etkisini açıklamak için bağlanma kuramına dayanan bir hipotez önerdi. Hipoteze göre çocuk bir kavgaya tanık olduğunda yalnızca gürültüye tepki vermiyor; ailesinin, yani dayandığı zeminin hâlâ sağlam olup olmadığını sınıyor. Bu kaygı, çocuğun kavga sırasında ne kadar uyarıldığını, nasıl davrandığını ve zamanla ebeveynlerinin ilişkisine dair zihninde nasıl bir resim oluşturduğunu yönlendiriyor.

Bu çerçevede çocuğun sorusu "Annemle babam neden kavga ediyor?" değil, daha çok "Bu kavgadan sonra her şey yerinde kalacak mı?" oluyor. Açılış sahnesinde Defne'nin kahvaltıdaki sorusu tam olarak buydu.

Kuramın sınanması zaman aldı. Yıllar sonra aynı ekipten araştırmacılar, duygusal güvenliğin gerçekten bir aracı rol oynayıp oynamadığını iki ayrı uzun soluklu çalışmayla izledi.

Bu bulgunun gündelik karşılığı şu: Kavganın kendisinden çok, kavganın çocuğun güven hissini nasıl sarstığı önemli görünüyor. Ve bu sarsıntının etkisi küçük yaşlarda bitmiyor; ergenlikte daha da belirginleşebiliyor.

Çocuk kavgaya nasıl bir anlam veriyor

Duygusal güvenlik çerçevesinden birkaç yıl önce, 1990'da John Grych ve Frank Fincham farklı bir yerden başlamıştı. Onlara göre ebeveyn kavgasının çocuk üzerindeki etkisi, çocuğun o kavgayı nasıl anladığından geçiyor; bu anlayış da bağlamdan, çocuğun bilişsel gelişiminden ve yaşından etkileniyor. Bilişsel-bağlamsal çerçeve (cognitive-contextual framework) diye adlandırdıkları bu yaklaşım, çocuğu kavganın pasif bir izleyicisi değil, onu yorumlayan biri olarak görüyor.

Çerçevenin ilk sınamalarından biri, çocuklara içeriği, şiddeti ve nedeni değişen varsayımsal kavgalar sunarak yapıldı.

Bu bulgunun en önemli parçası sonuncusu. Kavgaya bir açıklama getirilmediğinde çocuklar boşluğu kendileri dolduruyor; ve kimi çocuk o boşluğa kendi suçunu yerleştiriyor. "Sorun sende değil, bu bizim aramızda bir konu" gibi kısa bir açıklama, çocuğun kavgayı kendi yükü olmaktan çıkarmasına yardım edebiliyor.

Yaygın yanlış"Çocuklar küçükse kavgayı anlamaz, etkilenmez."
Doğrusu

Cummings ve arkadaşlarının ikinci çalışmasında 5–7 yaşlarındaki çocuklarda da ebeveynler arası anlaşmazlık ile uyum sorunları arasındaki bağda duygusal güvenlik bir ara mekanizma olarak ortaya çıktı. Küçük bir çocuk sözcükleri tam anlamayabilir; ama tonu, yüzleri ve kavganın ardından gelen havayı izliyor. Anlamamak ile etkilenmemek aynı şey değil.

Kavganın varlığı değil, biçimi

Peki çocuklar her kavgaya aynı tepkiyi mi veriyor? Bir çalışma bu soruyu iki ülkeden çocuklarla sınadı ve çocukların ebeveynlerin gündelik kavga taktiklerine nasıl tepki verdiğini ölçtü.

Bu çalışma dersin ana ayrımını somutlaştırıyor. Çocuklar "kavga" denen tek bir şeye tepki vermiyor; bir yetişkinin bağırmasına, susup kapıyı çarpmasına, alay etmesine ve sakince açıklamasına başka başka tepkiler veriyor. M07-D01'de yetişkinlerin ilişkisi için yaptığımız yapıcı ile yıkıcı ayrımını çocuklar da yapıyor.

