İçeriğe geç

Ders 5.6 · Seviye 1 · Siyer-i Nebi

Medine toplumu ve savaşlar: Bedir, Uhud, Hendek

1.869 kelime · yaklaşık 8 dakika okuma

Giriş

Bu derste Medine'nin ilk beş yılına, özellikle de üç büyük savaşa odaklanacaksın. Bedir bir zafer, Uhud acı bir ders, Hendek ise bir kuşatmadan kurtuluştur. Her birini "sebep – seyir – ders" üçlüsüyle öğreneceksin. Siyerde savaşlar yalnızca askeri olaylar değildir; Kur'an'ın bu savaşlar hakkında inen ayetleri (Enfâl, Âl-i İmrân, Ahzâb sureleri) Müslümanlara zaferde nasıl alçakgönüllü, yenilgide nasıl ayakta kalınacağını, kuşatmada nasıl sabredileceğini öğretir. Ayrıca bu dönemde Medine toplumunun iç yapısını, özellikle münafıklar ve Yahudi kabileleriyle ilişkileri de göreceksin.

Ana anlatım

Savaşa izin ve arka plan. Mekke'de on üç yıl boyunca Müslümanlara karşılık vermeleri emredilmedi; sabır emredildi. Hicretten sonra Hac Suresi'nde ilk kez savaşa izin veren ayet indi: "Kendilerine savaş açılanlara, zulme uğradıkları için savaş izni verildi." Dikkat et: bu izin saldırı değil, zulme karşılık gerekçesiyle verildi. Kureyş, Muhacirlerin Mekke'deki mallarına el koymuştu ve Medine'ye karşı kabileleri kışkırtıyordu. Hicretin ilk iki yılında Hz. Peygamber, Medine çevresindeki kabilelerle antlaşmalar yaptı ve Kureyş'in Şam kervan yolunu kontrol eden küçük seriyyeler (keşif ve baskı birlikleri) gönderdi.

Bedir (17 Ramazan 2 / Mart 624). Sebep: Ebû Süfyân'ın yönettiği büyük bir Kureyş ticaret kervanı Şam'dan Mekke'ye dönüyordu. Hz. Peygamber, Mekke'de el konulan malların karşılığı olarak bu kervanın önünü kesmek üzere yola çıktı. Ebû Süfyân durumu fark edip kervanı sahil yolundan kaçırdı ve Mekke'den yardım istedi. Mekke'den Ebû Cehil liderliğinde bir ordu çıktı. Kervan kurtulduğu hâlde Ebû Cehil, Araplara güç göstermek için geri dönmeyi reddetti. Güçler: Müslümanlar rivayetlere göre 313 civarında (Buhârî'de "Tâlût'un nehri geçen askerleri sayısınca, üç yüz on küsur" diye geçer), yalnızca iki at ve yetmiş kadar deveyle; Mekkeliler ise rivayetlere göre 950–1000 kişi, yüz kadar at ve çok sayıda deveyle. Danışma: Hz. Peygamber, kervan yerine bir orduyla karşılaşacaklarını öğrenince ashabıyla istişare etti. Buhârî'de Mikdâd b. Esved'in şöyle dediği geçer: "Biz sana Musa'nın kavminin dediği gibi 'Sen ve Rabbin gidin savaşın' demeyiz; sağında, solunda, önünde ve arkanda savaşırız." Ensar adına Sa'd b. Muâz da tam destek verdi. Siyer kaynaklarında Hubâb b. Münzir'in "Bu yer bir vahiy mi, yoksa bir görüş ve savaş taktiği mi?" diye sorduğu, taktik olduğunu öğrenince ordunun Bedir kuyularının en yakınına yerleştirilip diğer kuyuların kapatılmasını önerdiği ve Peygamber'in bu teklifi kabul ettiği rivayet edilir. Seyir: Savaştan önceki gece Hz. Peygamber sabaha kadar dua etti; Müslim'de geçen duasında "Allah'ım, bu küçük topluluk helak olursa yeryüzünde sana ibadet edilmeyecek" diye yalvardı. Savaş, Arap geleneğine göre teke tek dövüşlerle başladı; Hz. Hamza, Hz. Ali ve Ubeyde b. Hâris karşılarına çıkanları yendi. Ardından genel savaş oldu ve Müslümanlar kesin bir zafer kazandı. Ebû Cehil öldürüldü. Rivayetlere göre müşriklerden yetmiş kişi öldü, yetmiş kişi esir alındı; Müslümanlardan on dört kişi şehit oldu. Kur'an, Enfâl Suresi'nde bu zaferin Allah'ın yardımıyla geldiğini hatırlatır ve meleklerle yardım edildiğini bildirir. Esirler: Hz. Peygamber esirlere iyi davranılmasını emretti. Esirlerin çoğu fidye karşılığı serbest bırakıldı; İbn Sa'd'da, fidye ödeyemeyen ve okuma yazma bilen esirlerin on Medineli çocuğa okuma yazma öğreterek serbest kalabileceği rivayet edilir. Ders: Sayı değil iman, istişare ve dua; zaferin ardından ganimet paylaşımında çıkan tartışmaya Enfâl Suresi'nin "Ganimetler Allah'a ve Resulüne aittir" ayetleriyle cevap verilmesi de zaferin bile bir imtihan olduğunu gösterir.

