İçeriğe geç

Ders 7.3 · Seviye 1 · Arapça 1: Okuma ve Temel Kelime

Zamirler

1.749 kelime · yaklaşık 8 dakika okuma

Giriş

Zamirler Kur'an'ın ve duaların iskeletidir. Fatiha'nın ikinci yarısı neredeyse bütünüyle zamirler üzerine kuruludur: "Yalnız sana ibadet ederiz, yalnız senden yardım dileriz; bizi doğru yola ilet; onlara nimet verdiğin kimselerin yoluna..." Namazda Allah'a "sen" diye hitap ettiğini, kendinden "biz" diye bahsettiğini fark etmek, duayı ezberden çıkarıp bir konuşmaya dönüştürür. Bu derste üç grup kelime öğreneceksin: şahıs zamirleri (ayrı ve bitişik), işaret zamirleri (bu, şu) ve ism-i mevsul (ilgi kelimeleri: "o ki, o kimseler ki"). Bunlar Kur'an'da en sık geçen kelimeler arasındadır; ezberlediğin anda anlayabildiğin ayet oranı gözle görülür biçimde artar.

Ana anlatım

Munfasıl (ayrı) zamirler. Tek başına yazılan şahıs zamirleridir. Arapçada 14 şahıs vardır; çünkü Türkçedeki altı şahsa (ben, sen, o, biz, siz, onlar) ek olarak erkek-dişi ayrımı ve ikil (ikiniz, ikisi) eklenir. Klasik Arap dilbilgisi sıralamayı üçüncü şahıstan (gaib) başlatır, sonra ikinci şahıs (muhatab), en son birinci şahıs (mütekellim) gelir. Diyanet ve İFAV ders kitapları da bu sırayı izler; fiil çekimleri de aynı sırayla ezberlenir. Bu yüzden tabloyu bu sırayla öğrenmen, Ders 7.5 ve 7.6'daki çekimleri de kolaylaştıracak.

#ŞahısZamirOkunuşAnlam
13. tekil erkekهُوَhuveo (erkek)
23. ikil erkekهُمَاhumâo ikisi (erkek)
33. çoğul erkekهُمْhumonlar (erkek)
43. tekil dişiهِيَhiyeo (dişi)
53. ikil dişiهُمَاhumâo ikisi (dişi)
63. çoğul dişiهُنَّhunneonlar (dişi)
72. tekil erkekأَنْتَentesen (erkek)
82. ikil erkekأَنْتُمَاentumâsiz ikiniz (erkek)
92. çoğul erkekأَنْتُمْentumsiz (erkek)
102. tekil dişiأَنْتِentisen (dişi)
112. ikil dişiأَنْتُمَاentumâsiz ikiniz (dişi)
122. çoğul dişiأَنْتُنَّentunnesiz (dişi)
131. tekilأَنَاeneben
141. çoğulنَحْنُnahnubiz

Gözlemler: ikil zamirler erkek ve dişi için aynıdır (هُمَا, أَنْتُمَا). Birinci şahısta cinsiyet ayrımı yoktur. Karışık gruplar (erkek ve kadın birlikte) için erkek çoğul kullanılır; Kur'an'daki يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا (ey iman edenler) hitabı bu yüzden kadınları da kapsar. أَنَا okunurken sondaki elif vasılda uzatılmaz: "ene". Ayrıca Allah kendinden çoğu zaman نَحْنُ (biz) ile bahseder; bu, "azamet çoğulu"dur, sayı değil yücelik ifade eder: إِنَّا نَحْنُ نَزَّلْنَا الذِّكْرَ (İnnâ nahnu nezzelne'z-zikra, "Zikri şüphesiz biz indirdik", Hicr 15:9).

