Giriş
Modül 2'de harfleri tek tek, ses olarak öğrendin. Bu derste aynı harfleri yazı olarak, yani kelimenin içinde nasıl göründükleri, nasıl birleştikleri ve bazı özel işaretlerin nasıl okunduğu açısından ele alacağız. Bunun sebebi basit: Arapça kelime bilgisinin temeli, bir kelimeyi gördüğünde onu parçalarına ayırabilmektir. كِتَابُهُمْ yazısını gören biri, eğer ـهُمْ ekinin nerede başladığını göremiyorsa kelimeyi sözlükte bulamaz, anlamını çıkaramaz. Bu ders, ileride öğreneceğin bütün dilbilgisinin "gözlüğüdür": harflerin baş-orta-son şekillerini, birleşmeyen altı harfi, şemsi ve kameri harfleri, ta-i merbutayı, elif-i maksurayı ve hemzenin temel yazım kurallarını öğreneceksin.
Ana anlatım
Arap yazısının dört temel özelliği. Birincisi, Arapça sağdan sola yazılır ve okunur; rakamlar ise (Arap rakamları olsa da) soldan sağa okunur. İkincisi, Arap yazısında büyük-küçük harf ayrımı yoktur; onun yerine her harfin kelimedeki konumuna göre değişen şekilleri vardır. Üçüncüsü, yazı aslen yalnız ünsüzleri ve uzun ünlüleri gösterir; kısa ünlüler (fetha, kesra, damma) harfin üstüne ve altına konan harekelerle gösterilir. Kur'an ve dualar tam harekelidir, bu yüzden bu modülde her örnek harekeli verilecek. Dördüncüsü, harfler kelime içinde birbirine bitişik yazılır; bitişme, harfin şeklini değiştirir.
Harflerin dört şekli. Her harfin dört olası görünümü vardır: tek başına (müstakil), kelime başında (bir sonrakine bağlanır), kelime ortasında (hem öncekine hem sonrakine bağlanır) ve kelime sonunda (yalnız öncekine bağlanır). Aşağıdaki tabloda bağlantı çizgisini (ـ) harfin hangi tarafından bağlandığını görmen için kullandık. Tabloyu ezberlemeye çalışma; üç gün boyunca her gün bir kez yüksek sesle okuyarak ve her satırdaki "iskelet" benzerliğini fark ederek çalış. Çoğu harfin baş ve orta şekli "kısaltılmış", son ve tek şekli ise "kuyruklu" haldir.
| # | Harf | Adı | Okunuş | Tek | Baş | Orta | Son |
|---|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ا | elif | a (uzatma) / hemze taşıyıcı | ا | ا | ـا | ـا |
| 2 | ب | be | b | ب | بـ | ـبـ | ـب |
| 3 | ت | te | t | ت | تـ | ـتـ | ـت |
| 4 | ث | se | peltek s (th) | ث | ثـ | ـثـ | ـث |
| 5 | ج | cim | c | ج | جـ | ـجـ | ـج |
| 6 | ح | ha | boğazdan h | ح | حـ | ـحـ | ـح |
| 7 | خ | hı | hırıltılı h | خ | خـ | ـخـ | ـخ |
| 8 | د | dal | d | د | د | ـد | ـد |
| 9 | ذ | zel | peltek z (dh) | ذ | ذ | ـذ | ـذ |
| 10 | ر | ra | r | ر | ر | ـر | ـر |
| 11 | ز | ze | z | ز | ز | ـز | ـز |
| 12 | س | sin | s | س | سـ | ـسـ | ـس |
| 13 | ش | şın | ş | ش | شـ | ـشـ | ـش |
| 14 | ص | sad | kalın s | ص | صـ | ـصـ | ـص |
| 15 | ض | dad | kalın d | ض | ضـ | ـضـ | ـض |
| 16 | ط | tı | kalın t | ط | طـ | ـطـ | ـط |
