Giriş
Bu derste Medine döneminin son büyük dönüşümünü öğreneceksin: silahla değil, antlaşmayla açılan bir kapıyı. Hudeybiye'de imzalanan ve sahabenin çoğuna ağır gelen antlaşmanın Kur'an tarafından "apaçık fetih" diye adlandırılmasını, ardından Hayber'i, krallara gönderilen davet mektuplarını, Mekke'nin neredeyse kan dökülmeden fethini ve ilan edilen genel affı, Huneyn'i ve Tebük seferini göreceksin. Bu ders, "kazanmak" kelimesinin anlamını yeniden düşünmeni isteyecek.
Ana anlatım
Umre yolculuğu (Zilkade 6 / Mart 628). Hz. Peygamber, Mekke'ye girip Kâbe'yi tavaf ettiklerini gördüğü bir rüyanın ardından ashabıyla umre için yola çıktı. Buhârî'deki rivayetlere göre yanında bin dört yüz (bazı rivayetlerde bin beş yüz) kişi vardı. Savaş niyeti olmadığını göstermek için yalnızca yolcuların taşıdığı kınındaki kılıçları aldılar ve kurbanlık develerini işaretleyerek önlerine kattılar. Kureyş ise onların Mekke'ye girmesine izin vermemeye karar verdi. Hz. Peygamber, Mekke'nin sınırındaki Hudeybiye'de konakladı.
Rıdvan Biatı. Kureyş ile görüşmek için Hz. Osman elçi olarak Mekke'ye gönderildi. Osman'ın dönüşü gecikince öldürüldüğü haberi yayıldı. Bunun üzerine Hz. Peygamber bir ağacın altında ashabından, gerekirse ölümüne savaşmak ve kaçmamak üzere biat aldı. Buna "Bey'atü'r-Rıdvân" denir; Kur'an Fetih Suresi'nde bu biati yapanlardan Allah'ın razı olduğunu bildirir: "Andolsun ki, ağacın altında sana biat ederlerken Allah o müminlerden razı olmuştur." Kısa süre sonra Osman'ın sağ olduğu anlaşıldı.
Antlaşma ve maddeleri. Kureyş, Süheyl b. Amr'ı antlaşma yapmak üzere gönderdi. Antlaşmanın yazımı sırasında yaşananlar Buhârî'de ayrıntılı anlatılır. Hz. Ali "Bismillâhirrahmânirrahîm" diye yazmaya başlayınca Süheyl itiraz etti: "Rahmân'ı tanımayız; 'Bismikellâhümme' yaz." Peygamber kabul etti. Ali "Bu, Allah'ın Resulü Muhammed'in antlaşmasıdır" yazınca Süheyl yine itiraz etti: "Senin Allah'ın Resulü olduğunu kabul etseydik seni Beyt'ten alıkoymazdık; 'Abdullah oğlu Muhammed' yaz." Ali bu ifadeyi silmeye gönlü razı olmayınca, Hz. Peygamber yerini Ali'ye göstertip kendi eliyle sildi. Ana maddeler şunlardır:
- Taraflar arasında on yıl savaş yapılmayacak.
- Müslümanlar bu yıl umre yapmadan geri dönecek; gelecek yıl gelip Mekke'de üç gün kalabilecek, yanlarında yalnızca kınındaki kılıçlar olacak.
- Mekke'den Medine'ye velisinin izni olmadan kaçan biri geri iade edilecek; Medine'den Mekke'ye gelen ise iade edilmeyecek.
- Arap kabileleri istedikleri tarafla ittifak kurmakta serbest olacak.
Ebû Cendel ve sahabenin sarsıntısı. Antlaşma daha imzalanırken Süheyl'in Müslüman olan oğlu Ebû Cendel, zincirleriyle kaçıp gelerek Müslümanlara sığındı. Süheyl, antlaşmanın gereği olarak oğlunun iadesini istedi; Hz. Peygamber de antlaşmaya sadık kalarak onu geri verdi. Bu sahne sahabeye çok ağır geldi. Buhârî'de Hz. Ömer'in Peygamber'e gelip "Biz hak üzere değil miyiz? Öyleyse dinimizde neden bu aşağılanmayı kabul ediyoruz?" diye sorduğu, sonra aynı soruları Ebû Bekir'e sorduğu ve Ebû Bekir'in de Peygamber'le aynı cevabı verdiği anlatılır. Ömer daha sonra bu itirazından dolayı yıllarca iyilikler yaparak telafi etmeye çalıştığını söyler. Peygamber, kurbanlarını kesip tıraş olmalarını istediğinde ashap üzüntüden hemen harekete geçmedi. Buhârî'deki rivayete göre eşi Ümmü Seleme, "Sen çık, kimseyle konuşmadan kurbanını kes ve berberini çağırıp tıraş ol" diye tavsiye etti; Peygamber bunu yapınca herkes kalkıp onu izledi. Burada bir eşin istişaredeki değerini ve sözden önce örnekliğin gücünü görürsün.