Bulgunun bir istisnası da dikkat çekici: Sakin tartışma, gruplar arasında farklı sınıflandırılan tek taktikti. Yani bir yetişkinin sesini yükseltmeden fikir ayrılığını dile getirmesi bile her çocuk grubu için aynı anlamı taşımıyor olabilir.

Yaygın yanlış"Çocukların önünde asla tartışmamak gerekir."
Doğrusu

Goeke-Morey ve arkadaşlarının çalışmasında çocukların tepkisi kavganın varlığına değil, hangi taktikle yürütüldüğüne göre değişti. Bir anlaşmazlığı hiç göstermemek mümkün de olmayabilir, gerekli de olmayabilir. Belirleyici olan, çocuğun gördüğü kavganın nasıl yürütüldüğü ve nasıl bittiği.

Kavganın kapanışı

Açılış sahnesindeki iki gecenin farkı, kavganın kendisinde değil, sonundaydı. İlk gece Gönül ile Taner barışmıştı, ama Defne bunu görmemişti. İkinci gece barışmayı Defne'nin önünde dile getirdiler. Araştırmalar bu farkın önemli olduğunu gösteriyor.

Gönül ile Taner'in ilk gecesi tam olarak bu ayrımın üzerine kurulu. Gönül ve Taner için kavga çözülmüştü; Defne için değil. Ebeveynler ile çocukların bir kavganın bitip bitmediğine dair yargısı çoğu zaman örtüşse de her zaman örtüşmüyor. Çocuk, yetişkinlerin "bitti" dediği bir kavgayı kendi gözleriyle bitmiş görmediğinde, açık kalmış bir dosya gibi taşıyabiliyor.

Bir derleme bu tabloyu genişletiyor ve çocukların hangi yelpazedeki kavgalardan etkilendiğini özetliyor.

Yaygın yanlış"Kavgayı kapalı kapı arkasında yaparsak ve bağırmazsak, çocuk etkilenmez."
Doğrusu

Harold ve Sellers'ın derlemesi, çocukları etkileyen çatışmanın sessizlikten şiddete uzanan bir yelpazede olduğunu bildiriyor; konuşmamak, soğukluk ve çözülmemiş gerginlik de bu yelpazenin içinde. Grych ve Fincham'ın bulgusuna göre de açıklanmayan bir kavga, çocuğun boşluğu kendi yorumuyla, çoğu zaman kendini suçlayarak doldurmasına yol açabiliyor.

Yaygın yanlış"Ayrıldıktan sonra artık çocuğu kavgalarımızdan korumuş oluruz."
Doğrusu

Aynı derleme, ebeveynler arası çatışmanın çocuğa etkisinin ebeveynlerin birlikte ya da ayrı yaşamasından bağımsız olduğunu bildiriyor. Ayrılık kavgaların biçimini ve yerini değiştirebilir; ama kapıda, telefonda ya da çocuğun aracılığıyla süren çatışma, çocuğun dünyasında devam ediyor.

Usta katmanı

Terapist, çocuklu bir çiftle çalışırken çatışmanın odada olmayan bir tanığı olduğunu akılda tutabilir. Bunun amacı ebeveynleri suçlu hissettirmek değil; kavgalarının biçimini ve kapanışını değiştirmek için çoğu zaman en güçlü motivasyonun çocuk olabileceğini görmek. Bir eş kendi incinmesi için değiştiremediği bir alışkanlığı, çocuğunun yüzünde gördüğü bir ifade için değiştirmeye hazır olabiliyor.

Terapist ayrıca çiftin "çocuğun önünde asla" kuralıyla çocuğa hiç kapanış göstermemesine dikkat edebilir. Kavgayı saklamaya çalışan ama barışmayı da saklayan çiftler, çocuğa yalnızca gerginliği ve sessizliği bırakıyor olabilir. Duygusal güvenlik çerçevesi, çocuğun gördüğü kavganın kapanışını da görmesinin önemine işaret ediyor.