| 17 | ظ | zı | kalın peltek z | ظ | ظـ | ـظـ | ـظ |
| 18 | ع | ayn | boğazdan sesli | ع | عـ | ـعـ | ـع |
| 19 | غ | gayn | gırtlaktan ğ | غ | غـ | ـغـ | ـغ |
| 20 | ف | fe | f | ف | فـ | ـفـ | ـف |
| 21 | ق | kaf | kalın k | ق | قـ | ـقـ | ـق |
| 22 | ك | kef | ince k | ك | كـ | ـكـ | ـك |
| 23 | ل | lam | l | ل | لـ | ـلـ | ـل |
| 24 | م | mim | m | م | مـ | ـمـ | ـم |
| 25 | ن | nun | n | ن | نـ | ـنـ | ـن |
| 26 | و | vav | v / û | و | و | ـو | ـو |
| 27 | ه | he | h | ه | هـ | ـهـ | ـه |
| 28 | ي | ye | y / î | ي | يـ | ـيـ | ـي |
Tablodan çıkaracağın üç gözlem var. Birincisi, nokta aileleri: ب ت ث aynı iskelete sahiptir, yalnız noktaları farklıdır (altta bir, üstte iki, üstte üç). ج ح خ, د ذ, ر ز, س ش, ص ض, ط ظ, ع غ ikişer-üçer kişilik ailelerdir. Baş ve orta şekilde ن ve ي de aynı iskelete girer: نـ (üstte bir nokta), يـ (altta iki nokta). Bu yüzden okurken önce iskeleti, sonra noktayı gör. İkincisi, ع ve غ harflerinin ortadaki şekli (ـعـ) kapalı küçük bir üçgen gibidir; yeni başlayanlar bunu çoğu zaman ـفـ veya ـمـ ile karıştırır. Üçüncüsü, ه harfinin baştaki (هـ) ve ortadaki (ـهـ) şekli birbirinden çok farklıdır; ortadaki şekil iki halkalı bir düğüm gibi görünür.
Birleşmeyen altı harf. Altı harf kendinden sonraki harfe bağlanmaz: ا د ذ ر ز و. Bunlar kendilerinden önceki harfe bağlanabilir, ama sonraki harf yeni bir "parça" başlatır. Bu yüzden bir kelime içinde boşluk varmış gibi görünen yerler aslında kelime sonu değil, birleşmeyen harften sonra açılan küçük aralıklardır. Örnek: وَرْدٌ (verdun, gül) kelimesindeki üç harfin hiçbiri birbirine bağlanmaz; ama bu tek bir kelimedir. دَارٌ (dârun, ev), زَوْجٌ (zevcun, eş), رُسُلٌ (rusulun, elçiler — ر sonrakine bağlanmaz, سُلٌ bitişik), أَرْضٌ (ardun, yer — أ ve ر birleşmeyen harflerdir; ر sonrakine bağlanmadığı için ض ayrı yazılır). Okurken kural şudur: harfler arasında aralık gördüğünde, aralıktan önceki harf ا د ذ ر ز و'dan biri mi? Evetse kelime devam ediyor olabilir; hayırsa yeni kelime başlamıştır.
Lam-elif. ل ile ا yan yana gelince özel bir bağ (ligatür) oluşur: لا. قَالَ (kâle, dedi) yazısında ـا lam ile değil kaf ile birleşir, ama لَا (lâ, hayır) ve سَلَامٌ (selâmun, selam) kelimelerinde لا ligatürünü görürsün. Mushafta en sık gördüğün şekillerden biridir.
Elif-i hançeriyye (kısa dikey elif). Bazı kelimelerde uzun "â" sesi tam bir elifle değil, harfin üstüne konan küçük dikey bir çizgiyle gösterilir: هٰذَا (hâzâ, bu), ذٰلِكَ (zâlike, şu), الرَّحْمٰنُ (er-rahmân), إِلٰهٌ (ilâhun, ilah), اللّٰهُ (Allâh), لٰكِنْ (lâkin, fakat). Bu kelimeleri harf harf okurken elifi "görmezsen" yanlış okursun: هَذَا değil هٰذَا. Kur'an imlası (resm-i Osmani) bu gösterimi çok kullanır.
