İçeriğe geç

M04-D09

Bağlanma örüntüsü değişir mi

Kazanılmış güvenlik kavramını tanıtır ve bağlanma örüntülerinin ilişki deneyimleriyle değişimine dair kanıtı tartar.

İlişki ve Çift Terapisi Akademisi — M04, Yetişkin bağlanması · 2.939 kelime · 15 örnek durum · 5 kanıt kartı · ≈ 13 dk okuma · 20 dk dinleme

Terapi Akademisi’nde: S01-P03-D07

Temel Psikoloji Akademisi’nde: M12-D06

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Bağlanma hem bir ölçüde kararlı hem değişebilir; bir kişi bir grup içindeki göreli yerini korurken, grubun ortalaması zamanla daha güvenli bir yöne kayabilir.

Kazanılmış güvenlik mümkün: Kayıtlarla güvensiz bir bebeklikten güvenli bir yetişkinliğe geçen ve yakın ilişkilerinde başarılı olan insanlar var; ama çocukluğunu olumsuz hatırlayan herkes gerçekten olumsuz bir çocukluk geçirmiş olmayabilir.

Bağlanmada sık dalgalanma her zaman bir iyileşme işareti değil; bazen kalıcı bir kırılganlığın göstergesi olabiliyor.

Bağlanma kaygısı ve kaçınma ortalamada yaşla azalıyor; ama uzun süreli çiftlerde iyi ilişki özelliklerinin güvensizliği kısa sürede kendiliğinden azalttığına dair kanıt bulunmadı.

Güvenlik, kaygı için kişinin kendine güvenini artıran, kaçınma için olumlu bir bağımlılık deneyimi sunan ilişki durumlarıyla artabilir; değişim kolay ve hızlı değil, ama mümkün.

Açılış sahnesi

Otuz sekiz yaşında bir kadın, bir terapistin odasında oturuyor. Yıllardır ilişkilerinde aynı şeyi yaşadığını anlatıyor: Sevgilisi biraz uzaklaştığında paniğe kapılıyor, sürekli güvence istiyor, sonunda ilişki bitiyor. İnternette okuduğu her yazı ona aynı şeyi söylemiş: "Kaygılı bağlanma çocuklukta oluşur." Terapiste en çok merak ettiği soruyu soruyor: "Bu benim kaderim mi? Değişebilir mi?"

Terapist hemen bir cevap vermiyor. Önce ona son iki yılını soruyor. Kadın, şu anki eşiyle tanıştığından beri bir şeylerin farklı olduğunu anlatıyor: Eşi, onun her kaygılı mesajına sabırla cevap veriyor; ama aynı zamanda ona kendi başına bir şeyler yapmasını da öneriyor. Kadın son aylarda, eşi geç kaldığında eskisi kadar paniğe kapılmadığını fark etmiş. "Ama bu gerçek bir değişim mi" diye soruyor, "yoksa sadece iyi bir dönem mi?"

Bu ders, kadının sorusunun iki parçasını ele alıyor. Bağlanma örüntüsü değişebilir mi? Ve değişebiliyorsa, bu değişimi ne sağlıyor?

Bu derste ne olacak

Önce kararlılık ile değişimin iki farklı anlamını ayıracağız: Bir grup içinde insanların sıralamasının korunması ile grubun ortalamasının değişmesi. Ardından "kazanılmış güvenlik" kavramını ve onu sınayan uzun soluklu bir araştırmanın şaşırtıcı bulgusunu göreceğiz. Sonra bağlanmadaki değişimin bir tepki mi, yoksa kişisel bir yatkınlık mı olduğunu soran bir araştırmaya bakacağız. Ardından bağlanmanın yaşam boyunca nasıl değiştiğine ve romantik ilişkilerin bu değişime ne kadar katkıda bulunduğuna dair iki bulguyu ele alacağız. Son olarak ilişkilerin güvenliği nasıl artırabileceğine dair bir kuramsal modeli tartışacağız.

Bu ders bağlanmanın kolayca değiştiğini söylemiyor; değişmez olduğunu da söylemiyor. Bulgular, ikisinin arasında bir yerde duran ve çoğu zaman beklenenden daha karmaşık bir tablo çiziyor.

Sıfır noktası

Kalıcılığın ancak kısmi olduğunu ve bunu açıklayan iki rakip görüşü, prototip ile yeniden düzenleme görüşlerini, M04-D01'de konuşmuştuk. Terapi Akademisi S01-P03-D07 ise bağlanma sınıflamalarının kararlılığının erken çalışmalarda bildirilenden düşük bulunduğunu, örüntü kararlılığı başlığı altında tartışmıştı.

"Değişim" kelimesinin iki farklı anlamı var. Temel Psikoloji M12-D06, kişilik üzerinden bu iki anlamı ayırmıştı: Bir grup içinde insanların birbirlerine göre sıralamasının korunması, sıra düzeni kararlılığı; ve grubun bütün olarak bir yönde değişmesi, ortalama düzey değişimi. Bağlanma için de aynı ayrım geçerli. Bir kişi grubun içindeki yerini korurken, grubun bütünüyle birlikte daha güvenli bir yöne kayabilir.

