Giriş
Bu derste namazın "iskeletini" öğreneceksin: namaza başlamadan önce yerine getirilmesi gereken altı şartı, namazın içinde yapılması farz olan altı rüknü, farzdan bir derece aşağıda olup yanılarak terk edilince sehiv secdesi gerektiren vacipleri, namazı güzelleştiren sünnetleri ve beş vaktin başlangıç ve bitiş sınırlarını. Bir sonraki derste namazı adım adım kılarken her hareketin hangi hükümde olduğunu bu dersten bileceksin. "Namaz müminlere vakitleri belirlenmiş bir farzdır" (Nisa, 103) ayeti bu dersin iki anahtarını birlikte verir: namaz farzdır ve vakte bağlıdır.
Ana anlatım
On iki farz: şart ve rükün ayrımı. Hanefi ilmihallerinde namazın on iki farzı vardır; altısı namazın dışında (şartlar, "ahkâm"), altısı içindedir (rükünler, "erkân"). Aradaki fark şudur: şart, namazdan önce hazır olması ve namaz boyunca devam etmesi gereken durumdur, kapının önündeki eşik gibidir. Rükün ise namazın kendisini oluşturan parçadır, evin duvarları gibidir. Şart eksikse namaza hiç girilmemiştir; rükün eksikse namaz eksik kalmış ve geçersiz olmuştur.
| Namazın dışındaki farzlar (şartlar) | Namazın içindeki farzlar (rükünler) |
|---|---|
| 1. Hadesten taharet (abdestli olmak, gerekiyorsa gusletmiş olmak) | 1. İftitah tekbiri ("Allahu ekber" diyerek namaza başlamak) |
| 2. Necasetten taharet (beden, elbise ve namaz yerinin temizliği) | 2. Kıyam (gücü yeten için ayakta durmak) |
| 3. Setr-i avret (örtülmesi gereken yerleri örtmek) | 3. Kıraat (ayakta Kur'an'dan bir miktar okumak) |
| 4. İstikbal-i kıble (kıbleye yönelmek) | 4. Rükû (eğilmek) |
| 5. Vakit (namazı vaktinde kılmak) | 5. Secde (alnı yere koyarak kapanmak, her rekatta iki kez; burnun da konması vaciptir) |
| 6. Niyet (hangi namazı kıldığını kalben bilmek) | 6. Ka'de-i ahire (son oturuş, tahiyyatı okuyacak kadar oturmak) |
Şartlar tek tek. Taharet bir önceki dersin konusuydu. Setr-i avret: Hanefi mezhebine göre erkeğin avret yeri göbek ile diz kapağı arasıdır; diz avrete dahildir, göbek dahil değildir. Kadının namazdaki avreti yüzü, elleri ve ayakları dışında bütün bedenidir. Hanefi'de avret sayılan bir uzvun dörtte biri, bir rüknü eda edecek kadar (yaklaşık üç kez "sübhanallah" diyecek süre) açık kalırsa namaz bozulur. Şafii mezhebinde erkeğin avreti göbek ile diz arasıdır ama ne göbek ne diz dahildir; kadının namazda yalnız yüzü ve elleri açık kalabilir, ayakları avrettir. İstikbal-i kıble: Kâbe'yi gören, doğrudan Kâbe'ye döner; görmeyen, Kâbe'nin bulunduğu yöne döner. Yön 45 dereceden daha az saparsa namaz sahihtir. Kıble yönünü bilmeyen kişi sorar, pusula ya da güvenilir bir uygulama kullanır; hiçbiri yoksa araştırıp (taharri) kanaat getirdiği yöne kılar ve sonradan hata ortaya çıksa bile namazı sahihtir. Vakit: namaz vakti girmeden kılınan namaz sahih olmaz; vakit girince kılmak farz olur. Niyet: dil ile söylemek şart değildir, müstehaptır; asıl olan kalbin hangi namazı kıldığını bilmesidir: "Bugünkü öğle namazının farzını kılmaya niyet ettim."