Fetih Suresi: "apaçık fetih". Medine'ye dönüş yolunda Fetih Suresi indi: "Şüphesiz biz sana apaçık bir fetih verdik." Sahabe "Bu fetih mi?" diye şaşırdı. Sonraki iki yıl cevabı verdi. Savaş durunca insanlar Müslümanlarla serbestçe konuştu; İslam'ı savaş dumanı olmadan tanıdılar. İbn Hişam'da Zührî'ye nispet edilen değerlendirmeye göre Hudeybiye'den sonraki iki yılda Müslüman olanların sayısı, önceki bütün yıllarda Müslüman olanlar kadar ya da daha fazlaydı: Hudeybiye'ye bin dört yüz kişiyle gidilmişti, iki yıl sonra Mekke'ye on bin kişiyle girilecekti. Hâlid b. Velîd ve Amr b. Âs gibi isimler de bu dönemde Müslüman oldu. İade maddesi ise zamanla Kureyş'in aleyhine döndü: Medine'ye alınmayan Ebû Basîr gibi Müslümanlar sahilde bir grup oluşturup Kureyş kervanlarını rahatsız etti; sonunda Kureyş'in kendisi bu maddenin kaldırılmasını istedi (Buhârî).
Hayber (Muharrem 7 / Mayıs-Haziran 628). Hudeybiye'den kısa süre sonra Hz. Peygamber, Medine'nin kuzeyindeki Hayber'e yürüdü. Hayber, Medine'den sürülen Nadîroğulları'nın bir kısmının yerleştiği ve Ahzâb ittifakını örgütleyenlerin merkezi olan, kalelerle korunan verimli bir vahaydı. Kaleler birer birer fethedildi. Buhârî ve Müslim'de Peygamber'in "Yarın sancağı, Allah'ı ve Resulünü seven, Allah'ın ve Resulünün de kendisini sevdiği birine vereceğim" dediği ve sancağı Hz. Ali'ye verdiği anlatılır. Hayber halkı topraklarında kalıp ürünün yarısını ödemek şartıyla antlaşma yaptı. Bu dönemde Peygamber'e zehirli bir koyun eti ikram edildiği sahih kaynaklarda geçer. Hayber sırasında, yıllar önce Habeşistan'a hicret eden Ca'fer b. Ebî Tâlib ve arkadaşları Medine'ye döndü; Peygamber'in "Hangisine sevineyim bilmiyorum: Hayber'in fethine mi, Ca'fer'in gelişine mi?" dediği rivayet edilir.
Krallara mektuplar (6–7 / 628 civarı). Hudeybiye'nin getirdiği barış ortamında Hz. Peygamber çevredeki hükümdarlara İslam'a davet mektupları gönderdi. Bunun için üzerinde "Muhammed Resûlullah" yazan gümüş bir mühür yaptırdı (Buhârî). Mektup gönderilenler arasında Bizans imparatoru Herakleios, Sâsânî hükümdarı Hüsrev (Kisrâ) Pervîz, Mısır'ın yöneticisi Mukavkıs ve Habeş Necâşîsi vardı. Buhârî'nin başında yer alan uzun rivayette, o sırada ticaret için Şam'da bulunan Ebû Süfyân'ın Herakleios'un huzuruna çağrıldığı ve imparatorun ona Peygamber hakkında sorular sorduğu anlatılır. Kisrâ'nın mektubu yırttığı da Buhârî'de geçer. Mukavkıs mektubu nazikçe karşılayıp hediyeler gönderdi; Mâriye bu hediyeler arasındaydı. Mektuplar, İslam'ın yalnızca Arapların dini olarak değil, evrensel bir çağrı olarak kendini tanıttığını gösterir.