Mekanizma

Kazanılmış güvenlik

Bağlanmanın değişebileceğine dair en çok bilinen kavram, zor bir çocukluğa rağmen güvenli bir temsile ulaşan insanları anlatıyor.

M04-D03'te Yetişkin Bağlanma Görüşmesinin anlatının içeriğinden çok tutarlılığına baktığını görmüştük. Kazanılmış güvenlik kavramı bu görüşmeden doğdu: Zor bir çocukluğu tutarlı biçimde anlatabilen biri, "kazanılmış güvenli" sınıflandırılıyordu. Ama bu kişilerin gerçekten zor bir çocukluk geçirip geçirmediği, yalnızca kendi anlatılarına dayanıyordu. Bir araştırma ekibi, bunu doğumdan itibaren izlenen kişilerle sınadı.

Bu bulgu iki şey söylüyor. Birincisi, bir yetişkinin çocukluğunu nasıl hatırladığı, o çocukluğun gerçekte nasıl geçtiğinin güvenilir bir göstergesi olmayabilir; bazı insanlar destekleyici bir çocukluğu, olduğundan daha olumsuz hatırlayabiliyor. İkincisi, gerçekten güvensiz bir bebeklikten sonra güvenli bir yetişkinliğe ulaşmak mümkün; ve bu kişiler yakın ilişkilerinde başarılı olabiliyor.

Yaygın yanlış"Kazanılmış güvenlik, zor bir çocukluktan geçip güvenli olmuş herkesi anlatır; çocukluğunu kötü hatırlayan biri gerçekten kötü bir çocukluk geçirmiştir."
Doğrusu

Uzun izlemeli bir araştırma, çocukluklarını olumsuz anlatan ama güvenli sınıflanan kişilerin, kayıtlara göre çoğu zaman destekleyici bir bakım gördüğünü buldu. Anılar yeniden kurulur; bir kişinin çocukluğunu nasıl anlattığı, o çocukluğun gerçekte nasıl geçtiğini tam olarak yansıtmayabilir. Buna karşın, kayıtlarla güvensiz başlayıp sonradan güvenli olan insanlar da var.

Değişim bir tepki mi, bir yatkınlık mı?

Bağlanmanın değiştiği durumlarda, bu değişimin neden olduğu da bir soru. Bir araştırma iki farklı açıklamayı karşılaştırdı: Değişim, kişinin o anki koşullarına verilen bir tepki olabilir; ya da bazı insanların değişime daha yatkın olduğu, kalıcı bir bireysel fark.

Bu bulgu, değişim kavramına beklenmedik bir yön ekliyor. Bağlanmada sık dalgalanma, her zaman bir iyileşme işareti değil; bazen kişinin kırılganlığının bir göstergesi olabiliyor. Bir dönem güvenli, bir dönem güvensiz hisseden biri, sürekli güvensiz biriyle benzer zorluklar taşıyabiliyor.

Yaşam boyunca

Kısa süreli dalgalanmaların ötesinde, bağlanmanın onlarca yıl içinde nasıl değiştiği de bir soru. Bir araştırmacı, ergenlikten yaşlılığa uzanan izleme verilerini bir araya getirdi.

Kişilikte olgunluk ilkesi diye anılan eğilime, M12-D06'ya, benzer bir tablo: İnsanlar ortalamada yaşla birlikte daha güvenli bir yöne kayıyor gibi görünüyor.

İlişki bu değişimi sağlıyor mu?

Bir ilişki içinde olmanın daha düşük güvensizlikle ilişkili olması, akla bir soru getiriyor: İyi bir ilişki, bir kişinin bağlanmasını daha güvenli hâle getiriyor mu? Bir araştırma bunu uzun süreli çiftlerde sınadı.

Bu bulgu, "doğru kişiyle her şey düzelir" düşüncesine karşı önemli bir uyarı. Uzun süredir birlikte olan çiftlerde, yirmi ay gibi bir sürede, ilişkinin iyi özelliklerinin bağlanma güvensizliğini kendiliğinden azalttığına dair bir kanıt bulunmadı. Değişim mümkün; ama kendiliğinden ve hızlı değil.

Yaygın yanlış"Doğru kişiyle birlikte olursam güvensizliğim kendiliğinden geçer."
Doğrusu

Uzun süreli bin çifti yirmi ay boyunca izleyen bir araştırmada kaçınma sabit kaldı, kaygıda yalnızca kadınlarda küçük bir azalma görüldü ve bu değişim ilişkinin iyi özellikleriyle büyük ölçüde ilişkisizdi. İyi bir ilişki değerli; ama güvensizliğin kendiliğinden geçmesi için yeterli olmayabilir. Değişim, çoğu zaman bilinçli bir çaba ve zaman gerektiriyor.

Güvenliği artıran ilişki durumları

Peki ilişkiler güvenliği nasıl artırabilir? Bir araştırma ekibi, var olan bulguları bir araya getirerek bir model önerdi.