Bir sınır da var: Ebeveynler arasında itip kakma, eşyaya saldırı, tehdit ya da bir tarafın korku içinde yaşaması gibi işaretler varsa, terapist kavga taktikleri üzerinde çalışmaya geçmeden önce evdeki herkesin, çocuğun da, güvende olup olmadığını değerlendirir. Böyle bir evde çift olarak birlikte görüşmek ilk adım olmayabilir; çocuğun gördükleri de ayrıca ele alınması gereken bir konu olur ve yetişkinlere yönelik destek kadar çocuğa yönelik destek de gündeme gelir.

Kanıtın sınırı

Bu dersin dayandığı bulguların önemli bir kısmı, çocukların kendi ebeveynlerinin gerçek kavgalarını değil, canlandırılmış ya da anlatılmış varsayımsal kavgaları değerlendirdiği laboratuvar düzeneklerinden geliyor. Bu düzenekler, kavganın biçimini ve sonunu kontrollü biçimde değiştirmeye izin veriyor; ama bir çocuğun kendi evinde, kendi ebeveynlerinin kavgasında yaşadıklarına ne ölçüde genellenebileceği tartışmaya açık. Evdeki veriler ise çoğunlukla annelerin raporlarına dayanıyor; babaların gözü ve çocuğun kendi anlatımı sınırlı kalıyor.

Uzun soluklu çalışmalar duygusal güvenliği önemli bir açıklayıcı mekanizma olarak gösteriyor; ama bunlar gözleme dayanan çalışmalar ve neden-sonuç ilişkisini kesinleştirmiyor. Ebeveynler ile çocuklar arasındaki ortak genetik ya da başka aile özellikleri de bu bağın bir parçasını açıklıyor olabilir; Harold ve Sellers'ın aktardığı evlat edinme çalışmaları bu soruya kısmen cevap veriyor. Örneklemler büyük ölçüde ABD ve Galler'deki topluluk ailelerinden geliyor; geniş ailenin aynı evde yaşadığı ya da babaanne ve dedelerin çocuk bakımına katıldığı ev düzenlerinde, Türkiye'deki birçok aile gibi, bu bulguların nasıl tekrarlandığı bilinmiyor. Sakin tartışmanın gruplar arasında farklı sınıflandırılması da kültürün çocuğun okumasını etkileyebileceğine işaret ediyor.

Kendin dene

Aklında kalsın

Çocuklar ebeveynlerinin kavgasını yalnızca sesten ibaret bir olay olarak değil, ailenin hâlâ sağlam olup olmadığına dair bir işaret olarak izliyor.

Duygusal güvenlik, ebeveyn kavgaları ile çocuğun uyum sorunları arasındaki bağı açıklayan önemli bir mekanizma; bu bağ küçük yaşlarda da görülüyor ve ergenliğe doğru güçlenebiliyor.

Açıklanmayan bir kavgayı çocuk kendi yorumuyla doldurabilir ve kendini suçlayabilir; kavganın çocukla ilgili olmadığını söylemek bu yükü hafifletebilir.

Çocuğun tepkisini belirleyen, kavganın olup olmaması değil, hangi taktikle yürütüldüğü ve nasıl kapandığı.

Kapalı kapı arkasındaki soğukluk da, ayrılık sonrasındaki gerginlik de çocuğun gördüğü çatışmanın parçası.

Sonraki derse köprü

Goeke-Morey ve arkadaşlarının iki ülkeden çocuklarla yaptığı çalışmada bir ayrıntı dikkat çekiyordu: Bağırmak, aşağılamak ya da kapıyı çarpmak her grupta yıkıcı sayılırken, sakin tartışma gruplar arasında farklı okunan tek taktikti. Demek ki bir fikir ayrılığını açıkça, yüz yüze dile getirmek, bir ailede güven veren bir davranışken bir başkasında huzursuzluk kaynağı olabiliyor. M07-D14 bu farkın kökenine iniyor: Bazı kültürlerde anlaşmazlık doğrudan ve açıkça konuşulurken, bazılarında dolaylı yollardan, imayla ve aracılarla dile getiriliyor; ve iki farklı gelenekten gelen eşler, birbirinin çatışma biçimini yanlış okuyabiliyor. Kültür ve çatışma tarzı.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.