Mansub munfasıl zamir: إِيَّا. Nesneyi öne alıp vurgulamak için إِيَّا kelimesine bitişik zamir eklenir: إِيَّاكَ (iyyâke, yalnız seni), إِيَّاهُ (iyyâhu, yalnız onu), إِيَّانَا (iyyânâ, yalnız bizi). Fatiha'daki إِيَّاكَ نَعْبُدُ (iyyâke na'budu) cümlesinde "seni" nesnesi fiilden önce getirilmiştir; Arapçada normal sıra نَعْبُدُكَ (na'buduke, sana ibadet ederiz) olurdu. Öne alma "yalnız, sadece" anlamı katar. Bu tek dilbilgisi inceliği, Fatiha'nın tevhid özünü taşır.

Muttasıl (bitişik) zamirler: isme eklenişi. Bir isme eklendiğinde iyelik bildirir (benim, senin, onun). Tablo, كِتَابٌ (kitâbun) kelimesi üzerinden:

#ŞahısEkÖrnekOkunuşAnlam
13. tekil erkekـهُكِتَابُهُkitâbuhûonun kitabı
23. ikilـهُمَاكِتَابُهُمَاkitâbuhumâikisinin kitabı
33. çoğul erkekـهُمْكِتَابُهُمْkitâbuhumonların kitabı
43. tekil dişiـهَاكِتَابُهَاkitâbuhâonun (kadın) kitabı
53. ikilـهُمَاكِتَابُهُمَاkitâbuhumâikisinin kitabı
63. çoğul dişiـهُنَّكِتَابُهُنَّkitâbuhunneonların (kadın) kitabı
72. tekil erkekـكَكِتَابُكَkitâbukesenin kitabın
82. ikilـكُمَاكِتَابُكُمَاkitâbukumâikinizin kitabı
92. çoğul erkekـكُمْكِتَابُكُمْkitâbukumsizin kitabınız
102. tekil dişiـكِكِتَابُكِkitâbukisenin (kadın) kitabın
112. ikilـكُمَاكِتَابُكُمَاkitâbukumâikinizin kitabı
122. çoğul dişiـكُنَّكِتَابُكُنَّkitâbukunnesizin (kadın) kitabınız
131. tekilـيكِتَابِيkitâbîbenim kitabım
141. çoğulـنَاكِتَابُنَاkitâbunâbizim kitabımız

Zamir eklenen isim belirli olur ve tenvin ile الـ almaz: كِتَابٌ → كِتَابُكَ (tenvin düştü). رَبٌّ (rabbun) → رَبُّكَ (rabbuke, Rabbin), رَبِّي (rabbî, Rabbim), رَبُّنَا (rabbunâ, Rabbimiz). Dua başında görülen رَبَّنَا (rabbenâ) ise nida (seslenme) halidir: "Ey Rabbimiz", bu yüzden bâ fethalıdır.

Ses uyumu: ـهُ → ـهِ. Üçüncü şahıs zamirlerindeki "hu" sesi, kendinden önce kesra ya da ي sakin (ـِيْ / ـَيْ) gelirse "hi"ye döner: بِهِ (bihî, onunla), فِيهِ (fîhi, onda), عَلَيْهِ (aleyhi, onun üzerine), إِلَيْهِ (ileyhi, ona), عَلَيْهِمْ (aleyhim, onların üzerine). Fatiha'daki عَلَيْهِمْ (aleyhim) bu yüzden "aleyhum" değildir. Hafs rivayetinde istisnalar vardır (örneğin عَلَيْهُ اللّٰهَ, Fetih 48:10); bunlar kıraat konusudur.

Harf-i cerlere eklenişi. Zamirler en sık harf-i cerlere eklenir ve kısa, yüksek frekanslı kelimeler oluşturur. Bunları kalıp olarak ezberle:

