İçeriğe geç

M01-D06

Türkiye’de evlilik ve aile: değişen tablo

Türkiye’de evlilik yaşı, boşanma ve aile yapısına dair resmî istatistikleri okur ve yorumlarken dikkat edilecek noktaları sayar.

İlişki ve Çift Terapisi Akademisi — M01, İlişki bilimine giriş · 2.482 kelime · 16 örnek durum · 2 kanıt kartı · ≈ 11 dk okuma · 17 dk dinleme

Terapi Akademisi’nde: S03-P03-D09

Temel Psikoloji Akademisi’nde: M15-D03

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Türkiye'de evlilik ve boşanma istatistikleri yalnız resmî kayıtlara geçen evlilik ve boşanmaları kapsar; kayıt dışı birliktelikler ve fiilî ayrılıklar bu rakamlarda görünmez.

Kaba evlenme ve boşanma hızları bütün nüfusa göre hesaplanır; yıllar arasındaki eğilimi izlemeye yarar, ama bir çiftin boşanma olasılığını doğrudan söylemez ve nüfusun yaş yapısından etkilenir.

Son çeyrek yüzyılda Türkiye'de evlenme hızı düştü, boşanma hızı arttı ve insanlar daha geç evlenmeye başladı; bu eğilim ders yazıldığı tarihteki son bültende de sürüyordu.

Ortalama evlenme yaşı ile ortalama ilk evlenme yaşı farklı göstergelerdir; yeniden evlenmeleri içeren ilki daha yüksek çıkar.

Aynı yılın evlilik ve boşanma sayılarını oranlamak, evliliklerin ne kadarının boşanmayla bittiğini göstermez; bunun için aynı yıl evlenenleri izleyen kohort hesapları gerekir.

Açılış sahnesi

Pazar akşamı, Konya'da bir aile sofrası. Televizyonda haber bülteni sürüyor; ekranın altından bir yazı geçiyor: "Boşanmalar artıyor, evlilikler azalıyor." Dede Rıza Bey başını sallıyor: "Artık her üç evlilikten biri boşanmayla bitiyormuş. Bizim zamanımızda böyle şey yoktu."

Sosyoloji okuyan torunu Damla bir an duraksıyor. Haberde gerçekten de evlenen ve boşanan çift sayıları veriliyor ve bir yerde "üçe bir" gibi bir oran geçiyor. Ama Damla'nın aklına derste öğrendiği bir şey takılıyor: Aynı yıl evlenenleri aynı yıl boşananlarla karşılaştırmak, o yıl evlenenlerin kaçının boşanacağını söyler mi?

Rıza Bey ile Damla bu ders için kuruldu; ama haberdeki rakamlar gerçek ve Türkiye İstatistik Kurumu her yıl yayımlıyor. Bu ders o rakamların ne söylediğini ve en çok nerede yanlış okunduğunu anlatıyor.

Bu derste ne olacak

M01-D05'te ilişki araştırmalarının çoğunun belirli ülkelerden geldiğini gördük. Bu derste bakışı Türkiye'ye çeviriyoruz. Önce resmî istatistiklerin hangi göstergelerle tutulduğunu öğreneceğiz: kaba evlenme hızı, kaba boşanma hızı, ortalama ilk evlenme yaşı. Sonra son yirmi beş yılın tablosuna bakacağız.

Ardından dersin asıl işine geçeceğiz: Bu rakamları okurken düşülen tuzaklar. Aynı yılın sayılarını oranlamanın neden yanıltıcı olduğunu, birbirine benzeyen iki yaş göstergesinin neden farklı sonuç verdiğini ve resmî kayıtların neyi görmediğini konuşacağız.

Kağıtçıbaşı'nın aile modelleri, Türkiye'de ailenin kuşaklar arası bağlarını ve benlik anlayışını açıklamak için Temel Psikoloji'nin M15-D03 dersinde ayrıntısıyla işlendi. Burada o modelleri tekrarlamayacağız; onların içinde yaşanan değişimin sayılara nasıl yansıdığına bakacağız. Bu dersteki rakamlar, ders yazıldığı tarihte yayımlanmış en güncel resmî bültene dayanıyor; her yıl yenileri çıkıyor.

Sıfır noktası

Türkiye'de evlenme ve boşanma istatistikleri, nüfus kayıtlarına geçen resmî evlilik ve boşanmalardan derlenir. Bunun anlamı basit ama önemli: Resmî olarak kıyılmamış birliktelikler, yalnız dinî nikâhla yaşayan çiftler ve kayda geçmemiş ayrılıklar bu rakamlarda görünmez.