Umretü'l-kazâ ve Mûte (7–8 / 629). Antlaşmaya uygun olarak ertesi yıl Müslümanlar Mekke'ye gelip üç gün kalarak umrelerini yaptı. Hicretin 8. yılında (Cemâziyelevvel 8 / Eylül 629) ise Bizans sınırındaki Mûte'de, Peygamber'in elçisinin öldürülmesi üzerine gönderilen bir ordu Bizans ve müttefik Arap kuvvetleriyle karşılaştı. Peygamber'in belirlediği üç komutan, Zeyd b. Hârise, Ca'fer b. Ebî Tâlib ve Abdullah b. Revâha, sırayla şehit oldu; ardından Hâlid b. Velîd orduyu toparlayıp geri çekti. Hâlid'e "Seyfullah" (Allah'ın kılıcı) lakabı bu savaşla ilgili olarak verilmiştir (Buhârî).
Mekke'nin fethi (Ramazan 8 / Ocak 630). Sebep: Hudeybiye'ye göre Huzâa kabilesi Müslümanlarla, Benî Bekir ise Kureyş'le ittifak kurmuştu. Benî Bekir, Kureyş'ten bazılarının silah ve adam desteğiyle Huzâa'ya gece baskını yaptı ve Harem sınırları içinde bile adam öldürdü. Antlaşma böylece bozuldu. Ebû Süfyân antlaşmayı yenilemek için Medine'ye geldiyse de sonuç alamadı. Hazırlık: Hz. Peygamber hazırlığı gizli tuttu; rivayetlere göre yaklaşık on bin kişilik bir orduyla Ramazan ayında yola çıktı. Mekke yakınındaki Merrüzzahrân'da her askerin ayrı ateş yakması emredildi ve bu ateşler Mekkelileri ürküttü. Ebû Süfyân, Hz. Abbas'ın aracılığıyla Peygamber'in huzuruna geldi ve Müslüman oldu. Hz. Peygamber şu emanı ilan etti: "Ebû Süfyân'ın evine giren emandadır; kapısını kapatıp evinde oturan emandadır; Mescid-i Harâm'a giren emandadır." (Ana hatlarıyla Müslim'de; Mescid-i Harâm kısmı Ebû Dâvûd ve siyer kaynaklarında geçer.) Giriş: Yaygın kabule göre 20 Ramazan 8 (Ocak 630), Müslüman ordusu dört koldan Mekke'ye girdi. Hâlid b. Velîd'in kolunda küçük bir çatışma dışında kan dökülmedi. Hz. Peygamber Mekke'ye, devesinin üzerinde başını tevazuyla öne eğmiş olarak girdi. Kâbe'yi tavaf etti ve elindeki değnekle putlara dokunarak "Hak geldi, bâtıl yok oldu; bâtıl zaten yok olmaya mahkûmdur" (İsra Suresi, 81) ayetini okudu (Buhârî). Putlar yıkıldı, Kâbe temizlendi; Bilâl Kâbe'nin üstüne çıkıp ezan okudu.
Genel af. Kâbe'nin kapısında toplanan Kureyşlilere Hz. Peygamber'in, rivayete göre, "Size ne yapacağımı sanıyorsunuz?" diye sorduğu, onların "Hayır umarız; sen kerem sahibi bir kardeşsin ve kerem sahibi bir kardeşin oğlusun" dediği, onun da Hz. Yûsuf'un kardeşlerine söylediği "Bugün size kınama yok" sözünü hatırlatıp "Gidiniz, serbestsiniz" (antümü't-tulakā) dediği İbn Hişam'da nakledilir. Yaklaşık yirmi yıl boyunca kendisine hakaret eden, ashabına işkence eden, onu yurdundan çıkaran ve üzerine ordular gönderen bir şehrin halkı toplu olarak affedildi. Kaynaklarda ağır suçları sebebiyle af dışında bırakılan az sayıda kişinin adı geçer; bunların da önemli bir kısmı sonradan aman dileyip affedildi. Hz. Hamza'yı şehit eden Vahşî ve Ebû Cehil'in oğlu İkrime de sonradan affedilenler arasındadır.