Bedir ile Uhud arası. Bedir'den sonra Medine'de dengeler değişti. Müslüman görünüp içten düşmanlık besleyen "münafıklar" grubu, Abdullah b. Übey b. Selûl etrafında belirginleşti. Yahudi kabilelerinden Kaynukāoğulları, antlaşmayı bozup çarşıda bir Müslüman kadına saldırıya varan bir olay ve ardından çıkan çatışma sonrasında kuşatıldı ve Medine'den sürgün edildi (hicretin 2. yılı).

Uhud (Şevval 3 / Mart 625). Sebep: Kureyş, Bedir'in intikamını almak ve ticaret yolunu yeniden güvenceye kavuşturmak için rivayetlere göre yaklaşık 3000 kişilik bir ordu hazırladı; komutanları Ebû Süfyân'dı. İstişare: Hz. Peygamber ve bazı büyük sahabe şehirde kalıp savunma yapmaktan yanaydı; Bedir'e katılamamış gençler ise dışarı çıkıp savaşmak istedi. Peygamber çoğunluğun görüşüne uydu, zırhını giydi. Gençler pişman olup "Nasıl istersen" deyince, "Bir peygamber zırhını giydikten sonra savaşmadan çıkarmaz" buyurdu. İstişarede alınan karardan dönülmez. Güçler: Müslümanlar yaklaşık 1000 kişiyle çıktı; ama yolda Abdullah b. Übey, 300 kişiyle geri döndü. Rivayetlere göre yaklaşık 700 kişi kaldı. Okçular: Hz. Peygamber, ordunun arkasını korumak için Abdullah b. Cübeyr komutasında 50 okçuyu Ayneyn tepesine (bugün "Okçular tepesi" diye bilinir) yerleştirdi ve Buhârî'deki ifadeyle şöyle emretti: "Kuşların bizi kaptığını görseniz bile, ben size haber gönderene kadar yerinizden ayrılmayın." Seyir: Savaşın başında Müslümanlar üstün geldi, müşrikler dağılmaya başladı. Bunu gören okçuların çoğu, "Zafer kazanıldı" diyerek ganimet toplamak için tepeden indi; komutanları Abdullah b. Cübeyr ve birkaç kişi yerinde kaldı ve şehit edildi. Müşrik süvarilerin komutanı Hâlid b. Velîd boşalan tepeyi fark edip arkadan saldırdı. Müslüman saflar dağıldı. "Muhammed öldürüldü" sesi yayıldı. Hz. Peygamber yaralandı; Müslim'de yüzünün yaralandığı ve dişinin kırıldığı geçer. Etrafında küçük bir grup sahabe canını siper etti. Hz. Hamza, Vahşî'nin attığı mızrakla şehit oldu ve cesedi müsle edildi (organları kesildi). Rivayetlere göre Müslümanlardan yetmiş civarında şehit verildi. Sonra: Kureyş zaferini tamamlamadan döndü. Ertesi gün Hz. Peygamber, yaralı sahabeyle birlikte düşmanı Hamrâü'l-Esed'e kadar takip ederek Medine'nin hâlâ güçlü olduğunu gösterdi. Ders: Âl-i İmrân Suresi'nin geniş bir bölümü Uhud hakkındadır. Bu ayetler hem hatayı açıkça söyler ("...emir hakkında çekiştiniz ve sevdiğiniz şeyi size gösterdikten sonra isyan ettiniz") hem de affı ve istişareye devamı emreder: "...Onları affet, bağışlanmaları için dua et ve iş hakkında onlarla istişare et." Hatadan sonra istişareyi bırakmak değil, sürdürmek. Ayrıca "Muhammed ancak bir peygamberdir; ondan önce de peygamberler gelip geçti. Eğer o ölür veya öldürülürse gerisin geriye mi döneceksiniz?" ayeti bu savaşta, Peygamber'in öldüğü söylentisi üzerine indi; bu ayeti Ders 5.8'de tekrar göreceğiz.