Harf+ ـهُ (onun)+ ـكَ (senin)+ ـي (benim)+ ـنَا (bizim)+ ـكُمْ (sizin)
لِـ (için, ait)لَهُ (lehû)لَكَ (leke)لِي (lî)لَنَا (lenâ)لَكُمْ (lekum)
مِنْ (-den)مِنْهُ (minhu)مِنْكَ (minke)مِنِّي (minnî)مِنَّا (minnâ)مِنْكُمْ (minkum)
عَلَىٰ (üzerine)عَلَيْهِ (aleyhi)عَلَيْكَ (aleyke)عَلَيَّ (aleyye)عَلَيْنَا (aleynâ)عَلَيْكُمْ (aleykum)
إِلَىٰ (-e)إِلَيْهِ (ileyhi)إِلَيْكَ (ileyke)إِلَيَّ (ileyye)إِلَيْنَا (ileynâ)إِلَيْكُمْ (ileykum)
فِي (içinde)فِيهِ (fîhi)فِيكَ (fîke)فِيَّ (fiyye)فِينَا (fînâ)فِيكُمْ (fîkum)
مَعَ (ile)مَعَهُ (meahû)مَعَكَ (meake)مَعِيَ (meiye)مَعَنَا (meanâ)مَعَكُمْ (meakum)

Dikkat: لِـ zamirle birleşince "le" olur (لَهُ, لَكَ); yalnız birinci tekilde "lî" kalır. عَلَىٰ ve إِلَىٰ zamirle birleşince elif-i maksura ي'ya döner: عَلَيْكَ. Tahiyyattaki السَّلَامُ عَلَيْكَ (es-selâmu aleyke, selam senin üzerine) ve السَّلَامُ عَلَيْنَا (es-selâmu aleynâ, selam bizim üzerimize) bu tablodandır. Günlük selamlaşmadaki السَّلَامُ عَلَيْكُمْ (es-selâmu aleykum) da öyle.

Muttasıl zamirlerin fiile eklenişi (nesne). Fiile eklenen zamir çoğunlukla nesne olur ve eklerin hepsi isimdeki gibidir; tek fark birinci tekil şahıstadır: isimde ـي, fiilde ـنِي (-nî) gelir. Bu "nun-i vikaye" (koruma nunu) denilen bir ses kuralıdır.

  • خَلَقَهُ (halakahû, onu yarattı), خَلَقَكَ (halakake, seni yarattı), خَلَقَكُمْ (halakakum, sizi yarattı), خَلَقَنَا (halakanâ, bizi yarattı), خَلَقَنِي (halakanî, beni yarattı).
  • Fatiha'da اهْدِنَا (ihdinâ): اهْدِ (ilet, hidayet et — emir) + ـنَا (bizi). Rabbena duasında آتِنَا (âtinâ, bize ver) ve قِنَا (kınâ, bizi koru) aynı yapıdadır.
  • Kevser'de أَعْطَيْنَاكَ (a'taynâke): أَعْطَيْنَا (verdik) + ـكَ (sana).

Fiile gelen özne ekleri (ـتُ, ـتَ, ـنَا, ـوا gibi) ise ayrı bir sistemdir; onları Ders 7.5'te fiil çekimiyle öğreneceksin. Şimdilik şu kadarını bil: أَعْطَيْنَاكَ kelimesindeki ilk ـنَا öznedir (biz verdik), ـكَ nesnedir (sana).

İşaret zamirleri (ism-i işaret). Yakın için "bu", uzak için "şu/o" kullanılır ve hepsi cinsiyet ve sayıya göre değişir:

AnlamErkekOkunuşDişiOkunuş
bu (yakın, tekil)هٰذَاhâzâهٰذِهِhâzihî
şu, o (uzak, tekil)ذٰلِكَzâlikeتِلْكَtilke
bu ikisi (merfu)هٰذَانِhâzâniهَاتَانِhâtâni
bunlar (yakın, çoğul)هٰؤُلَاءِhâulâiهٰؤُلَاءِhâulâi
şunlar (uzak, çoğul)أُولٰئِكَulâikeأُولٰئِكَulâike

Çoğul işaret zamirleri (هٰؤُلَاءِ, أُولٰئِكَ) yalnızca akıllı varlıklar için kullanılır; akılsız çoğullar için dişil tekil (هٰذِهِ, تِلْكَ) gelir. Bir de şu çok önemli ayrıma dikkat et:

  • هٰذَا كِتَابٌ (hâzâ kitâbun) = "Bu bir kitaptır." (tam cümle; haber belirsiz)
  • هٰذَا الْكِتَابُ (hâze'l-kitâbu) = "Bu kitap..." (henüz cümle değil; işaret + belirli isim bir öbek oluşturur)

Kur'an'daki ذٰلِكَ الْكِتَابُ لَا رَيْبَ فِيهِ (zâlike'l-kitâbu lâ raybe fîh, "İşte o Kitap, onda hiçbir şüphe yoktur", Bakara 2:2) ikinci tiptir: ذٰلِكَ الْكِتَابُ bir öbektir, hüküm لَا رَيْبَ فِيهِ ile verilir.