Huneyn (Şevval 8 / Ocak-Şubat 630). Fetihten hemen sonra Hevâzin ve Sakīf kabileleri büyük bir ordu topladı. Müslümanlar rivayetlere göre on iki bin kişiyle, ilk kez bu kadar kalabalık olarak yola çıktı; bazıları "Bugün sayı azlığından yenilmeyiz" dedi. Huneyn vadisinde, sabahın alacakaranlığında pusuya düşürüldüler ve ordu dağıldı. Hz. Peygamber yerinden ayrılmadı ve Buhârî'deki rivayete göre "Ben peygamberim, bunda yalan yok; ben Abdülmuttalib'in oğluyum" diyerek düşmana doğru ilerledi. Gür sesli amcası Abbas'ın çağrısıyla sahabe toplandı ve savaş kazanıldı. Tevbe Suresi bu dersi açıkça verir: "...Huneyn gününde de çokluğunuz sizi böbürlendirmişti de hiçbir faydası olmamıştı..." Savaştan sonra Tâif kuşatıldı ama alınamadı; Tâif ertesi yıl kendiliğinden heyet gönderip Müslüman oldu. Ci'râne'de ganimetler dağıtılırken yeni Müslüman olan Mekkelilere büyük paylar verildi. Ensar'dan bazıları buna kırıldı; Hz. Peygamber onları toplayıp Buhârî'de geçen şu konuşmayı yaptı: "İnsanlar koyun ve develerle evlerine dönerken, siz Allah'ın Resulü ile evlerinize dönmeye razı olmaz mısınız?" Ensar ağlayarak "Razıyız" dedi.
Tebük (Recep 9 / Ekim 630, yaygın kabule göre). Bizans'ın Arabistan'ın kuzeyinde saldırı hazırlığı yaptığı haberi üzerine Hz. Peygamber, yazın en sıcak zamanında, hasat mevsiminde ve uzak bir hedefe sefer ilan etti. Bu seferin zorluğu nedeniyle ordusuna "Ceyşü'l-usre" (zorluk ordusu) denir. Hz. Osman orduyu donatmak için büyük bir bağışta bulundu; Tirmizî'de Hz. Ömer'in malının yarısını, Hz. Ebû Bekir'in ise bütün malını getirdiği rivayet edilir. Ordu rivayetlere göre otuz bin kişiye ulaştı. Tebük'e varıldığında Bizans ordusu gelmedi; savaş olmadı. Hz. Peygamber yaklaşık yirmi gün burada kalıp Eyle gibi bölge beldeleriyle antlaşmalar yaptı. Münafıkların çoğu çeşitli bahanelerle sefere katılmadı. Ka'b b. Mâlik ve iki arkadaşı ise geçerli bir mazeretleri olmadığı hâlde geride kaldılar, ama yalan söylemeyip itiraf ettiler. Buhârî ve Müslim'deki uzun hadiste Ka'b, elli gün boyunca toplumdan tecrit edilişini ve sonunda tövbelerinin kabul edildiğini bildiren ayetin inişini (Tevbe Suresi, 118) anlatır. Tebük, Peygamber'in katıldığı son seferdir. Aynı yıl (9/631) Hz. Ebû Bekir hac emiri olarak gönderildi ve Arabistan'ın dört bir yanından heyetler Medine'ye gelip İslam'ı kabul etti; bu yüzden hicretin 9. yılına "Senetü'l-vüfûd" (heyetler yılı) denir.
Bu dönemden bugüne üç ders. Birincisi, kısa vadede kaybettiren bir anlaşma uzun vadede fetih olabilir; Hudeybiye, gururu değil sonucu önemseyen ve barışın zaferden daha çok kapı açabileceğini bilen bir liderliğin örneğidir. İkincisi, güç en yüksek noktasındayken affetmek, sünnetin zirvesidir; Mekke'nin fethi intikamın değil, kalplerin fethiydi. Üçüncüsü, sayıya ve imkâna güvenmek, azlıktan daha tehlikeli olabilir; Bedir'de az olan kazandı, Huneyn'de çok olan önce dağıldı.
Örnekler
- Basit: İki kardeş miras konusunda anlaşamıyor. Biri, hakkının bir kısmından vazgeçip anlaşmayı imzalıyor; birkaç yıl sonra kardeşler yeniden birlikte bayram yapıyor. Hudeybiye sünneti: bazen "Resulullah" kelimesini bile silmek, yani haklı olduğun bir noktadan geri durmak, daha büyük bir hayrın kapısını açar.
- Orta: Bir yönetici, yıllarca kendisini kötüleyen bir eski rakibiyle aynı şirkette birleşme sonrası birlikte çalışmak zorunda kalıyor. Yetki artık kendisinde. Mekke fethi sünneti: eski hesapları açmamak, "Bugün size kınama yok" demek ve karşı tarafa onurlu bir yer açmak ("Ebû Süfyân'ın evine giren emandadır"). Bu, düşmanı dosta çevirmenin en kısa yoludur.