Uhud ile Hendek arası. Hicretin 4. yılında Medine'deki Yahudi kabilelerinden Nadîroğulları, Hz. Peygamber'e yönelik bir suikast girişimi gerekçesiyle kuşatıldı ve Medine'den çıkarıldı; Haşr Suresi bu olayla ilgilidir. Aynı dönemde Recî' ve Bi'r-i Maûne'de Kur'an öğretmek için gönderilen sahabe tuzağa düşürülüp şehit edildi; bu, Medine için ağır kayıplardı.

Hendek / Ahzâb (yaygın kabule göre Şevval 5 / Mart-Nisan 627). Sebep: Medine'den sürülen Nadîroğulları'nın ileri gelenleri Mekke'ye ve Gatafan kabilelerine gidip büyük bir ittifak kurdu. Kureyş, Gatafan ve diğer kabilelerden oluşan rivayetlere göre yaklaşık 10.000 kişilik bir ordu Medine'ye yürüdü. Kur'an bu birliklere "Ahzâb" (gruplar, birlikler) der. Hendek: Müslümanlar rivayetlere göre yaklaşık 3000 kişiydi. Siyer kaynaklarında meşhur olduğu üzere Selmân-ı Fârisî, İran'da bilinen bir savunma yöntemi olan hendek kazmayı önerdi. Medine'nin doğu ve batısı lav taşlıklarıyla, güneyi bahçe ve hurmalıklarla korunuyordu; açık olan kuzey cephesine, rivayete göre altı gün gibi kısa bir sürede (başka rivayetlerde daha uzun) bir hendek kazıldı. Hz. Peygamber de kazıya katıldı; Buhârî'de açlıktan Peygamber'in karnına taş bağlanmış olduğu, Tirmizî'deki bir rivayette ise sahabe karnına bir taş bağlamışken onun iki taş bağladığı anlatılır. Kazı sırasında çıkan büyük bir kayayı Peygamber'in kırdığı ve her darbede çıkan kıvılcımla Şam, İran ve Yemen'in fethini müjdelediği de Ahmed ve Nesâî'de geçen rivayetlerle aktarılır. Seyir: Ahzâb ordusu hendeği görünce şaşırdı; Arapların bilmediği bir yöntemdi. Birkaç atlının hendeği aşma girişimi başarısız oldu; Amr b. Abdüvedd'i Hz. Ali teke tek dövüşte yendi. Kuşatma yaklaşık üç hafta ile bir ay arasında sürdü (rivayetler farklıdır). En tehlikeli an, şehrin içindeki Kurayzaoğulları'nın antlaşmayı bozup Ahzâb ile iş birliği yapmaya yönelmesiydi. Ahzâb Suresi bu anı şöyle tasvir eder: "Hani onlar üstünüzden ve aşağınızdan gelmişlerdi; gözler kaymış, yürekler gırtlaklara dayanmıştı." Çözüm: Gatafan'dan gizlice Müslüman olan Nuaym b. Mes'ûd, Hz. Peygamber'in izniyle Kurayza ile Kureyş arasına güvensizlik soktu (siyer kaynaklarında ayrıntılı rivayet edilir). Ardından şiddetli bir soğuk ve fırtına düşman kampını dağıttı, çadırları söktü, ateşleri söndürdü. Ahzâb ordusu çekildi. Buhârî'de Hz. Peygamber'in o gün şöyle dediği geçer: "Artık bundan sonra biz onlara gideceğiz, onlar bize gelemeyecek." Kurayza: Kuşatmanın ardından antlaşmayı bozan Kurayzaoğulları kuşatıldı. Müttefikleri Evs'in reisi Sa'd b. Muâz hakem tayin edildi (rivayetlere göre Kurayza da bunu kabul etmişti); Sa'd'ın verdiği ağır hüküm uygulandı. Bu olay, sonuçları ve rivayetlerdeki sayılar bakımından tarihçiler arasında tartışılan bir konudur ve Seviye 2'de kaynak eleştirisiyle ayrıca ele alınacaktır. Ders: Yeni bir yöntemi, kimden gelirse gelsin, almak (Selmân'ın hendeği); lider olarak ekiple aynı çamura girmek; ve en dar anda bile sabrı ve tedbiri bırakmamak.