Şemsi ve kameri harfler. Arapçada belirlilik takısı الـ (el-) kelimenin başına gelir: كِتَابٌ (kitâbun, bir kitap) → الْكِتَابُ (el-kitâbu, kitap/o kitap). Ama الـ takısının lamı, arkasından gelen harfe göre ya okunur ya okunmaz. Harfler iki gruba ayrılır:
- Kameri harfler (14): ا ب ج ح خ ع غ ف ق ك م و ه ي. Hatırlama cümlesi: ابْغِ حَجَّكَ وَخَفْ عَقِيمَهُ (ebği haccek ve haf akîmeh). Bu harflerden önce lam okunur ve üzerinde sükun vardır: الْقَمَرُ (el-kameru, ay), الْكِتَابُ (el-kitâbu), الْحَمْدُ (el-hamdu), الْعَالَمِينَ (el-âlemîne), الْمُسْتَقِيمَ (el-mustakîme). Adlarını "kamer" (ay) kelimesinden alırlar; çünkü الْقَمَرُ kelimesinde lam okunur.
- Şemsi harfler (14): ت ث د ذ ر ز س ش ص ض ط ظ ل ن. Bu harflerden önce lam okunmaz, yerine sonraki harf şeddeli okunur: الشَّمْسُ (eş-şemsu, güneş), الرَّحْمٰنُ (er-rahmân), النَّاسُ (en-nâsu, insanlar), الصِّرَاطَ (es-sırâta), الدِّينِ (ed-dîni), الضَّالِّينَ (ed-dâllîne), الطَّيِّبَاتُ (et-tayyibâtu). Adlarını "şems" (güneş) kelimesinden alırlar.
Pratik ipucu: şemsi harflerin neredeyse hepsi dilin ucu ya da ön kısmıyla çıkan harflerdir (dil ucu diş-damak bölgesi). Lam da oradan çıktığı için onlarla kaynaşır. Mushafta bunu gözle de görürsün: kameri harften önce lamın üstünde sükun vardır (الْ), şemsi harfte ise lamda işaret yoktur ve sonraki harfte şedde vardır (الشَّ). Yani yazı sana ipucunu zaten veriyor; yapman gereken, onu fark etmek.
Ta-i merbuta (ة). Kelime sonunda, iki noktalı ve "yuvarlak" yazılan bir te'dir: جَنَّةٌ (cennetun, bahçe/cennet), رَحْمَةٌ (rahmetun, rahmet), صَلَاةٌ (salâtun, namaz). İki özelliği vardır: (1) Durakta (vakıfta) h sesiyle okunur: رَحْمَهْ (rahmeh); kelime devam ederken t sesiyle okunur: رَحْمَةُ اللّٰهِ (rahmetullâh). (2) Çoğu zaman ismin dişil (müennes) olduğunu gösterir: مُسْلِمٌ (muslimun, Müslüman erkek) → مُسْلِمَةٌ (muslimetun, Müslüman kadın). Açık (uzun) te ise (ت) kelimenin kök harfi ya da fiil eki olabilir: بَيْتٌ (beytun, ev), قَالَتْ (kâlet, o kadın dedi). Kur'an imlasında bazı kelimeler farklı yazılır: standart yazımda صَلَاةٌ ve زَكَاةٌ şeklinde olan kelimeler mushafta الصَّلٰوةَ ve الزَّكٰوةَ şeklinde, vav ve kısa elifle yazılır; okunuşu değişmez: es-salâte, ez-zekâte. Birkaç kelimede de dişilik te'si açık yazılır: رَحْمَتَ اللّٰهِ (A'raf 7:56). Bunlar resm-i Osmani'nin özellikleridir, dilbilgisi farkı değil.
Elif-i maksura (ى). Kelime sonunda, noktasız ya şeklinde yazılan ama elif gibi uzun "â" okunan harftir: هُدًى (huden, hidayet), مُوسَىٰ (Mûsâ), عَلَىٰ (alâ, üzerinde), إِلَىٰ (ilâ, -e doğru), الْأَعْلَىٰ (el-a'lâ, en yüce), تَعَالَىٰ (teâlâ, yücedir). Noktalı ي ise "î" ya da "y" sesidir: فِي (fî, içinde), الَّذِي (ellezî, o ki). Dikkat: bazı baskılarda (özellikle Mısır ve Türkiye baskılarında) kelime sonundaki ي bazen noktasız yazılabilir; bu durumda harekeye bakarak karar verirsin: öncesinde fetha varsa "â" (elif-i maksura), kesra varsa "î". Mushafta elif-i maksuranın üstüne konan küçük dikey elif (ىٰ) de sana okunuşu gösterir.