Bu modelin önemli bir ayrımı var. Kaygılı birine sürekli güvence vermek, onun anlık kaygısını yatıştırabilir ve ilişkiyi koruyabilir; ama onun kendine dair güvensizliğini değiştirmeyebilir. Değişim için kişinin kendi başına bir şeyler başarabildiğini görmesi de gerekebilir. Kaçınmacı biri için ise birine yaslanmanın güvenli olduğunu deneyimlemek, yani olumlu bir bağımlılık yaşamak, önemli olabilir.

Usta katmanı

Bağlanmadaki değişim, yalnızca ilişkilerle değil, bilinçli çabayla ve terapiyle de ilgili. Temel Psikoloji M12-D06, kişiliğin psikoterapi gibi müdahalelerle ve kişinin kendi isteğiyle ölçülebilir biçimde değişebildiğini, gönüllü kişilik değişimi başlığı altında ele almıştı. Bağlanma için de benzer bir yol düşünülebilir; ama bu alanda kanıtlar daha sınırlı ve bağlanmaya odaklanan terapilerin etkileri akademinin klinik katmanında ele alınacak.

Değişimi beklerken, kişinin kendisine karşı tutumu da önemli. Kaygılı ya da kaçınmacı bir örüntüyü bir kusur gibi görmek, onu değiştirmeyi zorlaştırabilir. Bu örüntülerin bir zamanlar bir koruma olarak öğrenildiğini hatırlamak, kişiye kendine karşı daha şefkatli bir tutum kazandırabilir.

Yaygın yanlış"Bağlanma stili bir kere oluştu mu, artık değişmez."
Doğrusu

Araştırmalar bağlanmanın hem bir ölçüde kararlı hem de değişebilir olduğunu gösteriyor. Uzun izlemeli bir araştırmada güvensiz bir bebeklikten güvenli bir yetişkinliğe geçen ve yakın ilişkilerinde başarılı olan insanlar bulundu; ergenlikten yaşlılığa uzanan veriler kaygının ve kaçınmanın ortalamada yaşla azaldığını gösterdi. Değişim kolay ve hızlı değil; ama mümkün.

Kanıtın sınırı

Bağlanma değişimine dair araştırmaların önemli bir kısmı farklı ölçüm yöntemleri kullanıyor: Kimi görüşmeye, kimi öz bildirime, kimi maddelerin sıralanmasına dayanan değerlendirmelere dayanıyor. M04-D03'te gördüğümüz gibi bu yöntemler farklı şeyler ölçüyor; bu da farklı araştırmaların bulgularını birbirine bağlamayı zorlaştırıyor.

Kazanılmış güvenliğe dair uzun izleme araştırması yüksek riskli tek bir örneklemle, değişimin yatkınlık olup olmadığını soran araştırma yalnızca kadınlarla yapıldı. Yaşam boyu değişime dair bulgu ise henüz hakem değerlendirmesinden geçmemiş bir ön baskıya dayanıyor ve ilişki içinde olmanın daha düşük güvensizlikle ilişkisi, güvenli insanların ilişki kurmaya daha yatkın olmasıyla da açıklanabilir.

Güvenliği artıran ilişki durumlarına dair model kuramsal; öngörülerinin sınanması gerekiyor. Uzun süreli çiftlerde ilişki özelliklerinin değişimi pek açıklamadığını bulan araştırma ise yalnızca yirmi aylık bir dönemi kapsıyor; daha uzun dönemlerde ya da ilişkinin daha erken evrelerinde tablo farklı olabilir.

Kendin dene

Aklında kalsın

Bağlanma hem bir ölçüde kararlı hem değişebilir; bir kişi bir grup içindeki göreli yerini korurken, grubun ortalaması zamanla daha güvenli bir yöne kayabilir.

Kazanılmış güvenlik mümkün: Kayıtlarla güvensiz bir bebeklikten güvenli bir yetişkinliğe geçen ve yakın ilişkilerinde başarılı olan insanlar var; ama çocukluğunu olumsuz hatırlayan herkes gerçekten olumsuz bir çocukluk geçirmiş olmayabilir.

Bağlanmada sık dalgalanma her zaman bir iyileşme işareti değil; bazen kalıcı bir kırılganlığın göstergesi olabiliyor.

Bağlanma kaygısı ve kaçınma ortalamada yaşla azalıyor; ama uzun süreli çiftlerde iyi ilişki özelliklerinin güvensizliği kısa sürede kendiliğinden azalttığına dair kanıt bulunmadı.

Güvenlik, kaygı için kişinin kendine güvenini artıran, kaçınma için olumlu bir bağımlılık deneyimi sunan ilişki durumlarıyla artabilir; değişim kolay ve hızlı değil, ama mümkün.

Sonraki derse köprü

Bu derste ilişkilerin bağlanmayı değiştirebileceğini gördük. Ama bir soru daha var: İnsanlar eşlerini seçerken bağlanma örüntülerine göre mi seçiyor? Kaygılı biri gerçekten kaçınmacı birine mi çekiliyor, yoksa güvenli biri herkes için en çekici seçenek mi? Eş tercihinin bağlanmayla bağını araştıran çalışmalar sırada: Bağlanma ve eş seçimi.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.