Bu dönemden bugüne üç ders. Birincisi, sayı ve imkân azlığı başarısızlığın kaderi değildir; Bedir, hazırlık, istişare ve duanın birleştiği yerde küçüklerin büyükleri yenebileceğini gösterir. İkincisi, en tehlikeli an zafere en yakın olunan andır; Uhud'da okçuları tepeden indiren şey korku değil, ganimet sevgisi ve disiplinsizlikti. İşi bitirmeden "bitti" demek, işi kaybettirir. Üçüncüsü, kriz anında yenilik ve dayanışma hayat kurtarır; Hendek'te bir İranlı'nın fikri ve liderin bizzat kazmaya girmesi Medine'yi korudu.

Örnekler

  • Basit: Bir futbol takımı 2–0 öndeyken savunma oyuncuları gol atmak için hücuma çıkıyor ve maç 2–3 bitiyor. Bu, Uhud'daki okçular hatasının gündelik bir karşılığıdır: görev yerini, "iş bitti" düşüncesiyle terk etmemek.
  • Orta: Küçük bir şirketin kurucusu, büyük bir rakiple rekabet ederken çalışanlarını topluyor, görüşlerini alıyor, bir çalışanın önerdiği daha verimli yöntemi kabul ediyor (Hubâb'ın kuyular önerisi, Selmân'ın hendek önerisi). Kurucu kendisi de mesai sonrası paketleme işine giriyor. Bedir ve Hendek'teki liderlik sünneti: istişare, uzmana güven ve ekiple aynı işi paylaşmak.
  • Gerçek hayat: Bir proje başarısız oluyor ve ekipte kimin hatası olduğu tartışılıyor. Âl-i İmrân'daki yöntem: hatayı açıkça adlandır, ama ardından affet, dua et ve istişareyi bırakma. Birçok yönetici hatadan sonra "artık kimseye danışmam" der; Kur'an ise tam tersini, Uhud'dan sonra bile istişareyi emreder.