Hemze yazımının temeli. Hemze (ء), boğazın dibinden çıkan kesik sestir (Modül 2). Yazıda tek başına küçük bir "ء" işaretidir ama çoğu zaman bir "taşıyıcı" harfin üstüne ya da altına oturur. Taşıyıcı üç tanedir: elif (أ إ), vav (ؤ), ya'nın noktasız hali (ئ). Hangi taşıyıcının seçileceğine dair temel kurallar:
- Kelime başında hemze her zaman elif üzerine yazılır. Harekesi fetha veya damma ise üstte: أَكَلَ (ekele, yedi), أُمٌّ (ummun, anne); kesra ise altta: إِسْلَامٌ (islâmun), إِيمَانٌ (îmânun).
- Kelime ortasında hemzenin kendi harekesi ile önceki harfin harekesi karşılaştırılır; güçlüsü taşıyıcıyı belirler. Güç sırası: kesra (ئ) > damma (ؤ) > fetha (أ) > sükun. Örnekler: سُئِلَ (su'ile, soruldu — kesra kazanır, ئ), يُؤْمِنُ (yu'minu, iman eder — damma kazanır, ؤ), سَأَلَ (se'ele, sordu — fetha, أ), بِئْرٌ (bi'run, kuyu — kesra, ئ).
- Kelime sonunda hemze önceki harfin harekesine bakar: öncesi fethaysa أ: قَرَأَ (karae, okudu); dammaysa ؤ: لُؤْلُؤٌ (lu'lu'un, inci); kesraysa ئ: شَاطِئٌ (şâtı'un, kıyı); öncesi sakin ya da uzun ünlüyse hemze tek başına satır üstünde durur: شَيْءٌ (şey'un, şey), سَمَاءٌ (semâun, gök), جَاءَ (câe, geldi).
Vasl hemzesi ve kat' hemzesi. Bir de bazı kelimelerin başındaki elif, cümle ortasında okunmaz; buna hemze-i vasl denir. Mushafta çoğu zaman elifin üstünde küçük bir "sad" başı (ٱ) ile gösterilir. الـ takısının elifi, اِسْمٌ (ismun, isim), اِبْنٌ (ibnun, oğul) ve emir fiillerinin başındaki elif (اِهْدِنَا, ihdinâ) hemze-i vasldır. Cümle başında okunur, ortada düşer: بِسْمِ اللّٰهِ (bismillâh) — burada اِسْمٌ kelimesinin elifi hem okunmaz hem de hiç yazılmaz. Kat' hemzesi (أ إ) ise her yerde okunur: وَأَنْتَ (ve ente). Bu ayrım, Fatiha'daki اهْدِنَا kelimesini doğru okumak için önemlidir: tek başına "ihdinâ", ama önceki kelimeye bağlanırsa elif düşer.
Yazıyı parçalara bölme alışkanlığı. Bu dersten çıkaracağın en önemli beceri, bir kelimeyi gördüğünde onu "ön ek + kök + son ek" diye bölmektir. Örneğin وَبِحَمْدِكَ: وَ (ve) + بِـ (ile) + حَمْدِ (hamd) + ـكَ (senin). Yazıda bunlar bitişiktir, ama anlamda dört ayrı parça vardır. Arapçada tek harfli bazı kelimeler (وَ, فَـ, بِـ, لِـ, كَـ) sonraki kelimeye bitişik yazılır; zamirler de öncekine bitişir. Bu yüzden sözlükte bir kelimeyi ararken bu "yapışkan" parçaları önce ayırman gerekir.
Örnekler
- Basit: بَيْتٌ (beytun, bir ev) — ب baş şekli (بـ), ي orta şekli (ـيـ), ت son şekli (ـت). Üç harf, üç farklı şekil. Aynı kelime belirli yapılınca: الْبَيْتُ (el-beytu, ev) — ب kameri harf, lam okunur.
- Orta: الرَّسُولُ (er-rasûlu, elçi/peygamber) — ر şemsi harf, lam okunmaz, ر şeddelenir; ر birleşmeyen harf olduğu için sonraki س ayrı başlar; و birleşmeyen harf, ل ayrı yazılır. Baştaki ا da birleşmeyen harf olduğu için ل ondan ayrı başlar. Tek kelime, dört "parça": ا · لر · سو · ل.