Yaygın yanlış"Kaba boşanma hızı binde iki ise, evli çiftlerin binde ikisi boşanıyor demektir."
Doğrusu

Kaba boşanma hızının paydası evli çiftler değil, bütün nüfus: bebekler, bekâr gençler, eşini kaybetmiş yaşlılar da. Evli çiftlerin boşanma olasılığını görmek için paydası evli nüfus olan başka göstergeler gerekir. Kaba hız, yıllar arasındaki eğilimi izlemek için kullanışlı, ama tek başına bir çiftin boşanma riskini söylemez.

Mekanizma

Güncel tablo

Türkiye İstatistik Kurumu'nun Şubat 2026'da yayımladığı ve 2025 yılını kapsayan bülten, son yılların eğilimini sürdürüyor: Evlenen çift sayısı azalıyor, boşanan çift sayısı artıyor, insanlar daha geç evleniyor.

Çeyrek yüzyılın eğilimi

Daha uzun bir pencereden bakmak için TÜİK'in yıllık serilerini derleyen bir rapordan yararlanalım. Bu tür bir derleme, tek yılın dalgalanmalarını aşıp eğilimi görmeyi sağlıyor.

Bu kartla bir önceki kart arasında dikkatli bir okurun hemen fark edeceği bir çelişki var: 2025'te erkeklerde ortalama ilk evlenme yaşı 28,5, oysa 2024'te erkeklerde ortalama evlenme yaşı 31,2. Bir yılda insanlar üç yaş daha erken mi evlenmeye başladı? Hayır. İki rakam farklı şeyleri ölçüyor ve bu ayrım, dersin en önemli tuzağı.

Yaygın yanlış"Ortalama evlenme yaşı ile ortalama ilk evlenme yaşı aynı şeydir."
Doğrusu

İlk gösterge bir yılda kıyılan bütün nikâhları kapsar; boşanıp ya da eşini kaybedip yeniden evlenen kırklı, ellili, altmışlı yaşlardaki insanlar da buna dahildir. İkinci gösterge yalnız ilk evliliklere bakar. Yeniden evlenmeler arttıkça iki gösterge arasındaki fark da büyür. Bir haberde "Türkiye'de erkekler ortalama otuz bir yaşında evleniyor" cümlesini gördüğünde, hangi göstergeden söz edildiğini sormak gerekir.

"Her üç evlilikten biri" tuzağı

Açılıştaki cümleye dönelim. Raporun kendisi de 2001'de kabaca her altı evliliğe karşı bir boşanma, 2024'te ise her üç evliliğe karşı bir boşanma olduğunu yazıyor. Bu karşılaştırma, yılların değişimini göstermek için kaba bir işaret olabilir. Ama sık sık başka bir şeye dönüştürülüyor: "Evliliklerin üçte biri boşanmayla bitiyor."

Yaygın yanlış"Bir yılda üç evliliğe karşı bir boşanma varsa, evliliklerin üçte biri boşanmayla bitiyor demektir."
Doğrusu

O yıl boşanan çiftler, o yıl evlenenler değil; bir yıl önce, on yıl önce, otuz yıl önce evlenmiş çiftler. Aynı yılın iki sayısını oranlamak, farklı yıllarda başlamış evlilikleri aynı kefeye koyar. Bir evlilik kuşağının ne kadarının boşanmayla bittiğini görmek için, aynı yıl evlenen çiftleri yıllar boyunca izleyen bir hesap gerekir.

Bölgeler ve kayıtların görmediği

Ülke ortalaması, bölgeler arasındaki büyük farkları gizliyor. 2025 bülteninde kaba evlenme hızının en yüksek olduğu il Gaziantep, kaba boşanma hızının en yüksek olduğu il İzmir. Bu farkların bir kısmı gerçek toplumsal farkları, bir kısmı ise illerin yaş yapısını ve göç örüntülerini yansıtıyor.

Resmî istatistiklerin görmediği bir alan daha var. Yalnız dinî nikâhla yaşayan çiftler, resmî evlilik yaşının altında kurulan birliktelikler ve resmî olarak boşanmadan ayrı yaşayan çiftler bu rakamlara girmiyor. Bu birlikteliklerin yaygınlığını tahmin etmek için başka kaynaklara, örneğin aile yapısı araştırmalarına başvurmak gerekiyor ve bu kaynakların da kendi sınırları var.