İsm-i mevsul (ilgi zamirleri). Türkçedeki "-an, -en, -dığı" ekleriyle kurulan sıfat-fiillerin karşılığıdır. Arapça bunu ayrı bir kelimeyle yapar ve ardından bir cümle (sıla) getirir:

AnlamKelimeOkunuş
o (erkek) ki, -an (tekil erkek)الَّذِيellezî
o (dişi) ki, -an (tekil dişi)الَّتِيelletî
o ikisi ki (erkek, merfu)اللَّذَانِellezâni
o ikisi ki (dişi, merfu)اللَّتَانِelletâni
o kimseler ki (çoğul erkek)الَّذِينَellezîne
o kadınlar ki (çoğul dişi)اللَّاتِي / اللَّائِيellâtî / ellâî
kim ki, kimse (akıllılar için, genel)مَنْmen
şey ki, ne (akılsızlar için, genel)مَاmâ

Örnek: الَّذِي خَلَقَ (ellezî halak) = "yaratan (o ki yarattı)". الَّذِينَ آمَنُوا (ellezîne âmenû) = "iman edenler (o kimseler ki iman ettiler)". Türkçeye çevirirken mevsul ile sonraki cümleyi birleştirip sıfat-fiil yaparsın: "o kimseler ki iman ettiler" → "iman edenler". Kur'an'da en sık geçen mevsul الَّذِينَ'dir; Kur'an'ı okurken onu gördüğün her yerde "...-anlar, ...-enler" kalıbını bekle.

Zamirleri bu kadar ayrıntılı öğrenmemizin sebebi şudur: bir ayetin anlamını kavramak, çoğu zaman "kim kime ne yaptı" sorusunu cevaplamaktır. Fiil ve isimleri bilsen bile, zamirleri takip edemezsen cümlenin öznesi ve nesnesi sana kapalı kalır.

Örnekler

  • Basit: رَبِّي (rabbî, Rabbim), رَبُّكَ (rabbuke, Rabbin), رَبُّهُ (rabbuhû, onun Rabbi), رَبُّنَا (rabbunâ, Rabbimiz), رَبُّكُمْ (rabbukum, Rabbiniz). Aynı kelimeye beş zamir ekledin, beş farklı ilişki kurdun.
  • Orta: أُولٰئِكَ عَلَىٰ هُدًى مِنْ رَبِّهِمْ وَأُولٰئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ (ulâike alâ huden min rabbihim ve ulâike humu'l-muflihûn — "İşte onlar Rablerinden bir hidayet üzeredirler ve işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir", Bakara 2:5). Burada uzak çoğul işaret أُولٰئِكَ, bitişik zamir ـهِمْ (kesra sonrası "him"), ayrı zamir هُمْ (vurgu: "ta kendileri") bir arada.
  • Gerçek hayat (Kur'an): اقْرَأْ بِاسْمِ رَبِّكَ الَّذِي خَلَقَ (ikra' bismi rabbike'llezî halak — "Yaratan Rabbinin adıyla oku", Alak 96:1). رَبِّكَ = رَبّ + ـكَ (senin Rabbin); الَّذِي خَلَقَ = "o ki yarattı" → "yaratan". İlk inen ayet, zamir ve mevsulle Rabbi tanıtır. Bir başka örnek: فَلْيَعْبُدُوا رَبَّ هٰذَا الْبَيْتِ الَّذِي أَطْعَمَهُمْ مِنْ جُوعٍ (felya'budû rabbe hâze'l-beyti'llezî at'amehum min cû' — "Şu Ev'in Rabbine ibadet etsinler; o ki onları açlıktan doyurdu", Kureyş 106:3-4): هٰذَا الْبَيْتِ işaret + belirli isim; أَطْعَمَهُمْ fiil + nesne zamiri "onları".