- Gerçek hayat (Kur'an): إِنَّا أَعْطَيْنَاكَ الْكَوْثَرَ (İnnâ a'taynâke'l-kevser — "Şüphesiz biz sana Kevser'i verdik", Kevser 108:1). Kelime başı hemzeleri elif üzerinde (إِ altta kesra, أَ üstte fetha); الْكَوْثَرَ kameri harfle başlar, lam okunur; ama önceki kelimeye bağlandığı için الـ takısının elifi (hemze-i vasl) okunmaz: "a'taynâke'l-kevser". Aynı surenin ikinci ayetinde فَصَلِّ لِرَبِّكَ (fe salli li-rabbike, "Rabbin için namaz kıl") ve üçüncü ayetinde شَانِئَكَ (şâni'eke, sana buğzeden) geçer: burada hemze kesralı nun'dan sonra geldiği için ئ üzerine yazılmıştır.
Uygulama
Şimdi sıra sende: Mushafından Asr suresini (103) aç. Bir tabloya üç sütun çiz: "Kelime", "Şemsi/Kameri (varsa الـ)", "Özel yazım (ة, ى, hemze, birleşmeyen harf, elif-i hançeriyye)". Surenin her kelimesini tabloya yaz ve ikinci ve üçüncü sütunu doldur. Örneğin الْإِنْسَانَ: kameri (hemze), lam okunur; başta hemze-i vasl; hemze elif altında (إ). Ardından Kevser suresini (108) aynı yöntemle çözümle. Son olarak on kelimeyi (بَيْتٌ, رَحْمَةٌ, هُدًى, شَيْءٌ, يُؤْمِنُ, وَرْدٌ, الشَّمْسُ, الْقَمَرُ, هٰذَا, سَمَاءٌ) kendi el yazınla üçer kez yaz ve sesli oku. Hedef: harekeli bir satırı gördüğünde her harfin şeklini, birleşip birleşmediğini ve الـ takısının nasıl okunacağını tereddütsüz görmek.
Mini test
- Kendinden sonraki harfe bağlanmayan altı harf hangileridir?
- الشَّمْسُ ve الْقَمَرُ kelimelerinde الـ takısının okunuşu neden farklıdır?
- رَحْمَةٌ kelimesinin sonundaki harfin adı nedir ve durakta nasıl okunur?
- عَلَىٰ ve فِي kelimelerinin son harfleri arasındaki fark nedir?
- يُؤْمِنُ kelimesinde hemze neden vav üzerine yazılmıştır?
Cevapları göster
- ا د ذ ر ز و.
- ش şemsi harftir: lam okunmaz, ش şeddeli okunur (eş-şems). ق kameri harftir: lam sükunla okunur (el-kamer).
- Ta-i merbuta (ة). Durakta "h" sesiyle okunur (rahmeh); vasılda "t" (rahmetullâh).
- عَلَىٰ sonundaki ى elif-i maksuradır, uzun "â" okunur (alâ). فِي sonundaki ي noktalı ya'dır, uzun "î" okunur (fî).
- Kelime ortasında hemze sakin, önceki harf (ي) dammalıdır; damma sükundan güçlü olduğu için taşıyıcı vav olur (ؤ).
Özet
Arap yazısında harfler kelimedeki yerine göre dört şekil alır; ا د ذ ر ز و kendinden sonrakine bağlanmaz. الـ takısı kameri harflerden önce okunur, şemsi harflerden önce okunmaz ve sonraki harf şeddelenir. Ta-i merbuta (ة) çoğunlukla dişilik işaretidir ve durakta "h" okunur; elif-i maksura (ى) uzun "â"dır. Hemze başta elif üzerinde, ortada güçlü harekeye göre, sonda önceki harfin harekesine göre yazılır. En önemli beceri, bitişik yazılmış kelimeyi "ön ek + kök + son ek" diye bölmektir.
Sonraki derse hazırlık
Ders 7.2'de Arapçadaki üç kelime türünü (isim, fiil, harf) ve ismin cinsiyet, sayı ve belirlilik özelliklerini öğreneceksin. Hazırlık: Fatiha'nın ilk üç ayetinde gördüğün her kelimeyi deftere yaz ve sezgine göre "bu bir şeyin adı mı, bir iş mi, yoksa bağlayıcı bir kelime mi?" diye yanına not düş. Derste sezgini kontrol edeceğiz.