- Gerçek hayat: Ka'b b. Mâlik'in hikâyesi bugün, bir hatasını itiraf eden çalışanı veya öğrenciyi düşündürür. Yalan bir mazeret uydurmak kolaydır; Ka'b doğruyu söyleyip elli gün bedel ödedi ama sonunda kalıcı bir itibar kazandı. Sünnet: hatayı dürüstçe kabul etmek ve sonucuna katlanmak.
Uygulama
Şimdi sıra sende: "Hudeybiye bilançosu" hazırla. Bir sayfayı ikiye böl: sol sütuna "Antlaşma günü görünen" (umre yapılamadı, iade maddesi, 'Resulullah' kelimesinin silinmesi, Ebû Cendel'in iadesi), sağ sütuna "İki yıl sonra ortaya çıkan" (barış ortamında yayılan İslam, Hâlid ve Amr'ın Müslüman olması, mektuplar, iade maddesinin Kureyş'in isteğiyle kaldırılması, 10.000 kişiyle Mekke'ye giriş) yaz. Altına 628–630 arasını gösteren bir zaman çizelgesi ekle: Hudeybiye, Hayber, mektuplar, Umretü'l-kazâ, Mûte, Mekke'nin fethi, Huneyn, Tebük. Hedef: "Apaçık fetih" ifadesini gerekçeleriyle açıklayabilmek.
Mini test
- Hudeybiye Antlaşması'nın dört ana maddesini yaz.
- Antlaşma yazılırken Hz. Peygamber hangi iki ifadede Süheyl'in itirazını kabul etti?
- Ümmü Seleme'nin tavsiyesi neydi ve bu olaydan hangi liderlik dersi çıkar?
- Mekke'nin fethinin sebebi neydi ve fetih sırasında hangi eman ilan edildi?
- Huneyn Savaşı'nda Müslümanların başta dağılmasının Kur'an'da belirtilen sebebi nedir?
Cevapları göster
1) On yıl savaş yapılmayacak; Müslümanlar bu yıl umre yapmadan dönecek, gelecek yıl üç gün kalabilecek; Mekke'den Medine'ye kaçan iade edilecek, tersi iade edilmeyecek; kabileler istedikleri tarafla ittifak kurabilecek.
2) "Bismillâhirrahmânirrahîm" yerine "Bismikellâhümme" ve "Allah'ın Resulü Muhammed" yerine "Abdullah oğlu Muhammed" yazılması.
3) Kimseyle konuşmadan çıkıp kurbanını kesmesi ve tıraş olması; bunu görünce ashap da hemen uydu. Ders: sözden önce örneklik gelir; eşle ve yakın çevreyle istişare değerlidir.
4) Kureyş'in müttefiki Benî Bekir'in, Kureyş'ten destekle, Müslümanların müttefiki Huzâa'ya saldırarak antlaşmayı bozması. Eman: Ebû Süfyân'ın evine giren, evinin kapısını kapatan ve Mescid-i Harâm'a giren emandadır.
5) Çokluklarının onları böbürlendirmesi, sayıya güvenmeleri (Tevbe Suresi).
Özet
- Hudeybiye (Zilkade 6 / 628): umre için gelen 1400 civarı Müslüman durduruldu, Rıdvan Biatı yapıldı, görünüşte ağır maddelerle on yıllık barış antlaşması imzalandı; Fetih Suresi bunu "apaçık fetih" diye adlandırdı.
- Hayber (7 / 628) fethedildi, Habeşistan muhacirleri döndü, krallara davet mektupları gönderildi.
- Antlaşmanın bozulması üzerine Ramazan 8 / Ocak 630'da Mekke rivayetlere göre 10.000 kişilik orduyla neredeyse kansız fethedildi ve genel af ilan edildi.
- Huneyn'de (Şevval 8 / 630) çokluğa güvenmenin bedeli ödendi, sonra zafer kazanıldı; Ensar'a yapılan konuşma sadakatin ödülünü gösterdi.
- Tebük (Recep 9 / 630) savaşsız sonuçlandı; Ka'b b. Mâlik'in dürüstlüğü ve 9. yılın "heyetler yılı" olması bu dönemi kapattı.
Sonraki derse hazırlık
Ders 5.8, modülün ve Peygamber'in dünya hayatının son dersidir: Veda Haccı, Veda Hutbesi'nin ana maddeleri, son hastalık, vefat ve Hz. Ebû Bekir'in ümmeti ayakta tutan hutbesi. Hazırlık: Birine son kez bir şey söyleme imkânın olsaydı, hayatının özü olarak hangi üç cümleyi söylerdin? Bunları yaz; derste Veda Hutbesi'nin ana temalarıyla karşılaştıracaksın.