Uygulama

Şimdi sıra sende: Üç sütunlu bir "savaş analiz tablosu" hazırla: Bedir / Uhud / Hendek. Satırlar şunlar olsun: Tarih (hicri ve miladi), Sebep, Müslüman güç (rivayetlere göre), Karşı güç (rivayetlere göre), Önemli kişiler, Kritik an, Sonuç, İlgili sure, Bugüne ders. Tabloyu kaynak göstererek doldur ve "rivayetlere göre" olan sayıları italik yaz. Ardından Ders 5.5'in hazırlığında düşündüğün "talimata uyulmayan ekip" örneğini Uhud ile karşılaştıran beş cümlelik bir paragraf yaz. Hedef: Üç savaşı birbirine karıştırmadan, karşılaştırmalı olarak anlatabilmek.

Mini test

  1. Savaşa izin veren ilk ayet hangi surededir ve iznin gerekçesi nedir?
  2. Bedir'de Müslümanların ve Mekkelilerin sayısı rivayetlere göre nedir? Bedir'deki esirlerle ilgili hangi uygulama rivayet edilir?
  3. Uhud'da okçulara verilen emir neydi ve bu emre uyulmaması nasıl bir sonuç doğurdu?
  4. Uhud'dan sonra inen Âl-i İmrân ayetlerinde istişare hakkında ne emredilir? Bu neden şaşırtıcıdır?
  5. Hendek Savaşı'nı sona erdiren iki etken nedir?
Cevapları göster

1) Hac Suresi; kendilerine savaş açılanlara, zulme uğradıkları için izin verildi (saldırı değil, zulme karşılık).

2) Müslümanlar 313 civarı, Mekkeliler 950–1000 civarı. İbn Sa'd'a göre fidye ödeyemeyen okur-yazar esirlerin on Medineli çocuğa okuma yazma öğreterek serbest kalabileceği rivayet edilir.

3) Zafer de, yenilgi de olsa haber gelene kadar Ayneyn tepesinden ayrılmamak. Okçuların çoğu ganimet için inince Hâlid b. Velîd arkadan saldırdı, saflar dağıldı, Peygamber yaralandı, Hz. Hamza dahil yetmiş civarında şehit verildi.

4) Onları affetmesi, bağışlanmaları için dua etmesi ve işlerde yine onlarla istişare etmesi emredilir. Şaşırtıcıdır, çünkü Uhud'a çıkış kararı istişareyle alınmış ve sonuç ağır olmuştu; buna rağmen istişare terk edilmedi.

5) Nuaym b. Mes'ûd'un düşman ittifakı arasına güvensizlik sokması ve şiddetli soğuk rüzgârın/fırtınanın düşman kampını dağıtması (hendeğin kendisi de savunmanın temelidir).

Özet

  • Hicretten sonra zulme karşılık olarak savaşa izin verildi; Medine çevresinde antlaşmalar ve seriyyelerle Kureyş'in ticaret yolu baskı altına alındı.
  • Bedir (17 Ramazan 2 / 624): rivayetlere göre 313 civarına karşı 1000 civarı; istişare, dua ve kesin zafer.
  • Uhud (Şevval 3 / 625): okçuların tepeyi terk etmesiyle başlayan kriz, Hz. Hamza dahil yetmiş civarı şehit; Âl-i İmrân affı ve istişareye devamı emretti.
  • Hendek (yaygın kabule göre 5 / 627): rivayetlere göre 10.000'lik Ahzâb'a karşı hendekle savunma; ittifakın bozulması ve fırtınayla kuşatma sona erdi.
  • Bu dönemde Kaynukā ve Nadîr sürgün edildi, Kurayza meselesi yaşandı; Hendek'ten sonra inisiyatif Müslümanlara geçti.

Sonraki derse hazırlık

Ders 5.7'de Müslümanların umre için Mekke'ye yola çıkıp Hudeybiye'de durdurulmasını, "görünüşte yenilgi" sayılan antlaşmayı, Hayber'i, krallara gönderilen mektupları, Mekke'nin kansız fethini ve genel affı, Huneyn'i ve Tebük'ü öğreneceksin. Hazırlık: Hayatında önce kaybettiğini düşündüğün ama sonra lehine döndüğünü gördüğün bir anlaşmayı ya da kararı hatırla ve iki cümleyle yaz.


Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.