Usta katmanı

Bu rakamları yorumlarken en sık yapılan şey, onları tek bir açıklamaya bağlamak: "Bireyselleşme arttı", "ekonomi kötüleşti", "değerler değişti". Bu açıklamaların her biri bir kısmı doğru olabilecek varsayımlar, ama istatistiklerin kendisi hangisinin ne kadar etkili olduğunu söylemiyor. Evlilik yaşındaki artış eğitim süresinin uzamasıyla, kadınların işgücüne katılımıyla, konut fiyatlarıyla ve normların değişmesiyle aynı dönemde gerçekleşti; hangisinin ne ağırlıkta olduğunu ayırmak, ayrıntılı araştırma gerektiriyor.

Temel Psikoloji M15-D03'te gördüğümüz duygusal karşılıklı bağımlılık modeli bu tabloya bir çerçeve sunuyor: Maddi bağımlılık azalırken duygusal bağların sürdüğü bir aile yapısı, daha geç evlenen ama geniş aileyle bağını koruyan gençlerle uyumlu görünüyor. Ama bir kuramın bir eğilimle uyumlu olması, o eğilimi açıkladığı anlamına gelmiyor.

Kanıtın sınırı

Bu dersteki rakamlar yalnız resmî olarak kayda geçen evlilik ve boşanmaları kapsıyor. Dinî nikâhla kurulan birliktelikler, fiilî ayrılıklar ve resmî yaşın altındaki birliktelikler bu verilerde görünmüyor; bunların ne kadar yaygın olduğu, resmî istatistiklerle bilinemiyor ve başka kaynakların tahminleri de kendi sınırlarını taşıyor.

Kaba hızlar nüfusun yaş yapısından etkileniyor; iller ya da yıllar arasındaki farkların ne kadarının evliliklerin kendisinden, ne kadarının nüfusun yaşlanmasından ya da göçten kaynaklandığı bu göstergelerle ayrıştırılamıyor. Bir evlilik kuşağının ne kadarının boşanmayla bittiğini gösteren kohort hesapları, bu dersin kullandığı bültenlerde yer almıyor.

Son olarak, uzun dönem eğilimleri aktaran rapor ikincil bir derleme; rakamları TÜİK serilerinden aktarıyor ama yorumları yazarına ait. Eğilimlerin nedenlerine dair her açıklama, istatistiklerin kendisinin söyleyebileceğinin ötesinde ve tartışmaya açık.

Kendin dene

Aklında kalsın

Türkiye'de evlilik ve boşanma istatistikleri yalnız resmî kayıtlara geçen evlilik ve boşanmaları kapsar; kayıt dışı birliktelikler ve fiilî ayrılıklar bu rakamlarda görünmez.

Kaba evlenme ve boşanma hızları bütün nüfusa göre hesaplanır; yıllar arasındaki eğilimi izlemeye yarar, ama bir çiftin boşanma olasılığını doğrudan söylemez ve nüfusun yaş yapısından etkilenir.

Son çeyrek yüzyılda Türkiye'de evlenme hızı düştü, boşanma hızı arttı ve insanlar daha geç evlenmeye başladı; bu eğilim ders yazıldığı tarihteki son bültende de sürüyordu.

Ortalama evlenme yaşı ile ortalama ilk evlenme yaşı farklı göstergelerdir; yeniden evlenmeleri içeren ilki daha yüksek çıkar.

Aynı yılın evlilik ve boşanma sayılarını oranlamak, evliliklerin ne kadarının boşanmayla bittiğini göstermez; bunun için aynı yıl evlenenleri izleyen kohort hesapları gerekir.

Sonraki derse köprü

Bu derste rakamların nasıl yanlış okunabildiğini gördük: "Her üç evlilikten biri boşanıyor" gibi bir cümle, gerçek bir rakamdan doğup yanlış bir inanca dönüşebiliyor. İlişkiler hakkında taşıdığımız pek çok inanç da benzer bir yoldan geçiyor: Bir gözlem, bir atasözü, bir aile büyüğünün öğüdü, zamanla sorgulanmayan bir kurala dönüşüyor. "Zıt kutuplar birbirini çeker", "Çocuk olunca her şey düzelir", "Gerçek aşk emek istemez" gibi cümlelerin araştırmalar karşısında ne kadar dayandığına ve neden bu kadar kalıcı olduğuna bakacağız. Sıradaki konu: İlişki mitleri.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.