Rükünler tek tek. İftitah tekbiri, namaza girişin kapısıdır; "Allahu ekber" ya da Allah'ı tazim eden başka bir sözle yapılır, ama sünnet olan "Allahu ekber" demektir. Hanefi âlimleri bu tekbirin aslında bir şart olduğunu, rükünlerle birlikte sayılmasının namazın içine bitişik olmasından kaynaklandığını söyler. Kıyam, farz ve vacip namazlarda gücü yetenin ayakta durmasıdır; ayakta duramayan oturarak, oturamayan yatarak ve başıyla işaret ederek kılar. Nafile namazları özürsüz oturarak kılmak caizdir ama sevabı yarıdır. Kıraat: Hanefi mezhebinde farz olan miktar, en az bir ayet okumaktır; bu farz, farz namazların iki rekatında (kıraatin ilk iki rekatta yapılması ise vaciptir), vitir ve nafilelerin ise bütün rekatlarında geçerlidir. Fatiha'yı okumak ise farz değil vaciptir. İmama uyan (muktedi) kişi Hanefi mezhebine göre okumaz, susup dinler; imamın kıraati onun da kıraati sayılır. Şafii mezhebinde Fatiha her rekatta rükündür ve imamın arkasında da okunur; Fatiha'sız namaz sahih değildir. Bu, iki mezhep arasındaki en önemli namaz farklarından biridir. Rükû, elleri dizlere ulaşacak kadar eğilmektir; sünnet olan, sırtı ve başı düz bir çizgide tutmaktır. Secde, alın, burun, iki el, iki diz ve iki ayağın parmak uçlarını yere koymaktır; alının yere değmesi farz, burnun da birlikte konması vaciptir. Ka'de-i ahire, son rekattan sonra tahiyyatı okuyacak kadar oturmaktır; bu oturuş olmadan namaz tamamlanmaz.
Namazın vacipleri. Hanefi mezhebinin kendine has "vacip" derecesi en çok namazda karşımıza çıkar. Vaciplerden biri yanılarak terk edilir ya da geciktirilirse namaz bozulmaz, sehiv secdesiyle telafi edilir; kasten terk edilirse namaz eksik olur ve iadesi vacip hale gelir. Başlıca vacipler şunlardır:
| Namazın başlıca vacipleri (Hanefi) |
|---|
| 1. Fatiha okumak (farzların ilk iki rekatında, vitir ve nafilelerin tüm rekatlarında) |
| 2. Fatiha'dan sonra bir sure ya da en az üç kısa ayet okumak (zamm-ı sure), aynı rekatlarda |
| 3. Fatiha'yı zamm-ı sureden önce okumak |
| 4. Farz namazlarda kıraati ilk iki rekatta yapmak |
| 5. Secdede alınla birlikte burnu da yere koymak |
| 6. Ta'dil-i erkân: rükû, secde, rükûdan kalkış (kavme) ve iki secde arası oturuşta (celse) organların yatışacağı kadar durmak |
| 7. Üç ve dört rekatlı namazlarda ikinci rekattan sonra oturmak (ka'de-i ula) |
| 8. Her iki oturuşta Tahiyyat'ı okumak |
| 9. Farz namazın ilk oturuşunda Tahiyyat'tan sonra bir şey eklemeden hemen kalkmak |
| 10. Namazdaki fiilleri sırasına göre yapmak (tertip) |
| 11. İmamın sabah, akşam ve yatsının ilk iki rekatı ile cuma ve bayramda sesli; öğle ve ikindide gizli okuması |
| 12. Namazı "es-selâmu aleyküm" lafzıyla bitirmek |
| 13. Vitir namazında kunut tekbiri alıp kunut duası okumak |
| 14. Bayram namazlarında zevaid (ilave) tekbirleri almak |
| 15. İmama uyan kişinin imam okurken susması |
Ta'dil-i erkânın önemini Hz. Peygamber'in, namazını acele kılan bir sahabiye "Dön, namazını yeniden kıl; çünkü sen namaz kılmadın" deyip rükû ve secdede yatışarak durmayı öğrettiği meşhur rivayet (Buhari, Müslim) gösterir. Ebu Yusuf ta'dil-i erkânı farz saymış, Ebu Hanife ve İmam Muhammed vacip saymıştır; Şafii mezhebinde ise rükündür. Yani hiçbir mezhepte "tavuk gibi yere vurmak" diye tarif edilen aceleci namaz sağlıklı değildir.