Uygulama

Şimdi sıra sende: (1) 14 şahıslık munfasıl zamir tablosunu boş bir kâğıda üç gün üst üste ezberden yaz; her seferinde hataları kırmızıyla düzelt. (2) رَبٌّ, دِينٌ ve قَلْبٌ kelimelerine 14 bitişik zamiri ekleyerek üç ayrı tablo oluştur (قُلُوبٌ çoğulunu da ـهُمْ ve ـكُمْ ile yaz: قُلُوبُهُمْ, قُلُوبُكُمْ). (3) Kâfirun suresini (109) aç; içindeki her zamiri (ayrı, bitişik, mevsul) bul, altını çiz ve kimi gösterdiğini yanına yaz. İpucu: suredeki مَا kelimeleri mevsuldür. Hedef: bir ayette "kim, kime, kimin" sorularını zamirleri takip ederek cevaplayabilmek.

Mini test

  1. أَنْتُمْ, هُنَّ ve نَحْنُ zamirlerinin anlamlarını yaz.
  2. إِيَّاكَ نَعْبُدُ cümlesinde nesnenin fiilden önce gelmesi hangi anlamı katar?
  3. خَلَقَنِي ile كِتَابِي kelimelerindeki "benim/beni" ekleri neden farklıdır?
  4. هٰذَا كِتَابٌ ile هٰذَا الْكِتَابُ arasındaki fark nedir?
  5. الَّذِينَ آمَنُوا ifadesini Türkçeye nasıl çevirirsin ve الَّذِينَ hangi tür kelimedir?
Cevapları göster
  1. أَنْتُمْ: siz (erkek çoğul); هُنَّ: onlar (dişi çoğul); نَحْنُ: biz.
  2. Tahsis (sınırlama) anlamı: "yalnız sana, sadece sana ibadet ederiz."
  3. Fiile eklenen birinci tekil zamir ـنِي (nun-i vikaye ile), isme eklenen ise ـي'dir.
  4. هٰذَا كِتَابٌ tam bir cümledir: "Bu bir kitaptır." هٰذَا الْكِتَابُ bir öbektir: "bu kitap"; cümle olması için bir habere ihtiyaç vardır.
  5. "İman edenler" (o kimseler ki iman ettiler). الَّذِينَ erkek çoğul ism-i mevsuldür.

Özet

Arapçada 14 şahıs vardır: üçüncü, ikinci ve birinci şahıs; tekil, ikil ve çoğul; erkek ve dişi. Ayrı zamirler (هُوَ ... نَحْنُ) tek başına yazılır; bitişik zamirler (ـهُ ... ـنَا) isme iyelik, fiile nesne, harf-i cerre "-e, -de, -den" anlamı katar. Fiilde birinci tekil nesne ـنِي'dir. ـهُ, kesra ya da ي'dan sonra ـهِ olur. İşaret zamirleri yakın (هٰذَا, هٰذِهِ) ve uzak (ذٰلِكَ, تِلْكَ) olarak ikiye ayrılır; işaret + belirli isim bir öbektir. İsm-i mevsul (الَّذِي, الَّتِي, الَّذِينَ) Türkçedeki "-an, -en" sıfat-fiillerinin karşılığıdır.

Sonraki derse hazırlık

Ders 7.4'te fiilsiz cümleyi, yani isim cümlesini öğreneceksin: "Allah en büyüktür", "Hamd Allah'a aittir" gibi. Ayrıca sıfat ve isim tamlamalarını ve harf-i cerleri. Hazırlık: اللّٰهُ أَكْبَرُ, الْحَمْدُ لِلّٰهِ ve سُبْحَانَ اللّٰهِ ifadelerini düşün; bunlarda "dır/dir" anlamını veren bir kelime var mı? Tahminini yaz.


Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.