Namazın sünnetleri. Sünnetler namazı güzelleştirir; terk edilmeleri namazı bozmaz, sehiv secdesi de gerektirmez, ama bilerek terk etmek sevaptan mahrumiyettir. Başlıcaları: iftitah tekbirinde erkeklerin elleri kulak hizasına, kadınların omuz hizasına kaldırması; ellerin erkeklerde göbek altında, kadınlarda göğüs üzerinde bağlanması; Sübhaneke okumak; Fatiha'dan önce "eûzü" ve "besmele" çekmek; Fatiha'dan sonra gizlice "âmin" demek; bir rükünden diğerine geçerken "Allahu ekber" demek (intikal tekbirleri); rükûda ve secdede üçer kez tesbih etmek; rükûdan kalkarken "Semiallâhu limen hamideh" ve "Rabbenâ leke'l-hamd" demek; son oturuşta Salli-Barik ve dua okumak; selam verirken başı önce sağa, sonra sola çevirmek. Şafii mezhebinde elleri bağlarken göğsün altına, göbeğin üstüne koymak sünnettir; tekbirde eller omuz hizasına kaldırılır; rükûya giderken ve rükûdan kalkarken de eller kaldırılır; ayrıca "âmin" cehri namazlarda sesli söylenir. Önemli bir fark da şudur: Şafii mezhebinde son oturuşta Peygamber'e salavat getirmek (en azından "Allâhümme salli alâ Muhammed") sünnet değil rükündür.
Namaz vakitleri. Beş vakit namazın sınırları Cebrail'in Hz. Peygamber'e iki gün imamlık ettiği meşhur rivayete dayanır. Hanefi mezhebine göre sınırlar şöyledir:
| Namaz | Başlangıç | Bitiş |
|---|---|---|
| Sabah | Fecr-i sadık (doğu ufkunda yatay beyazlık; takvimdeki "imsak") | Güneşin doğması |
| Öğle | Güneşin tepe noktasından batıya kayması (zeval) | Her şeyin gölgesinin, zeval anındaki gölge hariç, kendi boyunun iki katına ulaşması (Ebu Hanife) |
| İkindi | Öğlenin bitişi | Güneşin batması |
| Akşam | Güneşin batması | Batı ufkundaki şafağın kaybolması |
| Yatsı | Şafağın kaybolması | Fecr-i sadık |
| Vitir | Yatsı farzı kılındıktan sonra | Fecr-i sadık |
Öğle vaktinin bitişi (ve ikindinin başlangıcı) konusunda Ebu Hanife gölgenin iki misli, İmam Ebu Yusuf, İmam Muhammed ve Şafii mezhebi bir misli ölçüsünü benimser. Bir misle "asr-ı evvel", iki misle "asr-ı sâni" denir. Türkiye'de Diyanet takviminde ikindi vakti genellikle asr-ı evvele göre gösterilir; ihtiyatlı davranmak isteyen bir Hanefi, ikindiyi asr-ı sâniden sonra kılar, öğleyi de asr-ı evvelden önce kılmaya özen gösterir. Böylece her iki görüşe göre de namazı vaktinde kılmış olur.
Kerahet vakitleri. Üç vakitte hiçbir namaz kılınmaz: güneş doğarken (doğuştan sonra yaklaşık kırk-elli dakika, "güneş bir mızrak boyu yükselinceye kadar"), güneş tam tepedeyken (istiva, öğle ezanından önceki kısa süre) ve güneş batarken (güneşin sararıp göz alamaz hale gelmesinden batışa kadar). Bu vakitlerde farz ve vacip namazların kazası da kılınmaz. Başlıca istisna o günün ikindi farzıdır (o vakitte hazır olan cenazenin namazı ve o vakitte okunan secde ayetinin tilavet secdesi de ilmihallerde ayrıca istisna edilir): kılınmamışsa sararma vaktinde bile kılınır, ama bu kadar geciktirmek mekruhtur. İki vakitte de yalnız nafile kılmak mekruhtur: sabah namazı vakti girdikten sonra sabahın sünnetinden başka nafile kılmak ve ikindi farzından sonra güneş batıncaya kadar nafile kılmak. Bu iki vakitte kaza namazı kılınabilir. Şafii mezhebinde sebebi olan namazlar (kaza, tahiyyetü'l-mescid, abdest namazı gibi) kerahet vakitlerinde de kılınabilir.
Örnekler
- Basit: Elif namaza durdu, Fatiha'yı okudu ama zamm-ı sureyi unutup rükûya gitti. Zamm-ı sure vaciptir; namazı bozulmaz, sonunda sehiv secdesi yapması gerekir.
- Orta: Can, kıble yönünü bilmediği bir otel odasında pusula bulamadı, internet de yoktu. Güneşin battığı yönden hareketle araştırdı ve kanaat getirdiği yöne namazını kıldı. Ertesi sabah kıblenin 90 derece farklı olduğunu öğrendi. Araştırarak kıldığı için namazı sahihtir, iade etmez. Araştırmadan rastgele bir yöne kılsaydı ve yön yanlış çıksaydı, namazı iade ederdi.
- Gerçek hayat: Ayşe Hanım bayram ziyaretinde misafirlikte öğleyi kılarken eteğinin kenarı ayak bileğinin biraz yukarısına kadar açıldı. Hanefi mezhebine göre kadının ayakları namazda avret sayılmaz; bileğin üstünde açılan küçük kısım da baldırın dörtte birine ulaşmadığı için namazı bozulmaz, ama fark edince hemen örtmesi gerekir. Şafii mezhebine göre amel eden bir hanım ise ayaklarını da örten bir kıyafetle kılmalıdır. Aynı misafirlikte ev sahibi erkek, dizinin üstüne kadar sıvanmış eşofmanla namaza durursa, diz ve üstü avret olduğundan dörtte biri bir rükün süresince açık kalırsa namazı bozulur.
Uygulama
Şimdi sıra sende: Bir A4 kâğıda üç sütunlu bir "namaz hüküm haritası" çiz: Farz / Vacip / Sünnet. Bu derste geçen her maddeyi doğru sütuna yaz. Sonra bu hafta kıldığın bir namazı zihninde baştan sona canlandır ve her hareketinin hangi sütunda olduğunu işaretle. Son olarak şehrinin bugünkü vakitlerini kullanarak bugün için üç kerahet vaktini saat olarak hesapla ve kâğıdın altına yaz. Hedef: bir hareketin namazı bozan, sehiv gerektiren ya da sadece sevabı azaltan bir eksiklik olduğunu anında ayırt edebilmek.
Mini test
- Namazın dışındaki altı farz (şart) nelerdir?
- Hanefi mezhebinde kıraatin farz olan miktarı nedir? Fatiha okumak hangi hükümdedir?
- Hanefi mezhebine göre erkek ve kadının namazdaki avret yerlerini yaz.
- Ta'dil-i erkân nedir ve Hanefi imamları arasında hükmü konusunda ne görüş ayrılığı vardır?
- Asr-ı evvel ve asr-ı sâni ne demektir?
Cevapları göster
- Hadesten taharet, necasetten taharet, setr-i avret, istikbal-i kıble, vakit, niyet.
- En az bir ayet okumak; Fatiha okumak vaciptir (Şafii'de rükündür).
- Erkek: göbek ile diz arası, diz dahil göbek hariç. Kadın: yüz, eller ve ayaklar dışındaki bütün beden.
- Rükû, secde, kavme ve celsede organların yatışacağı kadar durmaktır. Ebu Hanife ve İmam Muhammed vacip, Ebu Yusuf farz saymıştır.
- Öğle vaktinin gölgenin bir misli olunca bittiği görüş asr-ı evvel, iki misli olunca bittiği görüş (Ebu Hanife) asr-ı sânidir; ikindi vakti buna göre başlar.
Özet
Namazın on iki farzı vardır: altı şart (taharet, necasetten temizlik, avret örtmek, kıble, vakit, niyet) ve altı rükün (iftitah tekbiri, kıyam, kıraat, rükû, secde, son oturuş). Hanefi'de Fatiha ve zamm-ı sure, ta'dil-i erkân, ilk oturuş ve Tahiyyat vaciptir; yanılarak terk edilirse sehiv secdesi gerekir. Şafii'de Fatiha rükündür. Beş vaktin sınırları bellidir; güneşin doğuşu, istiva ve batışında namaz kılınmaz.
Sonraki derse hazırlık
Ders 4.3'te bütün bu parçaları birleştirip iki ve dört rekatlı namazı adım adım kılacağız, dualarını öğreneceğiz ve hata yaptığında ne yapacağını (sehiv secdesi, kaza) göreceğiz. Hazırlık: modül sonundaki "ezber listesi"nden Sübhaneke ve Tahiyyat'ı en az üç kez yüksek sesle oku. Ezberlemen gerekmiyor; yalnız kelimelere kulağının alışmasını istiyoruz.